|
Geçenlerde derin Üsküdar; yerel gazetedeki bir habere dikkat çekti.
|
Namazını Gülen Kıldıracak |
başlıklı habere göre;
Ecevit eşi Rahşan Ecevit'e
| Senden önce ölürsem beni bir mezarlığa gömmeyin. Öyle bir yere gömün ki, kimse orda mezarım dahi olduğunu bilmesin. Taş bile olmasın mezarımda |
vasiyetinde bulunmuş. Üsküdar gazetesi bu noktada bir gazetecilik kurnazlığına başvuruyor ve Ecevit'in yukarıdaki sözlerini ("") içinde verdikten sonra, cümleyi,
| Ecevit'in cenaze namazını da Fethullah Gülen Hocaefendi'nin kıldırmasını istediği söyleniyor |
şeklinde sona erdiriyor.
Farkındaysanız Ecevit kimsenin umurunda değil.
İktidardayken bile; masonik yapının müstesna isimlerinden Haberal'ın özel hastanesinde uygulanan "tedavi" ile yaşayan bir ölüye dönüştürülen Ecevit'in;
bugün resmi olarak bir türlü ölemeyen bedeni üzerinden de birileri yine yeni bir siyaset kurgulamaya çalışıyor.
Ecevit'in namazını Fetullah Gülen'in kıldırması yönünde vasiyeti olup olmadığı kesin değil ama birilerinin, Ecevit'in resmi ölümü ile Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönüşünü senkronize ederek,
bunun üzerinden Gülen'in Türkiye'ye yumuşan iniş yapmasını sağlamaya çalıştığı kesin.
Kocası yarı ölü bir halde yatarken yanıbaşında durmak yerine; kapı kapı dolaşıp "solda birlik" arayan Rahşan Ecevit ise bu senkronizasyonu sağlamaya çalışanların en büyük güvencesi.
Rahşan Ecevit; Ecevit'in yanına iliştirilmiş bir İngiliz istihbaratı elemanı olamayacağına göre;
bir eş; bir kadın; bir hayat arkadaşı olarak;
dünya siyasi tarihin en postmodern sevgisizlik tablolarından birine imza atıyor.
Hatırlarsanız;
29 Mayıs'ta Zaman gazetesinin manşetine;
TOBB Genel Kurulu için biraraya gelen Ağar, Erdoğan ve Baykal'ın, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile elele çekilen resmi yerleştirilmiş ve üstüne
|
Türkiye'nin Özlediği Tablo |
başlığı atılmıştı.
Laiklik denilince mangalda kül bırakmayan ama nedense bugüne kadar Masonlar ve Fetullah gibi iki tarikat hakkında bir çift laf edememiş olan Baykal'ın;
Ağar ve Erdoğan'la birlikte aynı kare içine sokulduğu o tablo birilerinin aklındaki siyasi senaryonun da deşifrasyonunu içeriyordu.
Türkiye'de yargının gerektiğinde nasıl hızlı işleyebileceğini son Şemdinli davasında gördük.
Gülen'in dönüşü için Gülen'le ilgili kararın ne hızla kesinleşeceğini bilemeyiz.
Gülen'in; Ecevit'in vefatının resmileştiği noktada,
herşeye rağmen, onu daha da kahramanlaştıracak, göstermelik bir tutuklanmayı da gözönüne alıpTürkiye'ye dönüp, cenaze namazını kıldırması durumunda oluşacak sahneyi gözünüzde canlandırmanızı istiyorum...
En önde merhum Ecevit...
Hemen yanıbaşında cenaze namazını kıldıran Fetullah Gülen...
ve devlet töreni olacağı için
Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı veya temsili askeri erkan ile birlikte
Baykal'dan Erdoğan'a bütün parti liderleri arkada dizilmiş durumda...
ve tabi Cüneyt Zapsu'nun eşinin bıraktığı yerden tamamlamak üzere en ön safta yer tutan
Rahşan Ecevit...
İşte Neo-Osmanlı senaristlerinin özlediği tablo...
Hep beraber er kişi niyetine El-Fatiha...
Anlayacağınız Ecevit'in cenazesinde
sadece Ecevit'in ruhuna El-Fatiha okumayacağız.
Neo-Osmanlı hayalleri kuran Anglo-Sakson-Siyonist cephenin İsa'nın Son Akşam Yemeği tadında kurgulayacağı bu tabloda;
Cumhuriyet'in ruhuna El - Fatiha okunuyor olacak ama okuyanlar dahi farkında olmayacak.
Neyse ki birileri bu tabloyu uzakdan izliyor ve kaydediyor olacak.
Herkesi bekleyen tarihi süprizin bilincinde olarak.
B.G. |