Her sene dönümünde
önümüzdeki yıla yönelik beklentileri yazmak , öngörüde bulunmak
adettendir.
İşimiz kehanet değil.
O
yüzden size 2012'de gerçeleşecekleri yazacağım. Bazıları
ilginç bazıları sıradan.
Fakat yine de yazının sonunda bir kehanet var sizlerle paylaşmak
istediğim. Riskli ama önemli.
Başlayalım...
2012
yılında....
Forrester araştırma merkezinin raporuna göre tablet bilgisayarların
satışı netbookları geçecek...
ABD'de başkanlık seçimleri gerçekleşecek....akıllı gözüken dangalak
kuklalarla (Obama) , aptallığını saklayamayan dangalak
kuklaların (Gingrich, Palin) kayıkçı kavgasında sonuç ne çıkarsa çıksın
ABD'de tablo değişmeyecek...
Rusya 2012 yılında donanmasının merkezini Moskova'dan St. Petersburg'a
taşıyacak...
CIBC World Markets'ın başekonomisti Jeff Rubin 'e göre 2012 yılında
petrol fiyatları iki katına çıkacak...
Windows'un işletim sistemlerinin kullanım arayüzünde köklü
değişiklikleri getirecek Windows 8 işletim sistemi büyük ihtimalle 2012
yılında piyasaya sürülecek...
ABD devleti , devletin veri merkezlerini (data center)
konsolidasyon çalışmaları çerçevesinde 137 tane veri merkezini
kapatacak....
Rusya ikinci mobil Yars balistik füze birliğini Ivanovo bölgesinde
hizmete sokacak...
Avrupa'nın ABD'nin GPS sistemine rakip olarak geliştirdiği Galileo 2012
sonlarına doğru devreye girecek...
Rusya Hindistan için üreteceği özel Sukhoi jetlerinin teslimatını 2012
yılında gerçekleştirecek...
Çin, 2012 yılında kendi uçak gemisini operasyonel hale getirecek...
Cisco'nun tahminlerine göre Internet üzerinde aylık trafik 44 exabyte'a
ulaşacak...
Nükleer fizik alanında parçacık çalışmaları yürüten CERN'de maksimum
güce ulaşılacak...
ABD'de federal ve yerel hükümetler 450.000 kişiyi işten çıkaracak...
Fakir ülkelere doğal felaketlerle boğuşması için 10 milyar dolar
gerekecek...
Human Genome Sciences isimli firma, sene sonuna kadar, ABD hükümetine
151 milyon $ değerinde, 45.000 doz anthrax ilacı (raxibacumab)
teslimatı gerçekleştirecek...
Çin aya ilk insansız uzay aracını yollayacak...
NASA'nın tahminlerine göre 2013'te zirve yapacak olan hareketlenmeler
güneşte 2012 yılının sonuna doğru başlayacak ve elektromanyetik
fırtınalar artacak...
Internet üzerinde bir yandan dağıtılabilecek IP numarası sayısını
arttırırken, bir yandan insanların takibini daha da kolaylaştıracak
IPv6 protokolü
(şu an
kullandığınız IPv4'ün geliştirilmişi) gittikçe
yaygınlaşacak...
ABD'nin polis devleti olduğunu tescilleyen Ulusal Güvenlik Yasası
çerçevesinde , ABD'nin gölge devleti FEMA'nın kontrolünde olan
"insan toplama merkezleri"ne
yenileri eklenecek...
Rusya, Moskova'ya yeni nükleer sığınaklar inşa edecek...
ABD Doğu Avrupa'da balistik füze kalkanı çerçevesinde 10 füze engelleme
radarı ve birimini devreye sokacak...
ve
Londra'da
2012 olimpiyatları yapılacak...
Kehanetimiz bu noktada devreye giriyor...
2012'de;
yani 11 Eylül 2011 saldırılarından 11 sene sonra
dünyanın ikinci en büyük ikonik
terör saldırısı Londra'da gerçekleşecek.
Nasıl mı?
İkonik terörle neyi kastettiğimizi;
"İkonik
Terör döneminde Uluslararası Koloni Yaratma Sanatı"
başlıklı yazıda kavramsallaştırmıştık. Tekrarlamayacağım.
Dünyadaki savaşları en mikrosundan en makrosuna kadar sıralarsanız en
tepeye küresellerin iki ana kanadı arasındaki savaşı koyarım.
Bu
kanatlar Atlantik kanadı ile Pasifik kanadıdır.
Tek bir dünya merkezi konusunda hemfikir olup da, bu dünyanın
merkezinin neresi olacağı konusunda, tarihi, ekonomik, sosyal, felsefik
ve dini eksenler üzerinden yürütülen bir fikir-çıkar çatışmasının
taraflarıdır bu küreseller
Atlantik
merkezli bir dünya kurgulamak isteyenlerle, Pasifik merkezli bir dünya
kurgulamak isteyenlerin savaşı bu gezegenin en kozmik ve en derin
savaşıdır.
Abdullah Gül- Tayyip Erdoğan , MİT-Emniyet savaşları bile bir ilişkiler
ve çıkarlar ağı zinciri içerisinde bu savaşın suyunun suyunun suyu
olarak analiz edilebilir.
Bu kozmik savaşın merkezinde yeralan odaklardan birin İngiltere olarak
okumak lazım.
Çünkü
dünya ekseninin Atlantik'ten Pasifik'e kaydığı noktada İngiltere dünya
haritasında köşede uçta kalmış bir Madagaskar'a dönüşecektir.
ABD'nin tek yapması gereken ağırlık merkezini doğu kıyısından batı
kıyısına kaydırmak olacaktır.
Keza Rusya'nın soldan sağa dönmesi yetecektir...
Avrupa , Türkiye ve Rusya üzerinden Avrasya çok da coğrafyasından uzak
kalmayacaktır...
Fakat
İngiltere bu dengelerin değişmesi durumunda en fazla zarar görecek
ülkedir.
Atlantik ekseni Avrupa için de çok önemlidir ama en çok İngiltere için
bir vazgeçilmezdir. İngiltere'yi dünya sahnesinin merkezinden çeperine
atacak bir eksen kayması sözkonusu olacaktır.
Sürekli
darbe "Ergenekon" , Türkiye'nin Avrasya eksenine kayarak,
dengeleri Atlantik kanadı aleyhine değiştirmesini engellemek için
kurgulanmış bir NATO projesi olduğu tezi Atlantik-Pasifik dengesi
gözlüğü ile okunduğunda daha bir anlam kazanır.
Atlantik'in batı yakasında gerçekleşen 11 Eylül saldırısı , Atlantik
ekseninde ülkelerin güvenlik ve istihbarat bürokrasisini entegre etmek,
Atlantikçilerin askeri kumanda merkezi NATO'ya hayat vermek,
devletleri ortak bir doktrin üzerinden hareket eden
polis-istihbarat devletine dönüştürmek adına şeytani bir atılıma vesile
olmuştur.
11 Eylül saldırısı , insanlığa yönelik çok kapsamlı bir
saldırının/projenin sadece başlangıcı olduğundan, bu projeyi
olgunlaştıracak ikinci saldırı için
11
Eylül'ün 11. yıldönümünde bu sefer Atlantik'in doğu yakasında bir
terör şovuna hazır olun.
Terör saldırısının nerede gerçekleşeceğini de söyleyeyim:
Olimpiyatlar sırasında...
Dünyanın gözü Londra üzerindeyken...
"London Eye"
olarak adlandırılan o mimari hilkat garibesi devasa dönme dolapta.
1999 yılında dikilen bu devasa dönme dolabın ikonik bir terör saldırısı
için neden ideal hedef olduğunu ayrıntılandırayım:
Belli bir süre önce dikilerek, Londra'nın sembollerinden biri olarak
populerleştirilmiştir.
"London
Eye" gibi, "herşeyi gören göz"'ü çağrıştıracak bir okültik isimle
taçlandırılmıştır...
Merkeziliği ile terör saldırı için gerekli görselliği fazlası ile
sunmaktadır...
Ve bu yolla İngilizlerin tarihi eserlerine zarar vermeden bir Londra
sembolü yıkılarak kitleler üzerinden gerekli dehşet yaratılacak ve bu
bahane ile insanlığa yönelik kozmik saldırıda yeni bir evreye
geçilecektir.
Küresellerin Atlantik ve Pasifik kanatları arasındaki derin savaş bu
yazıya sığmayacak kadar derin bir konu. Onu başka bir yazıya bırakalım.
Şimdilik bu kehanetle yetinin...
Nereden uyduruyorsun bunları derseniz...
Ne önümüzde bavulla belge koyan var, ne bizi yurtdışı
gezilerine götürüp orada besleyen...
Bizimkisi hep açık istihbarat...
İsterseniz açık kehanet deyin...
Tutarsa beni hatırlarsınız...
Tutmazsa delidir, ne söylese yeridir dersiniz.
B.G.