|
Cüneyt Özdemir;
Türkiye Emekli Subaylar Derneği'ni arayıp, röportaj yapmak istediğinde uyarmıştık; oradakiler şahidimiz :
"Paşam; CNNTürk gibi bir kanalın durup dururken sizin profilinizi yükseltecek bir hamleyi yapması hayra alemet değil, dikkatli olun"
Neticede bugüne kadar adını sanını kimsenin duymadığı bir dernek;
arka planında Soner Yalçın'ın bulunduğu (Hani şu "Kurtlar Vadisi"'nin "konsept danışmanı" zat) 5 N 1 K programı tarafından medya vitrinine çıkartıldı ve olumlu bir portre ile kamuoyuna tanıtılan TESUD'la ilgili haberde Cüneyt Özdemir'in bitiş cümlesi şu mealdeydi :
"Artık TESUD'u projeleri ile daha fazla duymaya başlayacağız"
Türk Silahlı Kuvvetlerini ve bünyedeki dip dalgasını, başkoydukları AB yolunda engel olarak görenlerin; birden "emekli paşa" meraklısı kesilmesi başlı başına bir uyarı işaretiydi.
Tabi Cüneyt Özdemir'in bu röportajı ile paralel olarak;
Fethullah efendinin gazetesinde de TESUD'u ön plana çıkaran bir haber yayınlandı.
Sonuçta;
Boğaziçi'ndeki Ermeni konferansına karşı bir tavırla ortaya çıkan ve konferansa katılmak isteğini ortaya koyan TESUD'un bu çıkışı her açıdan dikkate ve takdire değerdi.
Ve bizler ; Ermeni Konferansı'na yönelik eylemin ele alındığı toplantıda, büyüklerimize, orada bulunan herkesin önünde aynen şunları söyledik :
"Sizler; Türk Milleti'nin Ordusu'nun mensuplarısınız. Bu eylemi sonuna kadar götürmeye karar verirseniz, bizler Bu Millet'in evlatları olarak bu Millet'in subayına üniversite önünde cop kalkmaması için kendimizi size siper ederiz.
Ordular ilerlerken; önlerindeki mayınlı araziyi temizlerler. Biz bu mayınları sizin için patlatır, sizin önünüzü açarız, siz yeter ki karar verin.
|
Bu konuşma sonrasında kopan alkışlar; orada bulunan büyüklerimizin ruh halinin çok net bir göstergesiydi.
Fakat ne olduysa oldu; (aslında ne olduğunu çok iyi biliyoruz da, oradaki büyüklerimize saygımızdan dolayı yazmıyoruz) ve Boğaziçi Üniversitesi önüne kadar gidilmesi gerekirken, hatalı bir kararla Beşiktaş'ta bir bildiri okunarak eyleme son verildi.
Bu noktada biz TESUD bünyesindeki emekli paşalarımızın çekilmek istendiği psikolojik arenayı bir kez daha net bir şekilde gördük.
Bu arenanın niteliğini çözmek isteyenler; Bahçeşehir Üniversitesi'nin arka planındaki sermaye bağlantıları ile "AB " süreci" isimli mütareke sürecinin başrol oyuncularını eşleştirebilirler.
Ya da;
Ermeni Konferansı'na karşı TESUD tarafından hazırlanıp, dağıtılan bildiride yeralan;
|
ABD Ermeni lobilerinin kendisine nasıl zarar verdiğini görmüştür...
ABD'nin BOP projesi için Büyük Ermenistan bir tehdittir... |
mealindeki analizlerin ne maksatla o satır aralarına serpiştirildiğini düşünebilirler.
Sonuçta biz oradaki büyüklerimize;
bu tarz satır arası analizlerin;
Ermeni lobilerinin Senato'dan Ermeni soykırımı ile AB sürecini eşleştiren bir karar çıkardıkları ve;
Büyük Ermenistan projesinin; "Üç İsrail" konsepti çerçevesinde, BOP'un en önemli saçayaklarından birini oluşturduğunun sokaktaki çocuk tarafından bile görüldüğü bir ortamda;
her türlü spekülasyona meydan bıraktığı yolunda uyarılarımızı da dile getirdik.
Dinleyen olmadı.
Ve gelinen noktada;
yine Zaman gazetesi üzerinden
TESUD'un
"TSK'nın AB'ye karşı olmadığını göstermek"
adına bir dizi konferans başlatacağını öğrendik.
Bu haberle;
Cüneyt Özdemir üzerinden CNNTürk'le başlatılan "profil yükseltme" operasyonunun amacı belli olmuştu.
1) Önce; TSK ile özdeşleşecek kurumun profilini; ulusal odaklara sempatik gelecek bir eylem üzerinden yükselt
2) Daha sonra bu kurumu "AB'ye destek sürecine" entegre et.
Neymiş; "TSK'nın AB Sürecine Karşı Olmadığı Gösterilecekmiş"
Kime...
NATO ve AB'ye...
Pes doğrusu...
Doğrunun çok L dönüşünü gördük ama...
İkinci adımda L dönüşü yapan bir doğruya da çok az rastladık doğrusu.
Sen Ermeni konferansı üzerinden topluma empoze edilmeye çalışılan dinamiğe engel olmaya çalış...
Bir sonraki projende ise ;
Ermenistan'la ilgili sınırından, sözde Ermeni soykırımına kadar bir çok konuda seni otomatik pilota bağlayan AB ile mütareke sürecine karşı olmadığını ilan et.
İnsaf ki ne insaf...
Sayın büyüklerimizi bir kez daha uyarıyoruz...
NATO'daki meslektaşlarınıza kendinizi kanıtlamak;
Brüksel meraklısı bürokratik kadroların telkinlerine açık olmak ayrı şey;
artık en AB sevdalısının bile kuşku duymaya başladığı AB süreci ile TSK'yı aynı kefeye koymak ayrı şey.
Lütfen şu Mustafa Kemal'i bir daha okuyun.
Bakın duvarlarına resminizi astığınız Mustafa Kemal Atatürk ne demiş :
Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi.
Halbuki; hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir! |
Adamcağız daha ne desin...
Belki anlaşılmaz diye Afyonkarahisar'da yaptığı konuşmada ise bakın şunları söylemiş :
| Millet, bagimsizliginin muhafazasindan ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teskil eden subaylardan bekler. Iste subaylarin yüce olan vazifesi budur. Allah göstermesin milletin bagimsizligi ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktir |
Daha açık nasıl söyleyebilirdi...
Bazı şeyleri görmeniz için Mustafa Kemal'in bir yerlerde
Ey Emekli Subaylar;
İlerde bir gün dernek kurduğunuzda, size yanaşan ve destek veren yabancı sermayeli medya ve üniversiteler olacaktır. Bu medyanın iltifatlarına ve sizin profilinizi yükseltme çabalarına gülüp geçiniz. Biliniz ki; bunlar sizin üzerinizden Millet'in iradesine ipotek koymaya çalışacaklardır.
Muhtaç olduğunuz kudret ne NATO'da, ne AB'dedir. Muhtaç olduğunuz kudret; sizden ışık bekleyen Millet'in bağrındadır. |
mı demiş olması mı gerekiyor.
Şimdi siz diyorsanız ki;
biz masamızın üzerimize astığımız Mustafa Kemal resimlerini yasa gereği asıyoruz; o zaman zaten ona bir diyeceğimiz olmaz.."O resmi oradan indirin" dışında.
O zaman ;
Hz. Muhammed'in bütün uyarılarına rağmen Yahudiler ve Hristiyanlarla hemhal olan sözde "İslamcı" kadrolarla gül gibi geçinip gidersiniz.
Yok eğer masalarınızın arkasında duran Mustafa Kemal resimlerini gerçekten ciddiye alıyorsanız;
lütfen şu Millet'in hatırına çıkın diyin ki :
| Bizim TSK'nın AB'ye karşı olmadığını göstermek gibi bir amacımız yoktur. Biz AB sürecinin bütün boyutları ile tartışılması istiyoruz; medyada çıkan haberler çarpıtılmıştır. |
Gördüğünüz gibi öyle radikal bir isteğimiz yok.
Çünkü biz sizlerin bu Millet adına köklü bir çıkış yapamayacağınızı gördük. Bu mealdeki takdirinizin gerekçelerini anlayışla karşılayabiliriz. Herkes kendi dengeleri içerisinde mücadelenin yöntemlerini farklı kurgulayabilir.
Yalnız;
Bu ülkenin muvazzaf vatandaşları olarak siz emekli subaylardan tek ricamız;
karşı cepheye cephane taşımamanızdır.
Ulusal/Milliyetçi dalga yükseliyor diye rahatsız olanların; sizler üzerinden gerçekleştireceği psikolojik operasyonlara zemin hazırlamayın yeter.
Biz her zaman sizler için önden gidip mayınları temizleriz.
Ama lütfen bir mayın da siz döşemeyin...
YETER!
B..G.
|