|
|
Hrant Dink hakkında söylecekleri varmış...
Onun hakkında en son söz söyleyecek kişidir Ali Bayramoğlu.
Bağımlı ya da bağlı olduğu sermaye gruplarından bağımsız söz söyleyemeyeceği için susmalıdır da!
Ama konuşmalıdır!
Örneğin; Dink'i, öldürülmeden önce bankamatiğe gitmesine neden olan telefon konuşmasını kiminle yaptığını açıklamalıdır.
Ya da Dink'in Ermenistan'a karşı, gizli Ermeni'lerle ilgili konuşmasını açıklamasını, Ermeni yetkililerinin de Dink'e bunu açıklamak bize ve davamıza zarar verir, diyerek karşı çıkmalarını da yazmalıdır.
Öyle yüksek perdeden “Hrant'a sözüm var...” demekle olmuyor!
Dink, bu ülkenin bir aydınıdır. Dink, bu toprakların çocuğudur.
AB'den fon almamıştır, ABD'den fon almamıştır. Anti-emperyalist kişiliği vardır. Ermeni sorunuyla ilgili, emperyalizmin dayatmalarına karşı direnen bir aydındır.
Bugün yaşıyor olsaydı, Fransa'da alınan karara en başta karşı çıkacak o olacaktı!
Çünkü o değil miydi, aramıza nifak sokmak isteyenler olduğunu söyleyen ve emperyalizmin oyununa gelinmeyeceğini söyleyen!
İkinci cumhuriyetçiler, liberaller vs. Dink'in öldürülmesinden sonra, yaptıkları açıklamalarla, yazdıkları yazılarla; tam da emperyalizmin istediği bir sürecin başlamasına neden olmuşlardır.
Dink'in arkadaşıyız diyenler, yaşamının en verimli döneminde onun katlinin ardından yalan yazmışlardır. Emperyalizmin yalanı soykırım gibi!
Dink'in ölümünün hemen ertesi günü, kapsamlı bir yürüşü (özel hazırlanmış “Hepimiz Ermeni'yiz”, “Hepimiz Hrant'ız” pankartları) düzenleyenlere sorulan, 1 günde yazıyla bir gün içinde o yürüyüşü nasıl tertipledikleri soruları yanıtsız kalmıştır.
Pankartların hazırlanması, basılması, davetlerin hemen yapılabilmesi, bu işi bilenler tarafından kuşkuyla karşılanmıştır.
Bayramoğlu diyor ki: “Borcum var, sözüm var...” ve ekliyor:
“Gerçek katillerin biliniyor, ama cezalandırılmadı Hrant. Devlet, o bildiğin devlet. Seni ölüme götüren çete-yargı-emniyet-jandarma-MİT dokusunu koruma altına aldı. İhmalcileri taltif etti, aralarında milletvekili, hatta Meclis Başkanı olanları bile var.
Yargı hep aynı, seni senden sonra bile mâhkum ettiler. İlk işareti verenler gazeteciler, yayın yönetmenleri, Özkökgiller oldukları yerde yüzsüzce öylece duruyor... Seni ölüme götüren yolun taşları, ölümünden sonra döşenen yolun da taşları oldular... Fiili ve simgesel kolektif infaz ve kolektif örtü...”
Kolektif örtü, evet!
İkinci cumhuriyetçi, liberal-muhafazar sentezin kolektif çalışmasıyla cinayetin üstüne serilen örtü!
Artık,
“Üniversitelerde onlarca genç 19. Yüzyıl'a el atıyorlar, 1915 çalışıyorlar, paradigma değişiyor Hrant. Basında farklı sesler çoğaldı, inkârcılar savunmada artık, 1915 tabusu kırıldı.”
Emperyalizmin dayatması ve en başta Dink'in kardeşlik felsefesine aykırı olan o tabu bildiğiniz olgular, dönüp dolaşıp yine Dink üzerinden “aklanıyor”, yine aynı oyuncular sahnede ve yine aynı laflar...
Bayramoğlu:
“Ama "O Ermeni", tarihi ölümüyle de, ölümden sonra da hızlandırdı... Unutmaya, unutturmaya çalışan "devlet"in karşısında adım adım, iğneyle kuyu kazar gibi, yüzleşme fikrini öğrenerek hatırlamaya çalışan, hatırlayan bir "toplum" doğmaya başladı...”
diyor ya!
Bu dört başı mamur muhafazakar liberal sentez, Türk toplumundan neleri gizlediğini neden yazamaz!
Bağlı oldukları, emperyalizmle ilişkileri neleri açığa çıkarmasına, neleri çıkarmamasına karar verir çünkü.
Dink suikastinde kuvvetli delillerle kusuru olduğu bilinen Emniyetçileri, MİT'çileri vs. kamu görevlilerini eleştirirken Bayramoğlu, bir şeyi atlamış; bu görevlileri siz ve sizin gibi “Hrant'ın arkadaşları (!)” olduğunu söyleyenler aklamadı mı?
Konu Fethullahçı Ramazan Akyürek'ten açılınca neden sus pus oldunuz?
Trabzon Emniyeti ve İstanbul Emniyeti hakkındaki iddialardan ötürü, eleştirdiğiniz aslında sizin oluşturduğunuz “devlet”in Silivri'ye hapsettiği aydınlar gerçekleri yazdığı zaman kulaklarınız neredeydi?
Bayramoğlu ve şürekasının, Hrant Dink için hiçbir sözü olamaz!
O anti emperyalistti. O, AB maaşını kabul etmemişti. Ermenistan'ın ve Ermeni lobilerinin faşizminden de politik duruş olarak ayrılıyordu.
|