Behiç Gürcihan8 Aralık 2009 18:36

Erdoğan'a İkinci İkonik Terör Uyarısı - Behiç Gürcihan

Tayyip Erdoğan Türkiye'nin emperyal vizyonunun doğu sınırını işaretleyeceği açılışı yardımcılarına bırakarak dönmek zorunda kalmıştı."Emperyal vizyon senin neyine. Fazla açılma, açılırsan seni içeriden çıkamaz hale getiririz" mesajı anlamak isteyene net olarak verildi.Türkiye'nin emperyal vizyonunun doğudaki alıcı ucu "KARDEŞ" Moğolistan'dan geziyi bırakıp dönmek kolay ama, aynı vizyonun batıdaki verici ucu  "ABİ"'nin yanındayken geziyi kesip dönmek o kadar kolay değil.

www.acikistihbarat.com

09 Aralık  2009 Çarşamba


Oyun Bozan

Erdoğan'a İkinci İkonik Terör Uyarısı 
(Aktütün'den Sonra Reşadiye)

Behiç Gürcihan




100. Yıl Mutabakatı


14 Temmuz 2005 tarihinde yazdığımız

"Port of London'dan Port of Haydarpaşa'ya İkonik Terör"

başlıklı yazımızda ilk kez İKONİK TERÖR kavramını ortaya atmış ve İKONİK TERÖRÜN, terörize etmekten çok, küresel güçlerin birbirlerine sinyal yollama, haberleşme ve uyarı mekanizması olarak kullanıldığını belirtmiştik.

Bu tanımı haplaştırmak gerekirse şunu söyleyebiliriz :

İKONİK TERÖR; küresel güçlerin ve istihbarat örgütlerinin birbirlerine SMS servisidir.

Mesaj kanla yazılır ama mesajın asıl hedefi kitleler değil, terör olayının ortaya saçtığı işaretleri okuyabilecek derinliğe ve arka plan bilgisine sahip odaklardır.

11 Eylül her yönüyle klasik bir İKONİK TERÖR'dür.

Diğer ülkelerin 11 Eylül'ü olarak lanse edilen saldırılar da.

Hrant Dink suikasti yine İKONİK TERÖR'den anlayan güçlerin eseridir. Dink'in  bedeni BEYAZ BEREli tetikçi tarafından öldürülürken değil, öldükten sonra da delikli ayakkabısına kadar kullanılmıştır.

Keza; Üzeyir Garih suikasti sadece öldürmemiş, Garih'in özenle bıçaklanmış cesedi üzerinden anlayana ince mesajlar yollamıştır.

Bu yazının başlığına konu olan İKONİK TERÖR saldırıları ise,
klasik yüzleri ile maalesef "alışageldiğimiz" türden terör saldırılarıdır. Tokat'ta şehit verdiğimiz askerlerimiz; son yıllarda pusuya düşen askerlerimizin son halkasıdır. Bazıları pusuda can verir, bazıları ifade, bazıları ömründen günleri verir mapus damında.

Sözkonusu saldırı  tam da Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisinin başlangıcında gerçekleşmiştir.

Saldırıda 7 asker şehit edilmiştir. Zamanlaması malumunuz. Ahmet Türk gibi terör üzerinden siyaset yapan ağa bile , olayın karanlık olduğundan sözetme gereği duymuştur.

İlginçtir ki; "Ergenekon" başladığından beri kan davalarını bile "Ergenekon"'a bağlamaya meyilli olanlar bu saldırı karşısında bir "Ergenekon" aculluğu göstermemişlerdir.

Bu saldırının zamanlamasında en önemli unsur, Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisinin ilk gününde gerçekleşmiş olmasıdır.

Hafızamızı zorlayalım...

Tayyip Erdoğan'a yurtdışında iken gerçekleşen en son saldırı ne zamandı...

Hatırladınız mı...

Aktütün Saldırısı...

Bu saldırı; Tayyip Erdoğan'ın Moğolistan gezisinin ilk gününde gerçekleşmişti. Moğolistan gezisini önemli kılan, TİKA tarafından Orhun Anıtları'na giden karayolunun ve anıtların korunması için yapılacak müzenin Başbakan tarafından açılacak olmasıydı.

Türkiye; sembolik bir açılışla, emperyal vizyonunun doğu sınırını işaretlemeye gitmişti ki; Aktütün'de, bütün iletişimi karartan bir gücün elektronik harp desteği ile profesyonel bir çete 15 askerimizin kanına girdi.

(ABD'nin iletişimimizi defalarca nasıl kararttığının ayrıntılarını "ABD iletişimi Hangi Uçaklarla Karartıyor" başlıklı yazıda okuyabilirsiniz)

Aktütün'de iletişimi karartan güç daha sonra aynı iletişim desteğini Taraf'a verdi.

Tayyip Erdoğan Türkiye'nin emperyal vizyonunun doğu sınırını işaretleyeceği açılışı yardımcılarına bırakarak dönmek zorunda kalmıştı.

"Emperyal vizyon senin neyine. Fazla açılma, açılırsan seni içeriden çıkamaz hale getiririz" mesajı anlamak isteyene net olarak verildi.

Türkiye'nin emperyal vizyonunun doğudaki alıcı ucu "KARDEŞ" Moğolistan'dan geziyi bırakıp dönmek kolay ama, aynı vizyonun batıdaki verici ucu  "ABİ"'nin yanındayken geziyi kesip dönmek o kadar kolay değil.

Bu tıkanmışlık hissi ; Tokat'ta gerçekleşen saldırı sonrasında Erdoğan'ın vücuduna ve diline yansıdı.

Tepkisi çok sertti.

Saldırının "önünde" ve "arkasındakilerin" bedelini en ağır şekilde ödeyeceğinden sözetti.

Erdoğan'ın dili; bilen ama açıklayamayan, dönmek isteyen ama dönemeyen bir tıkanmışlığın diliydi.

İlginçtir ki...

Öfkeli açıklamada Erdoğan'a eşlik eden bir yer daha oldu...

Fransa...

Fransa gözleri yaşartan bir açıklama yaptı ve Tokat'taki saldırıyı şiddetle kınadı.

Diplomatlarımız dahil onlarca kişinin kanına giren Ermeni terörüne ve PKK'ya Madam Mitterand sıcaklığı ile hamilik yapan Fransa'nın nedense bu saldırıyı kınayacağı tuttu.

Elimizdeki göstergeler sınırlı olsada; hedefledikleri ve ilettiği mesaj ile Tokat'taki son saldırının İKONİK TERÖR olduğunu söyleyebiliriz.

Tayyip Erdoğan'ın gezisinin saklanan çok önemli bir gündem maddesinden haberdar olan bir gücün çektiği SMS olarak da değerlendirebiliriz bu saldırıyı.

Belki o güç; geçenlerde Ankara'ya ard arda yapılan FBI ve CIA ziyaretlerinde ele alınan konuyu ve bu ziyaretlerin ABD gezisi öncesi bir önçalışma olduğunu bilen bir güçtür.

Ve Tayyip Erdoğan'ın öfkesini dile getiriş tarzı, bu saldırının esas kaynağını bildiğini göstermektedir.

Yoksa şehitlere kelle diyen, onların kanından sorumlu başkatile "Sayın" diye hitap edebilen bir zihniyetin bu saldırı karşısındaki öfkesinin kaynağının farklı olabileceğini düşünmekle hata mı ediyoruz?

Bu öfkenin sadece "açılımın" sekteye uğratılmasından duyulan rahatsızlık olmadığını gösteren ayrıntıları fazla mı önemsiyoruz?

İKONİK TERÖR üzerine kafa yormaya devam...

Sürekli tekrarlanan bir sahne önünde size sürekli aynı nakaratı okuyan bir medyaya karşı düşünceler fora.