PKK ve IRA - Şebnem Özbek / Açık İstihbarat
30 Ocak 1972'de Londonderry'de İngiliz askerlerin; Katolik göstericilerin üzerine ateş açması sonucu 14 kişi öldü, yüzlerce kişi de yaralandı. İngiliz barbarlığı yıllarca; Protestan halkın sorgusuz sualsiz öldürülmelerine, haksız yere hapis yatmalarına neden oldu. Üzerinden bir çakı bile çıkmadığı halde sırtından vurulan ya da işkencede öldürülen birçok İrlandalı; yükselen gerilimin de etkisiyle IRA'ya destek olmaya başladı. Ancak IRA'yı diğer terör örgütlerinden farklı kılan bir yönü vardı. levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetescleocin 150 mg mattnichols.co.uk cleocin 300 mgclaritin mazilo claritinekombo claritin mazilobuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusarcoxia 90 mg wikipedia site arcoxia cenaoxcarbazepine dosage click oxcarbazepin
|
Ancak IRA'yı diğer terör örgütlerinden farklı kılan bir yönü vardı. İngiliz asker ve polisinin despot ve sorgu kabul etmez tavrına karşı İrlandalılar; seslerini duyurabilmek için bir siyasi parti kurdu. Sinn Fein isimli bu parti; IRA'nın siyasi kanadı oldu.
Başbakan Thatcher döneminde; dünyaya kendilerini tarafsız basın olarak tanıtan İngiltere'nin en köklü basın-yayın kuruluşları da dahil tüm kuruluşlar; Sinn Fein liderine ve bütün partiye karşı sansür uyguladı. İşte medeniyet beşiği İngiltere'nin; masum sivillerin ölmemesi için kendi eylemlerini dahi önceden güvenlik güçlerine haber veren, "benim terör örgütüm" olarak baktığı IRA'ya ve onun siyasi uzantısı olan Sinn Fein Partisine yaptığı uygulama bu.
Peki, aynı İngiltere'nin "senin terör örgütün" diye baktığı PKK'ya karşı tavrı ne? “Bizim konuya en akılcı yaklaşan ülke İngiltere'dir. Onların esas ilgi alanı Celal Talabani'dir. MED TV'ye 1999 Mayıs ayına kadar yayın süresi vermişlerdir. Benim PKK'dan tasfiye kararımı sanırım İngiltere verdi. Yazılı bir şey olmamasına rağmen; politikaları İngiltere oluşturur, Amerika uygular. İngiltere; Avrupa'nın da ana politikasını oluşturur. İngiltere bizimle siyasi bir ilişki kurmadı, ama aynı ilişkiyi Amerika'ya kurdurdu." Her konuda olduğu gibi PKK konusunda da İngiltere perde arkasında; onun paralı askeri Amerika ise önde.
Peki, İngiltere basınının; IRA'ya, Taliban'a, El-Kaide'ye ve daha birçok radikal dini örgütlere yaklaşımı ile PKK'ya yaklaşımı aynı mı?
BBC yayın kuruluşu; İngiltere'nin de terör örgütleri listesinde yer alan ve kurulduğu günden bu yana, binlerce masum insanın ölmesine neden olan PKK için "terör örgütüdür" demiyorsa bunun bir nedeni olmalı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e “Büyük Şovalye” ödülünü veren İngiltere tarafından tüm harcamaları karşılanan BBC yayın kuruluşu; IRA ile ilgili haberleri sansürlerken, Bin Laden'den terör örgütü lideri, Talibandan, ETA'dan terör örgütü, İsrail askerlerine taş atan Filistinli gençlerden terörist olarak bahsederken sadece; A. Öcalan'dan terör örgütü lideri, PKK'dan terörist örgüt ve PKK'lılardan da terörist olarak bahsetmemektedir.
PKK'lılardan terörist olarak bahsetmek bir yana BBC; eli kanlı teröristleri masum birer insana dönüştürmektedir. K. Irak'taki Kürtlerin "asilere" sempati beslediğini, hatta çok sevildiklerini haber yaparken bir yandan da, güya röportaj yaptığı ve ismini vermediği, resmini çekmediği bir Kürtün;
Daha önceki yazılarımda da bahsettim; Türk Ordusu terörle mücadelenin sadece teröristle mücadele ayağını uygulamaktadır. Terörle mücadelede bu yeterli değildir. PKK'ya yurtdışından verilen sadece maddi değil; manevi desteğin de sonlandırılması, PKK'nın terör örgütü olduğunun sadece listelerde değil, her türlü platformda üstüne basarak dile getirilmesi gerektiğinin altının çizilmesi; siyasi erkin işidir. Hükümet; bir an önce bu konuya el atmalıdır.
AKP’li B.Arınç söz konusu görüşmelerin devam edeceği yönünde beyan vermiştir. Gördüğümüz kadarıyla AKP iktidarı teröre olduğu gibi teröriste de dik bir duruş sergileyememiş, şehitlerimizin kanı yerde kalmıştır.
|
||||