İstihbarat13 Şubat 2012 00:00

Yeni Devlet Kurulurken, Emniyet ve MİT'in "Onu Sevme, Beni Sev" Kavgası - Açık İstihbarat

Bugün Hakan Fidan'ı müzakere etmekle suçlayanlar, Öcalan'a "lider" muamelesi yapan yayınların önünü açmadı mı... Öcalan'a halk lideri muamelesi yapanları ekranlarda her gece karşımıza dikmedi mi... PKK ile müzakereye başlayan Hakan Fidan değildi. O sadece eline yüzüne bulaştırdı. Öcalan'a ilk kez "sayın" diyen de ne o idi, ne de onu görevlendiren Başbakan Erdoğan. Öcalan'a İmralı'da ilk defa "sayın" diye hitap edenin hangi general olduğu elbet bir gün açığa çıkar. arcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cena

Yeni Devlet Kurulurken
Emniyet ve MİT'in
"Onu Sevme, Beni Sev"
Kavgası

Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

13.02.2012



AKP iktidarında ruhunu satan Faustların hali içler açısı, kafaları karışık.  Oturdukları kucağın bacakları açıldı ve bunlar hangi dizi seçeceklerinin telaşı içinde çırpınıp duruyorlar.

Fakat kafası karışık olan tek onlar değil. Muhalif kesim de kafa karışıklığı içinde ciddi yalpalıyor.

Bir bakıyorsunuz daha bir kaç ay önce Fetullahçı ilan ettikleri Hakan Fidan, "milli" oluyor.

Bir bakıyorsunuz KCK içinde MİT'çilerin deşifre olmasının derdine düşülmüş.

Tayyip Erdoğan'ın Suriye planlarına tam da razı olmadığını ve o yüzden sorun olduğu yolunda "analiz" yapanına bile rastladık.

Herkes çarşının karıştığı noktada "kim daha milli?" denklemine yaratıcı çözümler bulmaya çalışıyor.

Halbuki bu gibi durumlarda analizi bırakıp, koltuğa kurulup, çekirdek çitleyip bu şenliği seyretmek en iyisi.

Önünüze de külahlarınızı koyun onlara anlatsınlar.

Ortada; 

"milli" olduğu için yükselen,

"hain" olduğu için deşifre edilen,

PKK ile müzakere yerine mücadeleyi tercih ettiği için,

Suriye planına direndiği için tasfiye edilen , kavgaya tutuşan bir taraf yok.

Bu küresel planda "onu sevme, beni sev" kavgasıdır.

Hiç kimse "analiz" adı altında martaval okumasın.

Hakan Fidan'ı , Öcalan'ın kuryesi konumuna getiren açılımın açılışı Polis Akademisinde yapılmadı mı...

Bu açılımın yaygarasını gazeteci kılıklı polisler yapmadı mı...

Bugün Hakan Fidan'ı müzakere etmekle suçlayanlar, Öcalan'a "lider" muamelesi yapan yayınların önünü açmadı mı...

Öcalan'a halk lideri muamelesi yapanları ekranlarda her gece karşımıza dikmedi mi...

PKK ile müzakereye başlayan Hakan Fidan değildi. O sadece eline yüzüne bulaştırdı.

Öcalan'a ilk kez "sayın" diyen de ne o idi, ne de onu görevlendiren Başbakan Erdoğan. Öcalan'a İmralı'da ilk defa "sayın" diye hitap edenin hangi general olduğu elbet bir gün açığa çıkar.

Kürt sorununu çözeceğiz diye şirazesinden kim daha fazla çıktı sorusunu sorabilirsiniz.

Cevabı çok şeyi değiştirir mi?

Hangisi daha vahimdir?

Birilerinin Kürt planı çerçevesinde KCK diye bir yapılandırma oluşturup, PKK'ya sızacağım derken bizzat PKK'laşması mı...

"Ergenekon" operasyonuna destek bulacağım diye ABD büyükelçiliğine brifing verip, ülkenin Genelkurmay Başkanının zaaf noktalarını bir yabancı ülkeye verecek kadar casusluk suçunun kenarında gezinmek mi...

Emniyet veya MİT...ne farkeder? 

MİT'in kucağında oturanlarla, Emniyet'in kucağında oturanların çeşitli değerler (Demokrasi, derin devletten arınma, Kürt sorunu)  üzerinden pozisyonlarını meşrulaştırma çabaları televizyon ekranlarını doldurabilir ama karın doyurmaz.

Bu iç savaş; 

"müzakere"yi savunanla, "mücadeleyi" savunanın...

Başbakan'a yakın olanla, F tipine yakın olanın...

ABD'nin ulusalcılarına yakın olanlarla, ABD'nin İsrail lobisine yakın olanlar...

Almanya'ya yakın olanlarla, İngiltere'ye yakın olanlar...

eksenlerinden okunabilir fakat asla "milli" olanla, olmayan ekseninden okunamaz.

Suriye'nin içini karıştırmak için CIA ile kolkola girenlerle;  kendi Genelkurmay Başkanının özel sırlarını yabancı büyükelçiliklere ifşa edenlerin kavgası asla bir prensip kavgası olamaz.

Bu prensibin adını ne koyarsanız koyun.

Bu post kavgasıdır ve o postun adı da Türk Devleti'dir.

Küresellerin ameliyat masasında, bağırsakları dışarda ameliyat edilirken, acılarla sarsılıp merkezinde durduğu coğrafyayı altüst etmesin diye "Osmanlı" narkozu ile uyutulan Türk Devleti.

Ve küreseller tarafından  bu devleti dönüştürme görevi verilen, eski devleti tasfiye süreci sırasında ortak hareket eden ama yenisinin çatısının çatılma aşamasına geldiğinde baş köşeyi kapmak için birbirine girenlerin kavgasını seyrediyoruz.

Ve bu kavganın manşetini farklı atıyoruz : "Ey Emperyalizm; Onu sevme, beni sev"


Açık İstihbarat

Açık İstihbarat @ 2012