Behiç Gürcihan25 Mayıs 2006 06:42

BELGELER SORUYOR: "FETHULLAHÇI" EMNİYETÇİ DANIŞTAY CİNAYETİNİ NEREYE KADAR ARAŞTIRIR? - Behiç Gürcihan

Emniyet İstihbaratı'nın kadrajın ortasına oturttuğu Muzaffer Tekin fotoğrafları üzerinden kamuoyuna yapılan servis sürerken; Açık İstihbarat olarak yaptığımız araştırmalar; Danıştay saldırısının arkasında iki ana odağa çıkartıyor bizi... Bir tarafta "Fethullahçı" olarak adlandırılan odakları...Öbür tarafta Masonik yapıları buluyoruz...İşin ilginci Masonik yapılarla, Fethullahçı yapılar arasındaki köprüyü sağlayanlar hep Rize eşrafından...(Bu konuyu ileriki yazılarda daha fazla açacağız) O yüzden; Danıştay'da tetik düşüren veledin saldırıdan önceki günlerde sürekli ziyaret ettiği Maslak'taki şeyhin"Said-i Nursi'nin öğrencisiyim" sözleri ile...Danıştay'daki saldırı öncesinde bozulacağı tutan kameralar ve kayıt sistemi ile ilgili Oyak Güvenlik'in apaçık teknik bir yalan söylemesi bizim için ayrı bir anlam taşıyor.


Emniyet İstihbaratı'nın kadrajın ortasına oturttuğu Muzaffer Tekin fotoğrafları üzerinden kamuoyuna yapılan servis sürerken;

Açık İstihbarat olarak yaptığımız araştırmalar;

Danıştay saldırısının arkasında iki ana odağa çıkartıyor bizi...

Bir tarafta "Fethullahçı" olarak adlandırılan odakları...

Öbür tarafta Masonik yapıları buluyoruz...

İşin ilginci Masonik yapılarla, Fethullahçı yapılar arasındaki köprüyü sağlayanlar hep Rize eşrafından...
(Bu konuyu ileriki yazılarda daha fazla açacağız)

O yüzden;

Danıştay'da tetik düşüren veledin saldırıdan önceki günlerde sürekli ziyaret ettiği Maslak'taki şeyhin

"Said-i Nursi'nin öğrencisiyim" sözleri ile...

Danıştay'daki saldırı öncesinde bozulacağı tutan kameralar ve kayıt sistemi ile ilgili Oyak Güvenlik'in apaçık teknik bir yalan söylemesi

bizim için ayrı bir anlam taşıyor.

Bu anlamı güçlendiren somut done ise;

soruşturmayı yürüten Emniyet ekibinin bizzat merkezinde yeralıyor.

Kimden mi sözediyoruz...

Tabi ki Emniyet İstihbarat Müdürü Ramazan Akyürek'ten...

Zzamanında Vali Erol Çakır tarafından siciline düşülen
Fethullahçı notunun inandırıcılığı; görev yerlerinde Fethullah'la ilgili dosyaları nasıl bloke ettiğine dair anlatılan anektodlarla desteklenmiyor değil.

Fakat Danıştay soruşturması ile ilgili bizi asıl kaygılandıran unsur farklı.

Size devletin resmi bir belgesinden bir satır sunalım...

Belgenin tarihi : 16 Temmuz 2001
Konu : Asya Finans
Belgenin Yollandığı Yer : DGM Cumhuriyet Savcılığı

Ne mi Yazıyor...

Asya Finans isimli kurumun halka yüksek faiz karşılığı krediler verdiği ve geri ödemeleri temin etmek için silahlı çete oluşturmak suretiyle zor kullanma ve tehdit yolu ile para tahsilatı yaptıkları bildirilmiştir

Yanlış okumadınız...

Asya Finans'ın para tahsilatı için çete kurduğunun tespit edildiğini belirten resmi bir belgeden sözediyoruz.

Bu resmi belge sonucunda İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi; sözkonusu çetenin tespitine yönelik bir çalışma grubu kurulmasına karar veriyor.

Sonra mı ne oluyor...

Gelin yine 10 Temmuz 2002 tarihli resmi bir belgeden okuyalım:

Fethullah Gülen grubunun Emniyet içerisindeki etkinliği özellikle İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Daire Başkanlığı'nın teknik takip birimlerinde odaklanmaktadır.

Bu nedenle ilgili birimlerden habersiz dinleme ve izleme faaliyetlerinde bulunulması başlangıçta planlanmış ancak 30.10.2001 tarihli ekte sunulan talimatnamenin 8. maddesinin "h" ve "ı" bendelerine göre bu birimlerden habersiz, yargı kararı da olda teknik takip ya da izleme yapılması imkansız hale getirilmiştir.

Bu talimatnamenin de esasen bu grubun girişimleri ile çıkartıldığı kanaati tarafımızda mevcuttur.


Gördüğünüz gibi;

Fethullahçı olarak bilinen Asya Finans'la bağlantılı çalıştığı belirtilen bir çeteye yönelik istihbarat çalışmasının;

Emniyet içindeki Fethullahçı odaklar tarafından engellendiğine dair resmi bir şikayetle karşı karşıyayız.

Daha da vahimi;

Asya Finans'la bağlantılı çalıştığı belirtilen bu çetenin;

aslında;

"Fethullahçı" Emniyetçilerin başında bulunduğu
12 kişilik bir çekirdek olarak işe başladığı yolundaki somut iddialar.

Hatta bir isimleri bile var:

Şahinler Grubu

Eminiz Ramazan Akyürek; bir istihbaratçı olarak, bu Şahinler Grubu'nun başındaki ismi çok iyi biliyordur.

Şahsen biz;

Fethullah Gülen gibi;

"Türkiye'yi koruması gereken güçlere gönül koymaktan" başka bir düşüncesi olmayan bir fikir , gönül ve duygu adamının;

tutup kendine özel bir çete kuracağına asla ihtimal vermiyoruz. Olsa olsa ondan habersiz; onun ismini kullanan bir vezirler kadrosu ile karşı karşıyayız.

Fethullah akıllı bir adam...

Böyle bir yapı kurup;

ondan sonra...

Necip Hablemitoğlu'ndan, Danıştay cinayetine kadar bir çok tetikçiyi Şahinler grubu ile bağlantılandıran

iddialarla boğuşmanın onu ne kadar yıpratacağının;

gözü yaşlı diyalog çalışmalarının nasıl zarar göreceğinin fazlası ile idrakinde.

Fakat bizim korkumuz;


Muzaffer Tekin
'i resmin ortasına oturtup;

kartvizit ve telefon dedektifliği üzerinden,

Alpaslan Aslan'la ilişkilendiren ve buradan yola çıkarak

devasa bir çeteyi ortaya çıkarma başarısını gösteren
Emniyet'in;

Alpaslan Aslan'ın

Maslak'ta sürekli görüştüğü Nurcu şeyh bağlantısı
üzerinden

Fethullah Gülen'i de resme dahil etmesi.

Düşünsenize rezilliği...

2001 yılında hakkında istihbarat çalışması yapılması engellenen ve

aralarında Fethullah Gülen'in İstanbul ili imamı Ahmet Karabey'in de olduğu ekibin resmi belgelerdeki tanımı ile "finansal sorumlusunun"

Asya Finans'ın ortakları arasında olduğu ortaya çıksa.

Sonra Emniyet orada da durmayıp;

Danıştay'ın iptal ettiği liman ihalelerinden, enerji ve özelleştirme ihalelerine kadar bir çok davanın dökümünü yapıp;

bu ihalelerle önleri kesilen küresel ve yerli baronların kesişme noktasında;

Fethullah'a yakın sermaye odaklarıyla, masonik sermaye odaklarının olduğunu tespit etse...

Yazık olmaz mı hayatını insanların aydınlanmasına ve diyaloğuna adayan Fethullah Gülen'e.

Yazık olmaz mı onca gönül koymaya.

Soruşturmanın seyrini etkilemek gibi bir niyetimiz asla olamaz. Biz sadece kaygılarımızı dile getirip, düşüncelerimizi ifade ediyoruz.

Kanaatimiz esas resmin;

Zaman gazetesinde yeralan;

"Muzaffer Tekin'in Rus sevgilisi olduğu"

tarzı ipuçlarının arkasında gizlendiğidir.

Kimbilir;

belki Türkiye'deki ulusalcı cephe Rus Mafyası ile bağlantılı bile çıkabilir.

Muzaffer Tekin'i; Veli Küçük'ten sonra

Boris Berezovsky'i ile yanyana gösteren bir fotoğrafını buldunuz mu yer yerinden oynayacaktır.


Böyle bir uydu fotoğrafı olmaması bizi çok şaşırtırdı.

FBI'dan rica ederseniz; eminiz sizi kırmazlar.

Uydu fotoğrafında;

Boris Berezovsky ile Muzaffer Tekin arasında göze batacak mesafeyi ise;

Zaman'a attıracağınız;

"Fotoğrafta Muzaffer Tekin'in Boris Berezovsky'nin bulunduğu ülke yönünde döndüğü gözüküyor"

tarzı bir başlık ile makulleştirebilirsiniz.

Böylece; Danıştay cinayeti sadece Türkiye'deki değil, diğer ülkelerdeki melun çeteleri temizlemek için de bir vesile olur.

Sahi;

Oyak Güvenlik'in silindiğini iddia ettiği sabit disk nerede...


Yoksa milletin evindeki dergi ve kitapların listesini yapıp medyaya servis edeyim derken;

Danıştay'daki kayıt cihazını almayı mı unuttunuz...

Halbuki o görüntülerde...

Said-i Nursi'nin öğrencileri tarafından devşirilen eli kanlı veledleri

bulacaktınız.

Alpaslan Aslan'ı kastediyoruz...

Siz neyi anladınız?

Çok fesatsınız!

B.G.