AB18 Şubat 2006 00:00

AB faşizmi hortladı!

Almanya'da Türkçe konuşma yasağı yayılıyor. Bielefeld kentinde, spor yaparken aralarında Türkçe konuşan Dilan Nakipoğlu-Floth ile Volkan Aksu’un üyelikleri iptal edildi. AVRUPA’da yabancılara ve kendi dillerini kullanmalarına dönük sert uygulamalara bir yenisi daha eklendi. Hollanda’da sokakta Flemenkçe dışında dil konuşulmaması talebinin ardından, Almanya’nın başkenti Berlin’de bir okulda teneffüslerde Türkçe konuşulmasının yasaklanması, bir politikacının da "Yasağa uymayanlar okul bahçesini süpürsünler" önerisinden sonra, anadil yasağı yeni bir boyuta ulaştı. Almanya’nın Bielefeld kentinde bir spor salonu da Türkçe’yi yasakladı.cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acneabilify link abilifydiscount card prescription discount prescription coupons prescription drugs discount cards

Bielefeld’deki "Aktuelle Fitness" adlı spor salonu, antrenman sırasında Türkçe konuşan müşterilerinden Dilan Nakipoğlu-Floth (28) ile Alman ordusunda sivil askerlik yapan arkadaşı Volkan Aksu’un (22) üyeliklerini iptal etti. Salon yetkililerinin, üyelik iptalinden sonra verdiği çıkış kağıdının üzerine "Kendi istekleriyle spor salonundan ayrıldılar" diye not düşmesi de şaşkınlık yarattı.

Eşi Alman olan bir çocuk annesi Dilan Nakipoğlu-Floth, konuyla ilgili şunları söyledi:

"Birkaç hafta önce aylık 41 Euro aidatı olan bu spor salonuna kayıt yaptırdık. Başlarken de onların yanında Volkan ile aramızda hep Türkçe konuştuk. Burada böyle bir yasak olduğu şeklinde hiçbir şey söylemediler. Yoksa zaten başlamazdık. Buraya dördüncü kez geliyorduk. Aletlerde çalışırken bir yandan da Türkçe sohbet ediyorduk. O sırada yanımıza kadın antrenörlerden biri geldi. Bize Türkçe değil de Almanca konuşmamızı söyledi. Beynimden vurulmuşa döndüm. Ben de ’Anadilim Türkçe tabi ki Türkçe konuşacağım’ diye cevap verdim. Salon sahibiyle konuşup bize döneceğini söyledi. Daha sonra hiç tanımadığımız bir kişi gelip iki dosya kağıdını önümüze atıp ’Bunları imzalayın ve çıkıp gidin’ deyince şaşırıp kaldık. Biz de imzalamayacağımızı söyledik. Sözlü olarak tartıştık. Çıkış nedenimizi yazılı olarak vermelerini istedik. Ancak vermediler. Ben de eşim Marcel’e telefon ederek spor salonu ile yaptığım anlaşmayı alıp gelmesini istedim. Baktılar ki işin peşini bırakmayacağız, bu sefer de alttan almaya başlayıp ’Biz sadece rica etmiştik’ dediler. Bunu kabullenmemiz imkansızdı. Olayın peşini bırakmayacağım. Ayrıca suç duyurusunda da bulunacağım."