|

100. Yýl Mutabakatý
|
Küfür,
bir robotun asla taklit edemeyeceği bir insanlıktır. Bazı
noktalarda bir sanattır. Padişahların diline de dolanmıştır, ama en çok
da en tükenmişin, en tıkanmışın, en ezilmişin dilini kanatlandırmıştır.
Çaresizliğin
, çözümsüzlüğün, tıkanmışlığın ve sonucunda boşvermişliğin
katranlaştığı noktada küfür artar.
Türkiye küfürbaz bir ülkedir.
Ne kadar
çalışsa da belini doğrultamayan insanların ülkesidir.
Ne kadar
hakkındaki delilleri çürütse de esaretinden kurtulamayanların
ülkesidir.
Ne kadar
çırpınsa da çocuğuna şifa bulamayan kadınların
ülkesidir.
Ne kadar
hayal kursa da, bir türlü özlediği ülkeye kavuşamayanların ülkesidir.
Ne kadar
akıl sağlığını korumaya çalışsa da, her gün normal bir ülkenin
vatandaşını dumura uğratacak gelişmelerle hayatı şekillenenlerin
ülkesidir.
Burası Genelkurmay başkanlarının terörist diye içeri atıldığı; bir eski
bakanın diğer eski bakan hakkında, "onu döveceğim" diye demeç
verdiği; Başbakanın bakanının ensesine şaplak attığı, dün AK
diyenlerin utanmadan yarın tencere dibin KARA diyebildiği bir ülkedir.
Dünyada
küfretmeyi en çok hakeden insanların yaşadığı ülkedir.
Ve bu güzel ülkenin küfürbaz insanlarının en sık kullandığı küfür
AMK'dır.
İşin
ilginci, bu küfür en az kadınlara karşı kullanılır, en fazla erkeklere
karşı. Bu ülkede elektrik direği bile bu küfürden muaf
değildir.
Dünyada kale direğinden, atmosfere kadar düşünebileceğiniz her türlü
soyut ve somut varlığın , bu küfrün merkezinde yeralan organa
sahip
olduğu tek ülke Türkiye'dir.
Değiştiremeyen , etkileyemeyen , düzeltemeyen yurdum
insanı tıkanmışlığının dağılmışlığın zirvesinde basar bir AMK.
Siyasi dağılmışlığın, tıkanmışlığın zirvesinde ise çıkar bir AMK.
Ve toplumda makes bulur.
Son
yılların en dürüst gazete ismidir AMK.
Adını Hürriyet, Milliyet , Vatan koydunuz da, bu vatanı esir
edenlerin propagandasını yapmadınız mı...
Adını Zaman, Bugün, Yenişafak koydunuz da, bu ülkede insanlar daha
mutlu bir güne mi uyanmaya başladılar...
Adını Cumhuriyet, Taraf koydunuz da, tarafında olduğunuzu
sonuna kadar savunabildiniz mi...
Birisi
de çıktı AMKodu. Cuk oturdu.
Küfürbaz
insanların ülkesinin en halkçı ismini buldu.
Bu başlık ülkenin ucuz kahramanlarının da sahneye canhıraş
fırlaması için vesile oldu.
Bir düzine tuzu kuru kadın yazar, bu başlığın kadınlara saygısızlık
olduğu mealinde bildik teraneleri yazdılar. Kadın bedeni ve politiği üzerine
bir kazan laf kaynattılar. Ortalığı genizleri riyakarlıktan yakan bir
buhar kapladı.
Plazaları, lüks AVM'leri ve rezidansları arasındaki üçgende gezinen bu
taife, bugüne kadar bu ülkede kadın erkek binlerce beden itlaf ve ihlal
edilirken gıklarını çıkarmazken, bir gazete ismi üzerinden ucuz
kahramanlık taslamaya başladılar.
Engin Ceber'in bedeni yokedilirken sustular...
Kuddusi Okkır'ın bedeni yokedilirken sustular...
Üniversitelere milyonlarca kız bedenlerini örttüğü için
sokulmazken sustular...
Meydanlarda onlarca işçinin bedeni yollarda sürüklenirken
sustular...
Irak'ta milyonlarca kadın, erkek , çocuğun bedeni yokedilirken
sustular...
Melih Gökçek, twitter'da bir kızın bedeni ile ilgili en seviyesiz
yorumları yaparken sustular...
Tayyip Erdoğan, "ananı
da al git" diye vatandaşa küfrederken sustular...
Ve şimdi AMK üzerinden bize "kadın bedeni" masalları okuyorlar.
Kadın
bedenini her türlü pazarlayan yayın organlarından ayda milyarlar
kazanıyorlar...
Bu ülkenin tarlalarında, fabrikalarında, parmaklarından topuklarına
kadar nasırlı bedenleri ile çocuklarının rızkını kazanmaya çalışan
kadınların asla hayal edemeyeceği bir lüks içinde yaşayıp bir de
utanmadan "kadın bedeni
politiği" yapıyorlar...
Her uçtan vasatlık ve riyakarlıkla sarıldığımız bu ülkede bir gün nasip
olursa çıkaracağım gazetenin adı şimdiden belli...
"Taaaaa
AMK"
B.G.
|