Behiç Gürcihan23 Haziran 2006 02:53

DEVLETSİZLİK KAVŞAĞINDA ADAM PAZARI - Behiç Gürcihan

İnsanla toplumun/kamunun kesiştiği kavşakta kurulur Devlet ve toplumu oluşturan insanlar içlerinden seçtikleri ADAM'lara emanet ederler bu Devlet'in yönetimini. ADAM'a emanet ederler çünkü o kavşağıancak ADAM olan adilane ve farklı yönlerden gelen insanları kişisel menkıbelerine doğru hareket ederken Millet'in menkıbesine hizmet edecek bir vizyonla yönetir. ADAM'ın ölçüsü; ne kalıbıdır... ne üzerindeki üniforma...ne de altındaki makam... İnsanlık ve Vatan ne üniformalar görmüştür içinde ADAM yok...Ne ADAM'lar görmüştür altında makam yok...Geldiğimiz noktada; Devletimiz ve Milletimiz adına ADAM arayışı; kalıbına, üniformasına, makamına bakıp da ADAM zannettiklerimizinADAM olmadığını anladığımız noktada hız kazanmıştır.


İnsanla toplumun/kamunun kesiştiği kavşakta kurulur Devlet ve toplumu oluşturan insanlar içlerinden seçtikleri ADAM'lara emanet ederler bu Devlet'in yönetimini.

ADAM'a emanet ederler çünkü o kavşağı
ancak ADAM olan adilane ve farklı yönlerden gelen insanları kişisel menkıbelerine doğru hareket ederken Millet'in menkıbesine hizmet edecek bir vizyonla yönetir.

ADAM'ın ölçüsü;

ne kalıbıdır...

ne üzerindeki üniforma...

ne de altındaki makam...

İnsanlık ve Vatan ne üniformalar görmüştür içinde ADAM yok...

Ne ADAM'lar görmüştür altında makam yok...

Geldiğimiz noktada; Devletimiz ve Milletimiz adına ADAM arayışı;

kalıbına, üniformasına, makamına bakıp da ADAM zannettiklerimizin

ADAM olmadığını anladığımız noktada hız kazanmıştır.


Fakat bizim ADAM arayışımız;

Atlantik localarının,

Edelman'dan, İlhan Selçuk'a kadar bir çok isimle başlattığı "3. Adam "etiketçiliği ile asla karıştırılmamalıdır.

3. Adam etiketçiliği aslında 1. Adam kolaycılığını da içerir.

Bu korsan prestij ve itibar nakli
;

koskoca bir Cumhur'a ait Cumhuriyet ismini;

40 bin tirajlı gazetesi ile özdeşletiren bir isim için makuldür ama ADAM'lık mıdır tartışılır.

Atatürk'e benzeyen portreler yaptırarak;

Atatürk'ün Adam'lığından paye almak isteyen Erdoğan'ın Göbbel kurnazlığı ile;

bir ülke parsel parsel satılırken Çankaya'dan bile çıkmamış bir Cumhurbaşkanı'nı,

ülkesi işgal altındayken apoletini söküp; "kelle koltuk" dolaşan bir ADAM'ın kulvarına sokan Selçuk'un şark kurnazlığı ne benzeştir aslında.

Aydınlanmayı; kemanın teli, balerinin bacağında arayan İlhan Selçuk'la;

Kurtuluşu; imamın feri, Hikmetyar'ın dizinin dibinde arayan Tayyip Erdoğan;

hep o ADAM arayışının kurnaz tüccarlarıdır aslında.

1950'ye kadar Türkiye ve Fas'ı "Büyük Almanya" topraklarına katmayı planlayan; tarihçi Dr. O Tannenberg'in 1911 tarihli "Büyük Almanya" projesi de;

2020'ye kadar Türkiye'yi küresel planlarının askeri ve bürokratı ile sadık bekçisi konumuna getirmeyi amaçlayan "Büyük ABD" projesi de;

ADAM'sızlıktan dilimizin dimağımıza yapıştığı dönemlerde;

kendilerini ADAM zannedenleri kullanmayı çok iyi bilmiştir.

Nazi Almanya'sını öven Cumhuriyet'in;

1990'lara gelindiğinde; Uğur Mumcu gibi bir ADAM'ı katledenlerin peşine gitmek yerine, MOSSAD'ı perdeleme pahasına kamuoyuna "İran öcüsü" servisi yapması da;

2006'ya gelindiğinde, Ankara'daki loca toplantıları sonrasında; "emekçi" görüntüsü ile uyuttuğu kitlelere
"3. Adam servisi" yapması hep tutarlı bir çizginin ürünüdür.

Cevaplanması gereken soru şudur.

"Mumcu'nun kanı yerde kalmayacak" diye söz veren Demirel'i bu sözünden mesul tutmayan ve bir de üstüne üstlük;

"dincinin karşısına dindar" denklemi üzerinden Tayyip Erdoğan'ın karşısına oturturken en ufak bir vicdan azabı çekmeyen İlhan Selçuk ADAM mıdır ki;

3. Adam'ı belirlesin?


1900'lerin başında yine bu coğrafyada Almanya-İngiltere ekseninde açılan Adam Pazarı;

2000'lerin başında Washington-Kudüs ekseninde;

bu sefer tezgahı; Adamsızlığın kilitlediği Devlet kavşağında kurmuştur.

Millet'e bir çok " Adam müsveddesi"; Adam diye yutturulacaktır.

Kimi BOP haritalarının önünde, "Türkiye'nin Özlediği Tablo" başlıkları altında ;

kimi Mustafa Kemal'in resmi önünde;

"egemenlik devrini" tartışmaya açarken

ADAMlık iddiasına soyunacaktır.

Mesih'i bekleyen salaklar da

Mesih'i bekleyen salaklardan icazet bekleyen satılıklar da


....

kısacası tam bir pazar yeridir Devlet'sizlik kavşağı.

İlhan Selçuk da Tayyip Erdoğan da

ADAM'ı değil ama pazar yerini doğru tespit etmişlerdir.



B.G.