Siyaset16 Aralık 2011 00:00

Keçiler ve Koyunlar - Şebnem Özbek / Açık İstihbarat

Dersim olaylarını CHP’ye, dolayısı ile Atatürk ve ülkenin kurucu kadrosuna yıkma hevesinde olanlar, bugün biat ettikleri Başbakan Erdoğan’ın örnek aldığını söylediği Celal Bayar döneminde 2 kez isyancılara karşı harekât düzenlendiğini kuyruklarıyla saklamaya çalışmaktadırlar. Dersim’de Atatürk’ün talimatıyla çoluk çocuk herkesin katledildiğini iddia eden koyunlar; 6-7 Eylül olaylarını, Çorum katliamı, 80’lik Cennet ninenin gözlerinin tornavida ile oyulduğu Maraş katliamı, Sivas katliamı ayıplarını kuyrukları altında özenle saklamakta, çıkardıkları yasayla kayıplara karışan Hizbullahçıların hesabını vermeyi dahi akıllarına getirmemektedirler. levitra and diabetes diabetes sexuality treatment sexual dysfunction in diabetescialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmacie cialis 5mg prix en pharmaciecialis manufacturer coupon open drug coupon cardescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholabilify abilify alkohol abilify

Keçiler ve Koyunlar

Şebnem Özbek - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

16.12.2011



Anadolu’da bir laf vardır:

“koyun ayıplarını örtecek kadar büyük kuyruğa sahiptir ama keçinin her ayıbı meydandadır”

Nedense hemşerisi olmaktan utanç duyduğum AKP’nin Adıyaman milletvekili Mehmet Metiner’in Dersim olayları ardından yaptığı ve Sabiha Gökçen havaalanının adını değiştirme teklifine kadar vardırdığı beyanları bana bu atasözünü hatırlattı.

Evet, bizler keçiyiz. Onlar ise koyun.

Aklı başında, ulusal çıkarlarına önem veren büyük hiçbir devletin ayıp olarak görmeyeceği pek çok konu 10 yıllık AKP iktidarı döneminde gerek milletvekilleri gerekse sözde aydınlar tarafından sanki birer utanç kaynağıymış gibi lanse edildi.

Dikkat ederseniz AKP’li vekillerin ve onlara yardakçılık eden aydınların utanç tablosu olarak sundukları her senaryo Atatürk’e ve ona saygı duyan kişilere yöneliktir.

Şimdi de TBMM arşivlerinin açılması,  Dersim olayından tutun da Kurtuluş Savaşı döneminde ve genç cumhuriyet zamanında İstiklal mahkemelerinde yargılanan kişilerin davalarına kadar pek çok konu kamuoyuyla paylaşılacakmış.

Dedim ya bizler keçiyiz. Ne saklayacak bir şeyimiz var, ne de saklayabileceğimiz bir uzvumuz.

Bizim korkumuz arşivlerde yazanlar değil; arşivlerde yazan şeyleri o günün şartlarına göre değil, bugünün şartlarında yorumlayacak Atatürk düşmanlarının hiç olmadıkları kadar çok; hırçın, saldırgan ve güçlü(!) oluşları.

Bugün verdikleri beyanlardan dolayı biliyoruz ki söz konusu koyunlar; kendi ayıplarını kapatacak kadar büyük kuyruklara sahip olmanın verdiği rahatlıkla akıl ve vicdan dışı tavırlar içerisine gireceklerdir.

Tarihten, özellikle de Türkiye tarihinden bihaber bu kişiler dünü bugünün şartlarında tahlil etmeye kalkacak, memleket için canını hiçe sayan kişileri kirletirken, emperyalistlerle işbirliği içinde olan vatan hainlerine iadeyi itibar sağlama peşine düşecektir.

Dedim ya onlar koyun.

Son 70 yıldır iktidara hükmetmenin vermiş olduğu rahatlığı kabahatlerini gizlemek için kullananlar, savaştan yeni çıkmış, neyi varsa yitirmiş bir ülkeyi 15 yılda şaha kaldıran bir lideri ve kadrosunun hatasını, yanlışını, eksikliğini yani bir kabahatini bulmak derdindedir.

Dersim olaylarını CHP’ye, dolayısı ile Atatürk ve ülkenin kurucu kadrosuna yıkma hevesinde olanlar, bugün biat ettikleri Başbakan Erdoğan’ın örnek aldığını söylediği Celal Bayar döneminde 2 kez isyancılara karşı harekât düzenlendiğini kuyruklarıyla saklamaya çalışmaktadırlar.

Dersim’de Atatürk’ün talimatıyla çoluk çocuk herkesin katledildiğini iddia eden koyunlar; 6-7 Eylül olaylarını, Çorum katliamı, 80’lik Cennet ninenin gözlerinin tornavida ile oyulduğu Maraş katliamı, Sivas katliamı ayıplarını kuyrukları altında özenle saklamakta, çıkardıkları yasayla kayıplara karışan Hizbullahçıların hesabını vermeyi dahi akıllarına getirmemektedirler.

Hapse girmemek için gereken şeyin etliye sütlüye karışmamak olduğunu gören sözde aydınlar sessizliklerini korurken, makam sahibi olmak, adından söz ettirmek isteyenler ise iktidarın ayıplarını görmezden gelip keçilerin sözde ayıplarını meydana serme peşindedir.

Bu nedenle Atatürk’e diktatör yakıştırması yapacak kadar kendini yitiren sözde aydınlar, günümüz Türkiye’sinde yaşanan hukuk ve demokrasi dışı tutum ve davranışlar konusunda seslerini çıkartmamaktadırlar.

“Yetmez ama evetçi” koyunlar aynı zamanda; gerçekleşen ve birçok insanın canını yakan 12 Eylül Amerikan darbecisi tek bir kişi dahi tutuklamamışken, kendilerine yönelik 28 Şubatçılara dokunmayı aklından bile geçirmemişken, internet sayfasından iktidara ayar çekmeye kalkan paşayı darbe teşebbüsü nedeniyle tutuklamamışken kısacası kendi kabahatleri büyükken;

Atatürk Türkiye’sinin yılmaz bekçisi olan TSK mensuplarının ve ülkemizin gerçek aydınlarının; PKK’lı itirafçıların iftiraları ve sahteliği kanıtlanmış delillerle ve gerçekleşmemiş hayal ürünü darbe safsatası nedeniyle “darbeci” ilan edilip tutuklanmalarına sessiz kalarak ne kadar demokrat koyunlar olduklarını kanıtlamışlardır.

Demokrasiyi ve çok partili hayatı getirmek için denemeler yapan Atatürk’e söylemediklerini bırakmayanlar

“Adalet Bakanı önüme eşek aday çıkarsa oyumu ona veririm”

diyecek kadar militanlaşan bir HSYK’yı,

“Adalet önünde herkes eşittir, ancak adalet herkese eşit dağıtılmaz”

diyen Mustafa Balbay’ı haklı çıkaran Ergenekon mahkûmlarının cezaya dönüşen tutukluluk halleriyle Deniz Feneri davasının mahkûmlarının tutuksuz yargılanmasını,
sadece hükümeti protesto ettiği için tutuklanan gençleri,
özgür ve bağımsız olması gereken üniversitelerin iktidar yardakçılığında yarışa girmesini,
terör sempatizanlarına hoşgörüyle yaklaşan iktidarın kolluk kuvvetlerinin parasız eğitim isteyen gençleri coplamasını,
milli iradenin arkasından dolaşmak anlamına gelen kanun hükmünde kararnamelerle muhalefeti es geçen AKP iktidarını demokrasinin
ve varsa vicdanlarının neresine oturtuyorlar anlamakta zorluk çekiyorum.



Açık İstihbarat @ 2011