Behiç Gürcihan2 Eylül 2008 15:33

Erdoğan Nasıl Borçlandırır, Nasıl Tahsil Eder?-

Tayyip Erdoğan’ın üst düzey ordu mensuplarına gösterdiği bu ‘hayırseverlik’ neden kaynaklanıyor? İnsan ve asker sevgisiyle dolu bir başbakanımız var da farkında mı değiliz?   Hiç zannetmiyorum.   Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Haliç’teki arazilerini ne zaman boşalttı hatırlıyor musunuz?   O araziler şimdi ne oldu, kimlere yaradı, bileniniz var mı? O sorunların cevabını bulursanız, babaların çocuklarını nasıl ÖRNEK olduklarını da görebilirsiniz

Gözlerinizle şahit oldunuz, bu ülkede deniz kuvvetleri komutanlığı yapmış bir paşa, Tayyip Erdoğan’dan nasıl bir fayda sağladığını kendi ağzıyla itiraf etti. İtirafın, “Ne var bunda; başbakan sayesinde hakkımızı aldık” havasıyla yapılması ise ayrıca manidardı.

 

Milyon dolarların uçuştuğu bir piyasada 100 milyarın lafı mı olur diyebilirsiniz. Bizim gibi küçük insanların anlamadığı da bu sanırım. Tayyip Erdoğan’ın çok iyi analiz edilmesi gereken nokta da bu…

 

Başbakan’ın ‘tüccar zekâsını’ kabul etmek zorundayız.

 

Win-Win” gibi O’sunu anlayamadığı  oyun  teorisi gibi alanlara, çoklu denklemlere gelince yağ yakan bu zekâ, alışveriş üzerine kurulu her zeminde saat gibi işliyor.

 

Türkiye’nin ilk internet firmasını ve Üsküdar’ın son “cafe”sini batırmış bir “tüccar” olarak bu zekâya gıpta ediyorum.

 

Tayyip Erdoğan, işte bu “tüccar zekâ” ile borçlandırmayı çok iyi biliyor. Borçlandırmanın uzun vadeli getirilerinin de çok farkında ve siyasette bunu ustaca kullanıyor.

 

Hele karşısında, yıllarca içinde yetiştikleri sosyal vakum nedeniyle insan ve toplum ilişkileri fukarası ‘asker zekâsını’ bulunca, hiç acımıyor.


Avını gözüne kestiren bir aslan gibi yaklaşıyor hedefine  ve

 

“Hanfendi, sanırım sizin bir arsa sorununuz varmış?” diyebiliyor.

 

“Hanfendi” de;

 

“Benim kocam Deniz Kuvvetleri Komutanı, durup dururken Başbakan niye bunu söyler; bu işte bir çapanoğlu olmasın?”

 

demiyor, diyemiyor ve sorunu çözülecek diye seviniyor. ‘hak ettiği’ yüz milyarına kavuşmanın hayali aklını köreltiyor.


Tayyip Erdoğan’ın üst düzey ordu mensuplarına gösterdiği bu ‘hayırseverlik’ neden kaynaklanıyor? İnsan ve asker sevgisiyle dolu bir başbakanımız var da farkında mı değiliz?

 

Hiç zannetmiyorum.

 

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Haliç’teki arazilerini ne zaman boşalttı hatırlıyor musunuz?

 

O araziler şimdi ne oldu, kimlere yaradı, bileniniz var mı?


O sorunların cevabını bulursanız, babaların çocuklarını nasıl ÖRNEK olduklarını da görebilirsiniz.

 

Yalnız zannetmeyin ki Tayyip Erdoğan’ın  tüccar zekâsının tek kurbanı var. Kurban çok.


Aynı zamanda iyi bir arşivci olan Tayyip Erdoğan, zamanında kimlerin bir bölge üniversitesinin gizli ödeneği ile ABD seyahatlerine katıldığını da biliyor.

 

Bunu bilenin, İmar Bankası’nda kimlerin ne kadar hesabı olduğunu bilmemesi; sıradan vatandaş bu bankadan parasını geri alamazken, bazılarına yaptırılan özel ödemelerin ileride nasıl bir siyasi getiri sağlayacağını görmemesi mümkün mü?

 

O yüzden ben, Tayyip Erdoğan’a zerre kızmıyorum.

 

Tayyip Erdoğan’ın üzerinde binlerce yıl şerefin, onurun ve aklın timsali olmuş bir üniforma yok.

 

O bir tüccar; sorun karşısındakinin ASKER olup olmadığı…