Fatma Sibel Yüksek22 Mayıs 2008 08:52

AKP ile Devletin Ortak Planına Kim Çomak Soktu? - Fatma Sibel Yüksek

Böylece, kaçınılmaza doğru giden büyük ekonomik ve siyasi krizin sorumluluğundan da kurtulmuş olunacaktı.. "Devletimizin" Tayyip Erdoğan cenahı ile olan pazarlığı bu minvaldeydi… Hem böylece belki, Dolmabahçe mutabakatına kafa tutarak Köşk'e çıkan Abdullah Bey'in durumu da telafi edilmiş olacaktı. Kendisi, "devletin" iradesine rağmen cumhurbaşkanı olmanın cezasını, o koltukta sadece 1 yıl oturabilmiş bir cumhurbaşkanı olarak ödeyecekti… AKP'nin kapatılması, bazı 'direnişçi unsurların' varlığına rağmen o derece benimsenmişti ki, artık B ve C planları üzerinde kafa yoruluyordu…Ama olmadı; çanak çömlek patladı…

AKP ile Devletin Ortak Planına Kim Çomak Soktu?

Fatma Sibel Yüksek - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  21.05.2008
   

Derin cemaat, üçüncü yolcular ve Haşim Bey,"ortak plana" el birliğiyle ağır bir darbe vurdular…

Oysa AKP "kellesini giyotine uzatmıştı"…

Kapatma davası karşısında izlenecek politika,

"Kavgadan uzak durulacak, gerekirse yeni bir parti ile yola devam edilecek"

şeklinde belirlenmişti…

Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar da makûl bir zemine oturmuş gibiydi..

Sayın Başbakan, "Bağımsız olarak seçilme", olmadı "3 yıl dinlenme" formülüne iknâ edilmişti. (Bkz. Erdoğan 3 seneliğine Kızağa alınıyor-Behiç Gürcihan).

Böylece, kaçınılmaza doğru giden büyük ekonomik ve siyasi krizin sorumluluğundan da kurtulmuş olunacaktı..

"Devletimizin" Tayyip Erdoğan cenahı ile olan pazarlığı bu minvaldeydi… Hem böylece belki, Dolmabahçe mutabakatına kafa tutarak Köşk'e çıkan Abdullah Bey'in durumu da telafi edilmiş olacaktı. Kendisi, "devletin" iradesine rağmen cumhurbaşkanı olmanın cezasını, o koltukta sadece 1 yıl oturabilmiş bir cumhurbaşkanı olarak ödeyecekti…

AKP'nin kapatılması, bazı 'direnişçi unsurların' varlığına rağmen o derece benimsenmişti ki, artık B ve C planları üzerinde kafa yoruluyordu…Ama olmadı; çanak çömlek patladı…

Osman Paksüt'ün izlenmesi ile başlayan olaylar zinciri, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın "üçüncü yolculara" destek vermesiyle tehlikeli bir noktaya doğru yol aldı..Ve dün itibarıyla yargı ile yürütme arasındaki ipler, bir daha iflah olmayacak bir biçimde koptu…

AKP'nin 'devletle' birlikte kapalı kapılar ardında pişirdiği plan suya düştü. Bunu, 'derin cemaat' ile 'üçüncü yol mühendisleri' birlikte başardılar.

Osman Paksüt'ün 'dinlenme amacıyla izlenmesi' hangi akla hizmetti?

Bu kadar kritik bir aşamada, "Anayasa Mahkemesi lotolarında" adı "ortadan bir isim" olarak gösterilen, hatta sırf Sezer tarafından atanmışların safında olmadığı için AKP'nin hanesine yazılan Osman Paksüt gibi bir üyeyi, amatörün amatörü bir izleme vakasıyla "Dinci basın beni tehdit ediyor" deme noktasına getirmek kimin işine yarardı? Böyle bir akılsızlık, sadece telefon dinleme sistemini tamamen eline geçirdiği bilinen cemaatin 'şımarıklığı' ile açıklanabilir miydi? Yoksa bu bir 'akılsızlık' değil, aksine şeytanlığın ta kendisi miydi?

Erdoğan'ın devletle olan pazarlığını kim bozmak istiyordu?

Zaten dikkat edilsin, AKP'nin kapatılma davasını asıl tetikleyen olay, youtube'a ardı ardına düşen ses ve görüntü kayıtları oldu..Önce bazı komutanlar, sonra da bir Cumhuriyet savcısı..Video olayının bu kadar şirazeden çıkarılması, devletin ve siyasetin en tepesindekilerde bile "Acaba benim de görüntülerim var mıdır?" paranoyasına neden oldu.

Bu teknolojiyi cemaatin ele geçirdiği biliniyordu. Yargı, polis, telekomünikasyon ve medya dörtgeninde oluşturulmuş bir ekip, "Hepinizin yatak odalarını biliyoruz" korkusunu yayarak adeta devleti yönetmeye başlamıştı. İnanın bu 'tehlike', laikliğin elden gitmesinden falan daha fazla telaş yarattı.

Yoksa, AKP'yi kapatmaya yönelik bir iddianamenin hazırlanmakta olduğu Ankara'da yıllardır konuşuluyordu. Dahası, Yargıtay Başsavcılığı'nın bu rutin işlemi yıllardır bilinen bir şeydi. (Yargıtay Başsavcılığı, tüm siyasi partilerin eylem ve söylemlerini anayasaya ve siyasi partiler yasasına uygunluk bakımından rutin olarak takip eder, bu takiplerin kapatma davası ile sonuçlanması şart değildir)

Dolayısıyla, bugün ortaya çıkarılması gereken 'devlet içindeki' asıl 'gizli örgüt' işte bu yargı-emniyet-telekomünikasyon-medya dörtgenindeki yapılanmadır…

Üçüncü yol mühendisleri ve Haşim Kılıç'a gelince…

Bu "üçüncü yol" işinin 'dengelere oturmuş mutabakatları' bozmaya yönelik olduğu o kadar belliydi ki.. "Biz ülke zarar görmesin istiyoruz" söyleminin arkasına sığınan bu taktiğin sahipleri ise belli ki AKP'nin kapatılmasını garantilemek isteyenlerdi.. Sanki Anayasa Mahkemesi "AKP'yi kapatmamaya meyletmiş"gibi bir hava yaratılarak, yargıçlar 'tersten' baskı altına alınmak istendi. En basit hesapla, AKP kapatılırsa Köksal Toptan ve Rıfat Hisarcıklıoğlu gibi figürlere siyasette fırsat doğacaktı. Belki Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, hatta yaşı elverirse Süleyman Demirel'in bile siyasete ricatları sağlanacaktı…

Peki Haşim Kılıç bu planın ortasına neden balıklama atladı?

Neden Eyüp Can'a özel bir sohbette, "Öyle bir karar alacağız ki demokrasi kazanacak" diye bir laf etti?

Eyüp Can kimdi? Elif Şafak'ın kocası ve gazetecilik kariyerine Fethullah Gülen ile yaptığı röportajla başlamış birisi…Onun böyle bir 'özel sohbeti' kendisinde saklı tutmayacağı belli değil miydi?

Acaba Haşim Bey, hem biraz ortalığı yatıştırmak, hem de kapatılmayı hepten kabullenmiş olan AKP'nin yüreğine su mu serpmek istemişti?

Belki de yolunun cemaatle ve üçüncü yolcularla kesişmesi, sadece 'şahsi kaygıları' nedeniyle olmuştu. Daha önce de yazmıştık,(Bkz : Haşim Kılıç Erdoğan'ı Uyarmıştı - Fatma Sibel Yüksek) Haşim Kılıç AKP'nin kapatılmasının kendi başkanlığı dönemine rastlamasını büyük bir talihsizlik sayıyor. Bu sicilin geleceğini ve kariyerini etkileyeceğini düşünüyor. Bu nedenle türban konusunda Tayyip Bey'i daha önce uyardı ama dinletemedi..

Şimdi de Elif Şafak'ın kocası vasıtasıyla,"Ben AKP'nin kapatılmaması için elimden geleni yapacağım" mesajı verip durumunu kurtarmaya çalışıyor..

Yoksa nereden biliyormuş Haşim Bey, diğer üyelerin taktirinin ne yönde olacağını?


www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2008