Siyaset15 Aralık 2011 00:00

3 Koltuk Boşalıyor - 3 Cemaat / Erdoğan İkiliği - Orhan Bursalı

Bu iki yapının arasında büyük bir çelişki olduğu açık. Yazgıları ayrı... Yani bir yerde yollarının ayrılması veya aralarında derin anlaşmazlıkların çıkması doğal.   Cemaatin sırtında yumurta küfesi yok...   Yumurta küfesi AKP’nin ve Erdoğan’ın sırtında.   Yumurtalar kırılırsa, suçlu ve gözden çıkarılacak olan Erdoğan’dır! new prescription coupons sporturfintl.com online cialis couponscialis coupons printable link discount prescription drug cardescitalopram i alkohol go escitalopram i alkoholfusidinezuur voetschimmel fusidinezuur creme fusidinezuur acnesitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effectsoxcarbazepine dosage bilie.org oxcarbazepin

3 Koltuk Boşalıyor - 3 Cemaat/Erdoğan İkiliği

Orhan Bursalı - Cumhuriyet Gazetesi

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

15.12.2011


İktidarın gayri resmi ortağı olan cemaatin, Erdoğan - Gül geriliminde (boşalacak 3 koltukta, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, parti başkanlığı) rolü nedir?

Bu üçüncü yazıda, el yordamıyla ve su yüzüne çıkan ve benim gözüme çarpan olaylara bakarak, bu soruya yanıt arayacağız...
 
***
 
Cemaat, yazarları aracılığıyla, anlaşılıyor ki Başbakan Erdoğan’ın Ergenekon’u tavsattığı ve bugün gelinen noktada artık bir uzlaşma ile davaları sonuçlandırmak istediği düşüncesinde. Cemaat, polis ve yargıdaki örgütlenmesiyle, ‘aşağıdaki’ operasyonların sürdürülmesinde bir no’lu etken.

Uyduruk belgeler düzenlenmesinden... Ordu, Odatv ve gazeteci tutuklamalarına kadar...
 
Cemaat görünüşte ortada yok, ama AKP diye bir parti var iktidarda ve Türkiye’yi yöneten! Fakat cemaat, siyaset belirleyen ve uygulayan bir güce ulaştı. Cemaatin bütün uygulamaları, AKP uygulamaları olarak algılanıyor.
 
Bir yere kadar tamam, ortaklık, karşılıklı siyasi çıkar ilişkileri ve kendi iktidarlarını inşa ettikleri sürece, sorunsuz sürüyor.
 
Ancak, cemaatin (yarı gizli-yarı açık örgütlenmesiyle ve politikalarıyla) kurmak istediği bir Türkiye modeli var. Ve bir parti örgütlenmesi olmadığı için, milletin karşısına çıkıp oy isteme zorunluluğu yok...
 
Öte yanda ise kitle partisi AKP var. AKP, Türkiye’de olan biten her şeyden sorumlu. Oyunu kurallarına göre oynamak zorunda. Sonuçta 4 yılda bir seçim yapılıyor ve halktan oy isteniyor.
 
Bu iki yapının arasında büyük bir çelişki olduğu açık. Yazgıları ayrı... Yani bir yerde yollarının ayrılması veya aralarında derin anlaşmazlıkların çıkması doğal.
 
Cemaatin sırtında yumurta küfesi yok...
 
Yumurta küfesi AKP’nin ve Erdoğan’ın sırtında.
 
Yumurtalar kırılırsa, suçlu ve gözden çıkarılacak olan Erdoğan’dır!
 
***
 
Başbakan, taşıdığı küfedeki yumurtaların kırılmaya başladığı düşüncesinde!
 
Cemaat ise kırılırsa kırılsın, küfeyi sonuna kadar taşıman gerek, küfeyi sırtından indirirsen, davadan saparsın, havasında!
 
Cemaat, Erdoğan’ı ve AKP’yi kullanarak, kendi siyasi ve toplumsal hedeflerine varmak istiyor. Yani Erdoğan ve AKP, cemaatin politika ve hedeflerini taşıyıcı ve ileriye götüren bir araba, en iyisi araç diyelim...
 
“Arabanın teklediği” anlarda, cemaatin yazarları kamçıları şaklatıyor! Hayda breeee!
 
***
 
Ortak çıkarlar gereği, amaca ulaşılmış, ordunun vesayeti kırılmış, ordu iktidarın politikaları doğrultusunda denetim altına alınmıştır.

Erdoğan ve Davutoğlu, Suriye’ye gir emri verse, ordudan bir itiraz gelmez. Mesela...
 
Ama gelinen noktada, AKP, büyük bir baskı altındadır, hem dış hem iç... Burada durmak istiyor!
 
Subayları daha ne kadar, artık esarete dönen yargılamada içeride tutabilirsin?
 
Gazetecileri daha ne kadar, terör örgütü faaliyetleri şaklabanlığıyla, uydurmacasıyla içeride tutabilirsin?
 
İçeriyi ve dışarıyı daha ne kadar aldatabilirsin veya oyalayabilirsin?
 
Dışarıya "vaaayyy demokratik değilsin" diye örneğin Suriye’nin üzerine yürü, ama içeride zulmün katmerlisini yap...
 
Seçilmiş milletvekillerini içeride tut...
 
Daha ne kadar??!!!
 
***
 
Bu noktada, Erdoğan ve parti ile cemaat çatışıyor...


Açık İstihbarat @ 2011