İkiyüzlüler - Şebnem Özbek / Açık İstihbarat
Oysa Alınak’ın televizyon programında söyledikleri ve onun sözlerinin eyleme geçişi hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde doğrudan doğruya darbe girişimidir. Üstelik bu söylem televizyondan dile getirilmiş yani bir takım odaklarca kes yapıştır cinsi delillerle de üretilmemiştir. Ve ne yazık ki buna rağmen darbe girişimi seçimden bu yana onlarca can almasına rağmen cezasız kalmıştır. Şimdi size soruyorum: discount drug coupons lilly coupons for cialis free discount prescription cardescitalopram i alkohol escitalopram tbl escitalopram i alkoholsymbicort turbuhaler 200 6 cena symbicort symbicort cena
|
8 Mayısta Habertürk televizyonunda yayınlanan açıkoturumda BDP eski Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, Kürt sorunuyla ilgili şu açıklamalarda bulunmuştu: “Keşke kör
olsaydım da görmeseydim. 12 Hazirandan sonra korkunç bir savaş patlak
verecek. Çünkü devlet ve hükümet bu meseleyi çözmek istemiyor. PKK
seçimden sonra bu gidişatla eylemsizliği bitirecek. Eylemsizlik bitince
çocuklarımızın tabutları gelmeye başlayacak. İmralı’ya gidip Öcalan’ın
çözüme katkıda bulunmasını isteyeceğim. Demokratik Toplum Kongresi
demokrasiden ve özgürlükten yana olan bütün çevrelerle görüşüp
demokratik çözüm konferansı düzenleyecek.
Bir çözüm paketi oluşturacağız. Teorik ve pratik. Başbakan’a çözüm önerisi götüreceğiz. Ben Başbakan’ın bu öneriyi kabul edeceğini sanmıyorum. Bu nedenle o çözüm paketini hayata geçirmek için önümüze altı aylık bir süre koyacağız. İddia ediyorum altı ay içinde AKP iktidarı istifa etmek zorunda bıraktırılır. Bıraktırılabilir demiyorum bıraktırılır diyorum.” Bu açıklama karşısında Alınak’a şu soru yöneltildi: “AKP’yi iktidardan indirmek için ne yapacaksınız” Alınak’ın
cevabını aynen aktarıyorum: Bakınız BDP,
Demokratik Toplum Kongresini topladı ve “demokratik özerklik”
ilan etti. Sivil
mücadelelerini(!) silahlı mücadeleye(!) döndürmede de gecikmediler. Kısacası Alınak’ın seçim öncesi söylediği her şey bir bir gerçekleşti. Şimdi elinizi
vicdanınıza koyun ve söyleyin; Alınak’ın demeci başlı başına hükümeti
devirmeye yönelik darbe söylemi değil de nedir? Ancak ne hikmetse Alınak’ın
verdiği demeç de sonrasında yaşanan gelişmeler de özel yetkili
Cumhuriyet Savcılarının ve AKP’li vekillerin dikkatini çekmedi. Demecin ardından yaşanan “Vergi vermeyiz” söylemi ve terörün 1990’lara dönmüş olması gerçeği için de savcılığın ve AKP hükümetinin tutumunda bir değişiklik gözlemlemedik. Oysa Alınak’ın
televizyon programında söyledikleri ve onun sözlerinin eyleme geçişi
hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde doğrudan doğruya darbe
girişimidir. Şimdi size
soruyorum: BDP’lilere ve PKK sempatizanlarına gösterilen yumuşak tavırla TSK mensuplarına ve tüm tutuklu Atatürkçülere takınılan katı ve çirkin tutumu karşılaştırdığınızda koskoca bir ikiyüzlülükle karşılaşmıyor musunuz? Bir BDP’li, PKK terör örgütünü arkasına alarak hükümete karşı darbe söylemini açıkça dile getirdiğinde sessiz ve cezasız kalırken, TSK personelinin ve Atatürkçülerin düzmece darbe belgeleriyle üstelik tek bir kişiyi dahi öldürdükleri kanıtlanamadığı halde yandaş medya ve AKP’li vekiller tarafından yargısız infaza maruz kalması, cezaya dönüştürülen tutuklamalara tabi tutulması askere ve Atatürkçülere yönelik bilinçli bir saldırının varlığına kanıt değil de nedir?
|
||||