|

100. Yıl Mutabakatı
|
Bir gün;
"istihbaratçı gazeteciler" listesi yayınlandığında bu
listeyi en çok merak edecek isimlerden biridir Cengiz Çandar.
Ve bu merak bir gazetecilik merakı olmayacaktır.
Bekaa Vadiisinde başladığı kariyeri onu bugün sahadan
kamuoyu oluşturucu ("opinion maker") aşamasına taşımıştır ki ,
bu konumu ile değerlidir, kesinlikle takip edilmesi gerekir.
ABD'nin think-tanklerinin pahalı yayınlarına abone
olacağınıza veya emekli MİT'çilerin orada burada
röportajlarını takip edeceğinize her gün bir dozaj Cengiz
Çandar size çok iyi bir özet verecektir.
Son
zamanlarda kendini "demokrat" olarak pazarlayan
kalemşörlerin diline musallat olan
zorba jargonu Cengiz Çandar'ın
yazılarında da sık sık görülmeye başlandı.
O da Ahmet
Altan gibi; "önüne geçilemez", "karşı
konulamaz" süreçlerden sözetmeye başladı. Bu
tanımların önünü arkasını "tarihin dinamikleri" gibi
janjanlı laflarla doldursalarda , bu kabadayı ağzını
arkalarındaki küresel kabadayılardan cesaretle
geliştirdikleri ortada.
Biraz daha
ağızlarını bozsalar ; Tecavüzcü Coşkun ağzı ile
"gıpraşma" bile diyecekler ama iş henüz o raddeye
varmadı.
İşte o Cengiz Çandar; 29 Ağustos 2009
tarihinde Hürriyet gazetesinde "Üniter Devlet = Türk Ulus
Devleti mi?" başlıklı bir yazı yayınladı.
Bu
yazıda Çandar aynen şu ifadeleri kullandı :
|
Ve, TC Anayasası'nın
“değiştirilemez” ve “değiştirimesi teklif dahi edilemez”
maddeleri de bir gün mutlaka değişecektir. Bunu
bir kenara yazın. Türkiye'de demokrasi ile faşizm
arasındaki mücadele süreci, ilki lehine ağır bastıkça,
kaçınılmaz olarak sıra, Askeri Darbe'nin aslında
kendisine “dokunulmazlık” izafe etmek için icat ettiği o
“değiştirilemez” ve “değiştirilmesi teklif dahi
edilemez” maddelerine mutlaka
gelecektir. |
Bu cümlelerden sırıtan o müthiş demokrat zihniyetin
kendisini nasıl ustaca faşizm savaşcısı ilan ettiği üzerinde
durmayacağım. Bırakalım merdi kıpti kendi şarkısını kendi
söylesin.
Cengiz Çandar'ın bu müthiş
özgüveninin arkasında başka bir gizli ayrıntı mevcut.
Kartlarını sona saklayarak savaşanların , işler
hedefledikleri kulvarda gitmezse devreye sokabilecekleri
cinsten şeytani bir ayrıntı.
O da şu:
Anayasa'nın ilk 3. maddesi
malumunuz...
Birinci madde Devletin
şeklini Cumhuriyet olarak sabitliyor...
İkinci
madde Cumhuriyet'in niteliklerini demokratik, laik ve
sosyal hukuk bir hukuk devleti vurguları ile
tamamlıyor
ve
Üçüncü madde
devletin bütünlüğü , resmi dili, bayrağı, milli marşı ve
başkentini tanımlıyor.
Bu üç maddenin gerekliliğine
inanan ve Cengiz Çandar'ın zorba ağzı ile "faşist"
olarak kategorilendirdiği bizim gibi insanların güvendiği ise
bir dördüncü madde var.
"Değiştirilemeyecek
hükümler" başlıklı dördüncü madde ise şöyle
diyor:
|
Anayasanın 1 inci maddesindeki
Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm
ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3
üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi
teklif
edilemez. |
Bu madde içinizi rahatlatıyor mu?
Her türlü hukuk
normunun ihlal edildiği bir ülkede ; bir Anayasa hükmünün
kağıt üzerinde bir ibareden kalma ihtimali çok yüksek. Bu
açıdan bakıldığında; değil bir madde, Anayasa'nın tümü bu tarz
garantilerle kaplı olsa rahat uyumaya yer yok bu ülkede.
Fakat sorun bu değil.
Farkındaysanız; ilk 3 maddeyi koruma altına alan
4. madde ilginç bir şekilde kendini koruma altına almayı
unutmuş durumda.
Yani
Anayasa'nın ilk 3 maddesinin değiştirilmesi bile teklif
edilemiyor ama bunu koruma altına alan 4. maddenin
değiştirilmezliği koruma altında değil. Dolayısı ile
zamanı geldiğinde, Cengiz Çandar ve Ahmet Altan gibilerine
zorba ağzını hediye edenlerin yapacağı çok basit bir teknik
hamle mevcut.
Değiştirilmesi önünde hiç bir
engel olmayan 4. maddeyi değiştirmek ve sonrada gerisini
getirmek.
İşimiz uzak da olsa, tehlikeli
olasılıklara dikkat çekmek.
Yıllardır; Türkiye'yi
tuzağa çekecek Kerkük senaryosu ile kurmay aklı nezdinde
bunu yaptık.
Şimdi de; birilerinin aklında olan ama
her ihtimale karşı sona sakladığı bu olası çirkef hamleye
karşı uyarımızı yapalım.
Anayasa'nın 4. maddesinin;
"bu maddede dahil olmak üzere"
ibaresi ile her türlü zorba/çirkef mikrobuna
karşı güçlendirilmesi gerekiyor. Zorba ağzı torba değil ki
büzesiniz.
B..G.
|