Küresel Şebekeler6 Ocak 2012 00:00

Yeme Aldanan Zokayı Yutar-Gavurege

İnsansız hava araçları Kuzey Irak’tan Türkiye sınırına doğru hareket eden katırlı, kalabalık bir PKK’lı grup tespit etse, istihbarat bilgileri de bunu desteklese Türk Jetlerine bombalayın talimatı kim verebilir artık. Siz olsanız verir misiniz?.. İşte PKK’ya koruma kalkanı, hem de ABD’ye sıfır maliyet. Ne güzel değil mi?.. cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciesymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort a alkohol symbicort cena

1991 yılında koynumuza sokulan “Çekiç Güç” yılanını anımsayalım…

“Birinci Körfez Savaşı” sırasında Kuzey Iraktan Türkiye’ye iltica etmek isteyen mültecilere koruma kalkanı oluşturmak için kurulmuştu. 2003 yılında kaldırıldı.

Misyonunu tamamlamıştı, gereği kalmamıştı, çünkü Irak 2003 yılında işgal edilmiş ve her tarafı ABD kontroluna geçmişti.

Gören gözler, düşünen beyinler ABD’nin PKK’yı nasıl yarattığını, nasıl kullandığını çok iyi bilir. Çekiç Güç olmasaydı PKK’nın bu duruma gelemeyeceğini de…

“Olur mu öyle şey? ABD, Türkiye’nin dostu ve müttefikidir!..” diyen zeka fukaralarına cevap verelim.

ABD’nin “Dost ve Müttefik” anlayışı kim daha çok işine yarıyorsa O’dur.

ABD; PKK’yı koruma altına alırken, TSK’nın PKK ile mücadelesinin hep önünü kesmiş, sınır ötesi kara harekat, hava saldırıları hep onun onay verdiği ölçütlerde yapılmıştır. Kısacası ABD, PKK kartını Türkiye’ye karşı çok iyi kullanmıştır.

2011 yıl sonu itibarı ile ABD Irak’tan çekildi, çekiliyor ve ABD’de şunu çok iyi biliyor.

Türkiye muhteşem bir orduya, insansız hava araçlarına, karadan karaya atılan uzun menzilli füzelere, gece uçuşu dahil nokta harekat yapma yetenekli müthiş bir hava gücüne sahiptir. PKK korunmazsa fazla dayanamaz, ekstra bir şey yapılmazsa TSK askeri açıdan PKK’yı bitirecek. Oysa ABD’nin PKK’ya ihtiyacı var.

Buna izin veremezdi… Düğmeye basıldı ve verdiği kasıtlı yanlış istihbaratla Türk Jetleri 35 masum vatandaşı bombaladı.

Kafalar karışmasın!.. Buradaki masum vatandaş tanımı Şener Şen filmindeki “Namuslu çıktı, namussuz” söylemidir. El altı işbirlikçilik ve kaçakçılık ne zamandan beri namuslu bir iş oldu?..

Önce bir açıklama;

35 kişinin hayatını kaybettiği hava harekatı sınır ötesi bir harekattır. Sınır ötesi harekat yapma yetkisi ise mecliste kabul edilen bir tezkere ile sadece hükümete verilmiştir. Genelkurmay, hükümetin bilgisi ve onayı olmadan sınır ötesi harekat yapamaz.

Şimdi, aşağıdaki haberi birlikte değerlendirelim.

“Genelkurmay Başkanlığı görevlisi, 35 yurttaşımızın hayatını kaybettiği hava harekatıyla ilgili Aydınlık’a önemli bir değerlendirme yaptı. Genelkurmay’dan bir yetkili kısa ve net konuştu: “tuzağa düştük” dedi. Askeri uzmanlar “tuzağa düştük” ifadesinin “istihbaratla yönlendirme” anlamı taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlar, alınan istihbaratın kaynağının sorgulandığına dikkat çekiyor.

Heronlar Batman'da konuşlu. Kalkış ve inişleri Nevada'daki Amerikan komuta kontrol merkezinden yapılıyor. Kalkıştan sonra kontrol Türkiye'ye devrediliyor. Türk subayları uçuruyor. Alınan görüntüler hem Genelkurmay'a hem de Nevada'ya merkeze ulaştırılıyor. Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı Teknik Analiz Dairesi de alınan görüntüleri analiz ediyor. Analizler sadece Heron'dan gelen istihbarata dayalı değil, diğer teknik ve yer istihbaratları da değerlendiriliyor.

Heronlardan gelen bilginin hava bombardımına tek başına yetmeyeceğini belirten Genelkurmay yetkilileri, "Karar aşamasında yer istihbaratı daha fazla önem taşıyor" ifadelerini kullandı.”

Durum anlaşıldı değil mi?

Balık oltanın ucundaki yemi görür, zokayı yutarmış!.. Bizimkilerde yuttu işte.

Artık, PKK’nın üzerinde görünmeyen bir koruma kalkanı var. PKK inanılmaz bir hareket serbestisi kazandı.

BDP’de şimdi sahte ağıtlar yakarken avuçlarını ovuşturuyor. Çünkü, “Köksüz ağaç misali” PKK yok edilirse böyle bir parti kalmayacağını en iyi onlar bilir. PKK’nın katlettiği masum vatandaşlar için onların ağladıklarını gördünüz mü siz hiç?..

Bu görüşlerimizin bir komplo teorisi olmadığını ispatlayalım…

İnsansız hava araçları Kuzey Irak’tan Türkiye sınırına doğru hareket eden katırlı, kalabalık bir PKK’lı grup tespit etse, istihbarat bilgileri de bunu desteklese Türk Jetlerine bombalayın talimatı kim verebilir artık. Siz olsanız verir misiniz?..

İşte PKK’ya koruma kalkanı, hem de ABD’ye sıfır maliyet. Ne güzel değil mi?..

Bu koruma kalkanı bir tek şekilde etkisizleştirilebilirdi!..

Bugün ülkeyi yöneten siyasi irade daha ilk saat çıkıp “Bu ülke yasalarına göre kaçakçılık suçtur. PKK benzer yöntemleri kullanarak ülkemize giriş-çıkış yapmakta ve tehdit oluşturmaktadır. Anlık istihbarat, anlık müdahale gerektirir. TSK, istihbarat bilgilerini değerlendirdikten sonra hükümete bilgi vermek koşuluyla PKK’lı olduğuna kanaat getirdiği her türlü tehdidi anında yok etmeye yetkilidir. Bu harekatta bilgimiz ve onayımız kapsamında yapılmıştır” deseydi; ABD planı yerle bir olmaz mıydı, terörle mücadele daha kararlılıkla sürdürülmez miydi?..

Demediler, diyemediler. Yetmedi “Sağ duyu, soruşturma, üzgünüz, tazminat, falan, filan” dediler.

Şimdi özel yetkili savcılar bu olayı soruşturuyor. Olay yerinden hiç görüntü yayınlanmaması, soruşturmaya gizlilik kararı alınması dikkat çekici.

Sonuç olarak ülkeyi yönetenler ABD’nin oyununa gelmiştir. ABD ise her zaman olduğu gibi yine keleğe yatacak “Dost ve müttefikimiz Türkiye’nin terörle mücadelesine desteğimiz tamdır.” diyecektir.

Hükümet ise ABD kazığını görmek yerine bu olayı mümkün olduğunca ört bas edecek ve bu olaydan en az hasarla kurtulmaya çalışacaktır.

Ne diyelim?.. Kılavuzu karga olanın!..

Kaynak: www.gavurege.com