Siyaset Haberleri
Bu kategorideki en son gelişmeler ve haberler.
Siyaset28 Şubat’a “yorumsuz” bir yorum - M.Emin Koç
Diyalogcu nurcular ve kimi aydın müsveddesi “alt kimlik”li demokratlarımız, güya 28 Şubat üstüne kalem oynatıyorlar. Kendi mevkutelerinde çıkan bilgileri hatırlatarak, bir de bu pencereden baksınlar bakalım, kimler çıkacak karşılarına... 28 Şubat’ın en önemli isimlerinden biri Org. Çevik Bir’di hatırlarsanız. “Bir eksen” etrafında dönen 28 Şubat aynasına, bakınız kimlerin “yorumsuz gölge”si düşmüş.“Emekli Orgeneral Çevik Bir’e, merkezi Washington’da bulunan Musevi Ulusal Güvenlik Enstitüsü (JİNSA) adlı kuruluş tarafından ‘uluslararası liderlik’ ödülü verildi. Emekli Orgeneral Bir’e bu ödül, Türk–Amerikan ve Türk–israil ilişkilerine yaptığı katkıdan dolayı verildi. fusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acne
Siyaset‘Vatanı boşver, laiklik sağ olsun!’ - Hakan Albayrak
Bayım, küresel kapitalizm / emperyalizm ülkemizi tehdit ediyor mu?- Ediyor.- Cumhuriyetin kuruluş yıllarından kalma korkuların bir türlü aşılamaması ülkemizde bir bölünme potansiyeli oluşturuyor mu?- Oluşturuyor. - Başörtüsü yasağı gibi sorunlar devletle millet arasına psikolojik bir duvar örerek ülkenin birliğine-dirliğine zarar veriyor mu?- Veriyor.- Cinayet, ırza tecavüz, gasp, soygun, kapkaç furyaları ufkumuzu karatıyor mu?- Karartıyor.- İlkokulları bile etkisi altına alan uyuşturucu ve fuhuş salgını istikbalimizi tehdit ediyor mu?- Ediyor.- Bu gidişle Türkiye’nin kendi kendini tüketeceği aşikar değil mi?- Aşikar.- Ee? Ne diyorsunuz peki?- Laiklik diyorum.- Başka?- Yine laiklik.- Sonra?- Yine laiklik.- Vatan gidiyor, millet gidiyor, geriye laiklik lafından başka bir şey kalmıyor desem?- Yine laiklik.- Bayım, dikkat buyurun, faşizan laiklik saplantınız yüzünden memleketin can çekiştiğini söylüyorum.- Olsun. Yine laiklik.- Siz vatan haini misiniz?- Olabilir. Laiklik sağ olsun.escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholcleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgrenovation vejle site renovabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plus
SiyasetSİLAHSIZ İŞGAL - Oktay Yıldırım
Tüm kavramların yer değiştirdiği bir dünyada ve doğrularla yanlışların profesyonel ellerle karıştırıldığı bir Türkiye’de bazı önemli ve hassas kavramlar vardır ki değişmeye başladığı anda eylemlerle tecavüze yeltenilir. Bu kavramların kutsiyeti, soyut varlıklarında ve anlamlarında korunur, tartışılmaya başlanan veya esnetilen bunlar olduğunda da somut varlıkları ciddi bir tehdit altına girer ve hatta korumasız kalır. Ahlaki ve içtimai bazı kavramların yanı sıra, diğerleri ve en önemlileri de; vatan, bayrak, namus, milli egemenlik gibi kavramlardır. Bunların anlamları, varlık nedenleri, korunma gerekçeleri tartışılamaz. Bunların herhangi birinden tavizler verilmesi veya bazılarının şu veya bu nedenle esnetilmesi kabul edilemez, hoş görülemez, böyle bir teşebbüse tahammül dahi edilemez. Tarih boyunca bütün savaşlar bu kavramlar için yapılmış, bütün direnişler bu değerler uğruna gerçekleştirilmiştir. Her türlü zorluğa ve imkânsızlığa bu tartışılamaz ve esnetilemez değerler uğruna katlanılmıştır. Bir ülkeyi işgal etmek, bir milleti ilhak etmek işte bu yüzden son derece zordur ve karşılığında bedel ödemeyi gerektirir. Türk milleti insanlık tarihi boyunca bu değerler için ödenen en ağır bedelleri ödemiş ve mütecavizlere de en ağır bedelleri biçerek hiçbir zaman vatanına, bayrağına ve namusuna leke sürmemiş, sürdürmemiştir.cleocin 150 mg read cleocin 300 mgclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilodiscount card prescription racindirt.com prescription drugs discount cards
SiyasetDevlet Adamı - Ergun Göze
ÜLKEMİZ ve devletimiz çok uzun zamandan beri eskilerin 'Kaht-ı Rical' dedikleri 'Devlet Adamı yokluğu' çekmektedir. Devlet Adamı adeta bir Zümrüd-ü Anka kuşu haline gelmiştir. Bu, bir yandan da demokrasinin marifetidir. Çünkü sandık, devlet adamı yetiştirmez, makama oturtur ama o makama liyakat vermez. Seçenlerin de isabet edip etmediklerini gösterir.Biz ki savaş meydanından gelmiş, her biri ne olursa olsun, bir noktada devlete hizmet etmiş, fedakarlık göstermiş insanları bile 'Devlet Adamı' sıfatına layık görmemiş tenkit etmişiz, bugün sandıktan çıkanların bir kısmına bakınca tenkitlerimizden pişman olmaktayız. Kurtuluş Savaşı'nda, düşmana ilk kurşunu atan alay kumandanı, yahut savaşlarda yaralana yaralana vücudu kalbura dönen bir insan belki kendisinden istenen kamu hizmetini tam yapamıyorsa da, devletine önceki hizmetleriyle bir hak en azından mazeret sahibi görünümdedir.Devlet Adamı deyince bu millet önce bir haysiyet, vakar, tokgözlülük, tenezzülsüzlük, icabında fedakarlık ve sorumluluk şuuru aramıştır. Bunu da ekseriya basit gibi görünen ölçülerle ifade ve tespit etmiştir. Mesela 'Oturduğu koltuğun yayları ona sert gelir' cümlesinde olduğu gibi. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesnaproxennatrium zygonie.com naproxen kruidvatclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilo
SiyasetFENER PAPAZININ DUASI - Hüseyin MÜMTAZ
Cumhuriyet’in; mevcut siyasi irade hariç bütün kurumları en büyük iki tehlikenin a) irtica ve b) üniter yapıyı tehdit eden bölücülük olduğu konusunda fikir birliği içinde. Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve son olarak da Danıştay Başkanı’ndan bu uyarıyı defalarca aldık. Danıştay Başkanı’nın açıkça ifade ettiği düşüncelere karşı bu tür kuruluş yıldönümlerinde bu açıklamaları hep dinlediklerini söyleyen Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı şunları kaydetti: "Bugün de bir yenisini dinledik, birbirinden farklı şeyler değil. Dinleriz, saygındır ve bunlarla birlikte ülkemizin yarınlarını değerlendirecek değiliz. Ülkede ekonomik alanda attığımız adımlar, ülkenin AB sürecindeki gelişimleri, bunlar bizi çok daha fazlasıyla ilgilendiriyor" yaklaşımını sergiledi: Başbakan; artık ve yavaş yavaş iç hukuka üstün olduğunun zorla kabul ettirildiği uluslar arası hukukun hoşuna gitmeyen bazı kararlarını “Ulemaya sormalı” diye eleştirirken iç hukukun başı sayılabilecek Danıştay Başkanı’nın söylediklerini de yukarıdaki cümlelerle eleştiriyordu.new prescription coupons sporturfintl.com online cialis coupons
SiyasetBüyük Karara Doğru - Haldun Çancı
Son yıllarda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk toplumu çok hızlı bir başkalaşım süreci yaşamaya başladı. Etrafımızda olup bitenlere baktığımızda, bin yıllık Türk siyasal kültürünün genel geçer yaklaşım ve teamüllerinin dışında bazı önemli gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. Yüzyıllardır kemikleşmiş olan, güçlü devlet geleneği, sanki birden ortadan kalkıyor. Türk ulus-devleti, küreselleşme çağında, Batı dünyası dışındaki diğer ulus-devletler gibi tehdit altında. Bu kadarını anlamak için kahin olmaya gerek yok. Ancak, tehdit altında olan, yalnızca ulus-devlet modeli değil, sanki, Türklerdeki geleneksel devlet olgusunun ve algısının bizzat kendisi gibi görünüyor. Devlet ve devlet merkezli yaklaşımlar, Türk siyasal tarihinde hiç görülmediği kadar sorgulanıyor, yargılanıyor ve mahkum ediliyor. Bu süreç, ABD’nin de desteklediği, AB sürecinin güdümünde sürdürülüyor.cialis manufacturer coupon open drug coupon cardsitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects
SiyasetYazık bu insanlara !...
“Dünyadaki bütün saadetler aynıdır. Ama, her felaketin farklı bir yüzü vardır.” demiş Tolstoy. Türk toplumunun yaşam gerçeğini hiçbir deyiş bundan daha iyi özetleyemezdi. Ülkemiz insanları, boğulmamak için debelenen ördek yavrusu gibi.Herkes kurtulmak için çırpınıyor ama herkesin içine düştüğü dert denizi farklı.. Hiç birinin çektiği acı bir diğerinin aynısı değil, bu yüzden insanlar bir türlü komşusunun yaşadığı sıkıntıyı anlamıyor. Karşısındakinin ne çektiğini bilmiyor. Sadece kendisini dertli sanıyor. Bu yüzden, yalnız kendisini ve ailesini koruma içgüdüsü öne çıkıyor. Toplumsal refleks yok oluyor. Bencillik her şeyin önüne geçiyor. Ahlak, inanç ve güven duyguları giderek zayıflıyor.escitalopram i alkohol nguoiviendong.net escitalopram i alkoholarcoxia 90 mg wikipedia read arcoxia cena
SiyasetMavi-beyaz tehlikeli ilişkiler... - Güler Kömürcü
Acilen, acilen birilerinin necip Türk miletini sarsıp hatta sert biçimde silkeleyip uyumadaki bilinçleri uyandırması gerekiyor. Hayır, kolay pes etmez bu Kezban, buyrun sarsmayı deneyeceğim yine; Kürt kartını ellerine alanlar önce psikolojik operasyon başlatıp, müziği, Türkü evlerini, yakışıklı ağaların TV dizilerini kullanıp sizlerin bilinç altında Kürtçü politikaları sevimli hale getirdiler, biz kültürel ve sosyal hakları tartıştığımızı zanneder iken buyrun bugün vatanımızın bir parçasında -federasyon- ayrılıkçı politikalar en tepede dillendirilmeye başladı, ya yarın?! Kapıyı yine çaldı malum amcalar, önce Türk-Yunan dostluğu- arkasından peş peşe Yunanlıları kamuoyuna hoş gösteren dizi filmler çekildi. 'Yabancı Damat' , Yunan yemekleri, Yunan müzikleri, Karadenizde-etnik kimlik sorgulatmaları ve Necip Türk milleti hazır hale gelince de, peş peşe paranın yabancı damatları ekonomimizde boy gösterdi. Yunan Kilisesi'nin de ortak olduğu Yunan Milli Bankası, Türk para piyasasına giren ilk Yunan bankası oldu, hemen ardından Tekfenbank'ı verdik, gözüken o ki bu -veriş- sürecimiz hızla devam edecek. Elbette yabancı yatırımcı düşmanı değiliz, elbette liberal ekonomi de bu alışverişler sistemin doğasıdır da... Bankacılık- finans sistemi bir devletin takdir edersiniz ki kalbini besleyen ana damarlardır, bu bankalar istedikleri kişileri zengin ederler, istemediklerini ise batırabilirler. Bir kriz anında sahip oldukları kaynağı yurtdışına çıkartarak krizi derinleştirebilirler, bu hakları kime teslim etmiş oluyorsunuz şimdi?new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponscialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialis
SiyasetÇATIRTIYI DUYUYOR MUSUNUZ? - Hüseyin MÜMTAZ
Azerbaycan dönüşü eve geldik, masanın başına geçip bilgisayarı açtık.. Kapatamadık. Türkiye çatırdıyor ey millet.. 1. Barthalemeos Bergama’da âyin düzenliyor, Selanik’te Pontus soykırım anıtı açılıyor, İzmir ile Selanik’in kardeş şehir olması gündeme getiriliyor, Trabzon’daki “Karadeniz’e Kıyısı Olan Ülkeler Tiyatro Buluşması”na Ermenistan ve Yunanistan da davet ediliyor. 2. Dünya Çerkezleri İstanbul’da kongre topluyor. 3. AB muhibbi Marmara Grubu Vakfı “Avrasya Zirvesi” için 30 ülkeyi topluyor. Aynı hafta içinde bu kadar ayrışma-çözüşme-başkalaşma toplantısı sizce çok değil mi? Kırılma noktası Boğaziçi’nde yapılamayıp sonra Bilgi Üniversitesi’nde yapılan Ermeni toplantısı idi. Onun önündeki engeller şöyle veya böyle kaldırılınca gerisi çorap söküğü gibi geldi. Bu ülkede Kürt Konferansı bile yapıldı. Yetkililerin dediğine ve tuttukları tutanaklara göre “olay” molay olmadı. Tam tersine her şey “çok kolay” oldu.discount drug coupons click free discount prescription cardcialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardcialis walgreen coupon cheap cialis cialis couponkamagra link kamagra gel
SiyasetHaymatlosluk - Orhan Erdil
Rahmetli Cemil Meriç’in “Bu Ülke” isimli nefis eserinde şöyle bir veciz ifade var: “Bütün Kur’anları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupa’nın gözünde Osmanlıyız; Osmanlı yani İslam. Karanlık, tehlikeli, düşman bir yığın.” Avrupa’nın siyaset ve düşünce tarihi konusunda uzun süren araştırmalar yapan, Avrupa kavramanı en iyi bilenlerden birisi olarak son tahlilde yukarıdaki hükme gelen Üstad Cemil Meriç, aynı eserde bugün AB karşısındaki kompleksimizi de şu satırlar ile dile getiriyor: “Kıt’aları ipek bir kumas gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar... Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları. İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, ‘Ben Avrupalıyım’ demeğe başladı, ‘Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.’ Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: ‘Hayır delikanlı’, diye fısıldadılar, ‘sen bir az–gelişmişsin.’ Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir ‘nisân-i zîşân’ gibi gururla benimsedi aydınlarımız.” Türk insanına yıllardan beri ‘ne pahasına olursa olsun’ Avrupa Birliği üyeliğinden başka bir çıkış yolu tanımayan, bu sürece adeta zorunlu olduğumuzu iddia eden çevrelere rahmetli Cemil Meriç’in yukarıdaki tarih bilgi ve şuurundan imbik gibi süzülen tesbitlerinin bir şamar etkisi yapması gerek; ama anlamazlar ki, çünkü ‘dertleri’ başka..discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialissymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cenaabilify link abilify
SiyasetYa İstiklal Ya Ölüm mü? - Mustafa Altunay
Yılların hastalığıdır bizimkisi... Göbek bağımızı hep başkaları kessin isteriz!.. Tembelliktir aslında! Kurtuluş Savaşı yıllarında, Vahdettin İngiliz Mandası diye yanıp tutuşurken... Atatürk Sivas Kongresini, “Amerikan Mandası” isteyen arkadaşlarına rağmen gerçekleştirmişti! Paşa, Kongre öncesi eline geçen ve Mandacıların kaleme aldığı bir mektubu okuduktan sonra tarihe geçen şu konuşmasını yapar... “Biz başarılı olacağız. Buna şüphem yok!.. Acaba zafere kavuştuğumuz ve memleketi kurtardığımız zaman Osmanlının ileri gelenleri utanma hissini duyabilecekler mi?! Öyle bir manda istenecek veya verilecekmiş ki... Hakimiyet hakkına, dışarda temsil hakkına, kültürel bağımsızlığa... Ve vatan bütünlüğümüze dokunulmayacakmış! Buna ve böylesine, Amerikalılar değil, çocuklar bile güler! Her şeyin başında Amerikalılar kendilerine hiçbir menfaat temin etmeden böyle bir mandayı niçin kabul etsinler?! Amerikalılar bizim kara gözlerimize mi aşık! Bu ne hayal ve gaflettir?! Hayır Paşalar hayır, hayır. Beyefendiler hayır, hayır! Hayır hanımefendiler hayır! Manda yok!... Ya istiklal var ya ölüm!” ...cialis forum cialis bez recepta cialis bez receptafusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acneabilify idippedut.dk abilifycialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon
SiyasetŞEMDİNLİ’Yİ BİLMEYEN, ÖĞRENEMEYEN VAR MI? - Oktay Yıldırım
Şemdinli’yi bilmeyeniniz ya da hala öğrenemeyeniniz var mı? Otuz iki virajları aşıp, Kaymakam çeşmenin soğuk suyunu içmediği ve her sabah uyandığınızda Gomane tepe’yi ve Efkâr tepeyi görmediği halde yaşanan onca olaydan, yalandan, tuzaktan ve oyundan sonra hala Şemdinli’yi öğrenemeyeniniz var mı? Çocuklarınızın ve eşinizin yaşadığı ve arkadaşlarınızın çocuklarının ve eşlerinin yaşadığı ve gecenin bir yarısında roketlerle, makineli tüfeklerle saldırıya uğrayan bir lojmanınız olmayabilir. Savaş alanına çevrilen sokaklarınızda mı olmadı? Yakılan ve yağmalanan dükkânlarınız da mı olmadı? Sokaklarınızdaki kaldırım taşları sökülerek yarın kafalarınıza nasıl atılacağının provası yapılır gibi, dükkânlarınızın evlerinizin camları parçalanmadı mı? Bayraklarınızı yakmak için çakılan her çakmak sizin onur ve haysiyetinize çakılmadı mı? Evinin yanından dakikalarca çalışan makineli tüfeği ve onu çalıştıranları ”vallahi ben bir şey görmedim” diyerek saklayanları görmemiş olabilirsiniz. Molotof kokteyllerini ellerine alarak otobüsleri, polis araçlarını, sokakları, dükkânları, yani milli egemenliğinizi, yani milli haysiyet ve onurunuzu yakanları da mı görmediniz? Akşam haberlerini izlerken sormadı mı çocuklarınız” baba bu adamlar neden Türk bayrağını yakıyor?” diye. Ne cevap verdiniz onlara? levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetessitagliptin phosphate and metformin hydrochloride sitagliptin phosphate monohydrate melting point sitagliptin phosphate side effectsclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo