Behiç Gürcihan12 Aralık 2005 06:13

Abdullah'ı İmralı'dan; Fethullah'ı ABD'den VATAN'a Sokmaya Çalışıyorlar - Behiç Gürcihan

Şırnak'ta bir asteğmen, üç erimizi şehit verdiğimiz günlerde, MİT'in üst düzey yöneticilerinin ; İT'i "lider sorumluluğu" gibi laflarla Millet'e pazarlamaya çalışması ile ABD'nin istihbarat baronlarının üst düzey telkin turları tek bir yere işaret ediyor. Birileri Fethullah'ı ABD'den Abdullah'ı İmralı'dan VATAN'a sokmaya çalışıyor. Bu süreçte; Barzani gibi bir aşiret ağasını ağzına "lider" sıfatı ile alırken;kurulmaması için binlerce şehit verdiğimiz ve "casus belli" ilan ettiğimiz "kürdistan"'ı da "DEVLET" yapan Genelkurmay Başkanlarına da; İT'i; Millet'e çözüm aracı olarak sunarken, bu İT'in kanına girdiği onbinlerce insanımızı unutmuş gözüken MİT yöneticilerine de hazırlıklı olun. Daha neler mi göreceğiz...Durun daha... Fethullah Gülen'den "toplum lideri" olarak bahseden bir Genelkurmay Başkanı olabileceğine asla inanmazsınız di mi...

"Hayrullah Mahmud Havaya, Fethullah Nato'ya Yöneliyor- Hayırdır!"

başlıklı yazıya Hayrullah Mahmud'un verdiği, baştan aşağı yalanlarla ve iftiralarla dolu cevapla ilgili yazı için tıklayınız.

"Bana ne bu polemikten" diyorsanız, bugünkü yazı aşağıdadır.

FBI ve CIA Başkanı'nın Türkiye'yi ziyaretinin;

"Fethullah Bureau of Intelligence"(FBI)'ın Türk medyasında koordineli bir propaganda atağının son demlerine denk düşmesini anlamlı bulmazdım...

a) Fethullah; bu ziyaretin hemen öncesinde Aksiyon dergisinde yayınlanan "Türkiye'yi Koruması Gerekenlere Gönül Koyuyorum" başlıklı röportajında, "Türkiye'yi koruması gereken"(dolayısıyla koruyamayan) istihbarat örgütlerini azarlayan bir tonla,

Bana öyle geliyor ki; Emniyet, JİTEM ve Milli İstihbarat teşkilatı İSTESE Türkiye'de kuş uçurtmaz.

Eğer onlara sormadan bir kuş uçuyorsa vazifede kusur etmişlerdir. Onların durumlarını bir gözden geçirmek lazımdır.

tarzı ifadelerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin istihbarat birimlerine fırça atmış olmasaydı.

(Yargılanmaktan kaçıp, ABD'ye sığınan bir cemaat ağasının; Türkiye Cumhuriyeti'nin istihbarat örgütlerine medya yoluyla fırça atmasındaki garipliği ; sinirlerinize hakim olup, lütfen gözardı etmeye çalışın.)

b)
Dünyayı Türkiye'nin dış ticaretini arttırmak için dolaştığını iddia eden fakat nedense her gittiği dış gezide ilginç bilgilendirme toplantılarına katılan Başbakan; Türkiye'de "ulema'nın rolünün altını çizen" demeçlerini tam bu sıralarda vermeseydi...

c) Aynı Başbakan; güya bütünlük mesajı verdiği demeçlerinden birinde, CIA almanağı gibi, Türkiye'deki bütün etnik grupları saydıktan sonra, "bütün bunları birleştiren din İslam'dır" cümlesini kullanarak; etnik ayrımcılığın panzehiri olarak İslam'ı ve dolayısı ile onun sahte temsilcilerini ön plana çıkarmasaydı...

c) Aksiyon'daki röportajının yarısını istihbarat birimlerini fırçalamaya ayıran Fethullah; röportajın diğer yarısında, Fransa'daki kalkışmanın kendince analizini yaptıktan sonra, Türkiye'deki PKK temelli kalkışmanın yatıştırılmasında "sözü dinlenen din adamlarının rolünü" vurgulamasaydı...

d) Kürtçülük sorununu çözmek için; Abdullah Öcalan gibi bir İT (İliştirilmiş Terörist) 'in referans alınabileceğini düşünenlerin MİT'te üst düzeye tırmanabildiği bir devletin tepe kadrolarında; Fethullah Gülen'i PKK sorunundan, federasyon projesine kadar bir çok kulvara sürmeyi düşünenlerin olduğunu bilmeseydim...

e) Yeni ABD Büyükelçisi

"PKK ile mücadele konusunda Türk hükümeti ile vardigimiz ortak yaklasimin henüz kamuoyuna açiklamadigimiz bazi yönleri de var"

şeklinde bir demeç vermeseydi.

Neticede bu ziyaretler;

yukarıda sayılan gerekçeler olmasaydı;

yine bir kaç ABD'linin;

Türkiye Cumhuriyeti topraklarına babasının malıymış gibi, silahlı korumaları ile girip, silahlı korumaları ile çıktığı ve bütün bunları yaparken; Türk Güvenlik Güçleri'nin yardımcı figüran rolüne indirgendiği tanıdık bir hikaye olacaktı.

Bu hikayenin en pornografik versiyonunu;

Boğaz kıyısında Bush oğlu Bush'un korumaları tarafından üstü aranıp, elleri kontrol edilen bakanlarımızı izlerken gördüğümüz için;


FBI Başkanı'nın özel korumalı ziyaretini de;

porno film izledikten sonra Emmanuel'i sıkıcı bulmaya başlayan erkek psikolojisi ile izledik.

Önemli olan;

FBI ve CIA'in Ankara'daki üst düzey ziyaretlerinde ele alınan konularla ; ABD Büyükelçisi'nin

"PKK ile mücadele konusunda Türk hükümeti ile vardigimiz ortak yaklasimin henüz kamuoyuna açiklamadigimiz bazi yönleri de var"

sözünün arkasındaki mananın nerelerde çakıştığını bulmak.

Dikkat edersiniz devletin tepelerinden ve bu tepelerde fink atanların satıraralarında iki temel eğilim sırıtıyor :

1) PKK merkezli ayrılıkçılığa karşı "ulema"yı devreye sokma

2) PKK merkezli ayrılıkçılığa karşı Abdullah Öcalan'ı (biz ona İliştirilmiş Terörist - Kısaca İT diyoruz) devreye sokma.

Tabi bunun çeşitli kombinasyonları da mevcut...

Sonuç ne olursa olsun;

son dönemlerde iyice ayyuka çıkan "kürtçülük" merkezli kalkışma eylemlerinin bir yan psikolojik sonucu var ki o da;

Devletin henüz yeni süreçle asenkron; ikna olmamış kadrolarını

"bakın bu tehlikeli virajı;

AB sürecini de, Türkiye'nin hemhal olduğu uluslararası dengeleri de bozmadan ancak Fethullah Gülen gibi isimlerin manevi liderliği ve Abdullah Öcalan gibilerin taktik kullanımı ile aşabiliriz"

cümlesine hazırlamak.

Daha da kötüsü;

normal şartlarda;

ne Fethullah; ne de Abdullah lehine tek bir kelam edemeyecek; bu isimler adına tek bir manevra yapamayacak üst düzey bürokrasiye,

hem Fethullah, hem Abdullah'ı en azından taktiksel amaçla resme sokmaları için fırsat tanıyor.

Şırnak'ta bir asteğmen, üç erimizi şehit verdiğimiz günlerde,

MİT'in üst düzey yöneticilerinin ; İT'i "lider sorumluluğu" gibi laflarla Millet'e pazarlamaya çalışması ile

ABD'nin istihbarat baronlarının üst düzey telkin turları tek bir yere işaret ediyor.

Birileri Fethullah'ı ABD'den

Abdullah'ı İmralı'dan VATAN'a sokmaya çalışıyor.

Bu süreçte;

Barzani gibi bir aşiret ağasını ağzına "lider" sıfatı ile alırken;

kurulmaması için binlerce şehit verdiğimiz ve "casus belli" ilan ettiğimiz "kürdistan"'ı da "DEVLET" yapan Genelkurmay Başkanlarına da;

İT'i; Millet'e çözüm aracı olarak sunarken, bu İT'in kanına girdiği onbinlerce insanımızı unutmuş gözüken MİT yöneticilerine de

hazırlıklı olun.

Daha neler mi göreceğiz...

Durun daha...

Fethullah Gülen'den "toplum lideri" olarak bahseden bir Genelkurmay Başkanı olabileceğine asla inanmazsınız di mi...

Barzani gibi bir aşiret ağasını "değişen şartlar gereği" LİDER olarak kabul etmemiz gerektiğini söyleyen Hilmi Bey'in

gün gelip; Güneydoğu'daki halkı sakinleştirmek için yine "şartlar gereği" Fethullah gibi "ulemadan" faydalanılması gerektiğini;

kapalı kapılar ardında dahi olsa dile getirebileceğine ben bile asla inanmam..
.

Ama "olmaz olmaz" demeyelim...

Neden mi...

Daha bir kaç sene önce "olmaz olmaz" dediklerinizle, bugün şahit olduklarınızı karşılaştırırın; cevabını bulacaksınız.

Bu DEVLET; MİLLET'in değil de...

başkalarının iradesinin tezahürü olarak varolduğu sürece her şey olur!


Bu süreçte; enerjinize fazlası ile ihtiyaç duyulacak gelecek günler için zinde kalmak adına en azından şunu yapın :

ASLA ALIŞMAYIN GÖRECEKLERİNİZE!

B.G.