Fatma Sibel Yüksek22 Ağustos 2007 05:20

Dolmabahçe'den "Amud"'a Çıkan Yol (MHP ile Genelkurmay'ın Gizemli Dansı) - Fatma Sibel Yüksek

Şimdi Ankara'nın "yorgun cumhuriyetçileri", "Allah'tan umut kesilmez" inancıyla şu sorunun cevabını arıyorlar: "Acaba dükkan, tadilat dolayısıyla mı, yoksa iflas nedeniyle mi kapalı?"

Dolmabahçe'den "AMUD"'a Açılan Yol
( MHP ile Genelkurmay'ın Gizemli Dansı)

Fatma Sibel Yüksek
Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun

www.acikistihbarat.com

  21.08.2007
   


Size trajikomik bir şehir efsanesi anlatacağım..

Meşhur "Dolmabahçe buluşması" henüz taze...Görüşmenin içeriği ile ilgili tezviratın bini bir para!

AKP'liler "Paşayı ikna ettik, kriz mriz kalmadı" diyor;

"askerci" kesim " e-bildiri ne ki, siz muhtıra görmemişsiniz..." havalarında..

Derken, görüşmenin içeriğine atfen 'somut cümleler' gelmeye başladı..Hele bir tanesi, gözleri yaşartmayacak gibi değil!

Siz gülmeyin, ben de diyalogu aynen aktarayım..

Şöyle:

Büyükanıt: "Sayın Başbakan, karşı karşıya oturduğumuz bu salonun özelliğini biliyorsunuz değil mi?"

Erdoğan : "Bilmiyorum Paşam, nedir acaba?"

Büyükanıt: "Burası, Mustafa Kemal'in son nefesini verdiği yerdir Sayın Başbakan..Ve ben sizinle şu anda Mustafa Kemal'in nefesi ile konuşuyorum!"

Erdoğan: "Heee!!"

..............................

Sonrasını biliyorsunuz..

Güya Büyükanıt, Çankaya'ya; yani Mustafa Kemal'in makamına cumhuriyetin temel değerleri ile sorunlu bir ismin, özellikle Abdullah Gül'ün önerilmesi halinde çanak-çömleğin patlayacağını bildirmiş, Paşa'ya bu konuda söz veren Erdoğan da gereğini yapmak istemiş, ama ne çare ki Abdullah Gül'e ve AKP tabanına söz geçirememişti...

"Mustafa Kemal'in nefesi ile" konuştukları rivayet edilenler de

"Ne yapayım? Amuda mı kalkayım?"

dedikten sonra dükkanı kapattıklarını ilan etmişlerdi...

Şimdi Ankara'nın "yorgun cumhuriyetçileri", "Allah'tan umut kesilmez" inancıyla şu sorunun cevabını arıyorlar:

"Acaba dükkan, tadilat dolayısıyla mı, yoksa iflas nedeniyle mi kapalı?"

"Mustafa Kemal'in nefesi" repliğini ilk duyduğumuzda; adımızın "demokrasi karşıtına" çıkmasına aldırmadan doğru olması için dua etmiştik...

Şimdi ise, bu diyalogun tamamen uydurma olması için dua ediyoruz...

Çünkü gelinen nokta, milletin en güvendiği kalelere kar yağdığını gösteriyor..

Son ortaya atılan,

"Büyükanıt, Gül ile yaptığı bir gizli görüşmenin sonunda Çankaya için yeşil ışık yaktı"

iddiasını konuşmayalım bile; çünkü moralleri bozarız...

Dolmabahçe cephesi iyice karıştı..

O gün orada ne olduğunu anlamaya imkan yok..

Genelkurmay'ın internet sitesine son 'vahim iddialar' hakkında bir açıklama konuldu ama, bu açıklama biz kafası karışıkların derdine pek de derman olamadı..

Bir kere, gazeteci Metehan Demir'in "Büyükanıt ile Gül gizlice görüşüp anlaştılar" iddiasına neden 24 saat sessiz kalındı da; Ertuğrul Özkök konuyu Hürriyet'te büyütünce cevap verme ihtiyacı duyuldu?

Ankaralı gazeteciler bilirler ki, Genelkurmay'ın en kririk ve karmaşık iddialara bile düşünüp uygun cevabı verme süresi, en fazla 4 saattir...

Dolmabahçe cenahından haber alamayınca, İlk turun yapıldığı gün Meclis'te MHP'llilerin yakasını kavradım:

"Yüce Divan'a göndermezsem namerdim'den bırakınız geçsinlere nasıl geldiniz?"

Cevap:

"Engelleyici tavırları halk sevmiyor, sonra daha güçlü geliyorlar..."

"Peki, sizin cumhurbaşkanının yetkilerinden haberiniz yok mu? Bir gecede 500 kararname imzalayıp devletin kilit noktaları birer birer çözülürse, Sezer'in veto ettiği Vakıflar Yasası onaylanıp mülkiyet hakkı Bizans'a kadar götürülürse, Türkiye'nin hristiyanlaştırılmasının önü bir imza ile açılırsa, Ankara Prtokolü yine bir gecede değiştirilirse siz MHP olarak hangi zeminde siyaset yapacaksınız?"

Cevap:

"Gül, Dışişleri Bakanı olarak fazlasını yaptı..."

"Fazlasını yaptıysa neden önünü açıyorsunuz?"

Cevap:

"Cumhurbaşkanlığı seçiminin kontrolünü DTP'ye mi bıraksaydık??"

??!!

Böyle siyaset olur mu ey MHP, Ey Bahçeli?

Birisi bize 'devletin içinde' neler olup bittiğini anlatsın..

Belki ikna oluruz...

MHP ile Genelkurmay'ın tavrı arasında bir uyum olduğu anlaşılıyor; nedir izlediğiniz siyaset? Ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Bilelim...

Daha açık soralım:

Uğruna geceyarısı muhtıraları yayımlanan Abdullah Gül'e kim, hangi gerkçe ile yeşil ışık yaktı?

Veya yakıldı mı?

Bu tür soruların cevabını kendi imkanlarımızla öğrenmeye kalkışınca, sizi de üzecek sonuçlara ulaşıyoruz çünkü....



www.acikistihbarat.com
Açık İstihbarat @ 2007