Erdemir'in havaalanı ve limanıyla yabancıya satışının iç yüzü: ABD'ye yeni üs!
İskenderun, Yarımca ve Ereğli’de üç limanı ve havaalanı olan Erdemir, fiyatının onda birine işgalci ABD’ye üs yapılmak isteniyor. Milli tesisler peşkeş çekiliyorAKP tarafından Türkiye’nin milli varlıkları pazara çıkartılıyor. AKP iktidarından önceki dönemde ekonomiden sorumlu bakan olan Masum Türker, Türkiye’nin özelleştirme adı altında nasıl çökertildiğini anlattı. Erdemir’in tüm tesisleri ile ABD’ye peskeş çekilmeye çalışıldığını kaydeden Türker “Erdemir’i kim ele geçirirse, İskenderun’daki limanı da ele geçirmiş olacak. Devlete ait olmayan bir limana sahip olacak. Bir Suriye herakatında rahatlıkla kullanılabilecek” dedi. İşgal için hazır üs!0 milyar dolar harcanarak kurulabilecek bir tesisin 1 milyar dolara blok satış ile yabancılara verileceğini ifade eden Türker, “Öyle bir Erdemir ki, askeri havaalanı da var, üç tane de limanı! Erdemir’i devrettiğiniz zaman, bunları da devrediyorsunuz” şeklinde konuştu. Özelleştirme İdaresi’nden sızan bilgilere göre, ABD Erdemir’le ilgili kararın 20 Haziran tarihine kadar tamamlanmasını istiyor. Türker, “Bu yabancı güçler, Türkiye’nin dış ticaret açığı ve cari işlem açığı vermesini keyifle izliyor. Eğer yabancılar alkışlıyorsa, oturup ciddi ciddi düşünmek lazım” dedi.cialis manufacturer coupon cialis coupons and discounts drug coupon cardcialis walgreen coupon site cialis couponmicardisplus 80/25 mg ilkpirlantam.com micardis plus 80 12.5 mg
IMF, bize kumarhane kapitalizmi uyguluyor. Kumarhane kapitalizminde size borç verirler, istemediğiniz kadar kredi açarlar. Çünkü amaçları malvarlığınıza el koymaktır. Sonunda tüm hesabınız biter ve hadi bakalım verin şu mallarınızı derler. Türkiye bu noktaya getirilmiştir
AKP’nin altyapısını hazırlayan, planlayan güçler, o zaman Fazilet Partisi’nin kapatılmasından yanaydı. Ben bizzat şahit oldum. Cumhurbaşkanlığı süresinin 5 yıl daha uzatılması konusunda bir oylama yapılacaktı. Aynı pakette FP’nin kapatılmasını engelleyen bir madde vardı. Ancak şimdi AKP’de olan bazı FP’liler buna karşı çıktı. Ben o zaman sormuştum; “Yahu niye buna karşı çıkıyorsunuz. Bu düzenleme FP’nin kapatılmasını da engelleyecek” İsimleri bende saklı olan bir kaç arkadaş aynen şunu söylediler: “Biz FP’nin kapatılmasını istiyoruz. FP kapatılsın ki ayrılma ve kendi partimizi kurma gerekçemiz olsun. Yani FP kapatılınca herkes bağımsız kalacak ve biz de ayrı bir parti kurma şansı yakalayacağız” AKP’nin altyapısını hazırlama planlarının bir ayağı FP’nin kapatılmasıydı. İkinci ayak olarak ise bizim partimizi DSP’yi bölme planları devreye sokuldu. FP kapatılarak bölündü. Bizi de parti içinden bazılarının önü açılarak böldüler.
En fazla vurgun yapan en fazla ağlayandı
Yine belli bir plan çerçevesinde kriz çıkarıldı. Öyle ki TV ekranlarında bazı işadamları ceplerini çıkarıp ben fakirledim diye ağladılar. Oysa biz biliyoruz ki TV ekranlarında ceplerinin içini çıkarıp param yok diye bağıran o işadamları, krizde faizden ve döviz kurundaki artıştan dolayı en fazla parayı kazananlardı. Türkiye’yi kaosa götürecek yapı için bütün bunlar planlanmıştı.
İhracat da ithalat da hayali
Şu anda Türkiye’de ihraç edilen malların önemli bir kısmı Çin malıdır. Çin’den alıp Türkiye üzerinden ihraç ediyorlar. Türkiye’nin ihracatı artmış gibi görünüyor. Ama Türkiye’de ihracatın önemli bir bölümü hayalidir. Kağıt üzerinde bir hayali ihracat var. Bu ihracat nasıl yapılıyor, yine hayali ithalat yaratılarak yapılıyor. Malı ithal ediyoruz ihracat için ithal ediyoruz ama mal aslında Türkiye’de satılıyor. Bunu yapanlar belli. Şimdi işin içine bazı siyasiler de karıştığı için önümüzdeki süreçte çok büyük yolsuzlukların ortaya çıktığı günlerle karşı karşıya kalacağız.
Bıyıklı yabancılar ve yolsuzluk ekonomisi
Türkiye’de asıl parayı kazananlar, büyük kısmı yabancı ya da bıyıklı yabancı dediğimiz spekülatörlerdir. Bıyıklı yabancılarda sıcak para Türklere aittir ama yabancılara aitmiş gibi görünür yurtdışından gelirken. Bunlar doları getirir, Türkiye’de bozdurduktan sora faize yatırır. Devlet tahviline yatırır, parasını götürene kadar da doların yükselmesine izin vermez. Aslında yaşanan yolsuzluk ekonomisidir. Sesin gür olmamasının nedeni de budur. Asıl sıkıntıyı yaşayan ve yolsuzluk ekonomisi yüzünden giderek daha da yoksullaşan kesimlerin medyada bu gerçekleri yazdırabilecek konumda olmamalarından kaynaklanıyor. Üst tabakanın keyfi bozulmadığı için ses çıkarmıyor.
Kumarhane kapitalizmi var
Türkiye’de Kumarhane Kapitalizmi uygulanıyor. Aynen kumarcılar gibi önce cebinizdeki parayı bitirirler. Para bitince ne önemi var diyerek size borç verirler, istemediğiniz kadar kredi açarlar. İyice borçlandırırlar. Çünkü amaçları senin bütün malvarlığını ele geçirmektir. Sonra derler ki parayı öde. Tabii para yok. O zaman artık muhatabın papyonlu müdürler falan değil kumarhanenin bodygardları olur. Parayı ödeyemediğin için bütün mal varlığını elinden alırlar. Türkiye bu duruma getirilme noktasındadır. Bu yüzden bazı güçler Türkiye’nin dış ticaret açığı vermesini, cari işlem açığı vermesini çok büyük bir keyifle izliyorlar. Uluslararası finans kurumları çok büyük bir keyifle izliyorlar.
Satılıyoruz
Daha yeni kabul edilen Stand By anlaşmasına göre Türkiye’nin taahhüt ettiği 26 tane KİT var. Türkiye Taş Kömürleri, Türkiye Şeker Fabrikaları, Türkiye Malzeme Ofisi, TEKEL, Devlet Demiryolları, Türk Telekom, BOTAŞ, TEDAŞ, Elektrik Üretim A.Ş. Eti Maden, ÇAYKUR, PETKİM , THY, TÜPRAŞ, TİGEM, Devlet Mahsulleri Ofisi. Bu KİT’lerin faiz dengelerini, finansmanlarını bütçe dışı fonlar adı altında bağlamış. IMF’ye bunların bir bölümünü özelleştirmeyi taahhüt ediyor. Yani bunları satacağım diyor. İşte kumarhane kapitalizminin sonucu budur.
Toprak satışı iştahları kabarttı
Toprak satışı meselesi de çok ilginçtir. Başbakan çıkıp övündü, 1 milyar 700 milyon dolar yatırım çektik dedi. Ama ekonomi bakanı yaptığı bir açıklamada bunun 1 milyar 200 milyon dolarının toprak alımı için gelen para olduğunu söylüyor. Dün bir kooperatifin yöneticisiyle konuştum. Didim’de bir kooperatif. Bugüne kadar ufak yazlıkların fiyatı 20 milyar liraymış. Bunu sevinerek anlatıyor. Dedi ki birden bire fiyatlar 2-3 katına çıktı. Şimdi bir yazlık 40-50 milyara gidiyor dedi. Ne oldu dedim. Kooperatifteki siteden iki ingiliz villa almış. İngilizler talip olmaya başlamış. Bu yüzden fiyatlar fırlamış. Sitedeki evleri İngilizlerin aldığını düşünün. Bir koloni yaşamı gibi ufak ufak koloniler oluşturmuş olur. Hatırlayın apartmanlara kilise açılmasını getiren yasa ilk etapta sanki apartmanlara mescit açılacakmış havasıyla getirildi. Bu dışarıdan dayatılmıştı. Ama hep apartman kiliseler açıldı.
Ekonomi Bakanı’nın IMF komplosu itirafı
Bizim hükümetimizde de ilk kuruluşta, 2000 yılında bütün medyadaki haberler, uluslararası kuruluşlar Türkiye’de ekonomi çok iyiye gidiyor diyorlardı. Oysa biz o zaman DSP içinde kurulan bir ekonomik heyet olarak Başbakan’a bir rapor sunduk. Kriz var dedik. Sayın Başbakan’a sunduk. Başbakan onlara sorduğunda onlar hayır diyorlardı, yok öyle bir şey. Sayın Başbakan kriz patlamadan hemen önce bizim önerimiz üzerine bu dalgalı kur sistemine geçilmesi gerektiğini söylediğinde, IMF Başkanı Fischer ‘hayır geçmeyin’ demişti. Bir süre sonra kriz patladı. Kriz patladıktan sonra aynı Fischer’den gelen teklif ne gariptir ki, dalgalı kura geçin oldu. Türkiye’de buna dikkat etmek lazım. Türkiye’deki ekonomiyi eğer yabancılar alkışlıyorsa oturup ciddi ciddi düşünmek lazım. Çünkü bu kumarhane kapitalizmidir.
Tarihte ilk kez kriz alttan yukarıya doğru
Daha önceki dönemlerde kriz üst düzey kesimlerde görülürdü. Bunların sesi çok gür çıktığı için bu krizler hemen topluma yayılırdı. Şu andaki krizde sesin çok gür ve hemen çıkmamasının nedeni tabandaki insanlar, yoksulluk sınırındaki insanlar. Yoksul üreten bir sistem. Ama bu kriz giderek aşağıdan yukarıya doğru yayılacak ve yukardakilere ulaşmasıyla krizin gürültüsü çıkacaktır. Bakın bu ilk kez oluyor. İlk kez kriz tabandan başlıyor ve yukarıya doğru çıkıyor. Önceden hep yukarıda başlar hızla aşağı yayılırdı. Ama tabandan yukarıya çıkan krizler çok daha tehlikelidir. Çünkü toplumsal olaylar çok yoğun yaşanır.
Erdemir, elden çıkarsa Suriye harekatında kullanılabilir!
Eğer bugün Erdemir’i kurmaya kalksanız 10 milyar dolar civarında para harcayıp yatırım yapmanız gerekiyor. Erdemir’e bağlı maden şirketi var, doğalgaz şirketi var. Bunların hepsini sattığınız zaman 2 milyar dolar fiyat biçileceği söyleniyor. Siz 1 milyar dolar verip hakim sermaye oluyorsunuz ve koskoca Erdemir’e sahip oluyorsunuz. Normalde 10 milyar dolar harcayıp kurabileceğiniz bir tesisi 1 milyar dolara ele geçiriyorsunuz. Öyle bir Erdemir ki tesisleri, limanları, askeri havaalanı da hazır. Yarımca, Ereğli ve İskenderun’da üç tane limanı var. Ereğli’de askeri havaalanı var. Siz Erdemir’i devrettiğiniz zaman bu üç limanı, askeri havalanını da devrediyorsunuz. Bunu niye ben özellikle dile getiriyorum. Çünkü Erdemirle ilgili el altından Haziran’ın 20’sine kadar tamamlanması gerektiğini Özelleştirme İdaresinden yayılan haberler söylüyor. Mesela İskenderun’daki liman. Erdemir’i kim ele geçirirse, İskenderun’daki limanı da ele geçirmiş olacak. İskenderun limanının önemini biliyorsunuz. Erdemir’i alan olası bir Suriye harekatında rahatlıkla kullanılabilecek, devlete ait olmayan bir limana sahip olmuş olacak. Dikkat edin Erdemir’in blok satış olarak özelleştirilmesi talebi İncirlik’le ilgili kararnamenin gündeme gelmesi ile birlikte ortaya atılmıştır. Bu niye ortaya atılıyor. Birileri el altından Türkiye’nin kontrolü, bilgisi olmadan Türkiye’nin topraklarını kullanırsa Türkiye için bu büyük bir sıkıntı olur. Burası yabancıların eline geçtiğinde limandan ne yüklenip ne indirildiğini nerden bileceğiz. Bunun aksini iddia ediyorlarsa Hükümet çıkıp açıklama yapıp limanlar bu özelleştirmeye dahil değildir desinler.