Taşnakçıların Boğaziçi Üniversitesinde gövde gösterisi: İçimizden böyle vuruyorlar! - Arslan Tekin
Türk Tarih Vakfı çatısı altında toplanan güruh, Boğaziçi, Bilgi ve Sabancı üniversiteleri arasında "suç paylaşımı" yaparak güç toplamak istiyorlar. Taşnakçılar-Hınçakçılar devletin Boğaziçi üniversitesi, özel üniversitelerden medyatik solcuların toplandığı Bilgi Üniversitesi ve milletimizin iyi niyetini paraya çevirip sonra bu parayla o âlî milleti arkadan vuran Sabancıların kurduğu Sabancı Üniversitesi yönetimleri bir araya gelip "Ermenileri Türkler kesmiştir!" konferansı düzenleme cesaretini bulmuşlarsa ülkenin ne kadar zayıfladığını, devleti yönetenlerin ne kadar âciz kaldığını siz anlayın! escitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cena
Taşnakçı-Hınçakçı komite, senin benim paramla ayakta duran Boğaziçi Üniversitesinde bugün başlayan "Türkler Ermenileri kesmiştir." mealindeki konferansına, "Du bakalım ne olicak?!" diye aval aval bakıyoruz. Perşembenin gelişi çarşambadan belli değil mi? Görünen köy kılavuz ister mi? İşimizdeki Taşnakçılar-Hınçakçılar şimdi daha örgütlü hâle geldiler.
Türk Tarih Vakfı çatısı altında toplanan güruh, Boğaziçi, Bilgi ve Sabancı üniversiteleri arasında "suç paylaşımı" yaparak güç toplamak istiyorlar. Taşnakçılar-Hınçakçılar devletin Boğaziçi üniversitesi, özel üniversitelerden medyatik solcuların toplandığı Bilgi Üniversitesi ve milletimizin iyi niyetini paraya çevirip sonra bu parayla o âlî milleti arkadan vuran Sabancıların kurduğu Sabancı Üniversitesi yönetimleri bir araya gelip "Ermenileri Türkler kesmiştir!" konferansı düzenleme cesaretini bulmuşlarsa ülkenin ne kadar zayıfladığını, devleti yönetenlerin ne kadar âciz kaldığını siz anlayın! Ne söyleyecekleri şimdiden belli… Aynı adamlar defalarca konuştular.
Hepsi çevire çevire, kıvıra kıvıra aynı şeyleri söylediler: "Türkler tarihleriyle yüzleşsinler, Ermenileri kestiklerini kabul etsinler ve Ermenilerden özür dilesinler.
Kabul etmezlerse resmî tezi savunuyorlar demektir, resmî tezin de kıymet-i harbiyesi yoktur!" Milletin ma''şerî vicdanı ne zamandan beri "resmî tez" oldu?! Ermenistan yönetiminin resmî tezi de "Türkler Ermenileri kesmiştir." iddiasıdır.
Ama onlarınki, içimizdeki satılmışlara göre hakikatin ifadesidir! Vay anasını!… .
Millet sesini yükseltmelidir! Taşnakçıların-Hınçakçıların bizi içimizden vuruşlarına koyun gibi oturup bakamayız… Her milletin kalleşi her zaman vardır; Türk milletinin kalleşi daha çok vardır.
Tarihi tersine çeviremeyiz… Ama bu kalleşlere imkân tanıyan, onlar için üniversite kuran, kürsü açan, gazetelerde köşe veren, televizyonlara çıkaran devlet erkânı ve iş adamları mutlaka hesap vermelidir. Hınçakçı-Taşnakçı güruh ve onlara destek veren içten pazarlıklı, gafil, art niyetli adamların isimlerini size tek tek yazacağım.
Herkes yazmalı, herkes teşhir etmeli, sivil toplum örgütleri"Yüzlerine tükürülecek adamlar" diye afişler hazırlayıp her yere asmalıdır. .
Türkler Ermenileri kesmiştir" konferansına katılanları tanıyın! Murat Belge, Halil Berktay, Selim Deringil, Edhem Eldem, Hakan, Erdem, Çağlar Keyder, Cemil Koçak, Akşin Somel, Fikret Adanır, Engin Akarlı, Taner Akçam, Ayhan, Aktar, Şeyla Benhabib, Üstün Ergüder, Fatma Müge Göçek, Nilüfer Göle, Cemal Kafadar, Metin Kunt, Şerif Mardin, Oktay Özel, İlhan Tekeli, Mete Tunçay, Stefan Yerasimos, Osman Köker, Nazan Maksudyan, Meltem Toksöz, Nesim Şeker, Rober Koptaş, Elif Şafak, Taha Parla, Fuat Dündar, Ferhunde Özbay, Fethiye Çetin, Aykut Kansu, Ayşe Öncü, Hülya Adak, Ahmet Kuyaş, Cevdet Aykan, Gündüz Vassaf, Erol Köroğlu, Baskın Oran, Nükhet Sirman, Hrant Dink, Ferhat Kentel, Karin Karakaşlı Günay Göksu Özdoğan, Füsun Üstel, Melissa Bilal, Ayşe Gül Altınay, Ali Bayramoğlu, Etyen Mahcupyan, Ahmet İnsel, Murat Paker, Şahin Alpay, İsmet Berkan, Ahmet Hakan, Oral Çalışlar, Kürşat Bumin, Fehmi Koru, Esra Çuhadar Gürkaynak, Cem Özdemir, Turgut Tahranlı. .
Birçok ismin kim olduğunu, ne yapmak istediğini biliyorum… Bunları ğeçelim… Sadece "Müslümanlığı" sayfalarından, ekranlarından düşürmeyen gazetelerin yazarları, televizyonların gediklilerini işaret etmekle yetineceğim: Bunlar: "Zaman": (Solcu-libaraller: Şahin Alpay, Etyen Mahçupyan), "Yeni Şafak": (Solcu-liberaller: Kürşat Bumin, Ali Bayramoğlu; "İslâmcı": Fehmi Koru), "Kanal 7" (Eski "enkırmın": Ahmet Hakan.) Listede emekli bü yükelçi, yazar İlter Türkmen''in adı da ardı.
Sonra konferansa katılmayacağını açıkladı.
Bu açıklamanın manasını Taşnakçı-Hınçakçılarla onlara destek verenler herhâlde düşünürler! Siz bu cehalete ne dersiniz? Baykal hem sünneti hem öğleni kılmış! Haber "Milliyet" gazetesinde çıktı: CHP Genel Başkanı Deniz Baykal''ın Kubbetü''s-Sahra''da namaz kılması… Önce Kubbetü''s-Sahra üzerine kısa bilgi vereyim.
Çok kişi yanılır.
Burası Mescid-i Aksâ değildir.
Mescid-i Aksâ''nın olduğu bahçe içinde ayrı bir yerdir.
Baykal''ın namaz kıldığı yerin altı 20 kişinin ancak namaz kılacağı bir taş ovuğudur.
Ovukta asılı taş üzerinden Hz.
Peygamber göğe yükselmiştir.
Mescid-i Aksâ ise belki 30, belki 50 metre yakınındadır.
Yahudilerin kutsal saydığı Ağlama Duvarı neresi biliyor musunuz? Mescd-i Aksa''nın hemen yanı, bahçe duvarının bir bölümüdür… Bahçenin dışına çıkınca Hristayanların kutsal mekânlarını dizili görürsünüz! "Milliyet"in haberini dokuyalım: "CHP lideri Deniz Baykal, Sosyalist Enternasyonal toplantısı için gittiği İsrail''de kutsal mekânları dolaştı.
Kudüs''te Zeytin Dağı''na çıkan Baykal, ardından Müslümanların Hazreti Muhammed''in Miraç''a yükseldiği yer olduğuna inandığı Mescid - i Aksa''yı gezdi.
Baykal, ''beş vakit dışında kılınan namaz'' anlamına gelen sünnet namazını da kıldı.
Bu sırada ezan okununca, Baykal öğle namazını da kılmış oldu." (Milliyet, 24 Mayıs 2005.) .
Öğle namazı 10 rekattır.
Herkes bilir.
4 rekat sünnet-i müekkede, 4 rekat farz ve 2 rekat son sünnet.
Öğle namazlarında sünnet terk edilmez.
Ancak ikindi ve yatsı namazlarında terk etmek mümkündür. Yukarıdaki haberi yazanın da, kontrol edenin de, sayfaya koyanın da ne yazık ki, İslâmî kaidelerden haberleri yok… İfadeler yanlış ve bozuk… Bir de: "''Beş vakit dışında kılınan namaz'' anlamına gelen sünnet namazını da kıldı.
Bu sırada ezan okununca, Baykal öğle namazını da kılmış oldu" gibi manasız gereksiz, yanlış bilgi de veriliyor.
Sünnet beş vakit dışında kılınıyormuş!… Ezan okununca öğle namazını da kılmışmış.
Yüzda 99''u Müslüman dediğimiz bir ülkede yayınlanan koskoca gazetede, inansa da inanmasa da, İslâmî kaideleri bilen yok mu?!