Siyaset9 Eylül 2011 00:00

Erdoğan, Büyükanıt'a Bunu mu Söylemişti? - Murat Yetkin

Aynı günlerde bir grup gazeteci, yazar ve programcı, Başbuğ tarafından Isparta Eğirdir’deki Dağ Komando Okulu’na davet edildi; soranlara Büyükanıt’ın programının uygun olmadığı, Başbuğ’un sorulara yanıt vereceği özellikle söylendi. Gazeteciler o gece orada konakladılar ve sabah kahvaltısı sırasında Büyükanıt’ın programının değiştiği, birazdan geleceği söylendi. Büyükanıt birazdan helikopterle geldi, basın toplantısı her ikisinin de asık yüzleri ve gizlemekte zorlandıkları asabiyetleri ile gecikmeyle başladı. discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription carddiscount drug coupons is-aber.net printable coupons for cialisbuscopan floridafriendlyplants.com buscopan plusmicardisplus 80/25 mg click micardis plus 80 12.5 mg

Erdoğan, Büyükanıt'a Bunu mu Söylemişti?

Murat Yetkin - Açık İstihbarat

Açik Istihbarat'in Resmi
E-Posta Grubu
AçikIstihbaratTürkiye'ye Üye Olun
 
www.acikistihbarat.com

09.09.2011


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde ilk kez ev sahipliği yapmasını ‘Ara dönemlerden’ kalan protokol uygulamasındaki ‘normalleşme’ olarak tanımladı.
Başka anlam yüklenmemeliydi, silahli kuvvetler milletin gözbebeğiydi.

Eşinin başı örtülü diye cumhurbaşkanı yapılmasına askerin başarısız bir direniş sergilediği Gül adına mütevazı bir ifade idi bu; adeta Gül ‘Ainesi iştir kişinin’ sözünü hatırlatıyordu.

Başbakan Tayyip Erdoğan ise bayramın ilk günü askeriyedeki son gelişmeler üzerine gazetecilerin sorularını yanıtlarken çok önemli bir açıklamada bulundu. Genelkurmay’ın e-muhtıra adı takılan 27 Nisan 2007 bildirisini internet sitesinde göz önünden kaldırması konusunda “Biz bu arzumuzu daha önce de önceki yönetimlere ifade etmiştik” diye önemli bir açıklamada bulundu.

Erdoğan şöyle devam etti:

“Onlar bu adımı nedense atmamıştı, ama şu andaki TSK yönetimi, Genelkurmay Başkanlığı bu adımı atmıştır.”

Erdoğan bu iki önemli cümleyi,

“Türk Silahlı Kuvvetlerimizin şu andaki yönetiminin özellikle bir değişim, dönüşümü, demokratik anlamda bakışını değerlendirmesi bakımından çok önemliydi”

çerçevesine oturtuyor; gazetecilere cevabının giriş cümlesi buydu.

Erdoğan’ın bu sözlerinin üç muhatabı olabilir:

Birincisi, 27 Nisan bildirisini yayımlayan ve sorumluluğunu da üstlenen o dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt. İkincisi, Büyükanıt’ın halefi İlker Başbuğ.

Üçüncüsü de görevde bir yılını doldurmadan istifa edip yerine Orgeneral Necdet Özel’in atanmasına imkân veren Işık Koşaner.

O zaman, o günlere dönüp, bugünleri yeni bilgilerin ışığında anlamaya çalışalım:

Genelkurmay’ın belki de kılıç şakırdatarak iktidarı hizaya getirmeyi umduğu yeni bir 28 Şubat 1997 olmasını umduğu 27 Nisan 2007 bildirisinin, hükümetin 28 Nisan’da, kısaca ‘Siz kendi işinize bakın’ diye özetlenebilecek cevabı üzerine şimdiye dek pek çok şey yazıldı.

Askerin bu girişimiyle Türkiye ve dünya tahlilini yenilemediği, ‘zamanın ruhunu’ kaçırmış olduğu, bugün geriye bakınca daha iyi anlaşılıyor.

Sonra gelişmeler hızlandı.

Erdoğan, 1 Mayıs’ta erken seçim kararı aldı. Ayrıca cumhurbaşkanının halk tarafından seçilebilmesi için halkoylamasına gidileceğini açıkladı.

Erdoğan, 4 Mayıs’ta Büyükanıt’ı Dolmabahçe’deki makamına çağırdı. Başbakan ve Genelkurmay Başkanı 2.5 saat konuştular.

O görüşme sonrası Türkiye’de bazı gelişmeler hızlandı. Erdoğan, 21 Mayıs’ta (Büyükanıt’ın tavsiyesiyle atadığı) emekli Orgeneral Edip Başer’i terörizmle mücadele koordinatörlüğünden aldı.

23 Mayıs’ta, Büyükanıt’ın bir silah fuarına gelen 5 mevkidaşıyla on beş dakika sonra geçeceği yol üzerinde, Ankara’nın Ulus semtinde PKK’lı olduğu açıklanan bir intihar bombacısı, kendisiyle birlikte altı kişiyi öldürdü.

24 Mayıs’ta Şırnak’ta uzaktan kumandalı mayın patlamasıyla 6 er şehit oldu.

26 Mayıs’ta ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, cumhurbaşkanı olmasına karşı askerin 27 Nisan bildirisini yayımladığı Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ü arayıp “ABD’nin Türkiye’yle işbirliği artacak” dedi.

Haziran 2007 daha farklı geldi.

12 Haziran’da Erdoğan, Gül, Büyükanıt, Başbuğ ve (o dönem Jandarma Komutanı) Koşaner’in Ankara’da bir güvenlik toplantısı yaptığı günün akşamında, İstanbul Ümraniye’de bir gecekonduda, bugün Ergenekon soruşturmalarının başlangıcı saydığımız 27 el bombası bulundu.

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın o günkü müsteşarı Emre Taner, 21 Haziran’da Erdoğan’a, 22 Haziran’da Büyükanıt’a birer brifing verdi.

Brifinglerin TSK içinde ayrı bir örgütlenmeyi işaret eden ‘Karargâh Evleri’ soruşturmasıyla ilgili olduğu söylendi.

Aynı günlerde bir grup gazeteci, yazar ve programcı, Başbuğ tarafından Isparta Eğirdir’deki Dağ Komando Okulu’na davet edildi; soranlara Büyükanıt’ın programının uygun olmadığı, Başbuğ’un sorulara yanıt vereceği özellikle söylendi.

Gazeteciler o gece orada konakladılar ve sabah kahvaltısı sırasında Büyükanıt’ın programının değiştiği, birazdan geleceği söylendi. Büyükanıt birazdan helikopterle geldi, basın toplantısı her ikisinin de asık yüzleri ve gizlemekte zorlandıkları asabiyetleri ile gecikmeyle başladı.

Neden 2009 başına dek 6 komando tugayının profesyonel düzene geçeceği açıklaması için bu kadar kapsamlı bir organizasyon zahmetine girildiği bugün de anlaşılabilmiş değil.

Bugün geriye bakınca,

“Acaba o 27 Haziran günü Başbuğ başka bir şeyler söyleyecekti de Büyükanıt’ın gelişi mi engelledi”

sorusu akla takılıyor.

Ama kesin olan bir şey, aynı gece Eskişehir’de yapılan bir polis operasyonuyla emekli Binbaşı Fikret Emek’in annesinin evinde gizlenmiş silah ve patlayıcıların bulunmuş olmasıdır.

29 Haziran’da Ümraniye bombaları ve Cumhuriyet gazetesinin bombalanması olaylarıyla ilgili başka ordu emeklileri de yakalandı ve Türkiye hızla AK Parti’nin yüzde 47 oy aldığı 22 Temmmuz seçimlerinin havasına girdi.

Gazeteci milleti aracılığı ile Türk kamuoyunun o dönem Eğitim ve Doktrin Komutan Yardımcısı sıfatıyla korgeneral rütbesindeki Necdet Özel’in varlığından haberdar olması o Eğirdir toplantısı vesilesiyledir.

Necdet Özel bugün Genelkurmay Başkanı.

Erdoğan, siyaset-asker ilişkilerindeki normalleşmeye katkısı (hem 27 Nisan bildirisini göz önünden kaldırması hem de 30 Ağustos kutlamalarında ev sahipliğini olması gerektiği gibi Cumhurbaşkanı Gül’e bırakması) nedenleriyle Özel’e teşekkür etti.

Büyükanıt, Başbuğ ve son özeleştirisi nedeniyle kendisine soruşturma kapısı da aralayan Koşaner, aynı Erdoğan tarafından Başbakan’ın talimatını ya da haydi önerisini diyelim, kaale almayan devlet memuru ilan edilmiş durumda.

Bu durumda, Erdoğan’ın sözlerini belki de Büyükanıt’la Dolmabahçe buluşması üzerine dolaylı yoldan yaptığı ilk açıklama saymak gerekiyor.

Erdoğan’ın Dolmabahçe’de Büyükanıt’a yalnızca bunu söylediğini düşünmek için Türkiye ve dünyadan bihaber olmak gerekir; sonrasında başlamış ve süren soruşturmalar ve gelinen aşama ortada.

Ancak Erdoğan’ın Dolmabahçe’de Büyükanıt’tan 27 Nisan bildirisini internet sitesinden kaldırmasını söylediğini varsaymak için artık elimizde dayanak noktası var.



Açık İstihbarat @ 2011