Behiç Gürcihan4 Nisan 2007 20:05

Tayyip Neden Çıkamaz; Biz Neden Şaşırmayız? - Behiç Gürcihan

Başbakansanız Üsküdar'a gider iken; yarı yolda bir de Çamlıca'nın saklı bahçelerine uğrayıp, çok özel toplantılar yapabilirsiniz ama Cumhurbaşkanlığı forsu ağırdır. Yakın çemberinizde ASKER vardır. Öyle her görüşmeyi yapamaz, telefonunuzu o kadar rahat kullanamazsınız. Hemen yanıbaşınızdaki o Yaver; "orduda Albay bolluğu var, bir tane de burada dursun" dendiği için orada durmaz. Bahçenizde Muhafız Alayı bulunur; muhafızın alayı değil. MücahİT'iniz Arslan'ınız o kadar rahat hareket edemez.




OYUN
BOZAN

Tayyip Neden Çıkamaz; Biz Neden Şaşırmayız?

Behiç Gürcihan
(Kıvanç Değirmenli)

www.acikistihbarat.com

  20.04.2007



100. Yıl Mutabakatı


Irak Tuzağı Yazıları


Diğer Seçme Yazı ve Raporlar

Yazarın Yazı Arşivi

Yazarın Rapor Arşivi


16 Ekim 2003'te; yani tam dört sene önce yazdığımız

"Yürüyen Koşu Bandı Üzerinde Cumhurbaşkanlığına Yürüyenler"

başlıklı yazımızda alıntılamışız sözlerini

“AKP’nin iktidara gelmesi ilişkilerimizi soğutmuyor. Aksine, Başbakan Erdoğan ve Abdullah Gül ilişkilerin kalıcılığını vurguladı. Türkiye için İsrail ile ilişkileri geliştirmek, tarihi, stratejik ve geri döndürülemez bir karardır”

Bundan yaklaşık iki sene önce; 08 Aralık 2005'te yazdığımız

İsrail'den Fetullah'a bir Çizgi Çekin, Çankaya'dan Geçsin

başlıklı yazıda sıralamışız özelliklerini

Hem İsrail'e yakın olacak...

Hem Fethullah'a...

Hem Başkanlık/Federasyon projesine uyumlu olacak...

Hem Kürt asıllı olacak...

Hem de NATO uyumlu olacak...

Birini dört sene önce; diğerini iki sene önce kaleme almışsız ama buna rağmen Tayyip Erdoğan diyor ki; "şaşıracaksınız".

Tayyip Erdoğan'ın haberi bile yokken; bir sonraki Cumhurbaşkanınını planlamaya başlayanların olduğu bir ülkede şaşırmamız bekleniyor.

Ama Tayyip Erdoğan iddialı. "Herkesin şaşıracağı bir aday"dan sözediyor ve altını çiziyor: "biz hizmet adamıyız".

Hizmet adamı olduğu konusunda hiçkimsenin itirazı yok.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kendisi kadar hizmetkar birinin iktidara gelmediği gün gibi aşikar.

Bugüne kadar ülkenin limanına talip olan Yahudi'yi de;
tepesine talip olan Arab'ı da;
iletişimine göz diken İngiliz'i de;
bankasına talip olan Yunan'ı da;
havaalanına talip olan ABD'liyi de;
madenlerine talip olan Alman'ı da

bu kadar mutlu edebilen çıkmadı.

Bu listeye Barzani'yi; Fetullah'ı, "sayın" sıfatı ile taçlandırdığı İ.T. 'i , Bartholomeos'u , binbir çeşit eski ve türeme oligarşiyi de eklediğinizde uzayan bir liste ile karşı karşıya olduğumuzu görürsünüz.

O yüzden Tayyip Erdoğan kesinlikle bir hizmet adamı ve o yüzden vazgeçilmez. Bu hizmeti çok yönlü yapıp aradaki dengeleri tutturabilmesi , onun karizmasını kiralayanlar açısından altın değerinde.

Ve işte tam da bu yüzden; Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık'ta kalması gerekiyor.

Türk siyasetinin mekanizmaları; bu hizmet dolu denge oyununu Cumhurbaşkanlığı makamından icra etmeye müsait değil.

Tayyip Erdoğan'ın bu güne kadar yaptığı bu çok yönlü hizmetleri Çankaya'nın o yarı fanus ortamında sürdürmesi imkansız.

Başbakansanız Üsküdar'a gider iken; yarı yolda bir de Çamlıca'nın saklı bahçelerine uğrayıp, çok özel toplantılar yapabilirsiniz ama Cumhurbaşkanlığı forsu ağırdır. Yakın çemberinizde ASKER vardır.

Öyle her görüşmeyi yapamaz, telefonunuzu o kadar rahat kullanamazsınız. Hemen yanıbaşınızdaki o Yaver; "orduda Albay bolluğu var, bir tane de burada dursun" dendiği için orada durmaz.
Bahçenizde Muhafız Alayı bulunur; muhafızın alayı değil.
MücahİT'iniz Arslan'ınız o kadar rahat hareket edemez.

Bu nedenle TUSİAD'ın; "bizi bırakma, senden iyi hizmet edenini bulamayız" diye çırpınması yersiz.

Bu nedenle biz başından beri Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmayacağını; daha doğrusu istese de olamayacağını söyleyip duruyoruz.

Karizmasını kiralayıp onu Başbakanlığa taşıyanların; onun bu dengeleyici hizmet yeteneğine ihtiyaçları var ve o yüzden ona 11. Cumhurbaşkanlığını değil; 1. Başkan makamını layık görüyorlar.

Servisler psikolojik profilini bacak bacak üstüne atış tarzına kadar çözmüşler.

"tarih" ve "Atatürk" kompleksini çok doğru okuyorlar.

"sen Başkanlık sisteminin ilk Başkanı ; Atatürk gibi yeni bir paradigmanın lideri olacaksın"

diye fısıldıyorlar kulağına. Cezaevindeyken başlayan formasyon devam ediyor; Tayyip 2.0 yükleniyor bünyeye.

Bu arada Tayyip Erdoğan'ı başbakanlığa taşıyan güçler ve dinamikler; yeni Cumhurbaşkanını hazırlıyorlar.

Akılları sıra; Cumhuriyet'in son Cumhurbaşkanı; federasyon sistemine geçiş sürecinin refakatçisini hazırlama telaşındalar.

Ve Tayyip Erdoğan sanki bu seçimi tek başına yapıyormuş edalarında çıkıyor ve diyor ki:

"Herkes şaşıracak"

Kusura bakmayın ama kimse şaşırmayacak.

Tayyip Erdoğan'ı Başbakanlığa çıkaranları; Cumhurbaşkanlığı makamından vazgeçirenleri doğru tespit edenlerin şaşırması mümkün değil.

Yeni Cumhurbaşkanı aynen yıllar önce yazdığımız gibi

Hem İsrail'in dostu olacak;

Hem Fetullah'ın;

Hem AB-D'nin BOP Projesinin Türkiye ayağı olan Başkanlık/Federasyon projesine uyumlu olacak;

Hem NATO'ya;

Bir de Kürt asıllı yaptınız mı; değmeyin küresellerin keyfine.

Bunlar özellikleri ama illa da isim istiyoruz diyorsanız bizim falımızda çıkanları olasılık sırasına göre yazalım

1) Afganistan'daki görevi sırasında gerekli formasyonları alan ve küresel dansı nasıl yapacağını çok iyi öğrenen; NATO karnesi pekiyi ile dolu HİKMET ÇETİN;

2) Özelliklerini saymaya bile gerek duymadığımız kadar çok yakından tanıdığınız; asimetrik demokrasinin Türk mucidi HİLMİ ÖZKÖK;

3) Topkapı'da "müze müdürlüğü" görüntüsü altında; "Neo-Osmanlı" projesi çerçevesinde yeni Başkanlık makamı olarak hayal edilen Topkapı Sarayı'nda özel çalışmalar yürüten; ABD ve İngiliz Başkonsolosluğunun gözdesi İLBER ORTAYLI;

4) Dişil güce tapan küresel güçlerin; General Electric'in Garanti'yi satın alması ile Türkiye'de kazandıkları zemini reklamlarındaki "Türkiye'yi kadınlar ele geçirecek" sloganının ötesine taşıyacak, Anayasa Mahkemesi Başkanı TÜLAY TUĞCU.

Bunlardan hangisi olur...biri olur mu?

Fal bu. Üç vakte kadar deyip, üç günden de, üç yıldan da medet ummak olası.

Aylardır milletle dalga geçercesine Cumhurbaşkanı adayını sadece kulağındaki fısıltı ile kendi arasında tutan Tayyip Erdoğan

ve

bu oyunu bozacak tek bir aday bile çıkarmadan her zamanki gibi muhalefet görevini başarı ile yürüten Deniz Baykal'ın yanında bizim falcılığımızın esamesi okunmaz.

Şapkadan tavşan çıkacak ve biz de şaşıracağız.

Bir de o şapkayı büyük hizmet adamı Tayyip'in tuttuğuna inansak.


B.G.
Açık İstihbarat'ın Resmi
E-Posta Grubu
AçıkİstihbaratTürkiye'ye Üye Olun


Açık İstihbarat @ 2007