Behiç Gürcihan12 Nisan 2006 00:43

YİNE YANILIYORSUNUZ HİLMİ BEY : TARİHE TAYYİP BEY'LE BERABER GEÇECEKSİNİZ! - Behiç Gürcihan

Büyük Türk düsünürü ve masaya beyin ile vurma teknigini gelistiren Hilmi Özkök Bey'in son Güneydogu seferini  izleyince; son zamanlarda  Türk Millleti'nin sikça kapildigi hisse kapildim: "Salak Yerine Konmak"  Etno -fasistler AB-ABD-Israil'in kucagindan bu ülkenin sehirlerine serpilirken sesini çikarmayanlar;  Istanbul-Mersin-Ankara hattinda; Cumhuriyet tarihinin en kara para irmaklari akitilirken seyredenler; AB Masali ile uyutulan Millet'in bütün degerleri; arkasinda kimlerin oldugunu çok iyi bildikleri odaklara peskes çekilirken; "Türk Milleti rahat ol, takipteyiz" sinyali bile vermeyenler; Kandil dagindaki tek bir PKK'liya bile dokunmayan ABD'nin Genelkurmay Baskani ile "Terör Konferansi" düzenleyecek kadar ; birakin bize, kendine saygisi olmayanlar; TAYYİP ERDOĞAN'IN DİYARBAKIR'DAKİ KLONU BAYDEMİR'İN söylem profili yükseltilmeden önce; Harp Akademisi'nde TÜRK ORDUSUNUN  KURMAYLARINA, "Farkli düsünceleri hain ilan etmeyin" gibi önalici tavsiyeler verenler;  simdi tutmuslar Güneydogu'dan Millet'e "güven" mesajlari  telkin ediyor...

YİNE YANILIYORSUNUZ HİLMİ BEY : TARİHE TAYYİP BEY'LE BERABER GEÇECEKSİNİZ!
TSK = Terörle Mücadele

ABD = Terörle Mücadele

TSK = ABD

Yukarida kabaca özetlediğimiz denklemler serisi; tarihe Tayyip Erdogan'la birlikte geçecek Hilmi Özkök'ün içsellestirdigi
temel mantik/muhakeme hatasinin kaba bir özetini içeriyor.

Masaya beyni ile vurdugunu iddia eden Hilmi Özkök Bey'in
askerinin basina çuval geçirenlerle "Terör Konferansi" düzenleyebilmesinin nasil bir
mantik/muhakeme hatasindan kaynaklandigini;
yazının sonundaki Genelkurmay Başkanı'nın Konuşmalarını Hazırlayan
Kurmay Ekibine Not
kısmında okuyabilirsiniz...

Biz yazimiza dönelim...

**************************

Geçenlerde bir arkadasim;

"Abi ne oluyor, Güneydogu'daki hareketlenmeler felan....bizimkiler Kuzey Irak'a mi giriyor?"

diye sorunca...

"Ne Kuzey Irak'i; Güneydogu'ya giriyorlar. Güneydogu'ya
girmeden nasil Kuzey Irak'a girsinler"

diye cevap verdim. Aci ama gerçek.

Türkçemiz olan TSK zarar görmesin diye bilip de yazmadigimiz onlarca anektod;

AB'yi "Milli Hedef";
ABD'yi "Stratejik Müttefik"
Israil'i "Stratejik Ortak"

ilan edecek kadar basireti baglanmis;

Türk Dil Kurumu konumundaki Genelkurmay kadrolarının ,

Tayyip Erdogan ve ekibinin basina oturtuldugu AB-D Projesi
zarar görmesin diye;

Türk Ordusu'nun alandaki varlığını sınırlanmasına nasıl
seyirci kaldığının unsurları ile dolu
.

Aslinda bu anektodları bilmeye ihtiyaci yok kimsenin...

Genelkurmay Baskanligi makaminda oturanlari pasifize eden güç de...

Sokakta olaylar olurken; PKK'nin
itleri
pantolonlarini indirip polise hareket çekerken;
polisin üstüne kapiyi kilitleten;

Diyarbakir'daki olaylari ABD'li gözlemcilerin izlemesine
izin verdirten
güç de...

AYNI.

SORUN;

GÜÇ'ün niteligi ve adresi degil...

SORUN;

GÜÇ karsisinda egilenlerin niteligi....

Bunun en hazin ve trajik örnegini;

Tayyip Erdogan'in "kullanip atilacak" değil;

"yenilenip kullanilabilecek" bir meta olduğunu (Bkz: Selpak, Kağıt Mendil karşılaştırması)

ABD'ye kanıtlamaya çalisan yemisci vakasinda

; içimiz kan aglayarak izliyoruz.

İşte bu yüzden;

Büyük Türk düsünürü ve masaya beyin ile vurma teknigini gelistiren
Hilmi Özkök Bey'in son Güneydogu seferini
izleyince; son zamanlarda  Türk Millleti'nin sikça kapildigi hisse kapildim:

"Salak Yerine Konmak"

Etno -fasistler AB-ABD-Israil'in kucagindan bu ülkenin sehirlerine
serpilirken sesini çikarmayanlar;

Istanbul-Mersin-Ankara hattinda; Cumhuriyet tarihinin en kara
para irmaklari akitilirken seyredenler;

AB Masali ile uyutulan Millet'in bütün degerleri; arkasinda kimlerin
oldugunu çok iyi bildikleri odaklara peskes çekilirken;
"Türk Milleti rahat ol, takipteyiz" sinyali bile vermeyenler;

Kandil dagindaki tek bir PKK'liya bile dokunmayan ABD'nin
Genelkurmay Baskani ile "Terör Konferansi" düzenleyecek kadar ;
birakin bize, kendine saygisi olmayanlar;

TAYYİP ERDOĞAN'IN DİYARBAKIR'DAKİ KLONU BAYDEMİR'İN
söylem profili yükseltilmeden önce;

Harp Akademisi'nde TÜRK ORDUSUNUN
KURMAYLARINA
, "Farkli düsünceleri hain ilan etmeyin" gibi
önalici tavsiyeler verenler;

simdi tutmuslar Güneydogu'dan Millet'e "güven" mesajlari
telkin ediyor...

Diyarbakir Valiligi makaminda oturan Efkan Ala'yi ziyaret edip; 
plaket  veriyorlar.

Hani su Diyarbakir'in Baydemir liderliginde eyaletlesme sürecine
"Yeni Devlet" adina nezaret  eden Efkan Ala...

Bunu yaparken bir de tutup; "Ordu, herkesin ordusu" gibi ne idügü belirsiz söylemlerle;

(Herhalde herkesin ordusu da; bunu tutup; Diyarbakir'da
vurgulamak neyin nesi)

Ankara'yı Brüksellestirirken;

Millet'i kantonlastiran

ve Devlet'i;

farkli kantonlar arasinda Belçikalı hakem konumuna yükselten


sürece

hizmet ediyorlar.

Tayyip Erdogan'in güya "birlik" mesaji vermek için,
CIA Almanagi terminolojisi ile;

"Bu ülke Türklerin de, Kürtlerin de, Çerkezlerin de, Lazlarin da"

cümlesini kullandığı anlarda oldugu gibi.

Tayyip Erdogan'la;

"Hocasi" Hilmi Özkök'ün ayni dönemde söylem degisikliklerine
gitmesi tesadüfi degil.


Hilmi Bey;

tarihe Tayyip Erdogan'la beraber geçmemek için kendince hamle
yapiyor.


Bu devletin;

Sahin görünümlü Dogan'lari (Milliyetçi görünümlü;
Neo-Osmanli projesine ikna olan kanat)


kendi siyonist kanatlarina geri adim attiran
Anglo-Sakson "derin devleti" ile;

"Yeni Osmanli Projesi" üzerinde anlasti ve

"Musul-Kerkük" merkezli yeni senaryo için

ülkede Milliyetçilige nitelikli bir falso verilmesinin zamani geldi ya....

Iste bu müsait ortamda...

ABD'yi de....Ingiltere'yi de...Israil'i de üzmeden...

Bir kaç Milliyetçi söylem, durus sergilersin....

Güneydogu'ya bir kaç tank sevk edip,

Bir kaç sehit anasinin elini öpersin....

Uzan Çocugu bir kaç gazeteciye;

"BOP Projesini çökerten adam"; "sakin atin çiftesi pek" olur zirvalari yazdirirsin...

Sonra ver elini; üniversite kürsülerinde "liderlik" dersleri...

O kadar askeri arazi ve ormana bosuna mi üniversite dikildi bu memlekette...

....

Bir ayda onlarca sehit verdikten sonra
"Millet'e Güven Verme" ihtiyacini duyan Hilmi Bey'in;

geçen sene bir sehit cenazesinde,Tayyip Erdoğan'la birlikte
yanyana verdiği görüntüyü hatırlayın.


İçi yanan şehit anasının yakarışlarını;
Como Gölü'ndeki
güneşli günlerden kalma siyah gözlüklerinin arkasından
sessiz sessiz dinleyen
Tayyip Erdoğan'ın yanıbaşındaki
Hilmi Özkök ne demişti şehit anasına
:

"Bu ülke için sirf sizin oglunuz sehit olmadi ki"

Hilmi Bey her zamanki gibi yaniliyor...

Bu ülke için sirf o anaların çocukları sehit oldu...

Bu ülke için ne Pasalarin...

ne Pasalara emanet ettigimiz askeri arazilere
üniversite kuranlarin
;

ne  Pasalara emanet ettigimiz sinirlardan
tonlarca silahi, tonlarca uyusturucuyu,
tonlarca kaçak mali yurda sokanlari himaye
edip, bunlar üzerinden palazlananlarin;

ne de Pasalar'in kullandigi tanklarin;uçaklarin; makam arabalarinin ihaleleri ile
Bogaz'imiza ur gibi villa siteleri dikenlerin

çocuklari sehit oldu.

(Özür Notu : Yukaridaki cümleler için;
canini disine takip mücadele eden; astsubayindan,
tegmenine, yarbayindan pasasina kadar bu Ordunun her bir ferdinden
özür dilerim. Yasin yaninda kuru kalmanin bedelini yeteri kadar
ödüyorsunuz zaten)

Bu ülkede sirf bu Millet'in çocuklari sehit oldu...

Ve bu ülkede sirf bu Millet'in çocuklari sehit olmaya devam edecek ki...

Bizler sehit olurken;

bizim kanimiz üzerinden villa kuranlardan tahsilat günü geldiğinde
kesilecek faturanın


Bedel kisminda da..imza kisminda da...bizim kanimiz olacak.

Sunu bilin ki Hilmi Bey;

Son dönemdeki hiç bir sözünüz, eyleminiz, durusunuz

sizi Tayyip Erdogan'in temsil ettigi süreçte EŞİT SORUMLU olmaktan
kurtaramayacak.

Tarih;

Türk Milleti'nin bindirildigi ve uçuruma dogru sürülen
aracin direksiyonunu ve gazini kontrol edenleri hakettikleri kürsüye
çikaracak da...

Freni kontrol edenleri mi unutacak zannediyorsunuz...

Her zamanki gibi çok yanılıyorsunuz...

Unutmayın...

Bu ordunun bütün araçlari sizin zamaninizda

ambülansa döndü...

Neden mi...

Hepsi her gün yarali tasiyor da ondan; YARALI!
******************************************************************

Genelkurmay Baskani'nin Konusmalarini Hazirlayan Kurmay Ekibine Not

Askerinin basina çuval geçirenlerle "Terör Konferansi" düzenleyen
Hilmi Özkök'ün;

bu davranisinin temel bir mantik/muhakeme hatasindan
kaynaklandigini ve bu hatayi ufak bir brifingle
düzeltmenizin çok büyük faydasi olacagini düsünmekteyiz.

Bu temel mantik/muhakeme hatasinin Hilmi Bey tarafindan nasil
içsellestirildigi
Harp Akademileri komutanliginda yaptigi konusmada gizlidir.

Kendisi, olumlu bir vurgu ile "farkli düsünme" adina su örnegi vermistir.

Güney Kore'yi ziyaretim esnasinda Koreli bir gezi rehberinin sordugu su soruyu unutmuyorum;

      1=5, 2=25, 3=125, 4=625 ise 5 nedir?

      Bu soru aslinda bir matematik sorusu gibi görünse de, bir matematik sorusu degildir. Tamamen bir algilama ve soruya bakis açisiyla ilgilidir. Sorunun cevabi bir çogunun düsündügü gibi 3125 degil, 1'dir. Çünkü 1=5 ise 5=1'dir.

      Sartlanmalarin zincirini kirmadan unutulmaz kisiler olamazsiniz.

Baştan aşağı mantık hataları ve çelişkilerle dolu Harp Akademileri konuşmasının
bu kısacık kısmı; genel konuşmanın mikrokozmosu özelliği taşımaktadır.

1) Sözkonusu olan bir matematik degil mantik sorusudur.
Dolayısı ile Hilmi Özkök'ün "bir matematik sorusu gibi görünse de" ifadesi;
kendisinin görünen şeyleri algılamadaki yeteneği konusunda dinleyiciye yanlış
bir izlenim vermektedir.

2) Mantiktaki "=" esitleme isareti ile; matematikteki "=" esitlik isareti
görsel olarak benzer ama içerik olarak çok farkli konumlardadir.
Daha fazla ayrinti için; rakam ve küme teorilerini inceleyebilirsiniz.

3) Bu sorunun cevabi Güney Koreli turist rehberinin belirttigi gibi "5=1" degil;
"bir çoğunun düşündüğü gibi" 3125'tir.
Güney Koreli turist rehberi Genelkurmay Baskani'ni yanlis yönlendirmistir.

Ortada matematiksel bir esitlik
degil (ki matematiksel bir esitlik olsaydi; bu rakam teorisi ile çelismek zorunda kalirdi)
mantiksal bir eslestirme vardir.

Mantiksal eslestirmeler de; "ilginçlik" olsun diye yapilan çarpitmalara göre degil;
kurulan mantik zincirinin içsel dinamigine göre ilerlerler

4) Farkli düsünme adina; her gördügü ilginçligi
"degisiklik", "farklilik" zanneden Genelkurmay Baskani'nin unutulmaz adam olmak için
önce bazı "şartlanmaların", tarihsel ve teorik arka planını iyi etüd etmesi gerekir ki;


birileri gelip;

"TSK Terörle Mücadele Ediyor
ABD'de Terörle Mücadele Ediyor
Demek ki TSK ABD ile Birlikte Mücadele Etmeli"


cümlesini kurduğunda; bunu mantıklı bulup;
askerinin başına çuval geçirenlerle,
Terör Konferansı düzenlemesin.


Masaya beyni ile vurma iddiasinda olan Hilmi Özkök Bey'in
Güney Koreli turist rehberlerinin yanlis
yönlendirmeleri ile düstügü bu muhakeme/mantik
hatasindan döndürülmesi;

ABD'nin Terörü ile Mücadele Ederken;

Afganistan daglarina da;


Gabar daglarina da oglunu yollayan
bu Millet için
hayati önem arzetmektedir.


Koskoca konuşmada;

Liderlik adına;

Guggenheim ve
İngiliz Tasarımcı Ross Lovegrove gibi
örnekleri verip,

Mustafa Kemal'in ismini bile anmadığınız için
;

masanızda yeralan Mimarlık ve Tasarım dergilerinin altında
kaybolduğunu anladığımız Nutuk'un yazarı Mustafa Kemal'in

Matematik ve Türkçe konusunda yaptığı ve yaptırdığı
çalışmaları;

Hilmi Özkök'ün Bey'in içselleştirdiği anlaşılan
matematik ve mantık hatalarını
düzeltmesi adına tavsiye ederiz.

Mustafa Kemal;

Guggenheim ve İngiliz Ross Lovegrove kadar değerli bir tasarımcı olmasa da;

Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök Bey'in bir sonraki
liderlik konuşmasında örnek olabilecek bir kaç nacizane çalışması
olmuştur.


Kendisi değerli bir insan olup;

dikkatli bakarsanız
arkanızdaki duvarda boydan bir portresinin olduğunu farkedeceksiniz.


Bundan sonraki çalışmalarınızda;

arasıra da olsa kendisinden ilham almanız;

Millet'i fazlası ile mutlu edecektir.

Saygılar
Behiç Gürcihan
Açık İstihbarat