Behiç Gürcihan11 Temmuz 2014 00:17

AKP'nin Robot Yazarı Ergün Diler'in Yazı Algoritması - Behiç Gürcihan / Açık İstihbarat

Devlet'in gördüğü bu ıslak rüyaları toplumun da görmesini sağlamak için medyada bu hayalin propagandasını yapacak , pazarlayacak kalemlere ihtiyaçları var. Ergün Diler ; son zamanlarda pıtrak gibi biten yazar kasa olarak bu kıyakçılardan biri. Serdar Ortaç'ın yıllardır aynı şarkıyı yazması gibi, bu neo-İttihatçı cuntanın has kıyakçısı Ergün Diler de yıllardır aynı yazıyı yazıyor. Yazıların ana mesajı şu :

www.acikistihbarat.com

11 Temmuz  2014 Cuma


Oyun Bozan


AKP'nin Robot Yazarı Ergün Diler'in Yazı Algoritması

Behiç Gürcihan - Açık İstihbarat




100. Yýl Mutabakatý



"Eski Devlet"'i / Vesayeti tasfiye ediyoruz yaygarası altında kurulan "Yeni Devlet" , "Türkiye'yi büyütme" sloganı altında , Türkiye'yi bölecek ve felakete sürükleyecek bir yolda son gaz ilerliyor.

Osmanlı'nın son dönemlerindeki gibi, AKP çadırı altında Devlet'i ele geçiren neo-İttihatçı cunta;  gaflet, dalalet ve hıyanet içindeki kadroları ile bu projenin baş aktörü.

Türkiye'yi büyüteceğiz hayali içinde;  daha kendi yolunu açamayan, konsolosluğundaki insanları koruyamayan,neredeyse bütün subaylarını esir eden bir Devlet olarak  Ortadoğu'da ıslak rüyalar görüyorlar. 

Devlet'in gördüğü bu ıslak rüyaları toplumun da görmesini sağlamak için medyada bu hayalin propagandasını yapacak , pazarlayacak kalemlere ihtiyaçları var. Ergün Diler ; son zamanlarda pıtrak gibi biten yazar kasa olarak bu kıyakçılardan biri.

Serdar Ortaç'ın yıllardır aynı şarkıyı yazması gibi, bu neo-İttihatçı cuntanın has kıyakçısı Ergün Diler de yıllardır aynı yazıyı yazıyor.

Yazıların ana mesajı şu :

Türkiye büyümek isterken , bir grup küresel şer odağı bunu engellemeye çalışıyor ama bu büyüme engellenemez

Yıllardır küresel cuntalar/şebekeler ve bunların Türkiye üzerindeki planlarını yazan/deşifre eden bir yazar olarak bu teze itirazım yok.

İtirazım bu tezi  bir propagandanın şablonu hale getirip, çok boyutlu bakılması gereken sorunu, insanların gözünü açan bir enstrüman olmaktan çıkarıp, insanların gözünü perdeleyen ve bir cuntaya hizmet eden bir araca dönüştürmekte.

İtirazım, bu tezin tek ayağını vurgulayıp, diğer ayaklarını perdelemeye

Ergün Diler yazıları ile küresel komplonunn bir ayağını perdeleyip, diğerine hizmet ediyor. Ve tabiki AKP'ye.

Bu hizmetinin karşılığını da, henüz bir Rasim Ozan Kütahyalı-Nagehan Alçı ortaklığı kadar olmasa da, kanal kanal dolaştırılarak fazlası ile alıyor. İleride hizmetlerinin karşılığını daha da fazlası ile alacaktır inşallah.

Okuyorsunuz...robot teknolojisi insanlığı neredeyse ontolojik boyutta etkileyecek şekilde hızla gelmekte. Ve artık medya kuruluşları bazı haberleri robot yazılımlara yazdırmaya başladı.

AKP gibi faşizan yapıların bir noktada Ergün Diler'lere ihtiyacı kalmayacak. Robot yazarlar istenilen propaganda yazısını her gün otomatikman yazacak ve AKP bu gibi yalaka tayfasına villa dağıtmak, yüklü maaşlar vermek, kahrını çekmek gibi dertlerden kurtulacak.

İşte o günlere hazırlık olması maksadı ile birgün Ergün Diler'e ihtiyaç kalmayıp, bir robotu hizmete almak istediklerinde oluşturmaları gereken algoritmaya katkısı olması maksadı ile , bir Ergün Diler yazısının nasıl yazılacağının temel hatlarını aşağıya sıralıyalım.

1) Yazıya, "Yılllardı/Yüzyıllardır şöyle/böyle yönetiliyoruz" mealinde bir cümle ile giriş yapılır. Mümkünse "görmüyoruz, anlamıyoruz" cümleleri ile Erdoğan gelene kadar Türkiye'nin içinde bulunduğu o karanlık çağ vurgulanır.

2) Yazının bir kaç noktasına "OYUN" kelimesi serpiştirilir ve Ankara'da bu OYUNA karşı oyun kuran bir aklın varlığı , "Kurtlar Vadisi" gizemi ile sezdirilir. Bu muhteşem karşı aklın bugüne kadar Ortadoğu'da ve kendi ülkesinde onlarca tuzağa nasıl yürüdüğüne dair tek bir satır yazılmaz. Ülke bölünse dahi, bu AKLIN herşeyi bildiği ve kontrolünde olduğu, Davud'un oğlunun deyişi ile ondan habersiz yaprağın kımıldamadığı vurgusu her yerdedir.

Bütün emareler bunun tersini gösterse de Ergün Diler bunlardan etkilenmez. O kendisine gelen ve telefonda kendisine fısıldayan sesi dinler.

3) Yazıların temel eksenlerinden bir tanesi, Türkiye'yi yöneten bu AKLIN adamlarının arasıra Ergün Diler'le bağlantıya geçmesi ve ona bazı notlar iletmesidir. Bu üslup, geçiş döneminin gazetecilerinden ve şimdi tasfiye edilen Hayrullah Mahmud'un "Ultra Türkler" yazısı ile kullandığı tekniğin apartılmış halidir. "Bir yerlerde birileri var ve arada sırada egzantirik gazetecileri davet edip, mesaj veriyorlar" mitosu.

Bu gizemli adamlar, genelde ortadan uzun süre kaybolduktan sonra  birden ortaya çıkarlar. Çok birikmişlerdir ve Diler'İn üzerine boşalırlar. Diler de tek kelimesini atlamadan yutar.

4) Bir de , Türkiye'deki bu akılla ortak, yurtdışındaki AKIL vardır ve Washington'un derinliklerinden ara sıra Ergün Diler'le konuşur, ona notlar iletir.

Ergün Diler sorar, o cevaplar. Bu dış ses, "siz", "sizinkiler" ifadeleri ile süslediği cevaplarında, bol bol "Türkiye'nin büyümesinden korkuyorlar" ifadesini kullanır ve "aman bu yoldan sapmayın" telkininde bulunur. "Kendi değerinizi bilmiyorsunuz, gücünüzün farkında değilsiniz" cümleleri ile aşağılık kompleksi ile kıvrananlara terapi uygulamayı da ihmal etmez.

Temel tez İngiltere'ye karşı Obama-Erdoğan-Putin koalisyonu olduğu için; Obama ve Putin'in Türkiye'nin altını oyan politikalarına yazılarda değinilmez. Büyük Türkiye'nin de, Ortadoğu'da İngiltere'nin planlarını bozmak isteyen ABD'nin tek şansı olduğu vurgulanır. Arasıra, ABD ile işler kötüye gittiğinde, Diler'in yazılarında, "Obama'nın bile direnemediği güçler" ifadeleri belirir.

5) Sürekli öğretilen ezberlerin peşinden giden insanlar olarak bizlere bu ezberlerin tersini göstermekte üstüne yoktur Ergün Diler'in. On yıllardır yazıp çizdiğimiz gerçekler, yeni ortaya çıkmış gibi pazarlanır bu yeni yetme kıyakçı tarafından.

Exeter Üniversitesi ve İngiliz politikasındaki rolünü yeni duymuş gibi şaşırmanız beklenir onu dinlerken. Hele ki on yıllardır yazılan Fetullah Gülen gerçeklerini yeni keşfedilmiş gibi yazışı vardır ki, utanmaz adamların da kalemlerinin kuvvetli olabileceğine bizzat şahit olursunuz. Örnek olarak,  20 yıldan beri yazılan Kasım Gülek-Gülen-Moon bağlantısını ilk kez o bulmuş gibi bir yazışı var ki, cahil kitlelere iftarda güllaç tadında yedirir vallahi.

6) Devlet'i ele geçiren dangalak cuntanın peşinden koşturulduğu en temel ıslak rüya olan, "Kürdistan kurulup, Türkiye ile birleştirilecek, Türkiye büyüyecek" masalı yazılarındaki temel konulardan biridir.

Bu genelde "Ankara'nın Büyük Projesi" olarak geçer yazılarında.

Diler'i okuyan, Barzani'nin her gün rüyasında Türkiye ile birleşme rüyası gördüğüne ve Ankara'nın petrol boru hatları ile bu rüyayı ilmek ilmek işlediğine inanır. PKK Güneydoğu'da egemenlik ilan etmiş, Barzani bu ülkeye soktuğu milyarlarca dolar para ile siyaset ve medya satın almış; kime ne? Diler'in komplo teorileri evreninde bu gerçeklere yer yoktur. O sadece akredite komploları dile getirebilir.

7) Yazılarındaki bir diğer ana tema , "Boğaz'daki Yalılardır". Bu da Tayfun Er'in yıllardır yazdığı "Erguvaniler" tezinin , AKP hizmetine sunulmuş propaganda versiyonudur. Bu versiyonda herkes İngiltere'nin adamıdır. İlginçtir ki ; "ABD'nin adamı", "İsrail'in adamı" laflarını ise çok sevmez Ergün Diler.

Doğrudur, yıllardır bu ülkede Boğaza leb-i derya yalılarından ülkeyi yöneten ve dış güçlerin hinterlandığında varolan bir elit kitlesi vardır da; namuslu bir yazarın bu Boğaz şebekesinin yıllardır AKP'ye verdiği desteği ve Çamlıca'dan da Boğazın görülebildiğini yazması gerekmez mi?

(İshak Alaton, Güngören'de mi oturuyor? )

Namuslu bir yazarın, Rıza Zarraf'tan Sevda Tepesi'ne kadar AKP döneminde türeyen diğer şebekeden sözetmesi gerekmez mi? 

Ama neyse ki Ergün Diler'in namuslu bir yazar olma iddiası yok; o görevini yapıyor.

8) Gerektiği zaman Boğaz'a yoğunlaşan Diler, Somali yerine Soma'ya yoğunlaşmamıza, ya da Erbil yerine Lice'ye önem vermemize küçümser ve "görmeyi bilmiyoruz" diye yakınır.

Ona göre ülkede yaşanan kaosa yönelmek büyük resmi görmemizi engeller ve ona sürekli bir şey fısıldayan o meşhur aklın kurduğu "Büyük Türkiye" Somali açıklarında  füze fırlatma tatbikatı yapan gemilerimize ve Erbil'le birleşme planlarına yoğunlaşmayı gerektirir.

Evi yakılırken, yeni kuracağı işe dükkan aramakla meşgul meczup hayalperest girişimcinin beynindeki sestir Ergün Diler. Deli gömleği giymesine ramak kala daha da fazla şey vaad eden o iç ses.

9) Ergün Diler yazıları 3 temel bölümden oluşur:

          - "Yıllardır/yüzyıllardır görmüyoruz/Atalarımızı da şöyle kandırdılar / böyle kandırdılar" tespitlerinin yapıldığı Erdoğan'dan önceki karanlık dönemi anlatan "Giriş Bölümü"

           - "Artık Ankara'da yeni bir AKIL var / Büyük Türkiye kuruluyor / Bu Türkiye'yi engellemek istiyorlar" mavralarının anlatıldığı ve zamanında Emin Çölaşan'a fısıldayan kuş gibi, onu arayan gizemli adamların "Büyük Türkiye'yi nasıl engellemeye çalışıyorlar" mesajlarını ilettiği "Gelişme Bölümü"

          - O günkü ruh haline ve boynundaki fuların boynunu ne kadar sıktığına bağlı olarak, "Anadolu Kazanacak" , "Bu Oyun Bozulacak" çoşkusu veya "Dikkatli olmazsak bütün bu çabalar boşa gider" tedirginliği ile tamamlanan "Sonuç Bölümü"

10) Arasıra kullandığı ama kritik bir tespittir : Obama'nın bile direnemediği güç.

Obama'nın bile direnemeyeceği güç vardır da, kritik algı Obama'nın bu güce direnmek istediği algısıdır. Buradan yansıtma yolu ile Erdoğan'a atlar ve bu büyük liderin Obama'nın bile direnemediği güce nasıl direndiğini karşısında Keloğlan masalı dinleyenler varmış gibi anlatır.

Bu kadar komplo teorisi yazan adamın, Erdoğan'ın boynundaki Musevi lobisi madalyasından ve Obama'nın direnemediği en önemli güçlerden biri olan siyonist lobiyi ağzına dolamaması ne vahim bir eksikliktir. 

Bu tespitleri çoğaltmak mümkün.

İleride Ergün Diler yazıları yazacak bir robot yazılım ihtiyacı doğduğunda, kullanılacak algoritmaya giriş niteliğinde bir kaç tespitle yetinelim şimdilik.

Dangalak cuntanın mahallede belli bir atmosferi canlı tutmak için kahvede istihdam ettiği Herodot Cevdet'tir Ergün Diler.

Her gün gelir, o kahvede, okumadan klişeler üzerinden tartışan ahaliye günün masallarını ağdalı ağdalı anlatır.

Mahallelinin algısını, egemenlerin istediği yönde tutarken, bir diğer açıyı bloke eder ve  her masal gibi olayları bir kahramanın etrafında örer.

Bu kahraman tabiki Erdoğan. Ondan önce cahilliğin ve dar ufuklarımızın zindanında çürüdüğümüz ve bizi karanlıktan aydınlığa taşıyacak  o "büyük lider. "

Ve Ergün Diler her gün aynı yazı ile Erdoğan'ın liderliğindeki o meşhur "Büyük Türkiye" aklının bizi nasıl geleceğe taşıdığını anlatır  ve yazılarındaki üslubun temel subliminal (bilinçaltı) mesajı şudur:

"Direnme ve teslim ol ki, sorunsuz ilerleyelim"

Hani şu Çoşkun'un filmlerde, ilerlemeden önce açıkca dile getirdiği temennisi.

Yersen.

B.G.

k.