İstihbarat18 Kasım 2011 00:00

Emniyet'in Savaş Tamtamları ve Ahmet Şık'ın Dostları - Kaan Turhan

Ancak maaşların bordrolarda eksik gösterilmesi ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi üzerine Ahmet Şık Doğan Gazetecilik Şirketi aleyhine dava açtı. Zaten sendikal faaliyetleri yüzünden iyice göze batmaya başlamışken, üstüne bu dava gelince Ahmet Şık'ın bileti kesildi. Dava duyulunca Ahmet Şık önce İcra Kuruluna çağrıldı ve para teklif edilerek davadan vazgeçmesi istendi. Kabul etmeyince de Doğan grubunda hiç bir zaman işe alınmayacağı ve diğer basın kuruluşlarında da iş bulmasının engelleneceği söylendi ve işten atıldı. O dönemde bütün bu olan bitenden tüm medyanın haberi vardı. naproxennatrium site naproxen kruidvatsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenasitagliptin phosphate and metformin hydrochloride gedave.ro sitagliptin phosphate side effects

Emniyet'in Savaş Tamtamları ve Ahmet Şık'ın Dostları

Kaan Turhan - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

18.11.2011


Ahmet Şık, 3 Mart 2011 tarihinde, Ergenekon Soruşturması kapsamında evinde ve İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki odasında yapılan arama sonrasında gözaltına alınmıştı. Gözaltında iki gün kaldıktan sonra tutuklanma talebiyle mahkemeye sevkedildi ve avukatı Bülent Utku, Şık'ın son zamanlarda hazırladığı ve İmamın Ordusu” ismini vermeyi düşündüğü Fethullah Gülen'in emniyetteki örgütlenmesini anlatan kitabı nedeniyle gözaltına alındığını düşündüğünü dile getirmişti.

6 Mart 2011'de "Ergenekon terör örgütüne üye olmak"la suçlandı ve gazeteci Nedim Şener'le birlikte Metris Cezaevi'ne kondu.

            Başından bu yana Ergenekon'da gazeteci avı yapılırken, aydın kırımı yaşanırken, İstanbul Bilgi Üniversitesi gibi Soros destekli bir yapıdan bir kalemin tutuklanması dikkati çekiyordu. 

            Nasıl bir süreçti ki bu, hemen ertesinde “dokunan yanar”ın ilk cezasını ya da ödülünü Zekeriya Öz alıyordu?

            Emniyet içindeki Fethullahçı kadrolar üzerine, başta Devrim Şehidimiz Dr. Necip Hablemitoğlu olmak üzere, Ergün Poyraz, Zübeyir Kındıra tüm ayrıntıları belgelerle ortaya koymuşlardı. Eksik ne olabilirdi? 

            Eksik, yeni süreçte yer alan isimler miydi?

Bütün bir yapı olarak Emniyet teşkilatı ismi sürekli gündemdeydi ama Sabri Uzun, Ramazan Akyürek vs. sicili Fetullahçı olan isimlere mercek tutarak bu isimler üzerinden Zekeriya Öz gibi AKP'nin 'beden dilinden anlayan', 'militan savcılar'ın yedeğe alınması mıydı söz konusu olan?

            Fatma Sibel Yüksek'in analiziyle, Nedim Şener'in tutumu da benzer nitelik taşımaktaydı:

Nedim Şener'in yaptığı araştırmalar da, Dink cinayetinin ucunun AKP iktidarı döneminde göreve getirilen Emniyet yetkililerine doğru uzandığını ortaya koymaya başlamıştı. O dönemde Trabzon Emniyet Müdürü olan Ramazan Akyürek neden bir kez olsun soruşturma geçirmiyor, geçirmediği gibi Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanlığı'na atanarak terfi ettiriliyordu? Sonradan bu görevden alınması, ismini unutturmak amaçı olabilir miydi? 

Aynı şekilde "Ergenekon operasyonlarının mimarı" olarak bilinen İstanbul Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ali Fuat Yılmazer'in görevden alınmasının Dink cinayetinin uzanmaya başladığı odaklarla bir ilgisi var mıydı? Daha açık sormak gerekirse, Ahmet Şık'ın yazdığı türden kitaplar, "isimleri" ifşâ ederken, Hrant Dink cinayeti "yapısal unsurlara" mı uzanmaya başlamıştı?[1]

            Ahmet Şık'ın tutuklanmasından sonra avukatı Akın Atalay'ın aktardığına göre Savcı Zekeriya Öz,

"Gözaltı listesi Emnniyet tarafından hazırlanıp önümüze konuluyor, ben şahsen Ahmet şık'ı tanımam bile"


demişti. Öz'ün bu kulağa fısıldaması gerçeği ortaya koyuyordu.

            Emniyetteki fethullahçı klikler, isimlerinin ifşaatından ve atlantik ötesinden verilen misyonlarının tüm çıplaklığıyla açığa çıkmasından korkmaktaydılar. TSK'ya alternatif silahlı güç ve Tayyip'in dediği gibi “yeni rejimin güvencesi” olacak olan Emniyet teşkilatının gücü, savaş tamtamları çalmaya varıncaya kadar palazlanmıştı. Yargı, emniyet, eğitim, ekonomi, siyaset, meclis tamtamların işitildiği ve bu kliklere karşı beyaz barış bayraklarının çekildiği alanlar olarak yerlerini almıştı.

            Kılıçların çekilmesinden bu yana, askerin gövdesinden giren darbeler sırtından çıkmıştı. Ve asker kılıçları mavi zemin üzerine yıldızlarla donatılmış duvarda asılı kalmıştı. 

            Ahmet Şık 2005 yılında 8 yıldır çalıştığı Radikal gazetesinden atılmıştı. 8 yıl boyunca Radikal'de pek çok başarılı habere imza atmış bir sürü de ödül kazanmıştı.

Ancak maaşların bordrolarda eksik gösterilmesi ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi üzerine Ahmet Şık Doğan Gazetecilik Şirketi aleyhine dava açtı. Zaten sendikal faaliyetleri yüzünden iyice göze batmaya başlamışken, üstüne bu dava gelince Ahmet Şık'ın bileti kesildi.

Dava duyulunca Ahmet Şık önce İcra Kuruluna çağrıldı ve para teklif edilerek davadan vazgeçmesi istendi. Kabul etmeyince de Doğan grubunda hiç bir zaman işe alınmayacağı ve diğer basın kuruluşlarında da iş bulmasının engelleneceği söylendi ve işten atıldı. O dönemde bütün bu olan bitenden tüm medyanın haberi vardı.

            Şık'ın yaşadığı bu olağanüstü süreçte, kimse kendisine sahip çıkmamıştı. Çünkü liberal-muhafazakar ittifakın, atlantik ötesinin belirlediği projede önemli dönüm noktalarında devreye girmeleri söz konusuydu.

            Şık'ın, “Dokunan Yanar” başlığıyla Postacı Yayınları'ndan metni yayınlandı. Ve kitap taslağının liberal kalemşörler tarafından 'tamamlanarak'(!) yayınlandığı bilgiler arasındaydı. Kimler yoktu ki?

Ahmet Büke, Ahmet Meriç Şenyüz, Ahmet Şık, Ahmet Tulgar, Ahmet Ümit, Akın Tek, Ali Murat Hamarat, Ali Ömer Türkeş, Alper Kırklar, Alper Turgut, Arat Dink, Aslı Erdoğan, Aslı Tunç, Ayça Söylemez, Aydın Engin, Ayfer Tunç, Ayşe Düzkan, Ayşegül Devecioğlu, Ayşenur Arslan, Bagış Erten, Banu Güven, Berat Günçıkan, Burak Cop, Can Dündar, Candan Yıldız, Cem Özdemir, Claudia Roth, Çiğdem Mater, Çiğdem Öztürk, Deniz Gökçe, Didem Danış, Dinç Çoban, Ece Temelkuran, Ekin Karaca, Elif Ilgaz, Elif Yılmaz, Emine Ocak, Ercan İpekçi, Erdinç Ergenç, Eren Eğilmez, Erkan Çapraz, Erol Önderoğlu, Ertan Önsel, Ertuğrul Mavioğlu, Esra Arsan, Ezgi Başaran, F. Cengiz Erdinç, Fahri Alakent, Fatma Göktepe, Foti Benlisoy, Franziska Keller, Gaye Boralıoğlu, Gökçer Tahincioğlu, Gökhan Tan, Gülşah Karadağ, Gülşin Ketenci, Gün Zileli, Gürhan Ertür, Güventürk Görgülü, H. Hüseyin Tahmaz, Hakan Güneş, Hakan Lokanoğlu, Halil Nalçaoğlu, Hazal Özvarış, Hilmi Hacaloğlu, İbrahim Aydın, İbrahim Kaboğlu, İrfan Aktan, İsmail Beşikçi, İsmail Saymaz, Jaklin Çelik, Jean-Francois Julliard, Johann Bihr, Kemal Göktaş, Kumru Başer, Mahmut Hamsici, Maside Ocak, Mebuse Tekay, Mehmet Demir, Mehmet Güç, Mehmet Kaçmaz, Mehmet Kuyurtar, Melek Göregenli, Mirgün Cabas, Murat İnceoğlu, Murat Sabuncu, Murat Uyurkulak, Murathan Mungan, Mustafa Alp Dağıstanlı, Nazım Alpman, Nevin Sungur, Nilgün Toker, Niyazi Dalyancı, Osman Kavala, Osman Şenkul, Özgür Gürbüz, Özgür Mumcu, Pınar Öğünç, Ragıp Duran, Rengin Arslan, Reyda Ergun, Rıdvan Akar, Selami İnce, Serdar M. Değirmencioğlu, Serkan Seymen, Serra Akcan, Siren İdemen, Süleyman Arıoğlu, Şanar Yurdatapan, Şebnem İşigüzel, Şükrü Argın, Tuğrul Eryılmaz, Uğur Vardan, Ümit Alan, Ümit Kıvanç, Vecdi Erbay, Vedat Türkali, Yahya Şafak Eser Koçoğlu, Yaşar Kemal, Yıldırım Türker, Yücel Göktürk, Yücel Tunca, Zehra Kafkaslı, Zerrin Kurtoğlu, Zeynep Altıok, Zeynep Erdim.

            Ahmet Şık'ın kitap taslağını gören, okuyan, inceleyen herkesin anlayacağı gibi kitap dosyası, hemen tamam gibiydi. Bu hemen hepsi Cumhuriyet düşmanı, liberal-muhafazakar ittifakın kalemşörleri olanlar, neyi tamamladılar ya da hangi unsurları temizlediler acaba?

            Şık'ın liberal ve büyük medyaya olan yakınlığı, onu bu sürece itenlerin günah keçisi olarak tanımlayarak gündeme getirmesi, kendilerinin süreçteki rollerinin açığa çıkmasını perdelemenin bir niteliğini taşıyordu.

Hrant Dink'in öldürülmesinde de; Dink'in yakın dostları(?) olanların görevini ifa ettikleri gibi.



[1]             Fatma Sibel Yüksek, Zekeriya Öz Olayını Bir de Böyle Analiz Edelim,  http://www.acikistihbarat.com/yazardetay.aspx?id=934&authorID=13

 



Açık İstihbarat @ 2011