|

100. Yýl Mutabakatý
|
"Eski
Devlet"'i / Vesayeti tasfiye ediyoruz yaygarası altında kurulan "Yeni Devlet" , "Türkiye'yi büyütme"
sloganı altında , Türkiye'yi bölecek ve felakete sürükleyecek bir yolda
son gaz ilerliyor.
Osmanlı'nın
son dönemlerindeki gibi, AKP
çadırı altında Devlet'i ele geçiren
neo-İttihatçı cunta; gaflet, dalalet ve hıyanet içindeki
kadroları ile
bu projenin baş aktörü.
Türkiye'yi büyüteceğiz hayali içinde;
daha kendi yolunu açamayan, konsolosluğundaki insanları
koruyamayan,neredeyse bütün subaylarını esir eden bir Devlet
olarak Ortadoğu'da ıslak rüyalar görüyorlar.
Devlet'in
gördüğü bu ıslak rüyaları toplumun da görmesini sağlamak için medyada
bu hayalin propagandasını yapacak
, pazarlayacak kalemlere ihtiyaçları var. Ergün Diler ;
son
zamanlarda pıtrak gibi biten yazar kasa olarak bu kıyakçılardan biri.
Serdar
Ortaç'ın yıllardır aynı şarkıyı yazması gibi, bu neo-İttihatçı cuntanın
has kıyakçısı Ergün Diler de yıllardır aynı yazıyı yazıyor.
Yazıların ana mesajı şu :
Türkiye
büyümek isterken , bir grup küresel şer odağı bunu engellemeye
çalışıyor ama bu büyüme engellenemez
Yıllardır
küresel cuntalar/şebekeler ve bunların Türkiye üzerindeki planlarını
yazan/deşifre eden bir yazar olarak bu teze itirazım yok.
İtirazım
bu tezi bir propagandanın şablonu hale getirip, çok boyutlu
bakılması
gereken sorunu, insanların gözünü açan bir enstrüman olmaktan çıkarıp,
insanların gözünü perdeleyen ve bir cuntaya hizmet eden bir araca
dönüştürmekte.
İtirazım, bu tezin tek ayağını vurgulayıp, diğer ayaklarını perdelemeye
Ergün
Diler yazıları ile küresel komplonunn bir
ayağını perdeleyip, diğerine hizmet ediyor. Ve tabiki AKP'ye.
Bu hizmetinin karşılığını
da, henüz bir Rasim Ozan Kütahyalı-Nagehan Alçı ortaklığı kadar olmasa
da, kanal kanal dolaştırılarak fazlası ile alıyor. İleride
hizmetlerinin karşılığını daha da fazlası ile alacaktır inşallah.
Okuyorsunuz...robot
teknolojisi insanlığı neredeyse ontolojik boyutta etkileyecek şekilde
hızla gelmekte. Ve artık medya kuruluşları bazı haberleri
robot
yazılımlara yazdırmaya başladı.
AKP gibi faşizan yapıların bir
noktada Ergün Diler'lere ihtiyacı kalmayacak. Robot yazarlar istenilen
propaganda yazısını her gün otomatikman yazacak ve AKP bu gibi yalaka
tayfasına villa dağıtmak, yüklü maaşlar vermek, kahrını çekmek gibi
dertlerden kurtulacak.
İşte o günlere hazırlık olması maksadı ile birgün
Ergün Diler'e ihtiyaç kalmayıp, bir robotu hizmete almak istediklerinde
oluşturmaları gereken algoritmaya katkısı olması maksadı ile , bir
Ergün Diler yazısının nasıl yazılacağının temel hatlarını aşağıya
sıralıyalım.
1)
Yazıya,
"Yılllardı/Yüzyıllardır şöyle/böyle yönetiliyoruz" mealinde bir cümle
ile giriş yapılır. Mümkünse "görmüyoruz, anlamıyoruz"
cümleleri ile Erdoğan gelene kadar Türkiye'nin içinde bulunduğu o
karanlık çağ vurgulanır.
2)
Yazının
bir kaç noktasına "OYUN" kelimesi serpiştirilir ve Ankara'da bu OYUNA
karşı oyun kuran bir aklın varlığı , "Kurtlar Vadisi" gizemi ile
sezdirilir. Bu muhteşem karşı aklın bugüne kadar
Ortadoğu'da ve
kendi ülkesinde onlarca tuzağa nasıl yürüdüğüne dair tek bir satır
yazılmaz. Ülke bölünse dahi, bu AKLIN herşeyi bildiği ve kontrolünde
olduğu, Davud'un oğlunun deyişi ile ondan habersiz yaprağın
kımıldamadığı vurgusu her yerdedir.
Bütün emareler bunun tersini gösterse de Ergün Diler bunlardan
etkilenmez. O kendisine gelen ve telefonda kendisine fısıldayan sesi
dinler.
3) Yazıların
temel eksenlerinden bir tanesi, Türkiye'yi yöneten bu AKLIN adamlarının
arasıra
Ergün Diler'le bağlantıya geçmesi ve ona bazı notlar iletmesidir.
Bu üslup, geçiş döneminin gazetecilerinden ve şimdi tasfiye edilen
Hayrullah Mahmud'un "Ultra Türkler" yazısı ile kullandığı tekniğin
apartılmış halidir. "Bir
yerlerde birileri var ve arada sırada egzantirik gazetecileri davet
edip, mesaj veriyorlar" mitosu.
Bu
gizemli adamlar, genelde ortadan uzun süre kaybolduktan sonra
birden ortaya çıkarlar. Çok birikmişlerdir ve Diler'İn
üzerine boşalırlar. Diler de tek kelimesini atlamadan yutar.
4)
Bir de , Türkiye'deki bu akılla ortak, yurtdışındaki AKIL vardır ve
Washington'un derinliklerinden ara sıra Ergün Diler'le
konuşur, ona notlar iletir.
Ergün Diler sorar, o cevaplar. Bu dış ses,
"siz",
"sizinkiler"
ifadeleri ile süslediği cevaplarında, bol bol "Türkiye'nin büyümesinden
korkuyorlar" ifadesini kullanır ve "aman bu yoldan sapmayın"
telkininde bulunur. "Kendi
değerinizi bilmiyorsunuz, gücünüzün farkında değilsiniz" cümleleri
ile aşağılık kompleksi ile kıvrananlara terapi uygulamayı da ihmal
etmez.
Temel
tez İngiltere'ye karşı Obama-Erdoğan-Putin koalisyonu olduğu için;
Obama ve Putin'in Türkiye'nin altını oyan politikalarına yazılarda
değinilmez. Büyük Türkiye'nin de, Ortadoğu'da İngiltere'nin planlarını
bozmak isteyen ABD'nin tek şansı olduğu vurgulanır. Arasıra, ABD ile
işler kötüye gittiğinde, Diler'in yazılarında, "Obama'nın bile direnemediği
güçler" ifadeleri belirir.
5) Sürekli
öğretilen ezberlerin peşinden giden insanlar olarak bizlere bu
ezberlerin tersini göstermekte üstüne yoktur Ergün Diler'in.
On
yıllardır yazıp çizdiğimiz gerçekler, yeni ortaya çıkmış gibi
pazarlanır bu yeni yetme kıyakçı tarafından.
Exeter Üniversitesi ve
İngiliz politikasındaki rolünü yeni duymuş gibi şaşırmanız beklenir
onu dinlerken. Hele ki on yıllardır yazılan Fetullah Gülen
gerçeklerini yeni keşfedilmiş gibi yazışı vardır ki, utanmaz
adamların da kalemlerinin kuvvetli olabileceğine bizzat şahit
olursunuz. Örnek olarak, 20 yıldan beri yazılan Kasım
Gülek-Gülen-Moon
bağlantısını ilk kez o bulmuş gibi bir yazışı var ki, cahil kitlelere
iftarda güllaç tadında yedirir vallahi.
6) Devlet'i ele geçiren
dangalak cuntanın peşinden koşturulduğu en temel ıslak rüya olan, "Kürdistan
kurulup, Türkiye ile birleştirilecek, Türkiye büyüyecek" masalı yazılarındaki temel
konulardan biridir.
Bu genelde "Ankara'nın
Büyük Projesi"
olarak geçer yazılarında.
Diler'i okuyan, Barzani'nin her gün rüyasında
Türkiye ile birleşme rüyası gördüğüne ve Ankara'nın petrol boru hatları
ile bu rüyayı ilmek ilmek işlediğine inanır. PKK Güneydoğu'da egemenlik
ilan etmiş, Barzani bu ülkeye soktuğu milyarlarca dolar para ile
siyaset ve medya satın almış; kime ne? Diler'in komplo teorileri
evreninde bu gerçeklere yer yoktur. O sadece akredite komploları dile
getirebilir.
7) Yazılarındaki bir
diğer ana tema , "Boğaz'daki Yalılardır".
Bu da Tayfun Er'in yıllardır yazdığı "Erguvaniler" tezinin , AKP
hizmetine sunulmuş propaganda versiyonudur. Bu versiyonda herkes
İngiltere'nin adamıdır. İlginçtir ki ; "ABD'nin adamı",
"İsrail'in adamı" laflarını ise çok sevmez Ergün Diler.
Doğrudur, yıllardır
bu ülkede Boğaza leb-i derya yalılarından ülkeyi yöneten ve dış
güçlerin hinterlandığında varolan bir elit kitlesi vardır da; namuslu
bir yazarın bu Boğaz şebekesinin yıllardır AKP'ye verdiği
desteği ve Çamlıca'dan da Boğazın görülebildiğini yazması gerekmez
mi?
(İshak
Alaton, Güngören'de mi oturuyor? )
Namuslu bir yazarın, Rıza Zarraf'tan Sevda Tepesi'ne kadar
AKP döneminde türeyen diğer şebekeden sözetmesi gerekmez mi?
Ama neyse
ki Ergün Diler'in namuslu bir yazar olma iddiası yok; o görevini
yapıyor.
8)
Gerektiği zaman Boğaz'a yoğunlaşan Diler, Somali yerine Soma'ya
yoğunlaşmamıza, ya da Erbil yerine
Lice'ye önem vermemize küçümser ve "görmeyi bilmiyoruz" diye yakınır.
Ona göre ülkede yaşanan kaosa yönelmek büyük resmi görmemizi engeller
ve ona sürekli bir şey fısıldayan o meşhur aklın kurduğu "Büyük Türkiye"
Somali açıklarında füze fırlatma tatbikatı yapan gemilerimize
ve
Erbil'le birleşme planlarına yoğunlaşmayı gerektirir.
Evi
yakılırken,
yeni kuracağı işe dükkan aramakla meşgul meczup hayalperest
girişimcinin beynindeki sestir Ergün Diler. Deli gömleği giymesine
ramak kala daha da fazla şey vaad eden o iç ses.
9)
Ergün
Diler yazıları 3 temel bölümden oluşur:
- "Yıllardır/yüzyıllardır
görmüyoruz/Atalarımızı da şöyle
kandırdılar / böyle kandırdılar" tespitlerinin yapıldığı
Erdoğan'dan
önceki karanlık dönemi anlatan "Giriş
Bölümü"
- "Artık
Ankara'da yeni bir AKIL var / Büyük Türkiye kuruluyor / Bu Türkiye'yi
engellemek istiyorlar" mavralarının anlatıldığı ve zamanında Emin
Çölaşan'a fısıldayan kuş gibi, onu arayan gizemli adamların "Büyük
Türkiye'yi nasıl engellemeye çalışıyorlar" mesajlarını ilettiği
"Gelişme Bölümü"
- O günkü ruh
haline ve boynundaki
fuların boynunu ne kadar sıktığına bağlı olarak, "Anadolu Kazanacak" ,
"Bu Oyun Bozulacak" çoşkusu veya "Dikkatli olmazsak bütün bu
çabalar
boşa gider" tedirginliği ile tamamlanan "Sonuç Bölümü"
10)
Arasıra
kullandığı ama kritik bir tespittir : Obama'nın bile direnemediği güç.
Obama'nın
bile direnemeyeceği güç vardır da, kritik algı Obama'nın bu güce
direnmek istediği algısıdır. Buradan yansıtma yolu ile Erdoğan'a atlar
ve bu büyük liderin Obama'nın bile direnemediği güce nasıl direndiğini
karşısında Keloğlan masalı dinleyenler varmış gibi anlatır.
Bu kadar
komplo teorisi yazan adamın, Erdoğan'ın boynundaki Musevi lobisi
madalyasından ve Obama'nın direnemediği en önemli güçlerden biri olan
siyonist lobiyi ağzına dolamaması ne vahim bir eksikliktir.
Bu
tespitleri çoğaltmak mümkün.
İleride Ergün Diler yazıları yazacak bir
robot yazılım ihtiyacı doğduğunda, kullanılacak algoritmaya giriş
niteliğinde bir kaç tespitle yetinelim şimdilik.
Dangalak
cuntanın mahallede belli bir atmosferi canlı tutmak için kahvede
istihdam ettiği Herodot Cevdet'tir Ergün Diler.
Her gün gelir, o kahvede, okumadan klişeler üzerinden tartışan ahaliye
günün masallarını ağdalı ağdalı anlatır.
Mahallelinin
algısını, egemenlerin istediği yönde tutarken, bir diğer açıyı bloke
eder ve her masal gibi olayları bir kahramanın etrafında örer.
Bu
kahraman tabiki Erdoğan. Ondan önce cahilliğin ve dar ufuklarımızın
zindanında çürüdüğümüz ve bizi karanlıktan aydınlığa
taşıyacak o "büyük
lider. "
Ve Ergün Diler her gün aynı
yazı ile Erdoğan'ın liderliğindeki o meşhur "Büyük Türkiye" aklının
bizi nasıl geleceğe taşıdığını anlatır ve yazılarındaki
üslubun temel
subliminal (bilinçaltı) mesajı şudur:
"Direnme ve
teslim ol ki, sorunsuz ilerleyelim"
Hani şu Çoşkun'un filmlerde, ilerlemeden önce açıkca dile getirdiği
temennisi.
Yersen.
B.G.
|