İsrail Ellerini Ovuşturuyor - Özcan Pehlivanoğlu
Böyle yazdığımız için bize kızanlar olabilir.Ancak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün,Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu aracılığı ile Suriye lideri Beşir Esad’a gönderdiği mesajda yer alanşu ifadelerde: ”Değişim rüzgarlarının önünde savrulmak yerine değişimi yönlendiren bir lider olmanın Beşir Esad’ı tarihi bir konuma oturtacağını” söylemesi ,ne anlatmak istediğimizin malumudur.Her halde kendileri de öyle yapmaktadır. Bu söyleyiş bana, halk arasında “eğer tecavüzü önleyemiyorsan tecavüzden zevk almaya bak” anlayışının diplomatik lisanla söylenişi gibi geldi.levitra and diabetes sexual dysfunction in diabetesfusidinezuur voetschimmel click fusidinezuur acneabilify link abilifycialis walgreen coupon cheap cialis cialis coupon
|
Hatırlayan
kaldımı? Mısır,Suriye,Irak gibi ülkeler Sovyetler Birliği’nin arkalaması ile bir müddet daha İsrail ile uğraştılar. Ancak Evangelist Amerika ile Dünya Yahudi Cemaati’nin işbirliği;ilk önce koca Sovyetler Birliğini yerle bir etti.Bu güne baktığımızda da Mısır,Irak,Ürdün,Suudi Arabistan,Kuveyt gibi ülkeler teslim alınarak İsrail’in eli rahatlatıldı. Eğer Türkiye,İran ve Suriye’de halledilerek,bu ülkeler ve Irak’tan koparılacak topraklarla uydu bir Kürdistan’da kurdurulabilirse;İsrail açısından geleceğe doğru atılacak sağlam adımlar, böylece tamamlanmış olacak. Bugün Mübarek,Saddam,Beşir Esad,Hariri,Kaddafi gibi liderlerin başına gelenler bundandır.Türkiye’de Ecevit-Bahçeli-Yılmaz koalisyonundan oluşan 57.Hükümetin başına gelenler bunlarla ilgilidir. 14 Ağustos 2011 tarihli Yeni Şafak ve daha bir çok gazete de yer alan “Mısır’da AK Parti kuruluyor” başlıklıhaber;Mısır,Suriye,Irak,Lübnan,Ürdün,Libya,Tunus,Cezayir ve Türkiye gibi ülkelerde neyin yapılmak istendiğinin bir göstergesidir. Bu parti,ülkemizde BOP eş başkanı olarak vazife gören Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki AK Partinin kuruluş felsefesini ve programını ilke olarak benimsemiş. Ne diyelim hayırlısı olsun! Şimdi ABD-İsrail planlamalarının önünde bölgemizde ikibuçuk engel kalmıştır.Türkiye,İran ve Suriye… İran,ABD-İsrail
ortaklığına karşı tam bir direnç göstermektedir.Türkiye ise binlerce
yıllık bir devlet geleneğine sahip olmasından dolayı iktidarda
bulunanların teslimiyetine rağmen direnmektedir. ABD;Ortadoğu’daki temsilcisi İsrail’in çevresini silip süpürmek ve bu yolla da su ve enerji kaynaklarına uzun vadeli sahip olma projesini sabırla sürdürüyor. ABD;Irak’ta
iş başına getirdiği Saddam’la önce bölgedeki Türkmen(Türk) varlığını
ezdi,kürt ve arap’ı birbirine düşürdü ve sünni ile şii arasında kan
davası oluşturdu.Sonra Irak’ı İran’la
savaştırıp ,İran’I meşgul etti ve güçsüzleştirdi. Bütün bu gelişmeler karşısında, ABD’nin vazgeçemeyeceği kardeşi İsrail’in duyduğu mutluluk ve zevkten dolayı , ellerini ovuşturmaktan başka yapacak hiç bir işi kalmamıştır.Bu işten en karlıçıkan,sessizlik içinde bekleyen İsrail olmuştur. ABD-İsrail ortaklığı; kendi gelecekleri ve tarihi hedefleri için izledikleri bu politikaların haklılığını ,insanlara kabul ettirebilmek maksadıyla,başta sinema,medya,kültür ve sanat,sosyal,bilimsel ve ekonomik vs. her türlü argümanı kullanmaktadır. Örneğin
bu günlerde vizyona giren,başrolünde Samuel
L.Jakcson’un oynadığı “Unthinkable”
adlı filmde,ABD’ye ve dolayısıyla kardeş müttefiklerine yönelecek
tehtidleri savurmak noktasında, bu güne kadar savunulan insan
hakları gibi değerleri bile ayaklar altına alan, akla hayale gelmeyecek
vahşeti yapmanın kendileri için meşru bir hak olduğunu anlatmaya
çalışıyorlar. Bizde
Mevlana’nın şu sözü ile bitirelim:
|
||||