Siyaset10 Mayıs 2006 00:00

Ya İstiklal Ya Ölüm mü? - Mustafa Altunay

Yılların hastalığıdır bizimkisi... Göbek bağımızı hep başkaları kessin isteriz!.. Tembelliktir aslında! Kurtuluş Savaşı yıllarında, Vahdettin İngiliz Mandası diye yanıp tutuşurken... Atatürk Sivas Kongresini, “Amerikan Mandası” isteyen arkadaşlarına rağmen gerçekleştirmişti! Paşa, Kongre öncesi eline geçen ve Mandacıların kaleme aldığı bir mektubu okuduktan sonra tarihe geçen şu konuşmasını yapar... “Biz başarılı olacağız. Buna şüphem yok!.. Acaba zafere kavuştuğumuz ve memleketi kurtardığımız zaman Osmanlının ileri gelenleri utanma hissini duyabilecekler mi?! Öyle bir manda istenecek veya verilecekmiş ki... Hakimiyet hakkına, dışarda temsil hakkına, kültürel bağımsızlığa... Ve vatan bütünlüğümüze dokunulmayacakmış! Buna ve böylesine, Amerikalılar değil, çocuklar bile güler! Her şeyin başında Amerikalılar kendilerine hiçbir menfaat temin etmeden böyle bir mandayı niçin kabul etsinler?! Amerikalılar bizim kara gözlerimize mi aşık! Bu ne hayal ve gaflettir?! Hayır Paşalar hayır, hayır. Beyefendiler hayır, hayır! Hayır hanımefendiler hayır! Manda yok!... Ya istiklal var ya ölüm!” ...cialis forum cialis bez recepta cialis bez receptafusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acneabilify idippedut.dk abilifycialis sample coupon cialis manufacturer coupon 2016 cialis manufacturer coupon

Siyasi açıdan AB’ye, ekonomik açıdan IMF’ye bağlı olduğumuz şu günlerde, insan sormadan edemiyor... Nur içinde yatsın, Paşamın da dediği gibi... “AB ve IMF kara gözümüze mi aşık?!” Türkiye de, toprak ve ulusal bütünlüğünden ödün vermeden, muasır medeniyetler seviyesine ulaşabilir! Bu zor değil! Bakın ATO Başkanı Sinan Aygün ne diyor... “AB'ye girememek Türkiye'nin sonu olmaz! Her ülke gelirini AB'ye girerek mi yükseltmiş?! Türkiye, kişi başına düşen milli gelirde 60'ıncı sırada. AB üyesi 15 ülkeyi çıkın, kaldı 45 ülke! Bu ülkeler, AB'ye girmeden nasıl bu duruma gelmişler?” İşte iki örnek; Japonya ve Kore! İlki, İkinci Dünya Savaşında iki Atom bombası yedi, ikincisi, talan edilip, ikiye bölündü! Türkiye ise 80 yıldır savaş yüzü görmüyor! “Küçük Amerika” olmaya çalışmak yerine neden “Büyük Türkiye” olmayı denemiyoruz?! Zaten AB, Türkiye gibi tehlikeli bir jeopolitik konuma sahip, 70 milyonluk Müslüman bir ülkeyi içine kabul edemez!.. Ederse de doku uyuşmazlığı olur! Adamlar Gümrük Birliği marifetiyle, Türkiye'den alacağını tıpış tıpış alıyor... ATO'ya göre bu rakam 119 milyar dolar! Bu nedenle Türkiye, kendi göbek bağını kesmeyi öğrenmek zorundadır. Günümüzün küreselleşen ekonomilerinde ise bu o kadar da zor değildir! Ve... Emniyet Müdürlüklerinin duvarlarından... “Herkezin Polisi Kendi Vicdanıdır!” sloganı... Vergi Dairelerinin girişlerinden... “Vergilendirilmiş Kazanç Kutsaldır!” deyişi... Evlilik kitaplarından da... “İz bırakmadan kadın dövmek serbesttir!” lafı kaldırıldığı gün, ilk adımı atmış oluruz!.. İstiklal yolunda!