Teröristler mi…Onlar Hapiste Değil miydi?-Fatma Sibel Yüksek
Hudut namustur” diye yazmış çocuklar Aktütün’ün ıssız kayalıklarına.. “Namusları” için de on beş saat çatışarak şehit düşmüşler… Namusu olmayanlar kazık kaksın, keyif çatsın, ileride torunlarını hapse atıp, kendilerini şehit edenleri Çankaya sofralarında ağırlasınlar diye…
Şemdinli’deki Aktütün Jandarma Karakolu’nu teröristler basıp on beş kahraman evladımızı şehit etmişler öyle mi?
Nasıl “terörist” miş bunlar?
Teröristin ne olduğunu epeydir unutmuştuk, kafamız karıştı birden “terörist” denilince…
Biz terör örgütü deyince Ergenekon terör örgütünü biliriz. Devletin bütün imkanları seferber edilerek aylarca izlendiler, telefonları dinlendi, evleri, özel hayatları didik didik edildi…
Ama enselendiler sonunda. Haklarında 2 bin 500 sayfa iddianame yazıldı. Yirmi sene tutuklu kalıp otuzar sene de hüküm giyseler, ortalama yirmi beş senecik sonra tahliye olurlar şunun şurasında…
Din bezirgânlarının eteği altında demokrasi arayan “demokratçıklar” bugünlerde “Keşke idam cezası kalkmasaydı” diye hayıflanıyorlar…
Kimi asacaktık?
Tabii ki Hurşit Tolon’u, Şener Eruygur’u, İlhan Selçuk’u, Doğu Perinçek’i, Tuncay Özkan’ı, Emin Gürses’i, Sevgi Erenerol’u, Kemal Kerinçsiz’i…
Ve diğerlerini…
Bu Aktütün olayı iyi olmadı.
Kafalar karıştı. Ne güzel Sebahat Tuncel Atatürk’ün sofrasında ağırlanırken, Şener Eruygur F tipinde kahrından beyin kanaması geçiriyordu..
“Aktütün olayını da Ergenekon yapmıştır” diyeceğim ama bu örgüt çökertilmemiş miydi? Bütün yöneticileri derdest edilip zindana tıkılmamış mıydı?
Demek ki geride kalan “hücreler” yapıyor bu işi…
Olayın aslını astarını öğrenmek için Şamil Tayyar’ın yazılarını, Ali Bayramoğlu’nun yorumlarını bekliyoruz. Hele hele, Ergenekon operasyonuna 6 Kasım’da Bush-Erdoğan görüşmesinde karar verildiğini bilen Fehmi Koru, bu işe kimin karar verdiğini de kesin biliyordur.
Görelim Taraf’ın “cesur yayıncılığını” ve onunla 30 bin kişilik entel okuyucu kitlesi için sidik yarıştıran Radikal’in “araştırmacı gazeteciliğini”…
Türk Ordusu’na “anında istihbarat” falan veren yok ama onlara veren kesin vardır…
Terörle Mücadele Yüksek Kurulu, Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında “olağanüstü” toplanmış…
Normalde kimin başkanlığında toplanıyordu?
Ali Babacan’ın…
PKK’lıların ödü kopuyordur, Babacan’ın adını duydukça!
Bu ülkenin genelkurmay başkanları Ali Babacan gibi bir “yüksek profilli bir siyasetçinin” başkanlığında yapılan toplantılarda bilgi veriyor düşünebiliyor musunuz?
Bu manzarayı görünce korkudan akılları moklarına karışıyordur terörist milletinin…
Korkularından karakol basıyorlar.
Yazacak, söyleyecek hiçbir şey yok…Yazdık, söyledik de ne oldu?
“Amerika’nın ipiyle kuyuya inilmez” diyenler, “Burnumuzun dibinde ‘büyük Kürdistan’ı kuruyorlar” diyenler, “Milli devleti kahpe oyunlarıyla ortadan kaldırıyorlar” diye feryat edenler nerede?
F Tipi’nde.
Elindeki Mehmetçik kanı hâlâ kurumamış olanlar nerede?
TBMM’de, Çankaya Köşkü’nün resepsiyonlarında…
Rize’li milli mücadele kahramanı İpsiz Recep’in hayatını dizi film yaptılar, Tayyip Erdoğan’ın TRT’sinde…
İpsiz Recep’in torunu Emin Gürses on aydır sorgusuz sualsiz yatıyor Kandıra’da…
Dalga geçer gibi…
“Hudut namustur” diye yazmış çocuklar Aktütün’ün ıssız kayalıklarına..
“Namusları” için de on beş saat çatışarak şehit düşmüşler…
Namusu olmayanlar kazık kaksın, keyif çatsın, ileride torunlarını hapse atıp, kendilerini şehit edenleri Çankaya sofralarında ağırlasınlar diye…