Bir içimizdekilerin yazdıklarına bakın bir de dışımızdakilerin!- Arslan Tekin
Kimse Boğaziçi Üniversitesinin suç ortaklığı ettiği Bilgi ve Sabancı üniversiteleriyle birlikte düzenleyeceği "Türkler Ermenileri Kesti" sonucu peşinen çıkan konferansı engellemedi. Siyasîler, serbest konuşma haklarını kullanarak tavrını koydu… Hem AKP''den Adalet Bakanı Cemil Çiçek, milletvekili Ramazan Toprak, CHP''den milletvekili Şükrü Elekdağ konferansı tenkit etmişler, yapılanların Türk milletini arkadan vurmak olduğunu söylemişlerdir.İhanet edenlere herhâlde: "Yapın konferansınızı, söyleyeceklerinizi söyleyin." denemezdi.İptal kararını alan Boğaziçi Üniversitesi yönetimi olmuştur.new prescription coupons free prescription cards discount online cialis couponscialis manufacturer coupon open drug coupon cardcialis forum link cialis bez receptaclaritin mazilo claritin tablete claritin mazilomicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg
Ben bu kişiye takmadım… Adam kendisi yazdırıyor… "Zaman" gazetesi yönetiminin çok kıymet verdiği Etyen Mahçupyan''ın köşesinde yazdıklarını okuyun; küçük dilinizi yutarsınız. "… AİHM kararı, Türkiye''nin önüne birçok teknik seçenek çıkaran bir yaklaşımı tercih ederek, gerçekte Türkiye''yi kollamıştır.
Eğer istenseydi, yargılamanın tekrarını özellikle vurgulayan bir ifade kullanılabilirdi.
AİHM''nin böyle bir dil kullanması ise şaşırtıcı olmazdı; çünkü Öcalan davası açıkça adil yargıyı ihlal eden yönlere sahipti.
Askerî bir yargıcın varlığından iddianamenin sanık avukatlarına geç verilmesine; savunma süresinin kısıtlı tutulmasından sanığın avukatlarıyla görüşmesinin engellenmesine birçok husus, bu davanın ''adil yargı'' kriterlerinin dışında olduğunu göstermekte.
Diğer bir deyişle Öcalan davası, uluslararası hukuki dille söylendiğinde, ''bağımsız ve tarafsız'' olduğu kuşkulu bir mahkemede, sanığa ''kötü muamele'' edilerek gerçekleşmiştir." (Zaman, 20 Mayıs 2005). Şu sözlerden çok mana çıkar… Öcalan, Türk halkına karşı savaşmıştır.
Türk devletinde muhakeme edilmesi peşinen mahkûmiyetini getirir! Onun için "tarafsız" bir mahkemeye çıkarılmalıydı.
Hâlâ vakit geçmiş değil! Tarafsız mahkeme hangisi? Avrupa''da kurulacak herhangi bir mahkeme… Yazar bunları dillendirmek için yazmadı yukarıdaki satırları ama şuuraltı bunu söylüyor. "Bağımız ve tarafsız olduğu kuşkulu" sözünün altında yatan tamamen yukarıdaki yorumumdur! Mahçupyan, muhakeme sırasında İmralı''ya gelmemiştir.
(PKK''yı cilâlayan hiç kimse gelemedi… Öcalan''la röportaj yapan bir iki yağdanlık geldi; onlar da geldiklerine pişman olup gerisin gerile döndüler.) Mahçupyan ve gibilerinin niyeti başka olduğu için ne söylesek boş ama yine de her seferinde yazacağım.… (Elips Yayınlarının sorumlusu Yasin Bey! Lütfen Etyen Mahçupyan''a bir takım "Son İsyan"dan gönderin ve benim hesaptan düşün.
Nasıl bir muhakeme olduğunu görsün… Kötü muamele yapılıp yapılmadığını anlasın!) .
İçimizde Mahçupyan ve gibileri böyle yazıyorlar ya elin adamlarının yazdıklarını okudunuz mu? İşte "The Wall Street Journal"ın yorumu: "Amerikalılar için bu karar, Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) gibi kalıcı, çok taraflı yasal kurumlara üye olmanın tehlikeleri konusunda bir uyarı niteliğinde olmalı.
Öcalan''ın yeniden yargılanması kararı, AİHM''nin sık sık görülen haddini aşan kararlarının son örneği.
(…) AİHM''nin kararı için öne sürdüğü gerekçeler; bir askeri hâkimin duruşmalara katılması, Öcalan''ın avukatlarıyla istediği gibi görüşememesi ve yakalanmasından mahkemeye çıkarılmasına kadar çok uzun bir zamanın geçmesi.
Bunlar yeniden yargılanma kararı vermek için çok saçma nedenler, çünkü biraz ciddiyet sahibi olan herhangi biri, davanın farklı bir biçimde sonuçlanacağını düşünemezdi.
Yugoslavya''da savaş suçları mahkemesinde de görev yapan uluslararası hukukçu David Rivkin, kararı okuduktan sonra şu hükme vardı: "Küstahlık ve ikiyüzlülük içerdiği için alçakça ve siyasi bir karar." Hal böyleyken Avrupa hâlâ terörizme karşı savaşta neden her zaman Şkrini sormadığımızı merak ediyor." (Radikal, 18 Mayıs 2005) Hangisi inandırıcı? ("Zaman" gazetesinin yönetimi Mahçupyan vebalini nasıl taşıyor anlayamıyorum… Cemaatten hiç mi sorgulayan yok… Doğrusunu yazsa sözümüz olamaz… Bu kadar yalana, bu kadar kasta artık yeter diyen kimse çıkmıyor mu? Merak etmesinler Mahçupyan ve gibileri aç kalmazlar.
Aç kalacaklarını bilsem, "düşmanım" olsa yine bu satırları yazmam!) Taşnakçılar toplantıyı istedikleri yerde yapabilirlerdi, meseleyi saptırmasınlar! .
Ortada bir yanlışlık var… Kimse Boğaziçi Üniversitesinin suç ortaklığı ettiği Bilgi ve Sabancı üniversiteleriyle birlikte düzenleyeceği "Türkler Ermenileri Kesti" sonucu peşinen çıkan konferansı engellemedi.
Siyasîler, serbest konuşma haklarını kullanarak tavrını koydu… Hem AKP''den Adalet Bakanı Cemil Çiçek, milletvekili Ramazan Toprak, CHP''den milletvekili Şükrü Elekdağ konferansı tenkit etmişler, yapılanların Türk milletini arkadan vurmak olduğunu söylemişlerdir.
İhanet edenlere herhâlde: "Yapın konferansınızı, söyleyeceklerinizi söyleyin." denemezdi.
İptal kararını alan Boğaziçi Üniversitesi yönetimi olmuştur.
Muhtemelen YÖK Başkanı, telefon edip: "Zaten YÖK''ü kanununu değiştirmek istiyorlar, bir de bunların eline ''ihanet'' gibi haklı sebep vermeyelim, kamuoyuna kendimizi anlatamayız." demiştir.
YÖK''ün bunlara karşı çıkmasının izahı başka olamaz.
Yani kendi iç meseleleri… Biz de ilim yolundan geliyoruz, ilmin ne olduğunu biliriz.
Tebliğcilerin, oturum yöneteceklerin çoğu gazetelerde polemiğe giren, inatlaşan, ilimle uzaktan yakından alâkalı yazmayan tiplerdir.
Yani bir tarafı gazetecidir onların… Konferansı yapsalardı da, yap(a)masalardı da onlar için maksat hâsıl olacaktı: Kongreyi yapsalardı, Türk milletine istedikleri gibi sövüp saysalardı, Türkleri katil ilan etselerdi çok mutlu olacaklardı… Konferansın devamını başka ülkelerde getireceklerdi.
Ülke ülke gezecekler, itibar görecekler, yiyip içecekler, ihanetin zevkini çıkaracaklardı. BÜ yönetiminin iptal kararıyla da istedikleri neticeye varmışlardır… Seslerini Avrupa''ya taşımak istiyorlardı….
Türkiye''yi şikâyet edeceklerdi.
İşte fırsat! Türk düşmanlığı konferansı düzenleyenler kendilerine karşı çıkılacağını, ülkenin sahipsiz dediysek de bu kadar sahip olmadığını bilmeleri gerekirdi. Türk milletinin sırtından kazanılan parayla kurulan Sabancı Üniversitesinin rektörü Prof.
Dr.Tosun Terzioğlu esip yağıyor: "Üniversitelerin özerkliğine vurulmuş bir darbedir.
Fikir özgürlüğü, demokrasi ve sivil toplumun gelişimini ağır biçimde zedelenmiştir.
Türkiye için uluslararası alanda önemli bir ayak bağı olmasından endişe ediyorum." İhanet toplantıları ne zamandır ilmî toplantılar oldu, bilmiyorum ama Terzioğlu''nun dediğini kabul edelim; buyursun kendi üniversitende yapsın toplantıyı… Kapısına polis dayanmıyor, üstelik onları koruyacak… Sola şirin görünme yüzünden yolunu sık sık şaşıran Taha Akyol da Terzioğlu gibi konuşuyor, "Zaman" gazetesinin yazarı, ihanet toplantısının konuşmacısı eski Maocu Şahin Aypay da… İkisi de biliyor ki, siyasetçi istediğini söyler… Kimse kimseyi engellememiştir… İlim milim, Avrupa, demokrasi, Şkir hürriyeti martavalları okumayın bize!...