AB1 Mart 2006 00:00

TÜRKIYE CUMHURIYETI DEVLETI ORTADAN KALDIRILIYOR - Sevgi Erenerol

“Esas Türk Milletini haysiyetli ve serefli bir millet olarak yasamasidir. Bu esas ancak tam istiklale sahip olmakla gerçeklestirilebilir. Ne kadar zengin ve refah içinde olursa olsun istiklalden mahrum bir millet medeni insanlik karsisinda usak olmak mevkinden yüksek bir muameleye layik görülemez. Yabanci bir devlet himaye ve efendiligini kabul etmek insanlik vasiflarindan yoksunlugu acz ve miskinligi itiraftan baska bir sey degildir.”  M. Kemal Atatürk (Nutuk) Cumhuriyetin son 20 yilinda AB ile yatiyor, AB ile kalkiyoruz. Fakat millet olarak acaba kaçimiz AB projesi nedir, hangi amaçla böyle bir proje ortaya atilmis diye arastirdik? Sadece birileri pembe tablolar çizerek cennet vaat ediyorlar ve bu cennete dahil olabilmek için sunu yapmaliyiz, bunu yapmaliyiz diyorlar, hatta hayir bu kadari yetmez onun için bunlari da sunlari da yapmaliyiz diyerek önümüze devamli bir takim belgeler getiriyorlar. cialis 5mg prix en pharmacie http://cialis20mgsuisse.com/5mg/prix-en-pharmacie cialis 5mg prix en pharmacienaproxennatrium go naproxen kruidvatbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusabilify idippedut.dk abilifycialis walgreen coupon site cialis coupon

Bu oyunu 1995’te Gümrük Birligi ile baslatanlar o günlerde Türk milletine söyle diyorlardi: “Bütün dünyayi Türkiye giydirecek!”. Fakat bir müddet sonra tekstil fabrikalari bir bir iflas etmeye, kepenkleri indirmeye basladilar. Bugün Gümrük Birligi’nin bize faturasi 100 Milyar dolari asmis vaziyettedir. Ekonomik yönden Türkiye’yi çökertenler bununla da kalmamis bu sefer siyasi yönden ülkeyi ele geçirme projelerini bir bir önümüze koymaya baslamislardir. Helsinki süreci ile teslimiyetçi bir politikanin ilk adimlari atilmistir. Kibris, Ege pazarlik konusu olmus, terörün halen devam ettigi bir ortamda idam cezasinin kaldirilmasi, OHAL’in kaldirilmasi gündeme getirilmistir. Katilim Ortakligi Belgesi ile de egemenlik haklarimizin AB parlamentosuna devri istenmistir. Tabi bunlarla da yetinilmemis bugün ülkenin bölünmesini hedef alan Birlesmis Milletler’in “Medeni ve Siyasal Haklari” ile “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklari” sözlesmeleri (Ikiz Yasalar) TBMM’den Türk milletinden gizlenerek geçirilmistir. Sözlesme 2000 yilinda 57. Hükümet döneminde gizli bir talimatla Volkan Vural tarafindan ABD’de imzalanmistir. (15 Agustos 2000) Yine Türk Milletinden olay gizlenmistir. Milletin tepkisinden korkuldugu için 57. Hükümet konuyu meclise getirememistir. Bugün sessiz sedasiz sözlesme yasalastirilmistir. Böylelikle artik Türkiye’de yasayan halklar, azinliklar ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel haklarinin verilmesi için talepte bulunabilecekler, yani isterlerse mesela Fener Rum Patrikhanesi surlar içini kendi devleti (Bizans) olarak ilan edebilecektir. Bununla da yetinmeyip bir de maden çikarma yasasi çikartilarak Türk milletinin sahip oldugu bütün yeralti zenginlikleri (Petrol, Bor, Altin vs..) yabancilara verilmistir. Peki bunlar niye yapilmaktadir? AB’ye girebilmek için.

Fakat bizler 80 yil önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Avrupalilara karsi bir Kurtulus Savasi vererek kurmadik mi? Sayet Avrupa’nin iradesinde olunmak istenseydi böyle bir savasa ne gerek vardi? Bunca kan döküldükten sonra bunca fedakârliga katlanildiktan sonra bugün onlarin iradesine gönüllü girmeyi kabul etmek acaba hangi mantikla izah edilebilir? Üstelik bu AB projesi nedir? Önce onu bir açalim!

Asirlardir paraya egemen olan “Allah oglu Elit”in amaci dünya hakimiyetini ele geçirip “Tek Dünya Devleti” kurmaktir. Çünkü inanislari geregi din kitaplari onlara seçilmis olduklarini ve de ayaklarinin bastigi kendilerine verilmis oldugunu söyler. (Tensiye Bab 11/24 “aya tabaninizin basacagi her yer sizin olacaktir.”) Dolayisiyla diger bütün milletleri kullanmayi, ezmeyi, soymayi tabi haklari olarak görmektedirler. (Tekvin Bab 27/29 “ kavimler sana kulluk etsinler ve milletler sana bas egsinler “)

II. Dünya Savasi’nin bitimine kadar dünya ölçeginde alt yapiya ait bütün organizasyonlarini gerçeklestiren Elit, Birlesmis Milletler’i yaratarak dünya milletlerini bir merkez altinda denetimine almistir. CFR, Bilderberg, Trilateral gibi kuruluslar ile dünya siyasetine yön verirken IMF, Dünya Bankasi, Dünya Ticaret Organi gibi kuruluslarla da mali yönden ülkeleri bagalayip diz çöktürtmüstür. Iç savas sonrasi Kuzey Amerika kitasini Federal bir yasayla düzenleyerek her türlü gücü ele geçiren bu insanlar, II. Dünya Savasi sonrasinda bu modeli Avrupa’da uygulamaya geçtiler.

Üstüste iki dünya savasi ile yikilan Avrupa ABD’ye (yani Elit’e) direnecek güçten yoksundu. Dolayisiyla Avrupa kurulacak Tek Dünya Devleti projesinin bir parçasi olarak yeniden insasina baslandi. 1952 yilinda Polonyali Haham Dr. Joseph Hieron Ritinger Avrupa hareketinin genel sekreteri olarak bir uluslararasi örgüt kurulmasi gerekliligini ortaya atti. 1954 yilinda Hollanda’nin Oosterberg sehrinde Bilderberg Hoteli’nde bir toplanti yapildi ve Bilderberg örgütü böylece kurulmus oldu. Stratejisini CFR ve Rockefeller (En büyük Elit’lerden biri) belirledi. CIA kurulusunda önemli rol oynadi. CFR tek dünya devletinin beynidir. Amerikan dis politikasini belirledigi gibi dünyanin da gelecegini belirler. Dünyanin her yerinde savaslari baslatan, krizleri çikartan, ekonomileri batiran hep bu örgüttür. Karar organinin basinda David Rockefeller bulunur.

AB projesinin fikir babasi CFR’dir. Bilderberg ise bu projeyi hayata geçirendir. Halbuki Türkiye’de devamli bir AB-ABD karsitligi varmis gibi gösterilmekte bunlar birbirinden bagimsiz hareket ediyorlarmis havasi yaratilmaktadir. Bunlar kasitli yapilmakta ve Türk Milleti aldatilmaktadir. Çünkü durum tam tersidir. ABD’yi ele geçiren Elit simdi de AB projesi ile Avrupa kitasina hakim olmaktadir. AB’nin olusumundaki Avrupa Ortak Pazar projesi Roma Anlasmasi’yla gerçeklesmistir. Buna da Bilderberg toplantisinda karar verilmistir. Böylelikle Elit’in parasinin Avrupa’da serbestçe dolasmasi saglanmistir. Ayni sekilde APEC (Uzakdogu Ekonomik Entegrasyonu) NAFTA (Amerika kitasi için) kurularak dünyanin diger bölgelerinde de Elit’in parasinin serbestçe dolasimi saglanmistir. Geçenlerde Ürdün’de yapilan bir toplantida “Ortadogu Ortak Pazari” projesi gündeme gelmistir. (Tabi Israil merkezli olacaktir) Bu da ayni seye hizmet edecektir. Görüldügü gibi AB projesi ABD karsiti degil tek dünya devletinin saç ayagidir. Allahoglu Elit önce Avrupa’dan monarsileri ortadan kaldirmistir, simdi sira ulus devletlere gelmistir. Avrupa Ortak Pazari ile baslayan süreç daha sonra Avrupa Ekonomik Toplulugu’na ve en sonunda da Avrupa Birligi’ne dönüsmüstür. Bu gün Avrupa’daki ulus devletlerin egemenlik haklari Avrupa Parlamentosu’na devredilmistir. Kendi anayasalari geçersiz kilinarak ortak bir Anayasa hazirlanmistir ve her maddesi Elit’in istegi dogrultusundadir.

Hal böyle iken Türkiye’deki yöneticiler bu gerçeklerden habersiz midirler, bunun mümkün olabilecegini zannetmiyorum. Öyleyse nasil olur da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ortadan kalkmasi için imza atarlar? 1963 Ankara Anlasmasi ile baslayan bu imzalar dizisinin sorumlulari Türk Milletine attiklari imzalarin hesabini vermek mecburiyetindedir.