Vazifenin Bedeli: Üsküdar'da Milyon Dolarlık Yalı Dairesi/ Açık İstihbarat
"Muhalif yandaş" kimliğine oynayacağım derken çarşafa dolanan ve Aktüel dergisindeki yazarlığı sona eren Fikri Akyüz, giderayak Nagehan Alçı-Rasim Ozan Kütahyalı çiftinin Aydın Doğan'ı misafir ettikleri milyon dolarlık "mutlu yuvayı" da ifşâ etti. Açık İstihbarat olarak Üsküdar'daki yalı dairelerin fiyatını, bu servetin iddia edildiği gibi "Alçı'nın zengin babasından" miras kalıp kalmadığını ve çiftin İstanbul'daki başka "mutlu yuvalarını" da araştırdık. Şaşıracak hali kalmış olanlarınızın dudağı uçuklayacak! ----------------------------------------------------- acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis coupons printable link discount prescription drug card
Fikri Akyüz'ü Aktüel dergisindeki işinden ettiler.
Hem de yandaş olmasına bakmadılar...
AKP'nin kucağında doğup büyümüş ya da Altan kardeşler gibi saçı sakalı ağardıktan sonra kundağa girip AKP'yi emmeye başlamış radikal islamcısından liberaline, goygoycusundan ajanına bir grup medya zevatı arasında kavga çıktı.
Bu tür kavgalar genellikle pasta küçülünce çıkar ama bu kez birilerinin leğene dönmüş midelerini pasta büyüdükçe daha da şişirmek isterken, pastadan tespiyle götürenlerin bu duruma karşı çıkmalarına tanık oluyoruz.
Yani, pasta büyüdükçe AKP'nin kalem uşakları arasındaki kavga da büyüyor.
Mehmet Altan, Star gazetesinden aldığı 30 bin lira maaş,- artık hangi yeni harcamaların ortaya çıkması sonucu asgari ücrete dönüştüyse- AKP iktidarının askeri vesayetin yerine sivil vesayet getirdiğini ve yeni bir tür diktatörlük yarattığını görmeye başladı. (Yakında Odatv'de yazmaya başlarsa şaşırmayalım, Abdullah Öcalan'ın değerli fikirlerine bile "biz her görüşe açığız" demokratlığı ile yer veren Odatv'nin işsiz kalmış bu büyük gazeteciyi de bağrına basacağından eminiz)
Ve Mehmet Altan'ı ağarmış saçına, bunca yıl yaptığı hizmetlere bakmadan işten attılar.
Mehmet Altan-Star, Ahmet ve Altan-Başbakan kavgası, "AKP-liberal ayrışması "olarak değerlendirilmişti ki bu çerçeveyi bozan yeni bir işten atma olayı gerçekleşti.
Fikri Akyüz, Sabah gazetesi bünyesinde bir süredir yazdığı Aktüel dergisinden ayrıldı.
Öncelikle Fikri Akyüz ile Mehmet Altan, Nagehan Alçı, Rasim Ozan Kütahyalı gibi medya gülleri arasındaki karakter farkını kayda geçirelim. Fikri Akyüz, her ne kadar AKP yandaşı bir yazar olsa da naif kişilik yapısı ve mütevazı yaradılışıyla hakaret gördüğü yerde yüzsüzlüğü ele alıp duramayacak bir adamdır. Nitekim öyle yaptı ve Rasim-Nagehan çiftinin Aydın Doğan ile yemekli buluşmasını eleştirdiği için Serhat Albayrak'tan hakaretâmiz bir telefon alınca, tası tarağı toplayıp Aktüel'den ayrıldı.
Serhat Albayrak'a "Adam değilmişsin" demeyi de ihmal etmedi.
Yüzüne tükürseler ballı maaşından olmamak için "yarabbi şükür" diyen nice yandaş tanıyoruz..
Bırakın "yandaşı", ulusalcı-sosyalist Ümit Zileli bile program başı bin lira için Melih Gökçek'in televizyonunda sergilenen siyasi operasyonlarda figüranlık yapıyor...
Yandaş medyada kopan kıyamet, meselenin sadece "liberal-İslamcı" ayrışması olmadığını ortaya koyacak beli,rtiler gösteriyor.
Çeteleşmenin mahiyeti, "AKP-liberal ayrışmasından" daha karmaşık gibi...
Eğer mesele AKP-liberal ayrışması olsaydı, "dindar genç" Serhat Albayrak'ın Helin Avşar'ın bacakları arasına kafasını sokarak poz veren Rasim Ozan Kütahyalı için dindar bir kimlikten gelen ve mütevazı bir aile yaşantısı olan Fikri Akyüz'ü harcamaması gerekirdi.
Mesele AKP-liberal ayrışması olsaydı, Salih Tuna gibi yandaş medyanın vicdanı düzgün bir adamı Yeni Şafak'ta ayda üç kuruşa talim ederken, Nagehan Alçı gibi Dior'un 350 liralık kırmızı rujunu sürmeden ekrana çıkmayan dünkü stajyer, yalı dairesinde oturuyor olmazdı.
Belli ki iktidarın elitleri, kendi içlerinde daha üst düzey bir elit sınıfı doğurmaya başlamış. Paraya en yakın duranlar, paraya yaklaşmaya çalışan diğerlerini liberal veya islamcı olduğuna bakmadan kovalıyorlar..
Fikri Akyüz, namuslu bir adam gibi davrandı, yazdıklarının arkasında durdu ve gazete patronundan gelen bu çirkin telefon üzerine Aktüel'den ayrıldı. Ayrılmakla kalmayıp olup bitenleri www.rotahaber.com sitesindeki köşesinde kamuoyu ile paylaştı.
(Bu da bir namustur. Gazetecinin, olup bitenleri kendine saklamak gibi bir hakkı olamaz. Bekir Coşkun bile Habertürk'ten kovulduğu duyulunca "Yoo, ben şu anda Cunda'da tatil yapıyorum, gazeteyle de hiç bir sorumum yok" diye açıklama yapmıştı. Habertürk'ten neden kovulduğunu halen de açıklamış değil.dir.)
****
Fikri Akyüz'ün "namuslu bir yandaş" olarak başına gelenler böyle.
Ancak, Akyüz'ün Aktüel'den ayrılmasına sebep olan olaylar zinciri içinde gözden kaçmış bir ayrıntı var ki, kendi içinde islamcı-liberal, ulusalcı-dindar, solcu-sağcı ayrımı taşımayan yeni medya çeteleşmesine ilişkin çok önemli bir belge ortaya koyuyor;
O da şu:
Fikri Akyüz, Aktüel'de barınamamasına sebep olan Rasim-Nagehan çifti ile Aydın Doğan buluşması yazısında, Alçı-Kütahyalı ailesinin Aydın Doğan'ı Üsküdar'daki yalı dairelerinde ağırladıklarını açıkladı.
Kendince yine "namuslu" olmaya çalışan Akyüz, bu yalı dairenin şaibeli olduğunun düşünülmemesini, Nagehan Alçı'nın zengin bir madenci olan babasından yüklü bir miras kaldığını yazdı.
Açık İstihbarat olarak önce Üsküdar'daki yalı dairelerinin fiyatını araştırdık.
Örneğin, İstanbul'un en büyük emlak portföyünü elinde tutan www.hurriyetemlak.com'da şu anda Üsküdar'da satılık sadece 34 yalı dairesi ilanı bulunuyor. Hürriyet Emlak'ta sadece Üsküdar ilçesinde günlük olarak 7 bin 500 konut satışa çıkarılırken, alıcı bekleyen yalı dairesi sayısı sadece otuz dört...
Bu veri, yalı dairelerinin ne kadar değerli olduğunu, ne kadar kapış kapış gittiğini ve ne kadar hazır alıcısı olduğunu gösteren bir durum.
Gelelim Üsküdar'daki yalı dairelerinin fiyatına...
Sıkı durun..
Yine Hürriyet Emlak'ın verilerine göre bu dairelerin fiyatı (eldeki 34 daire için) 900.000 ilâ 4.500.000 Amerikan doları arasında değişiyor.
Oturdukları (ve Aydın Doğan'ı misafir ettikleri) bu dairenin fiyatınını bu şekilde belirledikten sonra gelelim Nagehan Alçı- Rasim Kütahyalı çiftinin iki yıl önceki sosyal ve ekonomik durumuna:
Nagehan Alçı, 2005 yılında stajyer olarak başladığı Akşam gazetesinden, şu anda köşe yazarı olarak 3 bin lira maaş alıyor.
Kocası Rasim Ozan Kütahyalı, 2007 yılında yayına başlayan Taraf gazetesine mektup yazarak "gazeteci olmak istediğini" belirtmiş bir "okuyucu. Yazı üslubunu fena bulmayan Ahmet Altan tarafından "deneme amaçlı" olarak işe başlatıdıktan bir süre sonra 2 bin lira maaşla köşe yazmaya başlamış.
Şimdi bu karı-koca, arkasında "yeni derin devletin" yer aldığı bütün televizyon programları ve medya üzerinden yapılan bütün siyasi operasyonlarda baş rolü oynuyorlar.
Böyle bir vazifenin bedelinin kaç milyon dolar olduğunu biz bilemiyoruz, hesap yapmamıza da imkân yok.
Ancak şunu biliyoruz:
Nagehan Alçı'nın babası Rüştü Alçı, Fikri Akyüz'ün yazdığı gibi kızına milyonlarca dolar miras bırakmış "zengin bir madenci" değildi
Fikri Akyüz gibi temiz yürekli bir adamı ya kandırdılar, ya da Akyüz "servet düşmanıymış gibi" görünmemek amacıyla böyle yazıyor.
Bir süre önce vefat eden Rüştü Alçı, sendikacılık kimliği ön plana çıkmış bir madenciydi. Kendisine "işadamı" denilmesine vesile olacak ölçüde "girişimleri" bulunsa da kızına 4.5 milyon dolarlık yalı dairesi bırakacak kadar serveti olan bir kodaman değildi.
"Zengin baba" masalına bütün safdilliği ile inanan Fikri Akyüz'e şunu da hatırlatmak isteriz:
Bu kadar büyük bir servetin sahibi olduğu iddia edilen Rüştü Alçı, kızının ve damadının yazdıkları gazetelerde iki kuruşa talim etmelerine eminiz ki her baba gibi razı olmaz, bu yalı daireyi kızına çok daha önceden alırdı. Baba Alçı nedense, bu büyük servetini kızının bir turizmciyle yaptığı ilk evlilikte de ortaya çıkarmadı. Acaba ilk damadını Rasim Ozan kadar gözü tutmamış mıydı?
Fulya'da Alçı-Kütahyalı çiftinin milyon dolarlık bir başka "residence"ı olduğu doğru mu?
(Ki Kütahyalı, Emniyet'in şike operasyonu sonrasında spor programlarına da monte edildikten sonra Beşiktaş'ın ünlü futbolcularından birinin kendi "sitesinde" yaşadığını ağzından kaçırıvermişti)
Bu Fulya'dai milyon dolarlık "residence" da mı baba mirası?
Nagehan Alçı-Rasim Kütahyalı ailesinin, kapalı kapılar arkasında "derin operasyonların" pişirildiği mutfaklarda çok alıcıları olsa gerek.
Yedi kocalı hürmüz olmak kolay zenaat değil..
Ve her vazifenin tabii ki bir bedeli var...