AB Haberleri

Bu kategorideki en son gelişmeler ve haberler.

AB Parasını Neden Geri Çekiyor? - Orhan Erdil
AB
15 Nisan 2006

AB Parasını Neden Geri Çekiyor? - Orhan Erdil

Karen Fogg’un Türkiye temsilciğini yaptığı dönemde AB’nin Türkiye’de bazı “örtülü faaliyetler”de bulunduğu bütün boyutlarıyla ortaya çıkmıştı. Fogg’un elektronik postalarının deşifre edilmesiyle, faaliyetlerinin diplomasinin çok ötesine taşarak Türkiye’nin istikrarsızlaştırılmasına yöneldiği anlaşılmıştı. Fogg’un elektronik postalarının kamuoyunu işgal ettiği günleri hatırlayacak olursak, medyadan iş dünyasına kadar pek çok alanda “örtülü faaliyetler” gerçekleştirdiği ve “örgütçülük yeteneğinin” de oldukça gelişmiş olduğunu anlarız. Gazetecileri, sanatçıları, işadamlarını örgütleyerek Türkiye’nin devlet yapısını bozmaya yönelik oldukça tehlikeli bu faaliyet deşifre edilince kimi kurum ve kuruluşların da “hangi safta” bulundukları ortaya çıkmıştı. Hiç şüphesiz bu faaliyetler sadece Karen Fogg’un bireysel inisiyatifiyle değil, AB’nin kurumsal iradesiyle gerçekleşiyordu. coupons for cialis 2016 coupons for prescription drugs prescription drug cardssymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena

AB'nin Dışında, AB Yükümlülüğü Altına Girmek... - Erol Manisalı
AB
14 Nisan 2006

AB'nin Dışında, AB Yükümlülüğü Altına Girmek... - Erol Manisalı

Türkiye-AB ilişkilerinde ''yanlışlıklar komedisi'' derinleşerek sürüyor. - Türkiye AB'nin dışında olduğu halde ''AB yükümlülükleri altına sokuluyor''. - Bu tek yanlı yükümlülükler yalnız ticari, mali, iktisadi alanları kapsamıyor; siyasi, askeri ve kültürel boyutlarıyla da Türkiye'yi yavaş yavaş, bir bataklığın içine çekilircesine, AB güdümüne (mandasına) sokuyor. - Türkiye bir yandan ''aday statüsünde'' görünüyor; ancak diğer adaylardan farklı olarak bir ''tecrit odasına'' hapsedilmiş bulunuyor. ''Görüşmeler süreci'' adı altında masanın üzerine konulan maddeler Türkiye'yi kesinlikle üyeliğe götürmüyor. Bu basit gerçeği ''en aptal siyasilerin'', ''en aklı kıt köşe yazarlarının'' bile anlayabileceği bir dil ve içerikle 17 Aralık 2004 ve 3 Ekim 2005 anlaşmalarına yazmışlar. Buna rağmen, Türkiye'deki işlemeyen demokrasinin yönetimleri bu ''yanlışlıklar komedisini'' sürdürüyorlar. - Soğuk savaş sonrası ABD ve AB'nin taleplerini (dayatmalarını) gönüllü ve gönülsüz kabullenen kimi sermaye çevreleri, kimi İslamcı siyasiler ve tabii bölücüler, yeni dönemin taşeron yöneticileri olarak bu ''yanlışlıklar komedisini'' sürdürmek durumundalar. Onlar için ''olmak ya da olmamak'' anlamına geliyor. Bu nedenle de, ''Alın bizi kullanın'' diyecek kadar küçülüyorlar. coupons for cialis 2016 prescription savings cards prescription drug cardscialis forum link cialis bez receptasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cena

AB mi? Lozan mı? Tercih Sizin... - Erol Manisalı
AB
5 Nisan 2006

AB mi? Lozan mı? Tercih Sizin... - Erol Manisalı

- Atina ve Rumlar hep bir ağızdan; ''Türkiye için AB'nin yolu Kıbrıs'tan geçer'' diyorlar. Yani? Yani Atina'nın ve Rumların bütün istedikleri yerine getirilecek. Kıbrıs'a Ege'yi de ekliyorlar... - AB'nin bütün kurumları, yetkilileri, medyası, kamuoyu ensemizde boza pişiriyor; ne istiyorlar? ''AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer'' dayatmasını yapıyorlar. Amerika biraz kibar; söylemiyor, mektup göndermiyor, ''sadece yapıyor'' ... Hem de tanklarla, toplarla, füzelerle... Ne yapıyorlar? Kürdistan projesinin bir bölümünü Kuzey Irak'ta İngilizle beraber gerçekleştiriyorlar: Az laf çok iş; Avrupa gibi ağız kalabalığı yapmıyor, pratik adamlar. - ABD Başkanı'ndan Brüksel'e kadar koro halinde, ''AB'nin yolu patrikhaneden geçer'' diyorlar: Yani? Yani, İstanbul'da bir Ortodoks devleti kurulmaz ise AB hayaldir demeye getiriyorlar. Ne yapalım, AB'nin hatırı için onu da yaparız. AB için çiğ tavuk bile yeriz. Hoş Bartholomeos 'un pek yenecek bir tarafı da yok ya, her neyse, katlanırız artık... - ABD ve Fransa başı çekiyorlar; Ermenilerin istekleri yerine gelmeden AB'ye almayız; olmazsa olmazmış.. Ne yapalım canım, onlara da birkaç vilayet, 300-500 milyar dolar tazminat veririz artık; öyle ya AB'ye giriyoruz, değmez mi? - Dicle ve Fırat'ın yönetimi, Boğazlar ve yanında federal bir Türkiye de cabası; helal olsun vallahi, AB için az bile demek geliyor insanın içinden!.. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardcialis forum link cialis bez receptafusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acnesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride read sitagliptin phosphate side effectsmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mgkamagra link kamagra gel

Avrupa Birliği, İlkel Türklere Uygarlık Öğretiyor! - Yılmaz Dikbaş
AB
3 Nisan 2006

Avrupa Birliği, İlkel Türklere Uygarlık Öğretiyor! - Yılmaz Dikbaş

Ulusalcı Türk aydınları, ABD ve Batı Avrupa ülkelerini, haklı gerekçelerle, ‘Emperyalist’ yani ‘Yayılmacı-Sömürgeci’ olarak nitelerler. Bu ülkeler yüzyıllar boyunca askeri ve ekonomik güçlerini kullanarak, kendi sınırları dışına taşıp; Asya, Afrika ve Güney Amerika’ya yayılmışlar, buraların yeraltı ve yer üstü zenginliklerini ele geçirerek, bu topraklar üzerinde yaşayan insanları boğaz tokluğuna, çoğu zaman da yarı aç yarı tok çalıştırıp köle gibi kullanmışlardır. Peki, ABD ve Batı Avrupa’nın kendi aydınları da kendi ülkelerine hangi gözle bakmaktadırlar? Onlar da kendi ülkelerini sömürgeci olarak mı görüyorlar? Sömürgeci bir ülkenin aydını olmaktan dolayı utanç duyuyorlar mı? Yüzyıllar boyunca milyonlarca insanı sömürmüş olmaktan dolayı özür diliyorlar mı?naproxennatrium go naproxen kruidvatcialis forum cialis prodaja cialis bez receptabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

Muzakereler başlamadan bitecek mi? - Hasan Ünal
AB
28 Mart 2006

Muzakereler başlamadan bitecek mi? - Hasan Ünal

Hükümet ne kadar saklarsa saklasın, basın ve televizyonlar ne kadar görmezden gelirse gelsinler AB ile kocaman bir krizle yüz yüzeyiz. Eğer Başbakan Erdoğan’ın son haftalarda Ek Protokol hakkında yaptığı açıklamaları nihai pozisyonu kabul edeceksek, o zaman krizin başlamış olduğuna bile hükmetmek gerekir. Ama Başbakan Erdoğan ve AKP polit bürosunun AB konusunda içerde söyledikleri genellikle halktaki gazı almaya yönelik olduğu için neyin ne olduğuna hükmetmek için bir süre beklemek doğru olabilir.Mesele çok basit. 3 Ekim günü bizimkilerin kabul etmek zorunda oldukları bir belge ortaya çıktı. Bu, Türkiye’yi tam üyeliğe götürmek yerine aslında nasıl üye olamayacağını ortaya koyan bir belgeydi. Tıpkı 17 Aralık kararları gibi bu belge de Türkiye’nin üyeliğini adeta imkansz kılacak bir tarzda hazırlanmıştı. Ama her zaman olduğu gibi müzakere/mütareke basını ve televizyonları ile AKP hükümeti bunu bir zafer gibi sunmaya çalıştı. Gerçi halk bu tür yutturmacaları artık ciddiye almıyor ama yine de AKP ve basının böyle bir pazarlama yapma mecburiyeti vardı.discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardnaproxennatrium go naproxen kruidvatcialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponmicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg

AB Kimin Projesi? - Haldun Çancı
AB
22 Mart 2006

AB Kimin Projesi? - Haldun Çancı

Üyelik garantisi olmamasına rağmen, içerisinde bulunduğumuz AB süreci, Türk toplumu için gönüllü bir süreç midir, yoksa, dayatılan bir süreç midir? Bu sorunun yanıtı, şu anda, ülkece takip etmekte olduğumuz yolun, ne derece sağlıklı olduğunu belirlemek açısından önem taşımaktadır. Siyasal iktidarlarımızın, kırk küsur yıldır, Avrupa kapılarında takındıkları, heveskâr ve tavizkâr tutum, toplumun taleplerini ne ölçüde yansıtmaktadır? İktidar partilerinin, AB konusundaki gayretkeşlikleri ve toplum adına, içine girdikleri bağlayıcı yükümlülükler, halk iradesini ne derece temsil etmektedir? Kısacası, Türkiye’deki AB projesi, toplumsal bir mutabakata mı dayanmaktadır, yoksa, dış dayatmalar yüzünden, siyasal iktidarların yürütmekte oldukları ve halka rağmen yürürlükte olan bir proje midir? fusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acne

Türkiye’nin AB Yolculuğu - Haldun Çancı
AB
15 Mart 2006

Türkiye’nin AB Yolculuğu - Haldun Çancı

AB yolculuğunda, belli bir rayın üzerine oturtulan Türkiye treni, yeni yeni istasyonlara uğruyor.            Her istasyon, yolcularda (halkta), bir takım şaşkınlıklar ve tepkiler yaratıyor.            Oysa, üzerine oturtulduğumuz rayın rotası ve uğrayacağı istasyonlar, çok önceden belirlenmişti.            Bu istasyonların her birinde, türlü dayatmalardan, aşağılayıcı ve tehlikeli bir takım süreçlerden geçeceğimiz belli idi.            İkide birde, trenin saldırıya uğrayacağı, yolcuların soyulup sağana çevrilecekleri, bütün değerlerini ve varlıklarını yitirecekleri, türlü işkencelerden geçirilecekleri ve çeşitli operasyonlara tabi tutulacakları ortada idi.Ancak, varılma olasılığı olmayan nihai hedefin cazibesi! ile gözleri kamaştırılan yolculardan, ara istasyonlarda karşılaşılacak bu zorluklar özenle gizlenmişti.Tüm bu çabalara rağmen, yolcular, artık, bu yolculuğun, kendi ülke sınırlarımız içerisinde uğrayacağımız, fena halde çetin ve zararlı birkaç ara istasyondan sonra, kaçınılmaz olarak duracağı gerçeğini de görmeye başlamışlardı.cialis coupons printable link discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialiskamagra link kamagra gel

Propogandanın Dozu Niye Azaldı? - Bülent Esinoğlu
AB
15 Mart 2006

Propogandanın Dozu Niye Azaldı? - Bülent Esinoğlu

Hatırlarsınız, 3.Ekim.2005 öncesi   Müzakere Çerçeve Belgesinin imzalanmasına yönelik  dozu çok yüksek bir propaganda süreci yaşamıştık. Televizyon haberlerinde, gazete manşetlerinde hep Türkiye’nin  AB üyeliği ilgili haberler ve yorumlar vardı.  Tüm Türk Halkı AB ile yatıp, AB ile kalkıyordu. Öyle bir toz duman yaratıldı ki aklı başında insanımızın bile kafası karıştı. Bırakın halkın Müzakere Çerçevesinin ne olduğunu kavraması bu işlerin müsebbibi hükümet bile tam olarak ne olup bittiğini anlamadı. Zaten pekte anlamak istemiyordu. Sürecin kendine yarayacağını düşünüyordu. Neyse biz propaganda meselesine dönelim. Bir seferinde üşenmedim saydım. CNN Türk’ün kısa haber programında yüz elli kez  AB ve Avrupa sözcüğü geçti. Bu süre zarfında on yedi kez AB bayrağı, yedi kez Amerikan bayrağı ekrana getirildi. Zaten CNN Türk çok sık bir şekilde Amerikan bayrağını ekranına getirir. Bunlar görüntü ile işitmeyi birlikte kullanılan propaganda usulleridir. Halen bu propaganda devam etmekte ancak dozunda bir küçülme olmuştur. Şimdi bu küçülmenin iç ve dış nedenlerini anlamaya  çalışalım.discount drug coupons click free discount prescription cardescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaabilify link abilify

TÜRKIYE CUMHURIYETI DEVLETI ORTADAN KALDIRILIYOR - Sevgi Erenerol
AB
1 Mart 2006

TÜRKIYE CUMHURIYETI DEVLETI ORTADAN KALDIRILIYOR - Sevgi Erenerol

“Esas Türk Milletini haysiyetli ve serefli bir millet olarak yasamasidir. Bu esas ancak tam istiklale sahip olmakla gerçeklestirilebilir. Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun istiklalden mahrum bir millet medeni insanlik karsisinda usak olmak mevkinden yüksek bir muameleye layik görülemez. Yabanci bir devlet himaye ve efendiligini kabul etmek insanlik vasiflarindan yoksunlugu acz ve miskinligi itiraftan baska bir sey degildir.”  M. Kemal Atatürk (Nutuk) Cumhuriyetin son 20 yilinda AB ile yatiyor, AB ile kalkiyoruz. Fakat millet olarak acaba kaçimiz AB projesi nedir, hangi amaçla böyle bir proje ortaya atilmis diye arastirdik? Sadece birileri pembe tablolar çizerek cennet vaat ediyorlar ve bu cennete dahil olabilmek için sunu yapmaliyiz, bunu yapmaliyiz diyorlar, hatta hayir bu kadari yetmez onun için bunlari da sunlari da yapmaliyiz diyerek önümüze devamli bir takim belgeler getiriyorlar. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienaproxennatrium go naproxen kruidvatbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify idippedut.dk abilifycialis walgreen coupon site cialis coupon

AB faşizmi hortladı!
AB
18 Şubat 2006

AB faşizmi hortladı!

Almanya'da Türkçe konuşma yasağı yayılıyor. Bielefeld kentinde, spor yaparken aralarında Türkçe konuşan Dilan Nakipoğlu-Floth ile Volkan Aksu’un üyelikleri iptal edildi. AVRUPA’da yabancılara ve kendi dillerini kullanmalarına dönük sert uygulamalara bir yenisi daha eklendi. Hollanda’da sokakta Flemenkçe dışında dil konuşulmaması talebinin ardından, Almanya’nın başkenti Berlin’de bir okulda teneffüslerde Türkçe konuşulmasının yasaklanması, bir politikacının da "Yasağa uymayanlar okul bahçesini süpürsünler" önerisinden sonra, anadil yasağı yeni bir boyuta ulaştı. Almanya’nın Bielefeld kentinde bir spor salonu da Türkçe’yi yasakladı.cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acneabilify link abilifydiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

AB Süreci: Aynileşme, Köksüzleşme ve Yabancılaşma - Hasan Can
AB
13 Şubat 2006

AB Süreci: Aynileşme, Köksüzleşme ve Yabancılaşma - Hasan Can

Batının tam bir çöküş; Doğunun ise bir kalkış içerisinde olduğu/olacağı bir dönemde Türkiye'nin tümüyle Batıya yamanması asla anlaşılır değildir. Her geçen gün hızla Batılılaşan ve Batılılaştığı ölçüde daha çok sorunla karşı karşıya kalan, eriyen, aynileşerek yok olan bir dünyada yaşıyoruz. Hepimiz biliyor ve inanıyoruz ki toplumlar kültürlerinden ödün verdikleri oranda kişiliksizleşir ve başka toplumlarla aynileştikleri oranda da köksüzleşerek tarihin ölü medeniyetleri arasında yerlerini alırlar. İnsanlık tarihi bunun örnekleriyle doludur. Bu gün, Avrupa Birliği kapısında içeri alınmayı bekleyen Türkiye'yi de böyle bir tehlike beklemektedir. Bu tehlike "aynileşme", "köksüzleşme" ve "yabancılaşma" tehlikesidir. claritin mazilo speeddatingmixers.co.uk claritin mazilorenovation vejle site renovaabilify abilify alkohol abilifycialis sample coupon cialis coupon card cialis manufacturer couponoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

Avrupa’dan Çifte Faşizm! PKK ve Kilise provakasyonu!
AB
10 Şubat 2006

Avrupa’dan Çifte Faşizm! PKK ve Kilise provakasyonu!

Türkiye’ye dönük Avrupa kaynaklı kışkırtmalar giderek hız kazanıyor. Katiller örgütü PKK’yı bağrına basan Avrupa, bu kanlı örgütün faaliyet gösterebsilmesi için her türlü olanağı veriyor. Aynı Avrupa, İnançlar alanındaki faşist tutumuyla da dikkat çekiyor. Fransa kaynaklı son çıkış yine karikatür konusunda oldu ve Le Figaro gazetesi, Müslümanlar için “Nazi İslamcılar” iftirasını attı. Abdullah Öcalan'ın 1999 yılında Türkiye'ye teslim edilmesinin yıldönümünü protesto etmeye hazırlanan PKK yandaşlarına Roj TV'den destek geldi. Roj TV, lideri Abdullah Öcalan'ın 15 Şubat 1999 tarihinde Türkiye'ye teslim edilmesini protesto etmeye hazırlanan PKK yandaşlarına, 11 Şubat'ta Danimarka ve Fransa başta olmak üzere Avrupa'nın bazı ülkelerinde düzenlenecek gösterilere katılma çağrısında bulundu. Danimarka'dan yayın yapan ve Türkiye'nin girişimlerine rağmen "ifade özgürlüğü" gerekçesiyle kapatılması reddedilen Roj TV, PKK yanlısı yayınlarına ara vermeden devam ediyor. Avrupa genelinde yapılacak PKK gösterilerine katılım çağrıları yayınlayan kanal, ayrıca Abdullah Öcalan'ın yakalanma süreci ile ilgili de programlar yayınlıyor.arcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenacialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon