|
|
Sevgili Gladio;
Küresel şebekenin ülkem üzerindeki senaryoları bir üst aşamaya geçti geçeli, senin de ne zaman operatif kol olarak aktif olarak devreye sokulacağını merak ediyorduk.
Maslak'ta kurulan karargah sonrasında saniyeleri sayar gibi saydık.
Acaba kaç ay sonra klasik "Gladio-vari provokasyonlar" başlayacak diye.
İnan bizi hayal kırıklığına uğratmadın...
Sen uyandın uyanalı...
PKK bir farklı eylem yapar oldu...(Adını yakında PC4 diye değiştireceğiz)
12 Eylül öncesinde sağ-sol fay hattında kurguladığın provokasyonları
bu sefer Türk-Kürt ekseninde benzer tonlarda sergilediğini görünce;
eski bir dostu görmüş kadar sevindik, içimiz nostalji ile doldu.
Rahat bir nefes aldık.
Bildik eski bir düşmanı, hiç tanımadığımız yenisine tercih ediyoruz takdir edersin ki.
NATO'nun yeniden kurgulanması; ;
Sabiha Gökçen'le başlayıp, Maslak'ın da dahil edildiği yeni kurumsal-lojistik yapılanma;
Afganistan'a yerleşip,
İşletilecek uyuşturucu yollarının güvenliğe alınması sonrasında;
bir de Türkiye'nin dört bir yanındaki limanların tek tek ismi cismi belli odaklara peşkeş çekildiğini görünce,
dedik,
"Gladio operatif zeminini iyice sağlama aldı"
Biliriz ki sen;
uyuşturucu-silah döngüsünü kurmadan harekete geçmezsin.
Taşeron olarak kullandığın mafya grupları arasındaki; bizim Anadolu insanına özgü hezeyanlar sonucu yaşanan kavgalar planında aksamalara yol açtı ama;
neyseki tek tek o sorunları da halledip, herkesi yeni rolüne ikna ettin.
O süreçteki olgunluğun gerçekten görülmeye değerdi.
Yeni köpeklerini Irak'tan alıp Ankara'nın göbeğine ve İstanbul'un sokaklarına yerleştirirken;
eskilerinin kıskançlıkları ile başetmek kolay iş değil.
Yalnız şu limanlar işinde açıkcası çok aceleci davrandığını itiraf etmelisin.
Mafya ile iktidar ilişkilerinin nerelerde kesiştiğini sana biz öğretecek değiliz ama sanırım biraz daha ayrıntılı bir etüd yapmalıydım.
Ofer'in neden Sabah grubu üzerinden teşhir edildiği sorusunun cevabında;
senin o süper-bilgisayarlarında kurguladığın toplumsal mühendislik simulasyonlarının hesaba katamayacağı bir kayıkçı kavgası var ki;
bu kavramı o üst düzey simulasyon programlarına bir şekilde dahil etmen ilerdeki operasyonlardaki belirsizlik payını azaltacaktır.
Tabi dikkat etmen gereken bir kaç unsur var...
Türkiye'nin hala 1980 öncesindeki Türkiye olduğunu zannediyorsun ki bu seni ciddi hatalara sürüklüyor.
Geçenlerde bir adamının;
Bafra'da bir ülkücü arkadaşa gidip,
"gel bir teşkilat kurup, şu listeyi tek tek halledelim"
şeklinde bir teklif ettiğini duyunca çok güldük.
Kuvay-i Milliye ruhunu kaşımaktan; belindeki silahtan başka bir seçeneği kalmadığını düşünen gençlere olta atmaya kadar gerçekleştirdiğin bütün hareketler bir şekilde duyuluyor haberin ola.
Senin gibi heryere kamera-mikrofon döşediğimizden değil. Bu milletin mubabbet damarlarının nerelerden geçtiğini senden çok daha iyi biliyoruz o kadar.
Alt seviyede maşa olarak kullandığın garibanlar neyse de;
orta seviyede organizatör/toplayıcı/koordinator olarak kullandıklarının kalitesinde bir yükselme olduğunu kabul etmemiz lazım. Hepsi okumuş çocuklar, maşallah.
Altlarına da çok şık arabalar çekmişsin. Yalnız adamlarına söyle; o arabaları biraz kişiselleştirsinler.
Heran ortak bir kullanım havuzuna dahil edilmek üzere kullanılan arabalar dikkat çekiyor. Arabaya binenler; "insan bu kadar masraf yapıp, şu arabaya bir kişisel aksesuar/süs takmaz mı"diye düşünüp gereksiz şüphelere kapılabiliyor.
Ama doğruya doğru; uyuşturucu-silah döngüsünün çalışıp, para akmaya başladığı her halinizden belli oluyor.
Sistemi yeniden operasyonel hale getirmenizi anladık da;
en büyük hatayı devleti okuma konusunda yapıyorsunuz.
Devletin kilit kadrolarını yeni NATO güvenlik prensip-doktrin ve metodolojilerinin gerekliliğine inandırmış ve gerekli ilişki ağını kurmuş; eski direnen kadroları, yeni taze kanlarla yenilemiş olabilirsiniz. .
Türkiye'nin çıkarının ve bekaasının küresel şebekeye hizmet etmekten geçtiğine inananların önüne sunduğunuz "Yeni Osmanlı" haritası gerçekten ustaca.
Her hainin; kendi içinde nasıl bir meşrulaştırma mekanizması kurması gerektiğini iyi etüd etmişsiniz.
Öyle ki;
kürdistan'ı kurduran İsrail'in adamları ile Güneydoğu'da arsa kapatan vatan evlatları dolaşıyor ki sorduğunda;Türkiye'nin İsrail'le stratejik müttefiklikle Ortadoğu'daki kaosu atlatabileceğini bir anlatıyorlar, gözlerin yaşarır.
İslam'ı AB-D-İsrail ekseninde yükselteceklerini zanneden diğer vatan eblehleri ve hainleri grubunu saymıyorum bile.
Buraya kadar herşey iyi güzel, hoş da;
Devlet artık senin bildiğin eski devlet değil.
İçerdeki çatlaklar bazen kılcal düzeyde de olsa hayli etkili. Hassas operasyonlarının hiç ummadığın anlarda boşa çıkarsa, bu dediklerimi hatırlarsın.
Kimsenin o eski günlerdeki gibi; "komunizm" öcüsüne inanıp, her dediğini yapacağı günler geride kaldı.
Baksana o kadar 11 Eylüller kurgulayıp, binlerce insanınızı karıncaları ezer gibi harcadınız hala kimse size inanmıyor. Toplum inanmayınca, o toplumu yönetmek için yükselttiğiniz kadroların hareket alanı da daralıyor doğal olarak.
Hele bizim millet; biraz da sizin sayenizde, o kadar çok psikolojik harp kurdu oldu ki; gazeteleri artık haber almak için değil, "kimi kime nasıl çelme takmak istiyor" tadında okuyor.
Dolayısı ile Sabah grubunun manşetlerine "Ofer" düşünce; "Ofer ne yapmış" sorusu kadar, "Turgay Ciner'le Kutman'ın ne alıp veremediği var" sorusunu soruyor.
Bizimkilerin bir de bir adamın tipine bakıp, ne olduğunu anlama huyları var ki;
Kutman'ın resmi ile Sami'ninkini yanyana koyunca, aradaki ilişkinin sadece para ile açıklanamayacağı artık kahve sohbeti oldu bile.
Sevgili Gladio;
İlk mektup için lafı çok uzattım.
Bu mektubu sana ufak bir tavsiye ile bitireyim; eski günlerin hatırına.
Balkanlarda ve Afganistan'daki uyuşturucu güzergahlarını kontrol altına almaya yönelik operasyonlarından sonra;
benim ülkemi ara geçiş istasyonu olarak,
limanlarından havaalanlarına nasıl kurguladığını,
köpeklerini hangi noktalara hangi amaçlarla yerleştirdiğini biliyoruz.
Adına çalışan loca başkanlarından, paşa çocuklarına kadar kimle nasıl bir ilişki içinde olduğunun haritasının da tamamlanmasına az kaldı.
Neticede o eski bildik;
uyuşturucu-silah döngüsü; fay hatları üzerinden siyasi yapılarından, altyapılarına kadar yeniden kurgulanan coğrafyalar ve bu yolda feda edilen milletler.
Yıllardır değişmeyen aynı oyun.
Sen bu oyunu oynamaktan sıkılmadın,
ama bu bizim ilk bozuşumuz olacak.
O yüzden senden daha heyecanlı ve istekliyiz.
Bilesin.
B.G.
|