Behiç Gürcihan10 Haziran 2006 14:35

Bre Deyyus, Sen Kendini Bilirsin : Ya Satılıksın, Ya Salaksın! - Behiç Gürcihan

Sen kendini bilirsin...Benim Devleti'min ve Milleti'min makamlarında oturmakta...Çocuğumun boğazından, geleceğimden kestiklerimle beslenmektesin... Altındaki arabada... Üstündeki çatıda benim... Ama sen kendini bilmez hallerde...Köpekliğini erdem; tasmanı ödül zannedersin...Çünkü Sen...  Ya Satılık Ya Salaksın!AB'nin bir bu Millet'in yüzüne tükürmediği, bir de altındaki donu almadığı kalır...ama sen utanmadan Millet'e AB hayali pazarlamaya, pazarlayanların çantasını taşımaya devam edersin...Çünkü sen ya Satılık ya Salaksın!


Sen kendini bilirsin...

Benim Devleti'min ve Milleti'min makamlarında oturmakta...

Çocuğumun boğazından, geleceğimden kestiklerimle beslenmektesin...

Altındaki arabada...

Üstündeki çatıda benim...

Ama sen kendini bilmez hallerde...

Köpekliğini erdem; tasmanı ödül zannedersin...

Çünkü Sen...

Ya Satılık Ya Salaksın!


AB'nin bir bu Millet'in yüzüne tükürmediği, bir de altındaki donu almadığı kalır...

ama sen utanmadan Millet'e AB hayali pazarlamaya, pazarlayanların çantasını taşımaya devam edersin...

Çünkü sen ya Satılık ya Salaksın!

Duvarında Mustafa Kemal'in resmi...

Yakanda ticaretini yaptığın rozeti...

O katran diline hiç yakışmayan söylevi var...

Ama Egemenlik devrini medeniyet ve kalkınma olarak sunarsın...

Çünkü sen ya Satılık ya Salaksın!

Patrikhane yabancıları Sinod Meclisi'ne atayıp, şeriat mahkemeleri kurar...

Ama sen bu ülkenin evladını başörtüsü takıyor diye;
bir de " bez parçası" söylemleri ile aşağılayarak, devletinin okuluna girmesin diye haykırırsın...

"Bir kaç santimetrekarelik kağıt uğruna";
"bir metrekarelik bez parçasını" şeriat tehlikesi ilan ederken;

onbinlerce dönümü kendi şeriatları için kapatanları; banka satın alanları gözlerden kaçırırsın...

Çünkü sen ya Satılık ya Salaksın!


İş para toplamaya, adam devşirmeye geldi mi Hz. Muhammed'i dilinden...

Allah'ı duvarından indirmezsin...

Ama villalarında oturup, "jeep"lerinle gezerken; Firavunları bile kıskandırırsın...

Çünkü sen ya Satılık , ya Salaksın!

Irak'ta soydaşlarının, din kardeşlerinin ırzına geçenler, geleceğini karartanlar;

Topraklarımızı yol geçen hanına çevirirler;

Irak'taki cesetler sıcakta çürürken susuzluklarını üzerine markanı bastığın benim suyumla giderirler;

ama sen utanmadan karşıma çıkıp barış;kardeşlik ve demokrasi nutukları atarsın...

Yurdumun semalarındaki uçak; üslerindeki asker seslerini duymam zannedersin...

Çünkü sen ya Satılık, ya Salaksın!

Seni adam yerine koyanların salonlara toplanmasını fırsat bilip;

"Kalkınma", "yeni çağın gerekleri", "modernleşme" ve üzerine en az bir gömlek fazla gelen şaşalı kavramlardan sözedip;

Değişim Dogmasının Değişmez Papazlığına soyunmuşken;

ülkenin her türlü altyapısı;

yüzyıllık değişmez ülküleri doğrultusunda hareket eden küresel çetelerin eline geçer; görmezden gelirsin...

Çünkü sen Ya Satılık Ya Salaksın!

Bu Millet'in evlatları başlarını bir çatı altına sokabilmek için,

küresel tefecilerin önünde kuyruklara girer, geleceklerini ipotek altına alırlar;

Sen AB istiyor diye; binlerce dönüm araziyi kilise görüntüsü altında bir imza ile bir kaç papaza teslim edersin...

Çünkü sen ya Satılık ya Salaksın!

Askerinin başına çuval geçirilir...

Ordumuz izinsiz operasyon yapamaz hale gelir...

ama sen "uluslararası yükümlülükler" başlığı altında;

askerini; askerinin başına çuval geçirenlerin emrine jandarma olarak vermeyi savunursun...

Bunu yaparken üstelik utanmazsın...

Çünkü sen ya Satılık ya Salaksın!

CIA, MI6, MOSSAD, BND, KGB vs. herzeleri çekirge sürüleri gibi her deliğe girip çıkar;

kendini vali zanneden Büyükelçiler yasalarına müdahil olmaktan, etnik örgütlenmeye kadar binbir fesata bulaşır;

ama sen o sadık boynunu bir kez olsun dik tutmayı;

o uyumlu dilini bir kez olsun soktuğun delikten çıkarmayı düşünmezsin...

Millet hak aramaya kalktığında ise;

eğilmekten tutulmuş boynunu kaldırıp; "devletin bekaası" adına aslan kesilirsin...

"Dışarıya Devlet, Vatandaşına Emret" olacağına...

"Dışarıya Emret; Vatandaşına Devlet"

prensibini kendi bekaanın temel direği olarak korursun...

çünkü sen ya Satılık, ya Salaksın!

Çiftçinin toprağı sürecek hali...

Memurun çocuğunu okutacak takati kalmamıştır...

Topluma daha fazla kaynak ayırmayı "populizm" yaftası ile aşağılarken;

Milyarlarca doları bir kaç yüz tane aileye akıtmanın "elitizmini"

"ekonomi", "piyasa" diye Millet'e yutturmaya çalışırsın...

Çünkü sen ya Satılık; ya Salaksın!


Bu ülkenin namuslu evlatları;

Devleti ve Millet'i yüceltmek adına hayatlarını, canlarını harcarken;

Küresel zorbanın gözüne kestirdiği sen,
olsa olsa yurtdışında harcırahını harcar;


"geleceğin lideri" tasmasını boynuna taktırmak için yarışırsın...

Sen;

Bu Devlet'in ve Millet'in binlerce evladı;

Senin gibilerin varlığına rağmen;

inatla, sabırla, bu topraklara fidanken düşmüş şehitlerin hatırına;

önündeki çorbaya namusuyla bir kaşık çalmaya çalışırken bile;

hiç bir şey yapamazsan;

sinek olup içine düşersin.

Sen;

bu Millet'e;

bir metrekarelik başının örtüsünü;

bir dönüm toprağı;

bir buçuk metrekarelik bayrağı;

bir kaç yüz metrekarelik evi;

bir karışlık mezarı bile;

çok görürken;

"cebindeki" bir kaç santimetrekarelik kağıt parçalarının sayısını hiç yeterli bulmazsın.

Bre Deyyus;

İsmini yazmıyorum diye sanma ki muafsın...

Tek tek, isim isim bilinmektesin...

HESAP GÜNÜ geldiğinde...

Salaklığın da kurtaramayacak seni...


Yol Yakınken Dönesin!

B.G.