Şamil Tayyar Artık Psikiyatrik Vaka-Açık İstihbarat
Bu değerli milletvekiline Allah'tan şifa, doktorlara da sabır kolaylık dileriz. Umarız bu acıklı sağlık sorunu, laparoskopik müdahale ile tedavi edilebilir niteliktedir... discount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialissymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenamicardisplus 80/25 mg micardis haittavaikutukset micardis plus 80 12.5 mg
Şıh Şamil Tayyar'ı şimdiye kadar gazeteci ve politikacı kimliğiyle eleştirdik ancak Şıh Şamil, Akşam gazetesi yazarı Burhan Ayeri'ye önceki gün gönderdiği bir e-posta ile kendisini ciddiye alanları fazlasıyla şaşırttı ve durumunun psikiyatrinin alanına girdiğini ortaya koydu.
Hayatının en büyük düşü milletvekili seçilmek olan "Kasabın oğlu Şıh Şamil" yıllardır çaldığı bütün kapılardan eli boş döndükten sonra, "Ergenekon" komplosunda üstlendiği tetikçi rolü ile AKP'nin gözüne girmeyi başardı. Tayyip Erdoğan'ın, Şıh Şamil Tayyar'ı bütün üstün hizmetlerine rağmen aday göstermek istemediği, kendisiyle görüşmeye çalışan Tayyar'ı pek çok kez kapıda beklettiği biliniyor.
Ancak Şıh Şamil, ısrarlarının, hapse girme korkusunun ve AKP'nin Ergenekon komplosu üzerindeki planlarının bir sonucu olarak 2010 seçimlerinde parlamentoya kapak atmayı başardı. Tayyar'ın adaylığına kerhen onay vermiş olan Tayyip Erdoğan, medya ve siyaset üzerinden prim yapmaya çalışan bu sorunlu figürün iplerini daha ilk günden kısa tuttu ve kendisine Meclis'te ihtisas komisyonları ve dostluk grupları dahil hiç bir görev verilmemesini sağladı.
AKP grubunda zaten güvenilirliği ve saygınlığı bulunmayan Şıh Şamil'e uygulanan bu "bankamatik milletvekili" modeli doğal olarak kimseyi rahatsız etmedi
Rahatsız olmayanlarınn başında Şıh Şamil'in kendisi geliyordu; çünkü yargıdan kaçmak için binbir ricayla nasıl milletvekili olduğunu en iyi kendisi bilmekteydi...
"Bankamatik" konumuna istifini bozmayan Tayyar, grup yönetiminden bu kez de "konuşmama, demeç vermeme, bir yerde yazmama ve televizyonlara çıkmama" yasağı gelince yıkıldı.
Çünkü o, gündeme gelmeden, adı tartışmalarla anılmadan, katıldığı programlarda karşısındaki isme "Ulan" diye hitap etmeden ve babası yaşındaki insanlara "Kimsin sen lan?" şekinde köşe yazısı yazmadan yaşayamazdı.
Gündeme gelme ihtiyacını bir müddet BDP'ye çatıyormuş gibi yaparak gidermeye çalıştı ancak bu durum basında istediği ölçüde haber olmasına yetmedi.
Huzursuz ruh dünyası Şıh Şamil'i tam AKP'den istifanın eşiğine getirmişti ki imdadına Tayyip Erdoğan'ın ameliyatı yetişti. "Laparoskopik yöntemle sindirim sistemi ameliyatı" olan Erdoğan iki hafta yatak istirahatine çekilince Şıh Şamil adeta zincirlerinden boşandı.
Kayığı hemen Abdullah Gül'e ve cemaate yanaştırdı.Tayyar'ın gönüllü tetikçilik konusundaki başarılarını iyi bilen Gül ve cemaat, bu güzide milletvekiline ilk görevi vermekte hiç gecikmediler.
Tayyar bu ilişki sayesinde beklediği heyecanı yakaladı ve şike yasasına bayrak açan milletvekili konumuna soyundu. Televizyonlara çıkmaktan, tehdit savurmaktan, hakaret etmekten bitap düştü ama AKP grubunu yolundan çeviremedi. Gül ve cemaatin kendisine nereye kadar sahip çıkacağı ise şimdilik bilinmiyor...
Şike yasasının gündemden düşmeye başlamasıyla yeniden bunalıma giren Tayyar, hırsını Akşam gazetesi yazarı Burhan Ayeri'den çıkardı.
Tayyar'ın Ayeri'ye yolladığı e-posta, Türk siyasetinin düştüğü çukura dair üzt düzey bir örnektir. Aynı zamanda, bundan sonra milletvekili adaylarından ruh ve akıl sağlığı belgesi istenmesini düşündürtecek önemdedir.
Bu olaydan sonra biz, Şamil Tayyar'ı eleştirmekten bir süreliğine vazgeçiyor, kendisini Türk hekimlerine emanet ediyoruz.
Bu değerli milletvekiline Allah'tan şifa, doktorlara da sabır kolaylık dileriz. Umarız bu acıklı sağlık sorunu, laparoskopik müdahale ile tedavi edilebilir niteliktedir...
İşte Şıh Şamil'in Burhan Ayeri'ye gönderdiği o mesaj:
(Ayeri, mesajı yasal bakımdan sakınca taşıyan küfürlü kelimeleri sansürleyerek yayımlamıştır).
"Bak şikeci dostu. O küçük beynin ne kadar alır bilmiyorum. Anlatayım. Hakkımda yalan haber davası açılmadı, bunu bir defa kalın kafana yaz. Aksine yazdıklarım doğru olduğu için, düşünerek (Kararda aynen böyle yazıyor) kitap yazmaktan ceza aldım. Tabii böyle bir risk seni kapsamıyor. Başbakanın daveti üzerine siyasete girdim, iki gözüm iki çeşme nakaratını ...ndan uydurma, ...sahip çık. Son dakikada aldığım (10 Haziran 2011) ceza paraya çevrildi ama ey benim akıllım, bu karar yerel mahkemenin kararıydı, daha bunun bir de Yargıtay safhası var, dolayısıyla paraya çevrilmese bile yürürlüğe girecek bir ceza değildi. Bak kalın kafalı, istediğin kadar ... yalan uydur, hiç önemli değil. Geçmişte Ergenekoncuların safında bana saldırıyordun, şimdi şikecileri korumaya karar vermişsin, hayırlı olsun. Ergenekoncu taifenin medyadaki uzantılarının şimdi bana saldırıya geçmesi gösteriyor ki, doğru yoldayız, şike dosyalarından Ergenekon'un hortlaması tesadüfi gözükmüyor. Haydi başka kapıya seni Ergenekoncu/şikeci dostu."