Almanların PKK Kartı, "Ergenekoncuları" Kurtarabilecek mi? - Faruk Arslan
Schönbohm’ün yardımcısı olan Dirk Tröndle, PKK’nın siyasileştirilmesi başta olmakla ülkemizin başına bela edilecek Alevi sorunu, Laz sorunu, Zaza sorunu gibi konularda uzmandır. 15 yıldır üllkemizden ‘persona non grata’ ilan edilmemesini ve halen Almanya’nın Ankara büyükelçiliğinde Büyükelçi yardımcılığına kadar yükselmesini anlayamıyorum. Sanırım MİT’in Almanya’da faaliyet gösteren 80 istihbarat elemanını sınırdışı etmemesi karşılığında çevirdiği tüm filmlere göz yumuluyor. BDP’nin ve KCK yapılanmasının asıl mimarıdır. Ülkemizdeki Alman ajanlar ona bağlıdır, istasyon şefidir. cialis manufacturer coupon drug coupon drug coupon cardclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilo
|
(Açık İstihbarat : Bu yazının yazarının Fetullah çizgisine yakınlığı ve "Ergenekon" söylemlerinin farkında olarak, özellikle Alman istihbaratı ile ilgili değerlendirmelerini kayda değer bulduğumuz için dikkatinize sunuyoruz. MİT krizi ile ilgili farklı bakış açılarını yansıtan yazıları, içeriklerine ve üsluplarına şerh koyarak yayınlayacağız. ) Kürt sorununa PKK’lı veya PKK’sız çözüm planları üzerinden kopartılan fırtınanın ve fitnenin koordinatörü Almanya İstihbaratı BND, uygulayıcısı Alman vakıfları ve ülkemizdeki dört bin Alman firmasına ve Alman yatırımlarına değişik ünvanlarla yerleştirilen Alman ajanlarıdır. MİT Başkanı Hakan Fidan’ın PKK’nın Avrupa sorumluları ile Oslo’da yürüttüğü pazarlığı medyaya sızdıran Almanya istihbaratıdır. Ankara’nın inisiyatif alması işlerine gelmedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Alman vakıfları ile ilgili yaptığı sert açıklamanın intikamı alınıyor. Deniz Feneri davası ve İsviçre’ye AK Parti’yi kapatma davası sırasında kaçırılan milyar dolarlar oyunu, fitnesi tutmayınca, büyük oyunun düğmesine basıldı.
Dev kulaklarla tüm iletişim araçlarını dinleyen bu güç, savcının Fidan’a ettiği telefonu anında medyadaki işbirlikci Türk gazetecilere veya haber hırsı bulunan gazeteci dostlarımıza sızdırabilecek ağa ve potansiyele sahiptir.
Farklı istihbarat örgütlerinin cirit attığı, kimin kime çalıştığı belirsizleşen PKK, çoktandır devletler arası terörün oyuncağı olmayı Makyavelist bir yaklaşımla özümsemiş durumda.
Polis ve yargının KCK operasyonu yerindeydi, MİT’in KCK ve PKK içine sızarak yönlendirmeyi ve kontrolü sağlaması da kaçınılmazdı. Anormal olan bunların ortaya çıkmasını isteyenlerdir. Birileri özel yetkili savcıların yetkilerini sınırlandırmak için ajitasyon yapıyor. Bunun nihai amacı, üst düzey yetkililerin sorgulanmasını ve yargılanmasını engellemek ve Ergenekon sanıklarını Silivri’den çıkarmaktır.
Açıkca yazayım, terörü bırakarak PKK’nın siyasileştirilmesi, Alman BND’nin projesidir.
Projenin uygulayıcısı, ülkemizde yıllarca Konrad Adenauer Vakfı Türkiye Temsilcisiliği yapmış Wulf Schönbohm’dır. Aysbar adlı bir Türk bayanla kasten evlendirilen Schönbohm, Alman vakıfları ile ilgili açılan davadan beraat etsede, Türkiye’nin Kürt sorunu konusunda müthiş bir bilgiye sahiptir, insan ve finans kaynaklarına da hakimdir. Oslo’da masaya yatırılan PKK’nın siyasileşmesine yeşil ışık yakan formülün aslında Almanya’nın işine gelmesi gerekirdi. Ancak Hakkari’nin ülkemizden kopartılması ve kültürel özerklikten başlanarak ülkemizin bölünmesi planlarına set çekilmesi, derin Almanları kızdırdı.
Polis ve MİT arasında yaşanan bir gerilim algısı oluşturan son gelişmelerin perde arkası, bu nedenle göründüğü gibi değil…
Çünkü derin Almanların planları belliydi:
Son dört ayda PKK’ya yapılan operasyonlar, aslında sadece örgütün değil BND’ninde elini kolunu bağladı. Uyuşturucu gelirleri bıçak gibi kesildi. Türk polisinin girişimleriyle Avrupa’da haraç toplayanlara Fransa ve Almanya dahi göz açtırmamaya başladı. Böylece yalnız kalan derin Almanya, yıllardır yönettikleri Türkiye ayakları olan Ergenekon’un bilinmeyen hücrelerini göreve yolladı!
MİT’in sivilleşerek millileşmesi ve dış operasyon birimi kurması Almanları kızdıran gerçek faktördür. Kürtleri, Alevileri, muhafazakarları, köhne zihniyete göre iç düşman sayan Ergenekoncuların borusu artık ötmüyor. Almanlar ve İsrailliler, MİT başkanı Hakan Fidan’ın kellesini almak için gitmedik kapı bırakmamışlardı. Bunu başaramayınca MİT’i itibarsızlaştırma operasyonu da hız kazandı. Almanların endişelerini anlıyorum: Peki sapı bizden baltalara ne oluyor?
|
||||