|
|
Eğer bir psikolojik harpçinin kurşunları sözcüklerse;
Kendi milletine böyle yaylım ateş açanı görülmemiştir...
Cevat Öneş'ten sözediyorum...
7 Ay öncesine kadar MİT gibi bir kurumun ikinci adamı olan...
Radikal'e yazdığı yazı ile; Türkiye Cumhuriyeti Devleti içindeki; küresel emperyalist güçlerle senkron kadroların bulunduğu vahim noktayı
bir kalemde açığa çıkaran zat
Aşağıdaki cümleyi lütfen not edin...
|
Öcalan'ın Tezinden Faydalanalım |
Ama önce yazının başlığındaki iki İT'i açıklayalım...
Birinci İT ...Abdullah Öcalan gibi; bir Millet'in başına musallat edilip, dış ve iç lojistik destek ile büyütülürken; sonra da yaptıklarının bedelini ödemek yerine İmralı'da semirtilen İliştirilmiş Teröristlere biz İT deriz..:
İkinci iT ise....dünya çapında kurduğu işkencehanelerden; Millet'lerin kaderleri ile oynayan finansal, politik operasyonlara kadar dünya tarihinin en yüz kızartıcı faaliyetlerine imza atan ABD İstihbarat camiasının sembol çocuğu CIA gibi "intelligence Tyrant"(İstihbarat Despotu) 'lara da biz iT deriz...
Son gelişmeler MİT'deki bazı kadroların bu iki İT'le de yakın dansetmekte fayda gördüğünü artık alenen ortaya koymuştur.
Bu dansın en incitici, acıtıcı, kahredici anını yaşadık geçenlerde...
7 ay öncesine kadar MİT'te ikinci adam olan Cevat Öneş;
Türkiye Cumhuriyeti tarihine geçecek bir yazı yazdı Radikal'e...
Türk Milleti'nin her mensubunun ibretle okuması gereken bir yazı...
Öneş bakın o yazıda neler dedi :
Öcalan tarafından formüle edilen ve geliştirilmek istenen demokratik cumhuriyet tezinin hiç bir zaman kabul edilemeyecek taleplerinin bulunduğunun bilinmesi ve bu konunun tartışılmazlığı;
Bahse konu düşüncenin ve detaylarının değerlendirilmesinin çözüm arayışlarında yararlı olamayacağı sonucunu çıkarmamalıdır. |
Kürt sorunu ve diğer temel sorunlarını; AB kriterleri çerçevesinde, gelişen demokratik-laik yapısını güçlendirerek, çözebilme potansiyeline sahip oluşu en önemli avantajlarıdır.
Ancak siyasi iradenin oluşumu ve kararlılığı ile ile kitlelerle kurulması zorunlu bağların yaratabileceği uygun vasatların psikolojik yönleriyle hazırlanabilmesinin önemi, özellikle vurgulanmaya değer görülmüştür. |
| Sorunlara ve gelişmelere; küresel ve bölgesel güç dengelerinin çıkar arayışları çerçevesinde bakabilen; iç ve dış dinamikleerin etkilerini doğru değerlendirebilen ve Türkiye'nin çağdaş, demokratik-laik gelişme modeliyle uyumlu bir güvenlik konseptinin oluşturulmasını sağlayabilecek bir siyasi irade şekillenmesine göre planlı-koordineli çalışmalar yapılmasının önem kazandığı ifade edilebilecektir. |
| Öcalan tarihin en acımasız ve bir çok ülke tarafından da kullanılan bir terör örgütünün lideri olarak sahip olduğu sorumluluğunun gereği; hukuk sistemimizin tabii prosedürü çerçevesinde cezasını çekerken, mücadele sürecinin kazandırdığı ve psikolojik yapısının şekillendirmeye çalıştığı YENİ MİSYONUNUN imkanlarının, silahların bıraktırılması ve çözümlerde uygun şekilde yararlanabilmesi sartlarının oluşturulabilmesi, kaybedilen zamana ve kaybedilen uygun konjonktüre rağmen iç barışın sağlanabilmesi çalışmalarında korumaktadır. |
| Toplumumuz Türkiye vatandaşlığı üst kimliği altında; farklılıklarını zengin bütünlüğe çevirebilecek tarihi birikime ve olgunluğa sahiptir. |
Bu yazıyı yazan bir "psikolojik harpçi" ise;
ve MİT'in ikinci adamı konumunda olan bu zat emekliliğinden 7 ay sonra medyaya çarşaf gibi serilen bir yazı yazıyorsa;
Bu yazı düpedüz RESMİ bir yazıdır.
Millet'ini "psikolojik harple" şekillendirip,
küresel güçlerin "Kürdistan" projesine ikna etmek için,
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın ikinci başkanına yazı yazdıracak kadar karın ağrısı çeken kadroların
RESMİ yazısıdır.
Merak ediyor insan...MİT bugüne kadar;
Üniversitelerdeki binlerce evladının;
Harp okullarındaki binlerce subayının;
Medyasındaki onlarca kaleminin;
Oğlunu şehit veren onlarca ananın;
hangi tezine,
hangi raporuna;
hangi feryadına;
bugüne kadar prim verdi de, bugün tutup,
hem de kamuoyunun gözüne soka soka
Abdullah Öcalan gibi bir İT'in "tezini", Türk Milleti'nin karşısına bir alternatif olarak sunuyor.
Radikal'e bu yazıyı yazarken kalemi zerre titremediği anlaşılan Cevat Öneş'e soralım :
a) terör örgütünün "liderinden" sözediyorsunuz.
Bu devlet yıllarca terör örgütünün "BAŞI" derken, bir gün Cevat Öneş gelsin, bir İT'i "LİDER" yerine koysun diye mi dedi?
b) "Öcalan tarafından formüle edilen ve geliştirilmek istenen TEZ" den sözediyorsunuz
Bu devlet; onlarca evladına burs verip okutur; onlarca evladını da diğerleri rahat okusun diye şehit ederken; bir gün gelip Cevat Öneş; bir İT'i "tez formüle eden ve geliştiren bir beyin" olarak kamuoyuna lanse etsin diye mi yaptı?
c) "Kürt sorunu ve diğer temel sorunları" ifadesini kullanıyorsunuz...
Bu ülkede milyonlarca insan açlık sınırında yaşar; milyonlarcası da adam gibi yaşamak için ter dökerken;
Bu ülkenin yarattığı bütün değerler; sizin gibilerin gözü önünde ona buna peşkeş çekilirken;
Bu ülkenin "Kürt Sorunu" başlığı altında CIA terminolojisi ile gündeme sokulan sorunlar kadar onlarca sorunu varken;
Bu MİLLET sizi o makama bir gün gelip, diğer bütün sorunlarını bir teraziye; CIA'in baş sorununu diğer teraziye koyasınız diye mi getirdi?
d) "küresel ve bölgesel güç dengelerinin çıkar arayışları çerçevesinde bakabilen" UYUMLU bir güvenlik politikasından bahsediyor ve Türkiye'nin güvenlik modelinin oluşturulmasından sözederken; Türkiye'nin demokratik-laik gelişme modelini son sırada sayıp, ilk sırada "küresel ve bölgesel güç dengelerinin çıkar arayışları çerçevesinde bakabilmeyi" sayıyorsunuz.
Bugüne kadar bu MİLLET'in cebinden çıkarıp ödediği maaşları, altında kendi arabası yokken altınıza çektiği son model makam arabalarını ve sağladığı bütün imkanları,
gün gelip; Türk Milleti'nin güvenlik politikasını, onun bunun çıkar arayışları çerçevesinde oluşturması gerektiğini duyurmanız için mi sağladığını düşünüyorsanız?
e) "kaybedilen zamana ve uygun konjonktüre rağmen iç barışın sağlanabilmesi" yolundaki kaygılarınız olduğu anlaşılıyor...
İç barışın karşılığı iç savaşsa ve savaşın iki tarafı varsa; bu "savaşta" şehit verdiğimiz binlerce Mehmetçiğin karşısına İT'i ve adamlarını yerleştirirken, ne yaptığınızın farkında mısınız?
f) Öcalan'ın "hukuk sistemimizin tabi prosedürü çerçevesinde cezasını çekerken" ifadesi ile okuyanın bilinçaltına "çekilen cezanın geçiçiliğini" kazımanız; yurtdışındaki psikolojik harp kurslarında öğrendiklerinizin boşa gitmediğinin göstergesi.
Öcalan'ın hukuk sistemimizin tabi prosedürü çerçevesinde cezasını çekmediğini;
sizin gibi, "küresel ve bölgesel güç dengelerini", "Türk Milleti'nin gelişim modelinin" üstünde tutan zihniyetlerin baskıları sonucu idam dosyasının sümenaltı edildiğini unutturmaya mı çalışıyorsunuz?
g) Öcalan'ın "mücadele sürecinin kazandırdığı ve psikolojik yapısının şekillendirmeye çalıştığı yeni misyonunun imkanlarını" değerlendirmesi gerektiğini vurgulamışsınız.
Allahaşkına;
|
a) siz Öcalan'ın "YENİ MİSYONU"ndan sözederken, ESKİ bir MİSYONU olduğunu kabul ettiğinizin;
b) MİSYON kelimesinin pozitif vurgusundan dolayı, ESKİ MİSYONUNU da, YENİ MİSYONUNU da yücelttiğinizin;
c) MİSYON; "birileri tarafından verilen görev" anlamına geldiğine ve şu anda ÖCALAN sizin kontrolünüzde olduğuna göre; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bu MİSYONDAN en azından haberdar olduğunu ima ettiğinizin;
d) "mücadele sürecinin kazandırdığı" ifadesi ile;
kendi adamlarını ölüme yollarken kendisi Suriye'de haremi ile zevk-ü sefa içinde yaşayacak;
yakalandığı zaman yıllarca savaştığı güçlere yalakalıp yapıp, "hizmetinizdeyim" diyecek kadar kendi mücadelesine bile sahip çıkmayacak kadar omurgasız
bir İT'i "MÜCADELE ADAMI" yaptığınızın;
| farkında mısınız?
Farkındaysanız;
bunu kimin adına yapıyorsanız?
Farkında değilseniz,
Siz nasıl "psikolojik harp"çisiniz?
Kimin adına kime karşı psikolojik harp yapıyorsunuz?
|
Cevat Öneş'in Radikal'deki o yazısını okumadıysanız, mutlaka okuyun.
Hatta bir kopyasını saklayın ki; ilerde çocuğunuza,
"evlat eskiden bizi bu zihniyette adamlar yönetiyordu"
diyebilesiniz.
Çocuk inanmayacaktır.
O yüzden bir zahmet bir de bugün gazetelere sütun sütun döşenen;
"CIA Türkiye Sınırını "Yarasa Battaniyesi" İle Koruyacak"
haberini kesip saklayın.
Hani şu;
ABD'nin güya Türkiye'ye yardım etmek için, sınırdan sızan teröristleri tespit etmek için kullanacağı,
Hürriyet'in tabiri ile "muhteşem teknoloji"...
O zaman geldiğinde çocuklarımız teknolojiye fazlası ile hakim olacağından durumun vehametini çok daha net kavrayacaktır.
Ve size sorabilirler:
"Baba/Anne;
siz ülkenin sınırlarını korumak için yabancı teknolojiden; ülkeyi korumak için teröristlerden meden umanların devletin başına geçmesine nasıl izin verdiniz?" |
Bu soruya bir cevabımız olsa çok iyi olur.
Yoksa;
DEVLETİMİZİN bir İT'in tezinden, diğerinin "battaniyesinden" medet umduğunu görüp, kahrolmaya devam edeceğiz.
B.G. |