Fatma Sibel Yüksek26 Haziran 2008 04:23

Yani Diyorsun ki "Savcım, Onu da Al!"

Bak Ekrem Efendi... Aldığın görev gereğince, kirli ve karanlık bir muhbirlik misyonuna soyunduğun anlaşılıyor. Gobbels'i ve Mc Carthy'yi çok kötü kopya ediyorsunuz be! Bizim geçmişlerimiz ortada. Allah'tan başka kimseden korkumuz, devletimize ve milletimize verilmeyecek hesabımız da yok. Sadece yazıyoruz; inandıklarımızı yazıyoruz. Haksızlığa karşı olan kalemim, bugün nasıl Behiç Gürcihan'ı savunuyorsa on yıl önce de Yeni Şafak gazetesinde, sırf inançlarından dolayı 28 Şubat'ın zulmüne uğrayan insanları savunuyordu... Biz, hayatımızın her zerresinin hesabını veririz de...Acaba sen öyle yapabilir misin? Dikkat et, bu cadı avı bumerang silahı gibi sana dönmesin? Soyun, sopun, ilişkilerin, nasıl gazeteci edildiğin falan ortaya saçılmasın?! Şimdi Zaman gazetesi bu iğrenç haberiyle birlikte, bizi de Ergenekon soruşturmasının hedefine oturtmuş oldu. Çok korktum, ödüm koptu(!) Bakalım Sayın Savcım, bizim hakkımızda mı, yoksa yargıyı yönlendirerek açıkça suç işleyen Zaman gazetesi hakkında mı işlem yapacak? BEKLİYORUZ...

Aslında bugün, normal gündeme dönüp siyasi gelişmelerle ilgili bir yazı yazacaktım; ama kökü dışarıda cemaatin gazeteci kılıklı tetikçileri yine boş durmadılar...
 
Ekrem Dumanlı'nın gazetesi Zaman'da şöyle bir haber:
 
"Ergenekon terör örgütü soruşturmasında tutuklanan Behiç Gürcihan'ın gözaltına alınışı sırasında evinde eski başbakanlık muhabirlerinden Sibel Yüksek'in olduğu ortaya çıktı. Yüksek, emekli Tümgeneral Ali İhsan Gürcihan'ın oğlu Behiç Gürcihan'a ait 'Açıkistihbarat' isimli internet sitesinde konuyla ilgili bir açıklama yaptı."
 
Yani, Behiç Gürcihan'ın gözaltına alınması sırasında yanında olmamız, hiç bilinmeyen bir şeymiş de ORTAYA ÇIKMIŞ!
 
Vay be!
 
Peki kim ortaya çıkarmış bu "gizli bilgiyi"?
 
Cemaatin devlet içindeki "derin" kaynakları mı?
 
Tetikçi haberlerden başka gazetecilik geçmişini bilmediğimiz, Erkan Acar adlı muhabir mi?
 
Yoo...Gözaltı sırasında Behiç Gürcihan'ın yanında olduğumuzu ve tutanakta imzamız bulunduğunu kamuoyuna kendimiz açıklamışız!
 
Peki, kamuoyuna kendi açıkladığımız bir bilgi, nasıl oluyor da "ortaya çıkarılmış" oluyor?
 
Şimdi ben bu adamlarla, habercilik ve gazetecilik kuralları açısından tartışacak değilim...Aralarında çalıştım, gazeteciliğin "g"siile alakalarının bulunmadığını çok iyi biliyorum (Öyle değil mi Mustafa Karaalioğlu? Bak seni şahit göstereceğim bazı konularda...)
 
Sorun şu: Bu tetikçi gazetelerin hedef gösterdiği insanlar, neden "Ergenekon" adlı bir yıldır iddianamesi yazılmayan soruşturmaya dahil edilip  birer birer tutuklanıyorlar? Bu soruşturma, neden AKP karşıtlarının sorgusuz sualsiz tutulduğu bir toplama kampına dönüştürüldü?
 
Bu devletin yetkilileri, bu ağır hukuksuzluğa, bu kepazeliğe ne zaman son vermeyi düşünüyorlar?...
 
Devleti Zaman, Yeni Şafak, Star  adlı gazeteler mi yönetiyor? Bilelim...
 
Şimdi sıra bize geldi...Ekrem'in gazetesi ,Savcı'ya el altından fısıldıyor: "Savcım, O'nu da al.."..
Bu açıkça suçtur. Siz, savcıya soruşturmaya kimi dahil edip kimi etmeyeceğini telkin edemezsiniz.
 
Suçumuz neymiş?

Gürcihan ailesini tanımak mı? Behiç Gürcihan yasa dışı bir insan mı ki, kendisini tanımaktan, arkadaşı olmaktan gocunalım?Koyun suçlamalarınızı ortaya, yargılansın; eğer mahkûm olursa arkadaşlığımıza devam edip etmeyeceğimize biz karar verelim... Siz Behiç'in büyük dayısının Türk ordusunun ilk şehit pilotlardan birisi olduğunu ve  İstanbul Aksaray'da bir sokağa, "Şehit Mahmut Nedim Sokak" adının, yani Behiç'in büyük dayısının adının verildiğini biliyor musunuz?.
 
Gürcihan ailesinin 7 göbek öncesi ortada da... siz kimsiniz? Sizin kökünüz, kökeniniz kim; nereden gelip nereye gidersiniz?

Ekrem Dumanlı efendi, sana sesleniyorum...
 
Bak, haberde benim meslski seceremi ne güzel yazdırmışsın:

"Eski Başbakanlık muhabiri Yüksek, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Gazeteciliğe 1996'da ANKA Haber Ajansı'nda başladı. Daha sonra Yeni Şafak, Sabah, Radikal, Flash TV ve Star gazetelerinde Başbakanlık muhabiri olarak görev yaptı. 'Açıkistihbarat' adlı sitede yazılar yazıyor"

Peki, senin ve bu haberi yazan tetikçinin mesleki geçmişleriniz nedir? Zaman'dan başka hangi gazetelerde çalıştınız? Bulunduğunuz görevlere bileğinizin hakkıyla mı, yoksa atanarak mı geldiniz?

Bak Ekrem Efendi...

Aldığın görev gereğince, kirli ve karanlık bir muhbirlik misyonuna soyunduğun anlaşılıyor. Gobbels'i ve Mc Carthy'yi çok kötü kopya ediyorsunuz be!

Bizim geçmişlerimiz ortada. Allah'tan başka kimseden korkumuz, devletimize ve milletimize verilmeyecek hesabımız da yok. Sadece yazıyoruz; inandıklarımızı yazıyoruz. Haksızlığa karşı olan kalemim, bugün nasıl Behiç Gürcihan'ı savunuyorsa on yıl önce de Yeni Şafak gazetesinde, sırf inançlarından dolayı 28 Şubat'ın zulmüne uğrayan insanları savunuyordu...

Biz, hayatımızın her zerresinin hesabını veririz de...Acaba sen öyle yapabilir misin? Dikkat et, bu cadı avı bumerang silahı gibi sana dönmesin? Soyun, sopun, ilişkilerin, nasıl gazeteci edildiğin falan ortaya saçılmasın?!

Şimdi Zaman gazetesi bu iğrenç haberiyle birlikte, bizi de Ergenekon soruşturmasının hedefine oturtmuş oldu. Çok korktum, ödüm koptu(!)

Bakalım Sayın Savcım, bizim hakkımızda mı, yoksa yargıyı yönlendirerek açıkça suç işleyen Zaman gazetesi hakkında mı işlem yapacak?

BEKLİYORUZ...

NOT. Bu adamı ve gazetesini, bir gazeteciyi bu şekilde hedef gösterdiği için Basın Konseyi'ne şikayet edeceğim...

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(Zaman'ın 14 Haziran 2008 tarihli nüshasındaki haber şöyle):
 
ERGENEKON SANIĞI GÖZALTINA ALINIRKEN EVİNDE BİR GAZETECİ VARDI
Ergenekon terör örgütü soruşturmasında tutuklanan Behiç Gürcihan'ın gözaltına alınışı sırasında evinde eski başbakanlık muhabirlerinden Sibel Yüksek'in olduğu ortaya çıktı. Yüksek, emekli Tümgeneral Ali İhsan Gürcihan'ın oğlu Behiç Gürcihan'a ait 'Açıkistihbarat' isimli internet sitesinde konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

Gürcihan'ın gözaltına alınması sırasında yanında bulunduğunu ifade eden Yüksek, şunları kaydetti: "Gözaltı ve arama tutanağının altında, iki Terörle Mücadele Şubesi yetkilisinin yanı sıra tanık olarak imzam bulunmaktadır." Gürcihan'ın ailesinin sözcüsü gibi davranan Yüksek, Behiç Gürcihan'ın gözaltısı ve tutuklanması ile ilgili olarak yayınlanan ve yayınlanacak olan tüm haberlere ilişkin hukukî haklarını saklı tuttuklarını da söyledi. Yüksek, gözaltı ve arama tutanağında imzası bulunan tanık olarak da tutanağın içeriği ile alakası olmayan düzmece haber ve belge yayımlayanlar aleyhine açılacak davalarda tanıklık edeceğini de sözlerine ekledi.

Eski Başbakanlık muhabiri Yüksek, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Gazeteciliğe 1996'da ANKA Haber Ajansı'nda başladı. Daha sonra Yeni Şafak, Sabah, Radikal, Flash TV ve Star gazetelerinde Başbakanlık muhabiri olarak görev yaptı. Halen, da siyaset haberleri kaleme alan Yüksek, 'Açıkistihbarat' adlı sitede yazılar yazıyordu. Aynı sitede Ergenekon soruşturmasında tutuklanan emekli Astsubay Oktay Yıldırım ve Doç. Dr. Ümit Sayın gibi isimler yazıyordu.



Kaynak: Fatma Sibel Yüksek-Açık İstihbarat