|
|
2004 Haziranında kaleme aldığımız
Yeni Milis (Çözülme sürecine akıllı direniş için kanın son damlasından önce beynin son hücresine kadar mücadele gereği) |
başlıklı raporda;
| “Güç birliği” sloganı ilk bakışta ne kadar doğru bir slogan olarak gözüksede; temelde, tam da “düşmanın” istediği manevra hatasını bünyesinde barındırmaktadır. Ülke yararına çalışan güçlerin, “tek vücud” olup, bir çatı altında güç birliğine gitmesi, düşmanın karşı dinamiği daha rahat kontrol etmesine, sızmasına ve gerektiği zamanda yoketmesine yarayacaktır. Hedef; bütün gücü tek bir sıklet noktasında toplayan güç birliği değil; sıklet noktasını dağıtan GÜÇ AĞI kurmak olmalıdır |
tespitinde bulunmuş ve
kurşun geleneğinin en sona saklanması gerektiği ve istisnai vakalarla sınırlı tutulması gerektiği;
ve bu ülkeyi kanser gibi saran şebekeler nasıl uzun vadeli bir plan çerçevesinde dünümüze, bugünümüze ve geleceğimize musallat olduysa;
bizlerin de uzun vadeli bir plan çerçevesinde;
toplumun kilit noktalarına;
bilgi, teknoloji, sermaye ve sosyal ilişki alanında faaliyet gösterecek Yeni Milisler yerleştirilmesi gerektiği vurgulanarak
100. Yılda; bir adsız kahramanlar mezarlığı ile değil de, bağımsız, üniter ve güçlü bir Türkiye yaratılmak isteniyorsa; vatanperver güçlerin; güçlerini asimetrik olarak uygulayabilecekleri ve nefeslerini zamana yayacakları bir yapının kurulması; elzemdir.
Zaman; kanın son damlasına kadar değil; beynin son hücresine kadar mücadele zamanıdır. |
demiştik.
Yeni Milis'in ne olduğu, nasıl hareket etmesi gerektiği;
bu ülkenin her köşesinde bulunan vatanseverlerin dikkatine, bir metodoloji olarak sunulmuştu.
O günden bu yana; toplumun bir çok noktasına;
onlarca Yeni Millis yerleşti
ve bu metodoloji doğrultusunda;
bulundukları konumdan; inşa edilen direniş cephesinin ayaklarını oluşturuyorlar.
Hedefimiz;
Yeni Milis sayısını önümüzdeki iki sene boyunca yüzlere;
önümüzdeki beş sene sonunda ise binlere çıkarmak.
Bu doğrultuda; karınca kararınca, ülkemiz adına örgütlenme çalışmalarımız sürerken;
sıkça karşılaştığımız bir soruya,
henüz bizlerle temasa geçmemiş olanlara bir ışık olması maksadı ile buradan cevap verip;
iki sene önce kaleme aldığımız Yeni Milis raporuna ufak bir ek yapalım.
| Dış Odakla Angajman Kuralları |
Bir sahanın hakimiyeti;
sahaya hakim odaklardan kaçılarak değil;
bizzat o odaklarla angaje olunarak kazanılır.
Bugüne kadar kaybedilen zeminler de sürekli;
kendi kendine propaganda yapmayı marifet;
kendi sosyal çevresi dışındakileri dışlamayı taktik sayan miyop zihniyetlerin basiretsizlikleri sonucu kaybedildi.
O yüzden;
Cumhuriyet gazetesine "şeriat manşeti" attırarak; Cumhuriyet okurlarına Cumhuriyet propagandası yapmayı marifet sayanlar;
bu ülkenin dindar kesimini AKP gibi yapı arkasında kemikleştirirken; kendilerini toplumdan soyutluyorlardı
ve
"takiye baronları" bu ülkedeki her odağın içine sızmakla meşguldü.
"Türkiye Türklerindir" sloganından uyandığımızda;
kendimizi çevrelenmiş bulduk.
Devleti ile Milleti arasında binamaz kalmış şovalyelere döndük.
İlk panik havası geçti.
Bu ülkenin her tarafındaki gruplar yavaş yavaş kendi aralarındaki iletişim ve hareket protokollerini geliştirerek, cepheyi güçlendiriyorlar.
Bu süreç gerçekleşirken;
Yeni Milislerin;
bir yandan "kendileri gibi olanlarla" el birliği yaparken;
diğer yandan da ilk bakışta kendi gibi olmayan ama bu toprağın evladı olan diğer Millet fertleri ile temas ederek;
onları; yörüngesine girdikleri çevrelerin yörüngesinden kurtarmaları gerekiyor.
sloganı bunu ifade ediyor.
Sürekli karşılaştığımız soru ise şu oluyor?
"Ya bizim içimize sızarlarsa?"
Bu soru genellikle; organize güce sahip odaklarla bağlantılı olarak soruluyor.
Biz de bu soruyu genellikle aşağıdaki şekil üzerinden cevaplıyoruz.

Yukarıdaki resmi açıklamamız gerekirse:
Her toplumsal odağın; bu ister bir tarikat, ister bir kulüp, isterse bir mason locası olsun;
karikatürize bir kuşbakışı görünüşüdür yukarıdaki şema.
Çekirdekte;
sözkonusu toplumsal odağın fikri, mali ve hiyerarşi kaynağını elinde tutan ve çoğunlukla bir elin parmaklarını geçmeyen ve yine çoğunlukla, bir ismin etrafında kendilerine yer edinmiş küçük bir grup bulunur.
Bu grup; sözkonusu odağın, bölünmesi ve sızılması en zor, adı üzerinde çekirdeğidir.
Sözkonusu odağın kuruluşunda yeralan ve kontrol eden istihbari unsurlar da bu çekirdekte yeralır.
Statü çemberinde;
çekirdekle uzun yıllardır teşvik-i mesai içinde bulunan; çekirdeğe manevi ve maddi bağlarla bağlı, hayattaki konumlarını bu odak üzerinden elde eden kesim bulunur.
Odağın en riyakar unsurları da, en samimi, en adamış unsurları da bu çember içerisindedir.
Odağa sonradan sızmaya çalışan istihbari unsurlar bu çemberde yeralır.
Sempati Çemberi;
Toplumda "şucu", "bucu" diye nitelenen ve sözkonusu olan "şu" ve "bu"yu; kendi toplumsal/sosyal tıkanmışlıklarının çıkışı olan gören;
samimi kitlelerin çemberidir.
Çekirdek ve Statü'nün beslendiği tabanı oluşturan bu çember aynı zamanda; üst katmanlara çıkarılacakların çeşitli filtrelerle seçmelerinin yapıldığı çemberdir.
Empati Çemberi;
Sözkonusu odağa merak içgüdüsü ile de olsa yaklaşan; odağın sosyal, ekonomik,kültürel rituellerine dahil olmasa da, misafir olarak izleyen çemberdir.
Sempati çemberinin propaganda alanıdır, empati çemberi.
****************
Bu şemada;
müşterisi okusun diye dükkanına düzenli olarak Zaman alan berberi; Fethullahçılığın sempati çemberine;
Fenerbahçeli işadamı olarak camiada boy gösteren müteahhiti; Fenerbahçe'yi maske olarak kullanan lobinin statü çemberine
yerleştirebilirsiniz.
Yeni Milis;
böyle bir şematik yapıya sahip bir odakla temasa geçtiği noktada aşağıdaki angajman kurallarını uygular:
1) Sempati ve empati çemberinde olanlarla iş yapar; bu çemberde olanları, yörüngesinde oldukları çekirdek gücün gerçek niteliği hakkında sürekli enforme ederek; çekirdeğin çekim gücünü azaltmaya çalışır.
2) Statü çemberinde olanların maddi ve manevi bağlarından dolayı çekirdekle olan etkileşimleri çok daha güçlü olduğundan, bu kesimlerin çekirdekle bağını zayıflatmakla enerjimizi kaybetmek yerine;
bu kesim dezenforme edilerek, bu katmanda grup içi çekişmeleri arttıracak, kamplaşmalara hizmet edecek dinamikler desteklenir.
3) Çekirdek ise uzaktan yapılacak nokta atışları ile yıpratılarak; statü çemberindeki isimlerden sağlanacak manivelalarla hakkında istihbarat toplanır. |
Amaç;
Sözkonusu odakların etki alanını daraltırken;
etki alanındaki kitleleri kazanmak;
statü çemberini zayıflatmaktır.
Bu kurallar bütünü çerçevesinde hareket eden
Yeni Milis;
"içine sızılmaktan" korkmaz.
Aksine; toplumun her kesimi ile cesurca iletişim kurarak;
köprüleri kura kura;
örümcek ağlarını dağıta dağıta ilerler.
Henüz tanışmadığımız
Yeni Milis adaylarına duyurulur.
Reha Muhtar kalıbı ile söylersek;
bu ülkeyi nerede savunuyor;
tam bağımsız; çağdaş, üniter bir Türkiye için
nerede mücadele ediyorsanız!
B.G.
|