Behiç Gürcihan13 Ağustos 2005 17:36

YETKİSİZ BÜROKRATLARIN DAVA AÇMA REHBERİ - Behiç Gürcihan

Genelkurmay'ın kadroları kime dava açar peki biliyor musun... Bize...Bazıları "tehdit altında gazeteci" havalarında caka satarken; Bizim gibi bağımsız gruplar; Genelkurmay'ın İkinci Başkanı İ. Başbuğ Bey'in hakkımızda başlattığı soruşturma süreci ile uğraşırız. Hem de kendi yazılarımızdan dolayı olsa gam yemeyeceğiz. "Haki renkli tepelerde" bu acar gazetecilerle yemek yiyen "Aslan" amcanlar; bizim sitede yeralan ve hakaret içerdiği için görür görmez yayından kaldırdığımız okuyucu yorumlarından yola çıkarak; hakkımızda; "Türk Silahlı Kuvvetleri, onu temsil eden ve ayrılmaz bir parçası olan komuta kademeleri hedef gösterilerek tahkir ve tezkif edilmiştir" suçlaması ile Adalet Bakanlığı'na başvururlar. Apo kod adlı Öcalan iti ve şebekesi hakkında "yetki" sıkıntısı çekenler; sözkonusu Açık İstihbarat olunca, hiç yetki sıkıntı çekmiyorlar anlayacağınız.


Genelkurmay'ın üst düzey kadroları ile ilgili Internet'in acar gazetecileri üzerinden gerçekleştirilen bir dezenformasyon esintisi ile karşı karşıyayız.

Bir bakıyorsunuz;

"Merak etmeyin sevgili okuyucu, haki renkli tepelerde Aslanlar kontrolde, milleti rahatsız etmeden hesap soruyorlar"

havasında yazı yazanlar;

bir sonraki yazılarında,

"Genelkurmay'ı John Kunstadner'mi Yönetiyor" tarzı başlıklar atabiliyorlar.

Hatta; YAŞ öncesi yazılanlarla, YAŞ sonrasında yazılanlara baktığınızda,

"YAŞ'ta süpriz olacak" yönlendirmesinin hemen ardından, YAŞ sonrasında "herşeyin kontrol altına alındığı" müjdesi ile karşılaşıyorsunuz.

Duyan da sanki YAŞ'ta bir süpriz olmuş ve kadrolarda ton değişikliği olmuş zannedecek.

Halbuki eski tas, eski hamam; eski tellak...

Bu hamamın göbektaşında ise haki ile yeşili sürekli birbirine karıştıran dezenformasyon böcekleri.

"Aslan" Amca'larına;

dezenformasyon dolu metinleri "size bedava bir kopya veriyoruz" havasında verip kıyak çekiyor ayağı yapanların;

zamanı gelince "Aslan" Amca'larının ona verdiklerini es geçmesini beklemiyorsunuz tabi.

Bu arada hakikaten bir "Aslan" Amca var sevgili okur.

Ama sadece adı "Aslan"..hemen kafanızda bir "Kurtlar Vadisi" karizması canlanmasın. Alakası yok.

Tabi bu Internet'in acar isimlerinin yazılarının temel bir özelliği var.

Her bir yazı;

"Dezenformasyon Sandviçi" formatını taşıyor.

Yani; her iki doğru bilgi arasında bir yanlış bilgi yerleştiriliyor ve doğru bilgiyi ısırdığınızda arada ki yanlış bilgiyi de bünyenize katmış oluyorsunuz.

Bu acar gazetecilerin yazılarını daha da ilginç kılan;

Genelkurmay'ın kendisini

“Tahkir” ve “Tezyif” davası açmakla tehdit ettiğini okuyucusuna duyurduktan sonra;

"Sıkıysa Açın"

tarzı bir cümleyle yazılarını sonlandıran kişi de;

bir kaç yazı öncesinde,

"haki renkli tepelerde yediği yemekte yapılan yorumlar" a dayanarak size ülkenin ve devletin emin ellerde olduğuna dair güvenceler veren kişi de;

"haki renkli tepelerin Kunstadner tarafından yönetildiğini" iddia eden kişi de aynı.

Bu kafa ve söylem karışıklığı karşısında okuyucunun önünde bir kaç olası seçenek beliriyor.

a) Yazar yalan söylemektedir

b) Yazar; kurum içi kadrolar savaşında dezenformasyona kurban gitmektedir. (Bilinçsizlik)

c) Yazar; kurum içi kadrolar savaşında dezenformasyona hizmet etmektedir (Bilinçli tercih)

d) Haki renkli tepelerin bir doğu, bir batı yakası vardır. Yazar; haki renkli tepenin bir yakasına güvenmektedir.

e) Yazarın kafası karışıktır

Bu seçeneklerden hangisi doğru olursa olsun;

sözkonusu acar Internet gazetecilerinin yazılarının sonunda

"Genelkurmay bana adam yollayıp, senin hakkında tahkir ve tezyif davası açarız tehdidinde bulundu. Sıkıysa açsınlar"

tarzında cümleler kurması ise; bu parodinin en kırılgan noktasını oluşturuyor.

Halbuki bu tip adamların kendilerine tahkir ve tezyif davası açılmayacağını çok iyi bilmesi lazım.

Yazılarında

"Paşa karılarına" kadar dil uzattığı;

Paşaları ihanetle suçladığı halde;

kendisine bugüne kadar ne Genelkurmay Hukuk Müşavirliği;

ne de,

Genelkurmay İkinci Başkanı İ.Başbuğ;

tarafından dava açılmadıysa

bunun bir sebebi vardır.

Bu gibi isimler birileri açısından değerlidir ve kurum içi kadro savaşlarında ve kuruma yönelik operasyonlarda bir işlev görmektedir.

Bir gün "haki renkli tepelerde her şey kontrol altında" yazıları yazıp;

ertesi gün "haki renkli tepeleri Kunstadner'mi yönetiyor" diye yazı yazabilmek az buz iş değildir.

Bu tarz içerik esnekliği gösterebilen yazarların sırtı yere gelmez.

Genelkurmay'ın kadroları kime dava açar peki biliyor musun...

Bize...

Bazıları "tehdit altında gazeteci" havalarında caka satarken;

Bizim gibi bağımsız gruplar;

Genelkurmay'ın İkinci Başkanı İ. Başbuğ Bey'in hakkımızda başlattığı soruşturma süreci ile uğraşırız.

Hem de kendi yazılarımızdan dolayı olsa gam yemeyeceğiz.

"Haki renkli tepelerde" bu acar gazetecilerle yemek yiyen "Aslan" amcanlar;

bizim sitede yeralan ve hakaret içerdiği için görür görmez yayından kaldırdığımız okuyucu yorumlarından yola çıkarak;

hakkımızda;

"Türk Silahlı Kuvvetleri, onu temsil eden ve ayrılmaz bir parçası olan komuta kademeleri hedef gösterilerek tahkir ve tezkif edilmiştir"

suçlaması ile Adalet Bakanlığı'na başvururlar.

Apo kod adlı Öcalan iti ve şebekesi hakkında "yetki" sıkıntısı çekenler; sözkonusu Açık İstihbarat olunca, hiç yetki sıkıntı çekmiyorlar anlayacağınız.

Daha da ilginci;

Bize öyle adam yollayıp, uyarmak gibi bir adetleri de yok bilesiniz.

"Paşa karılarına" dil uzatmış olsak, Paşaları ihanetle suçlamış olsak ona da üzülmeyeceğiz.

"Aslan" Amcaların yüzüne karşı ne söylediysek;

yazılarımızda da onu yazıyoruz.

Onlar da yazılarımızda hakaret bulamayınca;

bir kaç kendini bilmez okuyucunun yaptığı ve görür görmez yayından kaldırdığımız yorumları bahane edip bizim hakkımızda soruşturma açıyorlar.

Anlayacağınz;

"haki tepelerin",

Ankara'ya gelmeden önce hakiyi bilmeyen küfürbazlara yönelik sabrı ile;

haki renkle büyüyenlere karşı sabırsızlığı arasında dağlar kadar fark var.

Bu fark karşısında biz de buradan

"Aslan" Amca'ya sesleniyoruz...

"Haki" tepelerde çekilen "Babalar ve Çocukları" filminde;
birilerine çok ciddi bir senaryo desteği attınız.Tebrik ederim; tam karakterinize uygun bir davranıştı.

Bir Internet sitesinde bir okuyucunun yazdığı ve tespit edilir edilmez yayından kaldırılan bir yorum hakkında, Internet sitesinin sahibi hakkında "TSK'yı tahkir ve tezyif" dava açacak yetkiyi kendinizde gördüğünüze göre;

İmralı'dan örgüt yönetip, askerlerimizi şehit eden Apo kod adlı Abdullah Öcalan itinden; TSK'yı "ihraç malı"na dönüştüren George Soros isimli uyuşturucu baronuna kadar herkes sıkı dursun.

Sizler bu gidişle;

Bir yolunu bulup onlar hakkında bile suç duyurusunda bulunursunuz ki o zaman kim tutar sizi.

Ahh bir de Recep Bey şu yetkiyi verse...

Fakat sizden bir ricamız var;

Bakın sizi "Kunstadner tarafından yönetilmekle suçlayan" gazeteciler bile size "hodri meydan" çekip, "sıkıyorsa bana bir dava açın" diyor.

Öyle Recep Bey'den yetki beklemenize felan gerek de yok.

Bizim hakkımızda dava açacak "Askeri Savcı" bulmuşsunuz;

Bu arkadaşların nesi eksik...

Bir zahmet onlara da dava açın da en azından hakkaniyet yerini bulsun.

Aksi takdirde; YAŞ öncesinde "Babalar ve Oğullar" filmine senaryo desteği atmak için dava açıyorsunuz gibi bir izlenim doğar ki, bu bizi çok üzer.

Sizin yetki sınırlarınız dışına çıkmak için;

silahlı örgüt kurup devletimize karşı ayaklanmaya girişecek;

uyuşturucu trafiğinden milyarlarca dolar kazanıp orada burada darbe örgütleyip, TSK hakkında ahkam kesecek;

gidip başka bir devletin büyükelçisi olup, PKK'yı himaye edecek halimiz de olmadığına göre,

bir vatandaş olarak tek ümidimiz; İnsafınızdır.


B.G.