Genelkurmay Karargahı'nın orta yerinde "siber casusluk" yöntemiyle belge çaldınız...
Yasalar önünde suçlusunuz...
Üstelik, çaldığınız bu belgeyi, ABD'deki bir e-mail adresine gönderdiniz...
Casusluk ve ülkeye ihanet suçundan yargılanmanız için hiç bir engeliniz yok!
Yetmedi...
Yurtdışına yasa dışı yollardan gönderdiğiniz bu belgeler, Utah eyaletinden "ilgili yerlere" servis edildi...
O "ilgili yerler" bu belgenin nasıl Türk ordusunu zor durumda bırakacak şekilde kullanılacağını planladı... Türk Silanlı Kuvvetlerini, yani Türk milletinin gözbebeğini , yani "Peygamber Ocağı"nı halkın gözünden düşürmek amacıyla yabancılarla birlikte planlar yaptınız...
Vatana ihanet amacıyla, uluslararası çete oluşturmaktan suçlusunuz...
Ne yapmış TSK?
"Medya analizi" yapmış.
Aman ne büyük suç!
Kaçacak delik aramak lazım!
Elinizde başka malzeme yok yani?
Ama, Türk milletinin elinde artık sizinle ilgili çok güzel bir malzeme var:
"Türk ordusunu küçük düşürmek amacıyla casusluk yapmak, yabancı devletlerle işbirliği halinde çete oluşturmak!"
Bu suçların mevcut yasalardaki cezasını biliyor musunuz?
Bilmiyorsunuz...Çünkü siz, her şeyi "demokrasi için" yapıyorsunuz...
Bir ülkeniz, bir bayrağınız, bir ordunuz olmadan "demokrasi" dediğiniz şeyin ne işe yarayacağını bilemeyecek kadar şuursuzsunuz çünkü..."Peygamber Ocağı"nın böyle beş paralık kampanyalarla, ucuz tuluatlarla gözden düşürülemeyeceğini göremeyecek kadar ahmaksınız çünkü...
Hem de o kadar ahmaksınız ki...
İçine düştüğünüz duruma bakmadan, hala "Andıç itirafı" diye manşetler atıyorsunuz...
"Yeni Şafak" adlı gazeteye söylüyorum. Bu manşeti telaşından attın sen...Baktın, senden daha akıllı oldukları için işin nereye gideceğini gören "kartel medyası"ndan ses soluk yok; davayı tek başına omuzlamak zorunda kaldın.. Ev sahibini bastıran yavuz hırsız pozuna yattın...
Yediremedin tabii...
Şimdi dava açılacak. ..Medya analizi taslağını Genelkurmay'ın bilgisayar sisteminden yürüten casus ile UTAH'taki patronları ve bunların medyadaki işbirlikçileri bir bir açığa çıkarılacak...
"Andıç yazmak" mı daha büyük suçmuş, yoksa vatana ihanet mi hep birlikte göreceğiz...
Burnunuza sürülecek aklınız varsa, Amerikan filmlerindeki gibi yapın ve "susma hakkınızı" kullanın...
Yazıyı bitirmeden...
"NOKTA" adlı derginin künyesine baktım şöyle bir.. En tepedeki isim, Haluk Örgün...
Haluk Örgün kim mi?
Samanyolu Tv'nin eski Ankara Temsilcisi. Star gazete ve televizyonu hükümetin elindeyken bir ara gökten zembille indi ve "medya grup başkanı" oluverdi. Sonra baktık, bir ay içinde tası tarağı toplayıp ortadan kayboldu...
Bu ani kayboluşun sebebi de o günlerde internet sitelerine bir uçkur davası olarak yansıdı...
Arkadaş, sekreterine "kravatımı bağlar mısın?" teklifinde bulunmuş.... Artık bu teklifi nasıl bir üslup ve tarz içerisinde ilettiyse, kızcağız soluğu savcılıkta almıştı...
Hakkında "cinsel taciz" davası açılması binbir çaba ve rica ile durduruldu ama, görevden alınması da kaçınılmaz oldu...
İşte bu "Gravatçı Haluk" şimdi TSK aleyhine kampanya başlatmak için yırtınan NOKTA dergisinin başında bulunuyor...
Aynı zamanda da Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın apartmanında oturuyor..Subayevleri'ndeki apartmanda komşu komşu geçinip gidiyorlar...
|