|
Köpeklere özel bir ilgim vardır
Özellikle AMERİKAN KÖPEKLERİNE...
Geçenlerde de;
Amerikan köpekleri ile ilgili bir makale okuyordum...
Makale bu köpekleri iki gruba ayırmıştı...
SALDIRGAN ve YARDIMSEVER olanlar
American Pitt Bull Terrier gibi olanlar SALDIRGAN cinsten;
YARDIMSEVER olanları ise; özellikle American Dog Trainers Network gibi kurumlar; KÖRLER için tavsiye ediyor.
KÖPEKLER ve KÖRLER çok uyumlu bir çift oluşturuyorlarmış...
SALDIRGAN olanların ise; özellikle çene yapıları çok kuvvetliymiş ve bir tanesine kolunuzu kaptırdığınızda çenesini açabilmenize imkan yokmuş...anlayacağınız hayvan sırf çene!
Bu SALDIRGAN cinslerin çevrelerine yaydığı kötü ünü perdelemek için web siteleri bile açılmış..aslında bu KÖPEKLERİN nasıl insan canlısı olduğunu, çocuğunuzu bile emanet edebileceğinizi resimlerle kanıtlamaya çalışıyorlar..
KÖPEKLERİN bile ünlerini korumak için MEDYAYA ihtiyaç duyduğu bir dünyadayız. Ne ilginç.
Anlayacağınız AMERİKAN KÖPEKLERİ hayli ilginç bir yelpaze sergiliyor...
KÖRLERE yardımcı olmak için eğitilenleri de var..
Ona buna saldırması için SALDIRGANLAŞTIRILANLARI DA...
Birinin; yönlendireceği, kendine güvenecek KÖRLERE....
Diğerinin de; kendisinin saldırganlığından medet umacak KÖRLERE ihtiyacı var.
AMERİKAN KÖPEKLERİ ile KÖRLER arasında ilginç bir bağ var...
Neyse...nereden nereye geldik...
Köşesinde kişisel zevklerini anlatan yazarlardan farkımız kalmadı.
Amerikan Büyükelçiliği hakkında yazacakken; AMERİKAN KÖPEKLERİ hakkında yazmak da neyin nesi..
Yazarlıktaki acemiliğimizden olsa gerek;
"AMERİKAN KÖPEKLERİNİN ülkesi ABD'nin Türkiye'deki büyükelçisi Edelman" şeklinde geçiş cümleleri de kurabilirdik ama yabancı değilsiniz...Direk konuya geçelim.
Edelman Hazretleri;
Boğaziçi'nin korunaklı atmosferinde;
|
"Türkiye ile ABD'nin arasını açmaya isteyenlerin çirkin başları ezilmeli" |
demecini verdiği günlerde;
Ankara'da; Türkiye'deyken çektiği fotoğraflardan oluşan "1984-2005 Türkiye Portreleri" başlıklı "veda sergisi" açan,
ABD Ankara Büyükelçiliği Müsteşar Yardımcısı John Kunstadner;
"Kırmızı Çizgi" dergisine sergi vesilesi ile verdiği demeçte bakın neler diyor :
- Bazıları Türkiye'ye mozaik diyorlar. Bence Türkiye bir ebru. Çünkü bir ebru, bölünmez bir bütündür. Türkiye'de bölünmez bir bütündür.
- Bu fotoğraflarda gösteriyor ki, Türkiye halkı mütedeyyin ve mü'min olan bir ülke. Türkiye'nin genel fotoğrafına baktığınız zaman bu özelliği görürsünüz
|
Gördüğünüz gibi;
Türkiye'yi ilk, Marshall yardımı sırasında köy köy fişleyen ABD; artık bu kaba çalışmanın üzerinden daha ince kalemle geçen estetik çalışmalar yürütüyor.
Anadoluyu karış karış dolaşıp, toplantılarda herkesi "etnik kimliğine sahip çıkıp, dillendirmesi" yolunda teşvik edenler;
sıra, bu geziler sırasında çektikleri fotoğraflarla ilgili demeç vermeye geldiğinde,
"Türkiye'nin nasıl bölünmez bir bütün olduğundan"
sözediyorlar.
Tabi; "Türkiye'nin mümin ve mütedeyyin bir ülke" olduğunun altını çizen Kunstadner'ın;
"Türkiye İslam devleti de, ülkesi de değildir" cümlesini sarfeden Genelkurmay Başkanı ile farklı eksende durduğu da dergi tarafından altı çizilen bir ayrıntı.
Yalnız şu Edelman-Kunstadner ikilisinin daha yakından etüd edilmesi lazım.
Bu ikili uzun zamandır Türkiye'de "iyi polis-kötü polis"i oynuyorlar.
Edelman; kötü polis...
Zaten baştan ABD'ye meyilli, "ABD ne isterse yapalım" tayfası ile iştigal ederken;
Kunstadner'in işi daha incelikli.
Bu zat;
"ABD ile işbirliği yapmalıyız ama mevcut yönetim kaygılarımıza çok duyarsız, bu kadar da olmaz ki"
türünden "onurlu sızlanış" gösteren kesimle temas kuruyor.
Kendisinin Ankara'nın restoranlarında kimlerle yemek yediğinin listesini görseniz ne demek istediğimi anlarsınız.
Bütün "ABD'ye eleştirel gözle bakanlar", Kunstadner'in masasında,
Bütün "ABD hayranları" ; Edelman hazretleri ile birlikte.
Tabi Kunstadner'in bu zatlarla yaptığı konuşmalarda, karşısındakini sempatik sempatik dinleyip, "ABD'yi seviyoruz ama Bush'u değil" diyenlere hak verişini bir görseniz içiniz sızlar.
Adam; Bush-Edelman ikilisinin kaçırdıklarını topluyor.
Kunstadner'i izledikçe; Edelman'a çok yüklendiğimizi hissediyorum.
Kendisini "Persona Non Grata" ilan ettiğimizden dolayı bize çok kızgın ve kafamızın ezilmesinden felan sözediyor ama her halikarda Edelman "kötü polis"i oynamanın bedelini ödüyor.
Edelman bizim kafamızın ezilmesi hayali ile yaşayadursun bakın Kunstadner efendi nelerle meşgul.
Zatıalleri; Ankara'da açtığı resim sergisinin gelirlerinin %20'si TSK Elele Vakfı'na bağışlamış. . %80'i de Türk Amerikan Derneği'ne.
Evet; yanlış okumadınız.
Kandil Dağı'nda PKK'yı himaye eden ABD'nin Büyükelçi Müsteşar Yardımcısı Kunstadner'in resim sergisinin gelirleri;
Şehitlerimize hizmet veren TSK Elele Vakfı'na bağışlanacak. |
Şu iyi kalpliliğe bakar mısınız.
Adam en azından fotoğraf satıp şehitlerimize, gazilerimize destek olmak için çırpınıyor. NE ASİL BİR YÜREK!
Şu Edelman'ın Kunstadner'dan öğreneceği çok şey var.
Adamın, ağzından ve objektifinden sevgi, barış, huzur damlıyor.
İyi yazar;
Yazının başı ile sonunu bağlarmış ya...biz de öyle yapalım...
Şu yardımsever Kunstadner acaba;
ABD'nin KÖRLER için özel eğitimli KÖPEKLERİNDEN bir kaç tane de bizim KÖRLER VAKFI'na bağışlar mı...
Bizdeki KÖRLERİ ancak böyle KÖPEKLER paklar.
Bu arada Edelman'a;
Aylardır yaptığımız çağrıyı yenileyelim.
HODRİ MEYDAN EDELMAN:
Şu ezmek istediğin başlarla;
Boğaziçi gibi korunaklı ortamlarda değil de, bir de yüzyüze karşılaşıp, konuşsana.
İstediğin BAŞ olsun. Bizde bu ülke için BAŞ çok.
Biz senin önüne buradan Washington'a kadar baş sereriz.
Ama senin işin daha zor.
Senin bir yerlerden BİR YÜREK temin etmen gerekiyor.
B.G. |