Behiç Gürcihan26 Ekim 2006 11:13

"Maksimalist" vs "Federalist" ve "Push to Eject" Sistemler - Behiç Gürcihan

Daha onbinlerce evladına kasteden PKK'nın uzantılarının, milletin gözünün içine baka baka "baraj istemesine" engel olamayan bir Devlete/Millete o yüzden ıslak Kerkük rüyaları kurduruyorlar. ... Kısacası birileri Anadolu'yu "federalizm" tezi üzerinden Türk Milleti'nin altında çekmeye(Pull) çalışırken... Diğerleri de, "maksimalist" tez üzerinden, Türk Milleti'ni nihayetinde büyüyerek bölünmeye sürükleyecek bir "Kerkük-Musul" hayaline doğru itiyor(Push)




OYUN
BOZAN

"MAKSİMALİST" vs "FEDERALİST" ve "Push To Eject" Sistemler

Behiç Gürcihan
(Kıvanç Değirmenli)

www.acikistihbarat.com

  19.10.2006



100. Yıl Mutabakatı


Irak Tuzağı Yazıları


Diğer Seçme Yazı ve Raporlar

Yazarın Yazı Arşivi

Yazarın Rapor Arşivi


Haznesine yerleşmiş herhangi bir cismi yerinden çıkarmak için doğal refleksinizdir; "çekmek" (pull).

Son zamanlarda daha sık rastladığımız "push to eject" mekanizmalarda ise; haznesinde bulunan bir cismi çekmeye çalıştığınızda direnir ve çıkaramazsınız. Şaşkınlığınız geçtikten sonra "push to eject"(Çıkarmak için itin) yazısını görür ve cismi ittiğinizde arka plandaki yaylı sistemin devreye girerek, kilit mekanizmasını devre dışı çıkarak cismi haznesi dışına ittiğini görürsünüz.

"Pull" refleksiniz zamanla yerini "Push" refleksine bırakır.

Günümüz puştları da "Push" mekanizmasını keşfetmiş durumdalar.

Bir çok noktada, "Pull" siyasetlerine direnen sistemlerin; "Push" siyasetlerine çok farklı bir tepki verdiğini görüyorlar ve hedefledikleri sistemlere yönelik yaklaşımını değiştiriyorlar.

Binlerce yıldır Anadolu coğrafyasındaki haznesi ile kaynaşmış Türk Millleti'nin "bölücülük" ekseninde yürütülen çekip-çıkarma politikalarına verdiği direnci; arka planda oluşan ve kontrol edemedikleri devlet içi ve devlet dışı akımların farkındalar.

Bu politikaları daha uç noktalara taşıdıkları noktada, "kontrollü kaosun", kontrolsüz kaosa dönüşeceğini ve bugüne kadar sadece karikatürize gölgelerini gördükleri Türk Derin Devleti'nin nasıl balyoz gibi kafalarına ineceğini de çok iyi biliyorlar.

Çeke çeke geldikleri, kilit mekanizmalarını esnetebildikleri durum ortada.

Ve makro planları açısından fazla vakitleri kalmadı.

Planları gereği; 2012'ye kadar bu işi sadece Anadolu değil, bütün coğrafyalar üzerinde bir sonraki safhaya taşımaları gerekiyor.

İşte "federalizme" karşılık "maksimalizm" bu noktada devreye giriyor.

Daha Anadolu'daki maden envanterinden doğru düzgün haberi olmayan;

Daha çoluğunu çocuğuna doğru düzgün yiyecek, eğitim, sağlık sağlayamamış;

Daha onbinlerce evladına kasteden PKK'nın uzantılarının, milletin gözünün içine baka baka "baraj istemesine" engel olamayan bir Devlete/Millete

o yüzden ıslak Kerkük rüyaları kurduruyorlar.

O yüzden Yalçın Hoca'nın;

"Kerkük'e Musul'a hakim olamayan Diyarbakır'a hakim olamaz"

şeklindeki beylik tezi müstesna istihbaratın el fenerleri ile özellikle bir aydınlatılıp, kamuoyunun gözüne sokuluyor bugünlerde.

O yüzden;

Hulki Cevizoğlu programlarında "Büyük Türkiye Projesi" başlıkları altında Musul ve Kerkük'ü içine alan haritaları ekrana taşıyor...

Ekranına düşen, "Bölünmüş ABD" haritalarını ise gündeme bile getirmiyor.

Kısacası birileri Anadolu'yu "federalizm" tezi üzerinden Türk Milleti'nin altında çekmeye(Pull) çalışırken...

Diğerleri de, "maksimalist" tez üzerinden,

Türk Milleti'ni nihayetinde büyüyerek bölünmeye sürükleyecek bir "Kerkük-Musul" hayaline doğru itiyor(Push)


Kerkük'teki petrol ve Türkmen kardeşlerimiz üzerinden geliştirilen ve

Yalçın Hoca gibi bulaşıcı beyinlerin "Paşa Hazretlerine" yaptığı konuşmalarla desteklenen bu sürecin Türkiye'yi götüreceği nokta felaket.

Ama kimin umurunda.

Anadolu'daki cevherini doğru düzgün çıkaramayan;
çıkardığını özel üretim anlaşmaları (PSA) ile yabancılara peşkeş çeken ve
Anadolu dışındaki en meşru karakolu olan Kıbrıs üzerindeki haklarını bile "resmi devlet projesi" AB yoluna feda edenlerin;

Kerkük-Musul edebiyatı üzerinden gaza gelmeleri bu Millet'in düşeceği en ironik tarihi tuzak olacaktır.

Baydemir'in barajları; Yalçın Küçük'ün Kerkük'ü istediği...

MİT 2. başkanlarının İ.T.'i ideolog; Genelkurmay tasdikli "stratejist" Ercan Çitlioğlu gibilerinin Barzani'yi stratejik müttefik ilan ettiği...

AB istedi diye Kıbrıs'ı verirken, NATO istedi diye Kerkük'e gireceğimiz günlere hazır olun...

Türk Milleti'ni Anadolu haznesinden birileri
"Pull", birileri "Push" yöntemi ile çıkarma gayretlerini yoğunlaştıracak.

Kerkük'ü gösterirken; Diyarbakır'ı kaybettirebileceğini zanneden Hokkabaz'ın Anadolu turnesi yeni numaralarla sürecek...


B.G.



Açık İstihbarat'ın Resmi
E-Posta Grubu
AçıkİstihbaratTürkiye'ye Üye Olun


Açık İstihbarat @ 2006