Behiç Gürcihan9 Ocak 2007 16:10

MİT'in "Federasyon Tehlikede" Açıklaması Kaç Sene Sonra? - Behiç Gürcihan

MİT; sayfasının bir önceki versiyonunda yeralan; Mustafa Kemal'in bağımsızlığa dair veciz sözünü kaldırmış... ... Sizce; üzerimize gelen tsunamiyi doğru tespit edip; bu tespitin arkasından; "bu tsunamiyi doğru sörf tahtası ve sörf teknikleri ile aşabiliriz" şeklinde konuşan bir zihniyetin öngörü gücüne mi; sörf kabiliyetine mi; muhakeme yeteneğine mi güvenmeliyiz?




OYUN
BOZAN

MİT'in "Federasyon Tehlikede" Açıklamasına Kaç Sene Var?

Behiç Gürcihan
(Kıvanç Değirmenli)

www.acikistihbarat.com

  22.11.2006



100. Yıl Mutabakatı


Irak Tuzağı Yazıları


Diğer Seçme Yazı ve Raporlar

Yazarın Yazı Arşivi

Yazarın Rapor Arşivi


MİT'in şu meşhur açıklamasını bir de sayfalarından okuyayım diye www.mit.gov.tr adresine girdiğimde bir de ne göreyim...

MİT; sayfasının bir önceki versiyonunda yeralan; Mustafa Kemal'in bağımsızlığa dair veciz sözünü kaldırmış, yerine

"Biz Türk Milleti'nin hizmetindeyiz"

cümlesini yerleştirmiş.

Yeni MİT Müsteşarımızı kutlamak lazım.

Devlet içinde AB-D'nin en güvenilir müttefiki konumundaki; İmralı'daki İ.T.'i "teorisyen" olarak algılayanların üst mevkilere yükselebildiği bir kurumun sayfasında Mustafa Kemal'in bir ülkenin nasıl bağımsız olması gerektiğine dair o sözü gerçekten sırıtıyordu.

Yerine; Atatürk'ün ayan-ı beyan niteliğindeki bir sözünün yerleştirilmesi fazlası ile isabetli olmuş.

(Adamcağız bazılarının zannettiğin aksine Cumhuriyet'i Rumlarla kurmadığı için, "Rum Milleti'nin hizmetindeyiz" demeyecekti herhalde)


Fakat Emre Taner'in esas başarısı açıklamada gizli.

Karşımızda istihbaratçı pragmatizminin rafine bir eseri duruyor.

Bir ruh hali ile okuduğunuzda;

"gördünüz mü; ulus devleti ayakta tutmak için neler yapmamız gerektiğini ortaya koyuyor"

demeniz içten bile değil.

Karşı yakadan baktığınızda ise;

"Gördünüz mü; küreselleşmeye dahil olurken ulus devletin risklerini ortaya koymuş; küreselleşmeyi ne kadar doğru okumuş"

yorumuna teşne bir metin sözkonusu.

Yaratıcılığa prim veren ama Türkiye'nin merkezinde bulunduğu coğrafyanın açılımlarını sayarken koskoca bir Afrika'yı es geçen bir metin...

"Uluslararası sistemi ayrıntılı ve isabetli bir şekilde tanımlayıp";

taktik, stratejik ve yüksek stratejik tutumlara sahip olmaktan bahsedip; nedense ayrıntılı ve isabetli tanımlama gereğini bir parantez ile, "kendi konumu ile ilgili" sınırlandırmasına tabi tutan ve küresel efendilere satır arasından çok ince bir,

"merak etmeyin kendi alanımız dışına çıkmayız"


mesajını verme gereği hisseden bir metin...

Öyle bir metin ki;

"Hükümeti uyarıyor" diyenleri de; "statükocu yaklaşıma koyu bir muhafazakarlıkla sahip çıkanlara" yaptığı atıfla "TSK'yı uyarıyor" diyenleri de haklı çıkaracak unsurlarla dolu.

Bu metin sıkı bir yıkama durulamaya tabi tutulduğunda;

sürecin ne yöne dümen kıracağını tespit edemediği için iki tarafa da yontulabilir bir yaklaşımla açığa düşmemeyi garantileyen bir kurumsal kafa karışıklığını mı;

yoksa o makamda kalmak için alt dengelerle üst dengelerin ortasını çok iyi bulmak zorunda olan Emre Taner'in akıllı yaklaşımını mı temsil ediyor söylemek zor.

Küreselleşme ve ulus devlet paradigmaları arasındaki sürtüşmeyi doğru tespit ettiği için kazandığı bonus puanları;

küresel efendilerin kurguladığı oyunda ilk sıralarda yeralmak yarışından başka bir alternatif çözüm üretemeyerek bol keseden harcaması ise metnin arkasındakilerin ciddi bir entellektüel ceryan altında kalıp, kavramsal bir soğuk algınlığına yakalandıklarını gösteriyor.

Sizce;

üzerimize gelen tsunamiyi doğru tespit edip; bu tespitin arkasından;

"bu tsunamiyi doğru sörf tahtası ve sörf teknikleri ile aşabiliriz"

şeklinde konuşan bir zihniyetin öngörü gücüne mi; sörf kabiliyetine mi; muhakeme yeteneğine mi güvenmeliyiz?

İşimiz çok zor.

"Ulus Devlet tehlikede" beyanı yapmak için 80. yaşgününü bekleyen bir kuruma;

AB yasalarının geçmesi için aktif destek verirken neredeydiniz...

İmralı'daki İ.T. üzerinden PKK sorunu federasyon yönünde siyasallaşırken, İ.T.'i astırmayan sizler neredeydiniz...

AB-D; Türkiye'yi de içeren, türevine "BOP" adını verdiği projeyi bir üst safhaya taşırken neredeydiniz...

Bu ülkenin finans ve telekom altyapıları müttefik bellediğiniz istihbari yapıların oyun sahasına dönüşürken nerelerdeydiniz...


Bu ülkede büyükelçiler valileşirken neyle uğraşıyordunuz...


diye sorma hakkımız yok mu?

Proaktif olmadığı günlerin hesabını basit bir açıklama ile geçiştirebileceğini zanneden bir zihniyete;

bu proaktif tavır değişikliğine;

neden birileri Türkiye için ölümcül Kerkük senaryosunu pişirirken gerek duydunuz?

diye sorarsak çok mu ayıp etmiş oluruz.

OYAK Barzani'ye kamyon kamyon çimento taşırken;

Mersin'den İstanbul'a kürdistan'ın finansmanı için hatlar döşenirken;

Diyarbakır kurtarılmış bölgeye dönüştürülürken;

Askerinizin başına çuval geçirilirken;

Proaktif olmak aklınıza gelmedi de;

ABD-İran-İsrail arasındaki danışıklı döğüş savaşta;

Türkiye'yi arada sandviç yapıp ortak düşmanlarından kurtulmak isteyenlerin hazırlamak istediği psikolojik zemine su taşımak için mi birden proaktifliğiniz tuttu?

Geçiniz oradan beyler, baylar...

Yaş ortalamanızı 50'den 35-40'a da düşürseniz...

Dünyanın en esnek istihbari yapısını da kursanız...

Dünyayı "müttefiklerinizin" terminolojisi ve kavramları ile okuyor;

Sizin için başkalarının attığı zarla en iyi oyunu oynamayı strateji;

Kuralları belli satranç tahtasında hamle yapmayı yüksek strateji zannediyorsanız
;

bir 80 sene sonra yapacağınız açıklamanın mesajını şimdiden söyleyelim:

"Federatif Devlet Tehlikede"...

O tarihte açıklamanın orijinalini okumak için sayfanıza girildiğinde ise Mustafa Kemal'in resmini bulup bulamayacağımız ise çok şüpheli.

O yüzden bırakın bu proaktif masalları da;

bu gecikmişliğiniz yüzünden kaybettiklerimizi retroaktif tedbirlerle kurtarmaya bakın siz.

CIA; MOSSAD, MI5, BND, KGB vs. ile Lübnan'da, Çeçenistan'da, Kerkük'te, Afganistan'da, Washington'da ortak çalışmalarınızdan vakit buldukça tabi...



B.G.


Açık İstihbarat'ın Resmi
E-Posta Grubu
AçıkİstihbaratTürkiye'ye Üye Olun


Açık İstihbarat @ 2006