İki Astsubay Arasında Bir Öcalan - Açık İstihbarat
Temsilcisi olduğu Tayyip Erdoğan'ın adına yaptığı konuşmalar iz süren bir istihbaratçının değil bir katile methiyeler düzen bir şaşkının ifadeleridir. Kendisi gibi yüzlerce astsubay meslekdaşının kanına giren bir katile protokol-istihbarat gereği olsa bile düzülecek methiyenin bir sınırı olması gerekir ama anlaşılan kariyerist ruhun sınırı yoktur. Bu yönü ile davası için her türlü riski alan idealist Aysel (Tuğluk) , kariyeri için Öcalan'a "önderlik" olarak hitap eden kariyerist Afet'den daha kamil ve saygı duyulası insandır. Devleti kariyeristler yönetirken, devlete karşı savaşanların idealist olması büyük talihsizliktir. acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canada acheter viagra en ligne canadacialis manufacturer coupon open drug coupon cardsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cena
|
Türkiye'yi Türksüzleştirme operasyonunun ilk aparatlarından biridir Abdullah Öcalan kod adlı narko-terörist. Temsil ettiği iddia edilen halkın dilini tek kelime konuşamayacak , konuşmaya yeltenmeyecek kadar kiralıktır ruhu. Ve en büyük şansı en başından beri kendisine adam muamelesi yapan bir devlet ve onun müttefikleri ile beraber çalışıyor olmasıdır. İşte MİT Müsteşarı Hakan Fidan bu kiralık katil ruha övgüler düzmektedir artık tarihi rezalet olarak kayıtlara geçen MİT-PKK görüşmelerinde. Temsilcisi olduğu Tayyip Erdoğan'ın adına yaptığı konuşmalar iz süren bir istihbaratçının değil bir katile methiyeler düzen bir şaşkının ifadeleridir. Kendisi gibi yüzlerce astsubay meslekdaşının kanına giren bir katile protokol-istihbarat gereği olsa bile düzülecek methiyenin bir sınırı olması gerekir ama anlaşılan kariyerist ruhun sınırı yoktur. Bu yönü ile davası için her türlü riski alan idealist Aysel (Tuğluk) , kariyeri için Öcalan'a "önderlik" olarak hitap eden kariyerist Afet'den daha kamil ve saygı duyulası insandır. Devleti kariyeristler yönetirken, devlete karşı savaşanların idealist olması büyük talihsizliktir. Keza tarih bu kadar konuşkan istihbaratçı da görmemiştir. Karşılarındaki PKK'lılar iki satır konuşurken, devletin istihbaratçıları kendilerini anlatmaya, kanıtlamaya çalışan insan psikolojisi ile paragraflar boyu konuşmaktadırlar. "İstihbaratçı ketum olur, az konuşur" kuralı da bu kariyerist memurların elinde çöpe gitmiştir. Abdullah Öcalan , NATO'nun "böcek yiyen böcekler" taktiği çerçevesinde Türkiye'nin yakasına İliştirilmiş bir Teröristir. Zamanında çok çeşitli renkler içeren Kürt siyasetinin farklı renkleri NATO ve müttefiki devlet aracılığı ile bu kiralık ruha boğdurulmuştur. Zamanın Kürt siyasetinde rol almış Kemal Burkay'ın ve Öcalan'ın kendi ifadeleri fazlası ile açıklayıcıdır. Burkay'ın Star'dan Fadime Özkan'a verdiği röportajdaki şu pasaja dikkat : "Bizim Özgürlük Yolu hareketimiz 1970’lerde kitleselleşmişti. Başka gruplar da vardı. 1977’de Diyarbakır belediye seçimini Mehdi Zana ile kazandık. PKK marjinal bir gruptu. 78’den itibaren silahla sesini duyurmaya başladı. Ama biz 1978 ve 79’da da Ağrı belediye seçimlerini kazandık. Bu kez PKK bizi hedef aldı. Arkadaşlarımızı öldürdü. Ama bize asıl zararı PKK değil 12 Eylül cuntası verdi. Cunta bütün demokrasi güçlerini ve solu ezdi. Meydan PKK’ya kaldı. Buna rağmen PKK dışındaki yurtsever Kürtler HEP’in kuruluşunda aktif rol oynadı. 90’da Refik Karakoç’la Diyarbakır belediye seçimlerini kıl payı kaybettiler. Ama sonra durum değişti. PKK silahlı eylem yaptı ve baskılara tepki duyan Kürt kesimleri PKK etrafında kümelendi. Bir takım gizli yerlerin PKK içinde de elleri vardı. Öcalan’ın sözüdür: Biz PKK’yi kurduk, üç yıl ekmeğimizi, silahımızı, paramızı devlet verdi. Karşılığında diğer Kürt örgütlerine karşı savaşmamızı istedi. Ne istedilerse yaptık. Sonra ellerinden sıyrıldım, Suriye’ye gittim. PKK bizim
mirasımızın üzerine oturdu ve kötü kullandı. PKK’nin silahlı mücadelesi
olmasaydı belki de biz bu 30 yılı barışçı, siyasal yöntemlerle daha iyi
değerlendirecektik. Bölgenin diğer illerinde de belediye seçimlerini
kazanabilirdik. TRT Şeş çok daha önce kurulabilirdi." Öcalan'la ilgili çok özel kayıtları asla piyasaya sürmedi. Öcalan'ı sürekli kitlelerin bilinçaltında "Kürt halkının Öcünü Alan" psikolojik zemininde tutmayı başardı. Ve en önemlisi devleti yönetenler bu Öcalan'a
bir terör örgütünün lideri (ki
bu suçlamanın Kürt etnografyasındaki ayna görüntüsü Kürt
mücadelesinin liderliğidir) olarak yargıladı fakat hiç bir
adi suçtan (Örnek : uyuşturucu kaçakçılığı, kadın ticareti, Kürt
kızlarına tecavüz) yargılamadı ve hüküm giydirmedi.
|
||||