|
Edip Paşamızın Ralston'ın elini avuçlarının içine almış şefkatle sıkıp, "terörle mücadele pozu" verdiği günlerde;
Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek de; Washington'da "terörle mücadele" konferansında CIA ve FBI ile terörle mücadelede işbirliğine devam edeceklerini gururla duyuruyordu.
Zaman gazetesi de Ramazan Bey'in bu CIA-FBI sadakatinden gurur duymuş olacak ki geniş yer ayırmıştı.
Kavramların travestileştiği bir ortamdayız yadırgamadık.
Fakat biz yine de bu devleti yönetme iddiasında olanlara; ABD'nin nasıl terörle mücadele ettiğine dair yakın tarihten bir anektod aktaralım :
Hikayemizin kahramanı Montesinos...
Şu anda 60 yaşında olan bu Peru'lu zat 1976 yılında CIA'ye bilgi satmak suçundan ordudan atılıp, hapse giriyor. O sırada CIA'in başında Baba Bush var.
Hapis sonrasında Montesino hukuk okuyup, uyuşturucu kaçakçılarının avukatlığına soyunuyor ve 1990'larda Başkan Alberto Fujimori'nin sağ kolu haline geliyor.
Kameramızı Peru'dan Lübnan'a çevirelim...
"Ölüm Tüccarı" lakabına sahip Lübnanlı Ermeni Sarkis Soghanalian; 100.000 AK-47 tüfeğini Ürdün'den temin ediyor ve bir Ukrayna uçağı ile Colombiya'nın yağmur ormanları üzerinden paraşütle Kolombiya'nın terör örgütü Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'ne (FARC) atıyor.
Sene 1999.
Bu silahların parasını Brezilya'nın en korkulan uyuşturucu tüccarı Luiz Fernando Da Costa sağlıyor ve ödemesini FARC kendisine 20 ton kokain olarak yapıyor.
Peki Perulu Montesino'nun bu işle alakası ne?
Montesino ile ilgili soruşturmayı yürüten savcı Ronald Gamarra için bu bağlantı çok net.
Sözkonusu silah ticaretini ayarlayan bizzat Montesino'nun kendisi.
CIA'in Peru'daki adamı...
Resmin esas garip yönünün altını çizelim.
ABD Kolombiya hükümetine FARC gerilları ile savaşsın diye yardım sağlıyor ve FARC aynen PKK gibi ABD'nin terörist grup listesinde.
Peki CIA'in Peru'daki has adamı Montesino'nun bu silah ticaretini CIA'den habersiz yapması olası mı?
Silahları temin eden Lübnan'lı Ermeni Soghanalian'a göre bu imkansız :
| Ürdün hükümetinden silah satışı için lisans almaya gittiğimde, ABD askeri istihbaratına da ve CIA'e başvurdum. Bunun ABD'liler için hassas bir politik alan olduğunu biliyordum. |
Silahları sevketmeden önce Ürdün hükümeti ile birlikte ABD Askeri İstihbarat ve CIA ile koordine eden Soghanalian'ın son cümlesi çok net :
CIA'in haberi olmasaydı, bu ticareti gerçekleştirmezdim |
Ürdün Dışışleri Bakanlığı protokol müdürü Atef Halasa da; yetkililerin ABD'ye haber vermeden silahların çıkışına izin vermeyeceklerini doğruluyor.
Konu ile ilgili CIA'in Peru'daki büro şefi Robert Gorelick, Peru mahkemelerine çıkmayı reddediyor.
Halbuki Montesino 2002'de verdiği ifadesinde Gorelick ile haftada 2-3 kez buluştuğunu söylüyor.
Gördüğünüz gibi;
resmi olarak terörist ilan edip, Kolombiya'ya "terörle mücadele" desteği verdiği bir örgüte;
perde arkasından silah temin eden bir ABD ile karşı karşıyayız.
Size bir şey hatırlattığına eminiz...
Ama terörle mücadele için Ralston'un elini sıkan; Washington'da konferansa katılanlara bir şey hatırlatmayacağı kesin.
Neyseki Peru'da savcılar var da...
Sakal eksikliğimizi bilgi ile tamamlamıza yardımcı oluyorlar.
Tabi bu bilginin bazıları için hiç bir faydası yok.
Çünkü onlar ön planda Millet'le dalga geçercesine "ABD ile elele terörle mücadele ederken"; arka planda nelerin döndüğünü bal gibi biliyorlar da Millet'in önüne çıkıp anlatacak cesaretleri yok.
Dolayısı ile CIA'in yatak odalarını gözetlediğinin kanıtını sunsak bile terörle mücadelede CIA ile işbirliği tablosundan vazgeçemezler.
Buna rağmen; küresel çetenin yarattığı dinamiklerden beslenip bu ülkenin geleceğini basiretsizlikleri ile zehirleyenlerin çok dikkat etmesi gerekiyor.
Artık Peru'da çözülmeye başlayan zincirin ucu buraya kadar gelebiliyor...
Yükseltmeyi değil, yükselmeyi şiar edinenlerin kulağını dört açması lazım...
Kaotik bir çağda; okyanus ötesindeki kelebeğin kanat çırpışı kafanıza fırtına olarak binebilir.
Marc Grossman'ın bir yanlış cevabı, sizi o hedeflediğiniz ve elde etmek için her türlü PR desteğini almak için şimdiden hazırlığa başladığınız o koltuktan edebilir...
Baybaşin'in İngiltere'deki sorgusunda verdiği bir isim; göstermelik yolsuzluk mücadelelerini okul müsameresine dönüştürebilir...
Ya da çok basit bir sorunun cevabı ....
"Abdullah Öcalan neden diğer suçlarının yanında uyuşturucu suçu ile de suçlanmadı" |
bütün kahramanlık hikayelerini sil baştan yazdırabilir.
Bir tek Şehitler kalır baki.
Ve sizleri ayağının altına alacak Şehit Anaları.
B.G.
|