Petrol Aranacakmış! - Şebnem Özbek / Açık İstihbarat
2002 yılından itibaren ise bugün Rumlara kafa tutan Erdoğan Hükümeti; Özal’ın bıraktığı yerden, maden ve petrollerimizin elimizden çıkmasına; emperyalist ülkelerin Lozan Anlaşmasıyla ellerinden alınan ve milli çıkarlarımıza tamamen ters kapitülasyon ve imtiyazları tekrar hayata geçirilmesine olanak sağlayan 2003 tarihli Petrol Piyasası Kanunu gibi kanunları hem de anayasaya aykırı olarak çıkartmıştır. Neden mi bu kanunlar anayasaya aykırıdır? cialis coupons printable link discount prescription drug carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisfusidinezuur voetschimmel read fusidinezuur acnesymbicort turbuhaler 200 6 cena blog.phmglobal.com symbicort cenabuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusarcoxia 90 mg wikipedia speeddatingmixers.co.uk arcoxia cena
|
Rumların Akdeniz’de petrol aramaya
başlamasıyla birlikte kamuoyu hızla petrol konusuna odaklandı. Başbakan
Erdoğan Rumlara meydan okuyup bölgede bizim de petrol arama
faaliyetlerine başlayacağımız müjdesini verdi.
"Hasta adam" Osmanlı’nın topraklarında 19. yüzyıldan itibaren maden arama, çıkarma ve işletme hakları emperyalistlere devredilmiştir. Almanya, Fransa, İngiltere ve Rusya gibi dönemin büyük emperyal ülkeleri, Osmanlının; bakır, krom, kurşun, bor ve kömür madenlerini işletmişlerdir.
Türkiye’de açılan ilk mühendislik fakültelerinden biri; Atatürk’ün emri ile 1924 yılında Zonguldak’ta açılmıştır. Bu fakültede Türkiye’nin ilk maden mühendisleri yetiştirilmiştir.
TPAO petrol aramanın en pahalı ve riskli kısmı olan sondaj ve üretim gibi kısımları ile KİT’lere verilen kısıtlı bütçeye rağmen başbaşa bırakılmış; taşıma, pazarlama gibi risksiz ama yüksek gelirli alanlardan uzaklaştırılmış ve tek başına bırakılmıştır. Riski az karı çok olan alanlar ise emperyalistlere üç kuruşa peşkeş çekilmiştir.
2002
yılından itibaren ise bugün Rumlara kafa tutan Erdoğan Hükümeti;
Özal’ın bıraktığı yerden, maden ve petrollerimizin elimizden çıkmasına;
emperyalist ülkelerin Lozan
Anlaşmasıyla ellerinden alınan ve milli çıkarlarımıza tamamen ters
kapitülasyon ve imtiyazları tekrar hayata geçirilmesine olanak sağlayan
2003 tarihli Petrol Piyasası Kanunu gibi kanunları hem de anayasaya
aykırı olarak çıkartmıştır.
1) Yeni Petrol Kanununda, "milli menfaatlere uygun olma kıstasları ve kavramı" kaldırılmıştır. (Md.1-4) Bu kanun tamamen anayasaya Türkiye’nin kuruluş ve varoluş felsefesine aykırıdır.
2) Yabancı devletler adına hareket eden özel veya tüzel kişilerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti petrollerinde hak sahibi olmasını, mülk ve tesis edinmesini engelleyen/yasaklayan hükümler kaldırılmıştır. (6326 s. K. 12-1.maddesi) Emperyalist ülkelere tam bağımsızlık ilkemizi, milli güvenliğimizi hiçe sayıp kapitülasyon verilmesiyle eş anlamlı olan bu kanun sayesinde petrollerimiz üzerinde hak sahibi olmamız engellenmiştir.
3) Ülkemizde çıkarılacak petrolün %65 lik kısmının, memleketimizin ihtiyacına ayrılması şartı ve memleket ihtiyacı kavramı kaldırılmıştır. Çıkarılan petrolün tamamı dışarı gönderilebilecektir. ( Md.2, Md.24) Kendi enerjimize sahip çıkmamızı engelleyen bu yasa yüzünden bugünkü enerji ve doğalgaz krizlerini mumla arayacağımız kesindir.
4) Ormanlarda, milli parklarda, şehirlerde, milli sınırlarımızda ve yapılarda dahi "izin almak ve bedel ödemekşartıyla" petrol ve maden aranabilecektir. (Md.12, Md. 20) Gittikçe çölleşen Türkiye’nin 2B orman arazilerine bile göz diken hükümet; yeşil rengin yandaşlarının çalıştıracağı gri maden ocakları ve petrol rafinerilerine dönüşmesine göz yummaktan çekinmeyecektir.
5) a-İşletme ruhsatının süresini en
çok 40 yıl olarak sınırlandıran hükmü (6326 s. Kanun Md. 65-1),
6) Yeni Petrol Kanununda, Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin standart olarak aldığı sekizde bir (%12.5)
petrol hissesi geliri, %2'den %12'ye kadar oranlarda olmak üzere
düşürülmüş bulunmaktadır. (Md.19)
7) Yeni Kanunla; Petroldeki Devlet hissesinin yarısının (% 50'sinin) işletme ruhsatının bulunduğu şehrin İl Özel İdaresi'ne ödeneceği öngörülmüştür. ( Md.19/son) Bu maddenin; İkiz Yasalar ve AB’nin isteği üzerine başlatılan Türkiye’nin 8 eyalete bölündüğü Bölgesel Kalkınma Ajansları ve BDP’nin ilan ettiği “özerklik” ile birleştiği zaman; iç savaş için petrolün bahane edilmesinin yolu AKP eliyle açılmıştır.
8) TPAO’nun devlet adına petrol arama, işletme ve tercih hakkı ile bu hakları devir yetkisi kaldırılmıştır. (Md-4) Bu değişiklikle TPAO; uluslar arası küresel sermayeyle işbirliği yapmadan kendi ülkesinde petrol aramasının önüne geçilmiştir. Nitekim Akdeniz’de yapılacak arama için Norveç’e ihtiyaç duyulması bunun kanıtıdır.
9) Bir petrol hakkı sahibi, yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun'a bağlı olmaksızın yabancı personel çalıştırabilecektir. (Md.25) AB’nin ısrarla üzerinde durduğu bu madde ile; işsizliğin her geçen gün arttığı ülkemizde kendi yurttaşımız işsiz kalacak Türkiye kaçak işsizlerle dolu bir ülke olacaktır.
10) Petrol İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinden "Teftiş Kurulu makamı ve Müfettişler" ibaresi çıkarılmıştır. ( Md.31) Böylece kurum denetimsiz bırakılmış, yandaşların ekmeğine yağ sürülürken, gizli kapılar ardında yapılan anlaşmalar ortaya çıkartılamayacaktır.
11) Ham petrolün veya doğal gazın Türkiye üzerinden bir başka ülkeye transit geçişi veya Türkiye'ye gelişi için bir milletlerarası antlaşmaya dayanmadan boru hattı kurulmasına, Bakanlar Kurulunca izin verilecektir. ( Md.29) Enerji koridoru üzerinde olan Türkiye’nin böylesine önemli bir kararı milletlerarası anlaşmalara dayandırmadan alması düşündürücüdür.
Dünyanın en büyük emperyalist ülkelerinin; başta petrol olmak üzere tüm madenler ve enerji yolları için birbirlerini yediği, yanıbaşımızdaki Irak’ta 1,5 milyondan fazla insanın petrol yüzünden öldürüldüğü, 3. dünya savaşının petrol ve enerji yolları yüzünden çıkacağı bilindiği halde; milli çıkarlarımızın -hem de anayasamıza aykırı bir şekilde- yok sayılıp, tüm maden ve petrollerimizin emperyalistlere peşkeş çekmesi ve ülke geleceğimizin kapitülasyon ve imtiyazlara boğması; Türkiye’nin AKP Hükümeti tarafından nereye sürüklediğinin açık bir göstergesidir.
Sanki bütün bu kanunları kendileri değiştirip emperyalistlerin çıkarları doğrultusunda yeni bir petrol kanunu yapmamış gibi çıkıp ülke menfaatlerinden bahsetmeleri, Rumlara kafa tutan petrol arama çalışmalarına başlanması ise komedidir.
AKP
iktidarının çıkardığı “petrol kanunu” nedeniyle yapılacak olan petrol
arama işlemi devam ettirilip, doğalgaz ya da petrol yatağına
rastlanması durumunda bu madenleri çıkartacak ülke tek başına biz
olamayacağız.
|
||||